İçeriğe geç

26 yazı

Depresyon ve Duygudurum

Üzgün olmak depresyon değil. Ayrım süre, yaygınlık ve işlevde: üzüntü bir olaya bağlı kalıyor ve dalgalanıyor, iyi bir haber onu geçici olarak kaldırıyor. Çökkünlükte ise durum hayatın tamamına yayılıyor ve iyi haber bile eskisi gibi hissettirmiyor.

Belirtiler her zaman ruh hâlinde görünmüyor. Kimi kişide ilk işaret uykunun bozulması, kimisinde iştah değişikliği, kimisinde açıklanamayan bedensel yakınmalar oluyor. Keyif alma kapasitesinin kaybolması, yani daha önce sevilen şeylerin artık bir şey ifade etmemesi, en belirleyici işaretlerden biri.

Türkçede sık karıştırılan bir nokta var: depresyon bir irade meselesi değil. "Kendini toparlaman lazım" cümlesi iyi niyetle söylense de tabloyu ağırlaştırıyor, çünkü kişi zaten kendini bunun için suçluyor.

Bu başlık altında duygudurumun iki uçlu seyrettiği tablolar, doğum sonrası dönem, mevsimsel örüntüler ve değersizlik ile yetersizlik gibi kendilik duygusuna dair konular yer alıyor. Bipolar bozukluğu ayrı tutmak gerekiyor: orada mesele yalnızca çökkünlük değil, iki uç arasındaki gidiş.

Depresyon tedavi edilebilir bir tablo. Hafif ve orta düzeyde psikoterapi tek başına yeterli olabiliyor, ağır tablolarda ilaç tedavisiyle birlikte yürütülüyor. Belirtiler iki haftadan uzun sürüyorsa değerlendirme almak gerekiyor.

Depresyonun en yanıltıcı yanı, kişinin kendi durumunu değerlendirme kapasitesini de etkilemesi. Tablo ağırlaştıkça "ben zaten böyleyim" ve "düzelmez" düşünceleri güçleniyor. Bunlar belirtinin parçası, gerçeğin değerlendirmesi değil.

Bir ayrım daha gerekiyor: yas ile depresyon aynı şey değil. Yasta acı dalgalar hâlinde geliyor ve anılara bağlı kalıyor, kişi hâlâ kendini sevilebilir görüyor. Depresyonda ise duygu sabit ve kendilik değeri düşük. İkisi bir arada da bulunabiliyor.

Erkeklerde tablo farklı görünebiliyor. Üzüntü yerine öfke, sabırsızlık ve alkol kullanımında artış öne çıkabiliyor. Bu, tanının atlanmasının sık bir nedeni.

Bipolar bozukluk ayrı bir başlık ve karıştırılmaması önemli. Orada mesele yalnızca çökkünlük değil, iki uç arasındaki gidiş. Yalnızca depresif dönemine bakılarak tedavi planlanması tabloyu ağırlaştırabiliyor, bu nedenle geçmişte taşkınlık dönemi olup olmadığı mutlaka değerlendiriliyor.

İyileşme oranları düşünüldüğünden yüksek. Depresyon, psikoterapi ve gerektiğinde ilaç tedavisiyle en iyi yanıt veren tablolar arasında.