İçeriğe geç

Eşitsizliğin Psikolojik Etkileri!

Eşitsizlik ruh sağlığını nasıl etkiliyor? Karşılaştırma, statü kaygısı, güvensizlik ve erişim engelleri. Bireysel olarak ne yapılabilir?

İçindekiler 9 bölüm

tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · tarafından gözden geçirildi

Ruh sağlığı genellikle bireysel bir konu olarak ele alınıyor.

Oysa kişinin içinde bulunduğu koşullar, ruh sağlığının en güçlü belirleyicilerinden biri.

Bu yazı, o koşullardan birini ele alıyor: eşitsizlik.

Neden Bu Konu

Bir kişi mali zorluk içindeyken, sürekli belirsizlik altındayken ya da ayrımcılığa maruz kalırken ortaya çıkan kaygı ve çökkünlük, bir işlev bozukluğu değil.

Bu, koşullara verilen anlaşılır bir tepki.

Bu ayrımı yapmak önemli, çünkü kişilerin çoğu yaşadığı sıkıntıyı kendi yetersizliği olarak yorumluyor.

Nasıl Etkiliyor

Karşılaştırma ve Statü Kaygısı

Eşitsizliğin arttığı ortamlarda karşılaştırma da artıyor.

Kişi kendini sürekli bir sıralamada konumlandırıyor. Bu, statü kaygısı üretiyor.

Sosyal medya bu etkiyi belirgin biçimde büyütüyor: karşılaştırma artık yalnızca çevreyle değil, seçilmiş bir görüntü akışıyla yapılıyor.

Süregiden Mali Stres

Bu, en doğrudan etki.

Belirsizlik. Ay sonunu getirememe kaygısı, süregiden bir tetikte olma hâli üretiyor.

Zihinsel yük. Sürekli hesap yapmak, dikkat ve karar verme kapasitesini tüketiyor. Bu, kişinin diğer alanlardaki performansını da etkiliyor.

Uyku. Mali kaygı, uykusuzluğun en sık nedenlerinden biri.

Denetim duygusunun kaybı. Kendi yaşamı üzerinde söz sahibi olmama duygusu, çaresizlik üretiyor.

Güvensizlik ve Yalıtım

Eşitsizliğin arttığı ortamlarda toplumsal güven azalıyor.

Bu, sosyal bağların zayıflamasına yol açıyor. Sosyal destek ise ruh sağlığının en güçlü koruyucu etkenlerinden biri.

Damgalama

Ekonomik zorluk, ruhsal tablolar ve belirli gruplara yönelik damgalama, kişileri destekten uzaklaştırıyor.

Ayrıca damgalanmış bir gruba ait olmak, sürekli tetikte olma ve kendini savunma yükü üretiyor.

Erişim Engelleri

Sağlık hizmetlerine erişim. Mali ve coğrafi engeller.

Bilgiye erişim. Nereye başvurulacağının bilinmemesi.

Zaman. Birden fazla işte çalışan bir kişinin randevuya gidecek zamanı olmuyor.

Ulaşım.

Bakım sorumluluğu. Çocuk ya da yaşlı bakımı nedeniyle dışarı çıkamama.

Bu engeller, ihtiyacı en yüksek olan kişilerin desteğe en zor ulaşmasına yol açıyor.

Çocuklar Üzerindeki Etkisi

Bu bölüm ayrıca önemli.

Ekonomik zorluk içinde büyüyen çocuklarda şu etkiler bildiriliyor.

Kaygı. Ev içindeki gerilimi çocuklar fark ediyor.

Okul başarısı. Beslenme, uyku, çalışma alanı ve materyal erişimi doğrudan etkili.

Öz değer. Akranlarla karşılaştırma bu yaşta belirgin.

Dışlanma. Sosyal etkinliklere katılamama.

Erken sorumluluk. Yaşına uygun olmayan sorumluluklar almak.

Geleceğe dair beklenti. Bu, uzun vadede en belirleyici etki.

Aileler için önemli bir not: çocuklar durumu zaten fark ediyor. Açıklanmadığında boşluğu kendi varsayımlarıyla dolduruyorlar ve bu varsayımlar genellikle daha kaygı verici oluyor.

Yaşa uygun ve dürüst bir açıklama, belirsizlikten daha az kaygı üretiyor.

Sağlık Üzerindeki Etkileri

Ruhsal etkilerin yanında bedensel etkiler de bulunuyor.

Süregiden stresin uyku, bağışıklık, kalp ve damar sağlığı üzerindeki etkileri gösterilmiş durumda.

Ayrıca sağlık davranışları da etkileniyor: kontrollerin ertelenmesi, beslenme düzeni ve fiziksel etkinlik.

Kişisel Sorumluluk Yanılgısı

Bu bölüm, yazının en önemli kısmı.

Yaygın bir çerçeve var: “Yeterince çalışırsan olur.”

Bu çerçevenin sorunu şu: koşulların rolünü tümüyle silmesi.

Sonucu ise şu: kişi zorlandığında bunu kendi yetersizliği olarak yorumluyor ve utanç duyuyor.

Bu utanç iki şey yapıyor: destek aramayı engelliyor ve öz değeri aşındırıyor.

Doğru çerçeve şu: çaba önemli, ancak sonucu belirleyen tek şey değil. Koşullar da belirleyici.

