İçindekiler 11 bölüm
tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · Klinik psikolog tarafından gözden geçirildi
Aleksitimi, duyguları tanıma ve ifade etme güçlüğü.
Kelime anlamı “duygular için söz olmaması”.
Önce bir netleştirme gerekiyor: bu bir hastalık değil ve duygusuzluk anlamına gelmiyor.
Ne Değil
Duygusuzluk değil. Kişi duyguları yaşıyor. Beden tepki veriyor, davranış etkileniyor. Ancak kişi bu deneyimi adlandıramıyor.
Empati eksikliği değil. İkisi farklı şeyler ve her zaman birlikte bulunmuyor.
Umursamazlık değil. Kişi umursuyor ancak bunu ifade edecek dili bulamıyor.
Bir tanı değil. Tanı sınıflandırmalarında ayrı bir başlık olarak yer almıyor. Bir özellik ya da eğilim olarak tanımlanıyor.
Bileşenleri
Duyguları tanımada güçlük. Kişi kötü hissettiğini biliyor ancak bunun üzüntü mü, öfke mi, kaygı mı olduğunu ayırt edemiyor.
Duyguyu bedensel belirtiden ayıramama. “Midem ağrıyor” ile “kaygılıyım” arasındaki bağ kurulamıyor.
Duyguları ifade etmede güçlük. Duygu için kelime bulamama.
Dışa dönük düşünme biçimi. Olayları ve ayrıntıları anlatmak, iç deneyimden söz etmekten daha kolay geliyor.
Hayal gücünde sınırlılık. Bazı kişilerde iç dünya ve hayal kurma alanı daha dar.
Nasıl Görünüyor
- “Nasıl hissediyorsun” sorusuna cevap verememek
- Duygu yerine olay anlatmak
- “İyiyim” ve “kötüyüm” dışında kelime bulamamak
- Başkalarının duygusal tepkilerini abartılı bulmak
- Duygusal konuşmalarda mantıklı çözümler sunmak
- Çatışmalarda ne hissettiğini söyleyememek
- Bedensel yakınmaların sık olması
- İlişkilerde “duygusuz” olarak tanımlanmak
- Ağlama ve gülme gibi tepkilerin sınırlı olması
- Film ve kitaplardan duygusal olarak etkilenmeme
Bedensel Yakınmalarla İlişkisi
Bu, en önemli başlık.
Bir duygu adlandırılamadığında kaybolmuyor. Bedende kalıyor.
Bu nedenle aleksitimi eğilimi olan kişilerde bedensel yakınmalar sık.
Baş ağrısı, mide ve bağırsak sorunları, çarpıntı, kas gerginliği, nefes darlığı ve açıklanamayan ağrılar.
Kişi bu yakınmalarla hekime başvuruyor. Tetkikler normal çıkıyor. Konu kapanıyor.
Oysa bağlantı şu: kaygı bedende yaşanıyor ve zihinde adlandırılmıyor.
Bu bağlantının kurulması, tek başına belirgin bir fark yaratıyor.
Nedenleri
Mizaç. Bazı kişilerde iç deneyimlere yönelme eğilimi doğuştan daha düşük.
Duyguların konuşulmadığı bir ortamda büyümek. Bu, en sık rastlanan kaynak.
Duyguların adlandırılmadığı, dile getirilmediği ya da geçersiz sayıldığı bir evde çocuk bu beceriyi öğrenemiyor.
Duyguların cezalandırıldığı bir ortam. Ağlamanın, korkmanın ya da öfkelenmenin ayıplandığı bir yerde çocuk duyguyu bastırmayı öğreniyor.
Erken dönem travmaları. Duygudan uzaklaşmak, o dönemde koruyucu bir strateji olabiliyor.
Toplumsal cinsiyet kalıpları. Erkeklerde duygu ifadesinin desteklenmemesi, bu eğilimin erkeklerde daha sık bildirilmesinde rol oynuyor.
Nörogelişimsel tablolar. Otizm spektrum bozukluğunda aleksitimi eğilimi daha sık görülüyor. Ancak ikisi aynı şey değil.
Bazı nörolojik tablolar.
Hangi Tablolara Eşlik Ediyor
Depresyon.
Kaygı bozuklukları.
Travma sonrası stres bozukluğu.
Yeme bozuklukları. Duyguyu tanıyamamak, duygusal yeme davranışında rol oynuyor.
Bağımlılık tabloları.
Bedensel belirti bozuklukları.
Otizm spektrum bozukluğu.
Kronik ağrı tabloları.
İlişkilere Etkisi
Bu, en çok sorun üreten alan.
Partner “hiçbir şey hissetmiyor musun” diye soruyor. Kişi ise gerçekten cevap veremiyor.
Bu, karşı tarafta ilgisizlik ve umursamazlık olarak yorumlanıyor.
Sonuç: bir taraf duygusal karşılık alamadığını düşünüyor, diğer taraf sürekli yetersiz bulunduğunu hissediyor.
Bu döngü, bağlantının aleksitimi olduğu bilinmediğinde çözülmüyor.
Nasıl Çalışılıyor
Duyguları tanıma ve adlandırma öğrenilebilir bir beceri.
