İçindekiler 13 bölüm
tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · Klinik psikolog tarafından gözden geçirildi
Terapiye başlamak bir adım. Ondan yarar sağlamak ayrı bir şey.
Bu yazı, süreçten en çok yararı sağlayan kişilerin ne yaptığını anlatıyor.
Süreklilik
Bu, listedeki en belirleyici madde.
Seansların aksatılması, süreci her seferinde baştan başlatıyor. Konular yarım kalıyor, bağlantılar kopuyor ve ilerleme durmuyor sadece geriye gidiyor.
Aksatmanın kendisi de bir bilgi taşıyor: çoğu zaman zorlayıcı bir konuya yaklaşıldığında ortaya çıkıyor.
Bu nedenle gelemeyeceğiniz zaman bunu söylemek ve nedenini seansta konuşmak, sessizce kaçırmaktan çok daha yararlı.
Açık Olmak
Terapinin en zor koşulu bu.
Kişiler farkında olmadan bazı şeyleri gizliyor: utandıkları bir davranış, alkol kullanımının gerçek miktarı, hâlâ süren bir ilişki ya da terapistle ilgili bir rahatsızlık.
Gizlenen her şey, sürecin o alandaki işlevini ortadan kaldırıyor.
Ancak burada bir denge var: hazır olmadığınız bir konuyu anlatmak zorunda değilsiniz. Yapmanız gereken şey, o konunun var olduğunu söylemek.
“Şu an konuşmak istemediğim bir konu var” cümlesi yeterli. Bu cümle bile sürecin parçası.
Hedefin Somut Olması
“Kendimi kötü hissediyorum” tek başına çalışılabilir bir hedef değil.
Hedefin somutlaşması, ilerlemenin ölçülebilmesini sağlıyor.
Bu somutlaştırma birlikte yapılıyor ancak sizin katkınız belirleyici: neyin değişmesini istediğinizi düşünmek.
Seans Dışı Çalışmalar
Bazı yaklaşımlarda seanslar arasında yapılan çalışmalar bulunuyor: kayıt tutma, gözlem ve davranış denemeleri.
Bu çalışmaların yapılması, sürecin hızını doğrudan etkiliyor. Nedeni şu: değişim seans odasında değil, günlük yaşamda oluyor.
Yapamadığınızda bunu söyleyin. Yapmamış gibi davranmak ya da yapmış gibi anlatmak, süreci boşa çıkarıyor.
Ayrıca yapamamanın nedeni de çalışılacak bir konu olabiliyor.
Zorlanmayı Konuşmak
Terapide zorlayıcı dönemler oluyor.
Bir konu açıldığında geçici olarak daha kötü hissedilebiliyor. Uyku bozulabiliyor, eski anılar canlanabiliyor.
Bu beklenen bir durum ve genellikle çalışmanın gerçekleştiği yerin işareti.
Yapılması gereken şey bırakmak değil, bunu seansta söylemek. Söylendiğinde hız ayarlanabiliyor.
Ancak bir uyarı da gerekiyor: kötüleşme sürüyorsa ve derinleşiyorsa, bu ayrıca değerlendirilmeli.
Terapistle İlgili Rahatsızlığı Söylemek
Bu, en çok atlanan ve en verimli konulardan biri.
Kişiler terapistlerine kızdıklarında, anlaşılmadıklarını hissettiklerinde ya da bir söz onları incittiğinde genellikle bunu söylemiyor. Bunun yerine sessizce mesafe koyuyor ve bir süre sonra bırakıyor.
Oysa bu konuşma, sürecin en değerli konuşmalarından biri olabiliyor. Özellikle ilişkilerde aynı örüntüyü yaşayan kişiler için.
İyi bir uzman bu geri bildirimden rahatsız olmuyor.
Beklentiyi Yerine Oturtmak
Terapist karar vermiyor. Bilgi paylaşılıyor, seçenekler konuşuluyor ancak karar sizin.
Hızlı sonuç beklemeyin. Yıllarca yerleşmiş bir örüntü birkaç seansta değişmiyor.
İlerleme düz bir çizgi değil. İyi ve kötü haftalar dönüşümlü geliyor. Bir kötü hafta, sürecin işe yaramadığı anlamına gelmiyor.
Farkındalık değişimden önce geliyor. Örüntüyü görmek ile onu değiştirmek arasında bir süre var. Bu süre zorlayıcı olabiliyor.
Herkes iyileşmiyor demek değil. Ancak her tabloda tam belirti kaybı hedeflenmiyor. Bazı tablolarda hedef, işlevselliğin korunması ve baş etme kapasitesinin artması.
İlaç Kullanıyorsanız
Kendi kararınızla bırakmayın. İyi hissetmeye başlamak, bırakma gerekçesi değil.
Değişiklikleri terapistinize söyleyin.
Yan etkileri hekiminize bildirin.
İki uzmanın birbirinden haberdar olması yararlı. Bu paylaşım sizin onayınızla yapılıyor.
