İçindekiler 7 bölüm
tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · Klinik psikolog tarafından gözden geçirildi
Bireysel terapi, kişinin bir uzmanla birebir çalışarak zorlandığı duygu, düşünce ve davranış örüntülerini anlaması ve değiştirmesi sürecidir. Amaç belirtileri bastırmak değil, o belirtileri üreten döngüyü fark edip kırmaktır. Görüşmeler yaklaşık bir saat sürer ve tamamen size özeldir.
Hangi durumlarda bireysel terapi
Bireysel terapiye başvurmak için bir tanı almış olmanız gerekmez. En sık çalıştığım başlıklar:
- Kaygı, panik atak ve sürekli tetikte olma hâli
- Depresyon, isteksizlik ve hayattan zevk alamama
- Obsesif düşünceler ve tekrarlayan kontrol davranışları
- Öfke kontrolü ve ani tepkiler
- Özgüven eksikliği ve kendini yetersiz hissetme
- Tükenmişlik, iş kaynaklı stres ve uyku düzeninin bozulması
- Kayıp ve yas süreci
- Travma sonrası zorlanmalar
- Karar verememe, erteleme ve yön kaybı
Bunların hiçbirine tam oturmuyor da olabilirsiniz. “Bir şey ters ama adını koyamıyorum” cümlesi de geçerli bir başlangıç noktasıdır.
Bilişsel Davranışçı Terapi nasıl çalışır
Çalışmalarımı ağırlıklı olarak Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ile yürütüyorum. BDT’nin temel varsayımı şudur: bizi zorlayan şey olayların kendisi değil, o olaylara yüklediğimiz anlamdır.
Örneğin toplantıda söz almaktan çekinen biri için asıl mesele toplantı değil, “saçmalarsam herkes beni yargılar” düşüncesidir. BDT bu düşünceyi önce görünür kılar, sonra gerçekliğini birlikte sınar, ardından daha esnek bir alternatifini kurmaya çalışır.
BDT’yi tercih etmemin sebebi, etkinliğinin kaygı bozuklukları ve depresyon gibi alanlarda geniş bir bilimsel literatürle desteklenmiş olması ve süreci ölçülebilir kılmasıdır. Gerektiğinde çözüm odaklı yaklaşımın araçlarını da sürece dahil ediyorum.
Terapiye yaklaşımım
Bir danışan ilk kez karşımda oturduğunda önceliğim, kendini yargılanmadan anlatabileceği bir alan kurmaktır. Bunu bir nezaket meselesi olarak değil, teknik bir gereklilik olarak görüyorum: güven kurulmadan söylenen hiçbir şey yeterince dürüst olmaz, dürüst olmayan bir anlatı üzerinden de doğru bir yol haritası çıkmaz.
İkinci önceliğim aceleye getirmemek. Bazı danışanlar ilk seansta her şeyi anlatmak ister, bazıları haftalar sonra asıl meseleyi söyler. İkisi de normaldir ve sürecin hızını danışan belirler.
Üçüncüsü, terapinin bir “tavsiye alma” yeri olmadığını baştan netleştirmek. Size ne yapmanız gerektiğini söylemem. Birlikte, sizin kendi cevabınıza ulaşabileceğiniz bir düşünme alanı kurarız.
Süreç nasıl ilerliyor
İlk görüşme. Yaşadığınız zorluğu, ne zaman başladığını ve bugün hayatınızı nasıl etkilediğini konuşuyoruz. Bu görüşme sizin için de bir deneme; birlikte çalışıp çalışamayacağımızı hissetmeniz içindir.
Değerlendirme. İlk iki üç görüşmede tabloyu netleştiriyor, üzerinde çalışacağımız hedefleri birlikte belirliyoruz. Hedefler somut olur: “daha mutlu olmak” değil, “toplantılarda söz alabilmek” gibi.