Bedenle başlamak. Duygu adlandırılamıyorsa, bedensel duyumdan başlanıyor. “Şu an bedenimde ne var.” Göğüste sıkışma, midede düğüm, omuzlarda gerginlik.
Bu, en pratik giriş noktası.
Duygu listesi kullanmak. Yazılı bir duygu listesinden seçmek, kelime bulmayı kolaylaştırıyor.
Kayıt tutmak. Durum, bedensel duyum, düşünce ve tahmini duygu.
Şiddet derecelendirmek. Duyguyu adlandıramasa bile şiddetini not etmek.
Diğer insanların duygularını gözlemek. Film ve kitaplar bu alanda bir alıştırma alanı sunuyor.
Duyguyu davranışın ardından çıkarmak. “Bunu neden yaptım” sorusu, altındaki duyguyu gösterebiliyor.
Ara duyguları öğrenmek. “İyi” ve “kötü” arasında çok sayıda ara ton var: hayal kırıklığı, kırgınlık, tedirginlik, huzursuzluk, mahcubiyet.
Yakınlara bilgi vermek. Bu, ilişkideki yanlış anlaşılmaları belirgin biçimde azaltıyor.
Bu çalışma zaman alıyor. Ancak kademeli olarak gelişiyor.
Yakınlar İçin
“Duygusuz” demeyin. Bu, doğru değil ve kişiyi daha da kapatıyor.
Doğrudan “ne hissediyorsun” diye sormayın. Bu soru cevaplanamıyor ve baskı üretiyor.
Somut sorular sorun. “Bedeninde bir gerginlik var mı”, “bu olayda ne düşündün.”
Seçenek sunun. “Kızgın mısın, üzgün müsün, yorgun musun.”
Zaman tanıyın. Cevap hemen gelmeyebilir.
Davranışını okuyun. Duygu sözle gelmiyorsa, davranışla geliyor olabilir.
Israr etmeyin.
Terapiye Yaklaşımım
Bu başlıkta kimseye “ne hissediyorsun” sorusunu tekrarlamıyorum, çünkü bu soru cevaplanamıyor ve her tekrarında bir yetersizlik daha ekliyor. Bedensel duyumdan başlıyoruz: göğüste sıkışma, midede düğüm ya da omuzlarda gerginlik. Bu, adlandırmaya giden en pratik yol. Yazılı duygu listesi kullanmayı öneriyorum, çünkü kelime bulmak bu tabloda asıl güçlük. Bedensel yakınmalarla duygular arasındaki bağı da erken kuruyoruz, çünkü bu bağ kurulduğunda hem yakınmalar hem kişinin kendini anlaması değişiyor. İlişkideki yanlış anlaşılmalar için yakınlara bilgi verilmesini de sürecin parçası sayıyorum.
Ne Zaman Uzmana Başvurmalı
- Duygularınızı adlandırmakta sürekli zorlanıyorsanız
- Bedensel yakınmalarınız var ancak tetkikler açıklamıyorsa
- İlişkilerinizde “duygusuz” olarak tanımlanıyorsanız
- Çatışmalarda ne hissettiğinizi söyleyemiyorsanız
- Öfkeniz beklenmedik anlarda ortaya çıkıyorsa
- Yeme davranışınızda duyguya bağlı değişiklikler varsa
- Alkol ya da madde kullanımınız arttıysa
- Çökkünlük ya da kaygı belirtileri eşlik ediyorsa
- Travma öykünüz varsa
- Yaşamdan çekilme düşünceleri varsa, bu durumda 112
Duyguları adlandırmak öğrenilebilen bir beceri. Bu beceriyi geliştirmek üzerine çalışmak isterseniz bireysel terapi sayfasında sürecin nasıl işlediğini anlattım.
Sıkça Sorulan Sorular
Aleksitimi bir hastalık mı?
Tanı sınıflandırmasında ayrı bir hastalık olarak yer almıyor. Bir kişilik özelliği ya da bir eğilim olarak tanımlanıyor ve birçok tabloya eşlik ediyor.
Bileşenleri neler?
Duyguları tanımada güçlük, duyguları sözle ifade etmede güçlük ve dışa dönük, somut bir düşünme biçimi.
Duygusuzluk mu demek?
Hayır. Kişi duyguları yaşıyor ancak onları tanımakta ve adlandırmakta zorlanıyor. Bu, hissetmemekle aynı şey değil.
Bedensel yakınmalarla ilişkisi ne?
Adlandırılamayan duygular sıklıkla bedensel belirti olarak yaşanıyor. Kişi kaygıyı 'mide ağrısı', öfkeyi 'baş ağrısı' olarak tanımlıyor.
Nedeni ne?
Mizaç, duyguların konuşulmadığı bir ortamda büyümek, erken dönem travmaları ve bazı nörogelişimsel tablolar birlikte rol oynayabiliyor.
Değişebilir mi?
Duyguları tanıma ve adlandırma öğrenilebilir bir beceri. Psikoterapide üzerine çalışılabiliyor ve zamanla gelişiyor.
Kaynaklar
Bu konuda destek almak ister misiniz?