Bunu söylemek, sorumluluğu tümüyle ortadan kaldırmıyor. Kişinin etki alanında olan şeyler var. Ancak olmayanlar da var ve ikisini ayırmak, gereksiz bir yükü ortadan kaldırıyor.

Bireysel Olarak Ne Yapılabilir

Bu bölümde dürüst olmak gerekiyor: bireysel yöntemler yapısal bir sorunu çözmüyor.

Ancak yükü azaltan şeyler var.

Etki alanınızı ayırın. Neyi değiştirebilirsiniz, neyi değiştiremezsiniz. Enerjinin nereye harcandığı burada belirleniyor.

Karşılaştırmayı azaltın. Sosyal medya kullanımını ölçmek, en somut adım.

Sorumluluğun sınırını görün. Yaşadığınız her zorluk sizin başarısızlığınız değil.

Sosyal bağı koruyun. Bu, en güçlü koruyucu etken ve zor dönemlerde ilk terk edilen şey.

Temel düzeni koruyun. Uyku, beslenme ve hareket. Koşullar zorken bunlar ilk bozulan şeyler ve bozulduğunda her şeyi ağırlaştırıyor.

Erişilebilir destek seçeneklerini bilin. Aşağıda listeliyorum.

Yalnız taşımayın. Mali zorluk en çok gizlenen konulardan biri.

Somut adımlara odaklanın. Tümüyle değiştiremediğiniz bir durumda, küçük ve yapılabilir olana yönelmek.

Erişilebilir Destek

Devlet hastaneleri. Psikiyatri poliklinikleri.

Toplum ruh sağlığı merkezleri.

Üniversite birimleri. Psikoloji bölümlerinin uygulama merkezleri.

Aile sağlığı merkezleri. Yönlendirme için başvuru noktası.

Belediye birimleri.

Sivil toplum kuruluşları.

Sosyal hizmetler için 183.

Bu seçeneklerde bekleme süresi olabiliyor. Ancak beklemek, hiç başvurmamaktan daha iyi.

Terapiye Yaklaşımım

Bu başlıkta en çok dikkat ettiğim şey, koşullardan kaynaklanan bir sıkıntıyı kişisel bir yetersizlik olarak çerçevelememek. Mali zorluk ve belirsizlik altında ortaya çıkan kaygı, bir işlev bozukluğu değil. Bunu açıkça söylemek çoğu zaman tek başına bir yükü kaldırıyor. Çalıştığımız yer etki alanı ayrımı: neyin denetimde olduğu ve neyin olmadığı. Ayrıca erişilebilir destek seçeneklerini somut olarak konuşuyorum ve maliyet nedeniyle sürdürülemeyecek bir plan kurmuyorum.

Ne Zaman Uzmana Başvurmalı

  • Kaygı ve çökkünlük belirtileri haftalardır sürüyorsa
  • Uyku ve iştah düzeniniz bozulduysa
  • Sürekli tetikte olma hâli taşıyorsanız
  • Yaşadıklarınızı kendi yetersizliğiniz olarak yorumluyorsanız
  • Sosyal ortamlardan çekildiyseniz
  • Alkol ya da sigara kullanımınız arttıysa
  • Aile içinde sürekli gerilim yaşanıyorsa
  • Çocuğunuzda kaygı ya da davranış değişikliği varsa
  • Sağlık kontrollerinizi erteliyorsanız
  • Umutsuzluk ya da yaşamdan çekilme düşünceleri varsa, bu durumda 112

Acil bir durumda 112’yi arayın.

Bu duygular kişisel bir yetersizlik gibi hissettiriyorsa, o hissin üzerine bireysel terapi sürecinde çalışılabiliyor.

Sıkça Sorulan Sorular

Eşitsizlik ruh sağlığını etkiliyor mu?

Etkiliyor. Ekonomik ve sosyal eşitsizlik ile ruhsal tabloların yaygınlığı arasında ilişki gösterilmiş durumda.

Nasıl bir mekanizmayla?

Karşılaştırma, statü kaygısı, güvensizlik, süregiden mali stres, sağlık hizmetlerine erişim güçlüğü ve damgalama üzerinden.

Bu bireysel bir sorun mu?

Değil. Ancak etkileri bireysel olarak yaşanıyor. Kişinin yaşadığı sıkıntıyı kendi yetersizliği olarak yorumlaması, en yaygın ve en zarar veren yanlış.

Bireysel olarak ne yapılabilir?

Karşılaştırmayı azaltmak, sorumluluğun sınırını görmek, sosyal bağı korumak ve erişilebilir destek seçeneklerini bilmek.

Çocuklar etkileniyor mu?

Etkileniyor. Ekonomik zorluk, çocuklarda kaygı, okul başarısı ve öz değer üzerinde ölçülebilir etkiler bırakıyor.

Destek almak maliyetli, ne yapabilirim?

Devlet hastaneleri, üniversite birimleri, toplum ruh sağlığı merkezleri ve belediye birimleri erişilebilir seçenekler sunuyor.

Kaynaklar

  1. Dünya Sağlık Örgütü WHO, Social Determinants of Health (yeni sekmede açılır)
  2. Dünya Sağlık Örgütü WHO, Mental Health (yeni sekmede açılır)
  3. Amerikan Psikoloji Derneği APA, Socioeconomic Status (yeni sekmede açılır)
  4. Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Depression (yeni sekmede açılır)

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Bu konudaki tüm yazılar Depresyon ve Duygudurum 26 yazı

İlgili yazılar