Çalışma dönemi. Seanslarda konuştuklarımızı günlük hayatta deneyeceğiniz küçük uygulamalarla destekliyoruz. Asıl değişim seans odasında değil, aradaki haftalarda oluyor.
Sonlandırma. Hedeflere yaklaştıkça görüşme aralığı açılıyor. Süreci bitirmek bir kopuş değil; ihtiyaç duyduğunuzda geri dönebilirsiniz.
Ne kadar sürer
Dürüst cevap: baştan söylenemez. Belirli ve yeni bir sorunla gelen danışanlarda süreç genellikle daha kısa olur. Uzun süredir devam eden örüntülerde daha uzun sürer. İlk birkaç görüşmeden sonra birlikte gerçekçi bir tahmin yapabiliyoruz.
Başlangıçta haftada bir görüşme yaygındır. İlerledikçe iki haftada bire, sonra ayda bire çıkabilir.
Yüz yüze mi online mı
Etiler’deki ofiste yüz yüze görüşebilir ya da online terapi ile çalışabiliriz. Araştırmalar bireysel terapide iki yöntemin etkinliğinin çoğu durumda benzer olduğunu gösteriyor. Seçim pratik koşullara ve sizin rahat ettiğiniz biçime göre yapılır.
İlgili yazılar
Sıkça Sorulan Sorular
Terapiye başlamak için ciddi bir sorunum mu olmalı?
Hayır. Tanı almış olmak ya da kriz yaşamak gerekmiyor. Karar veremediğiniz bir konu, tekrarlayan bir ilişki örüntüsü ya da açıklayamadığınız bir huzursuzluk da yeterli sebeptir. Erken dönemde başlayan süreçler genellikle daha kısa sürer.
Psikolog ilaç yazabilir mi?
Hayır. İlaç yazma yetkisi psikiyatristlere aittir. Gerekli gördüğüm durumlarda psikiyatri değerlendirmesi öneriyorum; ilaç tedavisi sürerken psikoterapiye devam etmek çoğu zaman ikisinin de etkisini artırır.
Konuştuklarımız gizli kalıyor mu?
Evet. Psikologlar meslek etiği ve yasa gereği gizlilikle yükümlüdür. Danışanın ya da bir başkasının hayati tehlikede olduğu durumlar ve mahkeme kararı gibi istisnalar yasada tanımlıdır; bunlar ilk görüşmede size açıkça anlatılır.
Seans aralarında ödev veriliyor mu?
BDT'de evet, ama "ödev" kelimesi yanıltıcı. Bunlar bir gözlem kaydı tutmak ya da kaçındığınız küçük bir durumu denemek gibi uygulamalar. Yapılmadığında da süreç durmaz; neden yapılamadığı da üzerine konuşulacak bir veridir.
Terapiye başladıktan sonra kötüleşir miyim?
İlk haftalarda geçici bir yoğunlaşma olabilir, çünkü uzun süredir kaçınılan konular gündeme gelir. Bu geçicidir ve süreç içinde birlikte yönetilir. Belirginleşen bir kötüleşme olursa yaklaşımı değiştiririz.
Daha önce terapi denedim, işe yaramadı. Yine de gelmeli miyim?
Bu sık karşılaştığım bir durum. Önceki sürecin neden işe yaramadığını anlamak çoğu zaman yeni sürecin en değerli başlangıç noktasıdır. Uyumsuz bir eşleşme, yanlış zamanlama ya da hedefin netleşmemiş olması gibi sebepler olabilir.
Ücret bilgisini nasıl alabilirim?
Telefonla ya da randevu formu üzerinden iletişime geçtiğinizde paylaşıyorum. Görüşme türüne ve süresine göre değiştiği için sitede sabit bir rakam bulundurmuyorum.
Bu konuda destek almak ister misiniz?
İlk görüşme aynı zamanda birlikte çalışıp çalışamayacağımızı hissetmeniz içindir. Devam kararı size aittir.