İçeriğe geç

28 yazı

Terapi Süreci

Terapiye başlamayı geciktiren şey çoğu zaman tablonun ağırlığı değil, sürecin bilinmemesi. Ne konuşulacağı, ne kadar süreceği, kime başvurulacağı ve orada ne olacağı belirsiz kalınca karar erteleniyor.

Bu başlık altındaki yazılar o belirsizliği azaltmak için yazıldı.

En sık karıştırılan konu meslekler arasındaki ayrım. Psikiyatrist bir hekim, tanı koyuyor ve ilaç tedavisi düzenleyebiliyor. Klinik psikolog psikoloji eğitiminin üzerine klinik alanda yüksek lisans ya da doktora yapmış kişi, psikoterapi yürütüyor ve ilaç yazamıyor. "Terapist" ise Türkiye'de korunmuş bir meslek unvanı değil, bu yüzden kişinin temel eğitimini sormak gerekiyor.

İkinci sık soru ilk görüşmede ne olduğu. Hazırlık yapmanız gerekmiyor, sorular karşı taraftan geliyor. İlk görüşme aynı zamanda sizin için bir değerlendirme: birlikte çalışıp çalışamayacağınızı hissetmeniz için ve devam kararı size ait.

Süre baştan söylenemiyor. Belirli bir sorunla gelen danışanlarda süreç genellikle daha kısa, uzun süredir devam eden örüntülerde daha uzun. İlk birkaç görüşmeden sonra birlikte tahmin edilebiliyor.

Bir şeyin altını çizeyim: soru sormak sürecin doğal parçası. Eğitimini, yaklaşımını, bu tablodaki deneyimini ve süpervizyon alıp almadığını sormak hakkınız. İyi bir uzman bunları açıklamaktan rahatsız olmuyor, kaçınan bir kişi ise bir uyarı işareti.

Terapi ekolleri arasındaki fark merak ediliyor. Bilişsel davranışçı terapi düşünce, duygu ve davranış arasındaki bağlantı üzerinden ilerliyor ve yapılandırılmış bir düzeni var. Şema terapi erken dönemde kurulan örüntülere bakıyor. Kabul ve kararlılık terapisi duyguyla mücadele etmek yerine onunla birlikte yaşamayı çalışıyor. Hangi ekolün seçileceği tabloya ve kişiye göre değişiyor.

Seansların yapısı da sorulan bir konu. Bir görüşme genellikle kırk beş ile elli dakika. Başlangıçta haftada bir sıklık yaygın, belirtiler hafifledikçe aralık açılabiliyor. Seans dışı çalışmalar sürecin bir parçası ve asıl değişimin çoğu orada gerçekleşiyor.

Gizlilik sınırları baştan konuşuluyor. Anlatılanlar meslek etiği ve yasa gereği paylaşılmıyor. İstisnalar dar ve yasada tanımlı: kişinin kendisi ya da bir başkası için hayati tehlike, bir de mahkeme kararı.

Uyum önemli ve bu bir kişilik meselesi değil. İlk birkaç görüşmede kendinizi anlaşılmış hissetmiyorsanız bunu söylemek hakkınız. Başka bir uzmanla devam etmek başarısızlık değil, sürecin olağan bir parçası.

Terapinin ne zaman biteceği de birlikte kararlaştırılıyor. Bitiş, belirtilerin tamamen yok olması değil, kişinin araçları kendi başına kullanabilecek duruma gelmesi.