Yakın Çevre
Herkese anlatmak zorunda değilsiniz. Kime anlatacağınıza siz karar verirsiniz.
Anlattığınız kişiyi seçin. Küçümseyen ya da tartışmaya giren biriyle uğraşmak zorunda değilsiniz.
Seansta konuşulanları aktarmak zorunda değilsiniz. Merak eden yakınlara “süreç iyi gidiyor” demek yeterli.
Bir yakınınız süreci baltalıyorsa bunu seansta konuşun. Bu, sık karşılaşılan bir durum.
Süreci Bırakmak
Erken bırakma yaygın. Genellikle ilk zorlayıcı konuda ya da ilk rahatlamadan sonra.
Rahatlama, bitiş anlamına gelmiyor. Belirtiler azaldığında bırakmak, geri dönüş riskini artırıyor.
Bırakmak istiyorsanız bunu seansta söyleyin. Sessizce bırakmak yerine konuşmak, hem sürecin kapanmasını hem gerekiyorsa yönlendirmeyi sağlıyor.
Uyum sağlanamıyorsa değiştirmek makul. Bu, terapiden vazgeçmek anlamına gelmiyor.
Planlı sonlandırma önemli. Kazanımların gözden geçirilmesi ve geri dönüş durumunda ne yapılacağının planlanması.
Kendinize Karşı
Karşılaştırmayın. Bir başkasının süreci sizin ölçütünüz değil.
Kendinizi zorlamayın. Her seansta bir şey çözülmek zorunda değil.
Küçük değişiklikleri görün. Değişim genellikle büyük bir anda değil, küçük farklarda ortaya çıkıyor.
Sabırlı olun ancak sınırsız değil. Uzun süredir hiçbir ilerleme yoksa bunu konuşmak gerekiyor.
Terapiye Yaklaşımım
Sürecin başında iki şeyi açıkça söylüyorum: süreklilik olmadan ilerleme olmuyor ve söylenmeyen şeyler üzerine çalışamıyorum. Anlatmak istemediği bir konu olduğunda kişinin bunu söylemesini istiyorum, çünkü konunun varlığını bilmek bile bir şey değiştiriyor. Bana yönelik bir rahatsızlık olduğunda söylemesini ayrıca istiyorum ve bunu sürecin bir sorunu değil, en verimli kısımlarından biri olarak görüyorum. Belirli aralıklarla nerede olduğumuzu gözden geçiriyorum: ilerleme yoksa bunu konuşmak, sürdürmekten daha doğru.
Ne Zaman Uzmana Başvurmalı
- Bir sıkıntı haftalardır sürüyor ve kendiliğinden geçmiyorsa
- Süreçte olduğunuz hâlde belirtiler kötüleşiyorsa
- Uzun süredir hiçbir ilerleme hissetmiyorsanız
- Uyku ve iştah düzeniniz değiştiyse
- Alkol ya da madde kullanımınız arttıysa
- İlaç kullanıyorsanız ve yan etki yaşıyorsanız, bu durumda hekiminize
- Süreci bırakmayı düşünüyorsanız, bu durumda önce seansta konuşun
- Yakınlarınız durumunuzdan endişe ediyorsa
- Yaşamdan çekilme ya da kendine zarar verme düşünceleri varsa, bu durumda 112
Seansların nasıl geçtiğini merak ediyorsanız terapi nedir yazısında anlattım.
Başlamaya karar verdiyseniz ilk adım bir görüşme ayarlamak. İletişim sayfasından yazabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Terapiden en çok yararı ne belirliyor?
Sürekliliğin korunması, seansta açık olabilmek, seans dışı çalışmaların yapılması ve zorlanma anında bırakmak yerine konuşmak.
Anlatmak istemediğim bir konu varsa ne yapmalıyım?
Anlatmak istemediğinizi söyleyin. Bunu söylemek bile sürecin parçası. Zorla anlatılan bir şey işe yaramıyor.
Seansları aksatmak sorun mu?
Sorun. Süreklilik, terapinin en belirleyici koşullarından biri. Seyrekleşen seanslar süreci her seferinde baştan başlatıyor.
Kendimi daha kötü hissediyorum, bırakmalı mıyım?
Bazı konular açıldığında geçici kötüleşme olağan. Bırakmak yerine bunu seansta konuşmak gerekiyor. Kötüleşme sürüyorsa ayrıca değerlendirilmeli.
Terapistime kızdım, söylemeli miyim?
Söyleyin. Bu, sürecin en verimli konuşmalarından biri olabiliyor. Söylenmediğinde ise sessizce bırakmaya yol açıyor.
Ne zaman bitecek?
Hedefler ilk görüşmelerde belirleniyor ve süreç boyunca gözden geçiriliyor. Bitiş kararı birlikte veriliyor ve planlı yapılıyor.
Kaynaklar
Bu konuda destek almak ister misiniz?