Bipolar bozukluk, “maniden depresyona kadar uzanan ruh halindeki aşırı değişkenlik” şeklinde tanımlanmaktadır. Manik depresif bozukluk olarak da bilinen bipolar bozukluk, iki uçlu duygulanım bozukluğu olan, bipolar afektif bozukluk, tehlikeli davranışlardan ötürü insanlarla olan ilişkileri ve kariyeri olumsuz yönde etkileyen, tedavi edilmediği takdirde ise intihar teşebbüsüne ve kişinin yaşamını sonlandırmasına kadar uzanan önemli bir psikolojik rahatsızlıktır.

Bipolar bozukluğun tıbbi olarak kullanılan diğer terimleri ise; iki uçlu duygudurum bozukluğu, bipolar afektif bozukluk, manik depresyon ve manik atak olarak bilinmektedir. Bu gibi ruh hali bozuklukları arasında bipolar bozukluk ile karşı karşıya olan bireylerin normal ruh halinde olabileceği zamanlar da mevcuttur. Manik terimi aşırı enerjik, hareketli, güçlü, umursamaz, öforik bir dönem şeklinde tanımlanabilirken, bu gibi durumlarda bireyler hiç beklenmedik bir anda yükseklerde uçan bir ruh haline sahipken, karanlığı gören bir ruh haline bürünebilmektedir.

Bipolar Bozukluk Çalışmaya Engel mi?

Bu gibi ruhsal problemler ile karşı karşıya kalan bireyler bipolar bozukluk çalışmaya engel mi diye merak etmektedir. Bipolar bozukluğun çalışmaya engel olup olmaması, bireyin çalıştığı alana göre değişiklik gösterebilmektedir. Genellikle bu gibi hastalar zihinsel alanlarda faaliyet gösterilen işlerde çalıştırılamamaktadır. Fakat yine de bipolar bozukluğu olan hastaların toplumdan soyutlanmaması gerekmektedir.

Bunun ile beraber bipolar bozukluk tedavisi gören bireylerin hastalığı kontrol altında tutulduğu takdirde çalışmasında herhangi bir engel bulunmamaktadır.

Bipolar Bozukluk Çevreye Zarar Verir mi?

Bipolar bozukluğu olan hastaların çevresine zarar vermesi söz konusu değildir. Bu gibi rahatsızlıklarda bireyler kimi zaman daha enerjik, heyecanlı, hareketli, konuşkan, içi içine sığmayan, sürekli üreten, hayata toz pembe bakan, girişimcilik yönü aktif olan dönemler içerisinde olurken, kimi zaman karamsar, sinirli, gergin, endişeli, şüpheci ve depresyona aşırı meyilli dönemler içerisinde olabilmektedir. Bipolar bozukluk atakları bireylerde bu şekilde gelişirken, genellikle zararı etrafına değil, bireyin direkt olarak kendisine dokunmaktadır. Manik atakları geçiren bireyin davranışları istek ve kontrol dışı gelişirken hasta yakınlarının bireye suçlayıcı ya da yargılayıcı bir tavır ile yaklaşmaması gerekmektedir. Hasta için yapılabilecek en doğru yardım, tedavi olabilmesi adına uzman bir psikolog ya da terapiste yönlendirmek olacaktır.

Bipolar Bozukluk Çocuğa Geçer mi?

Bipolar bozukluk kalıtsal bir hastalık olmasına rağmen, henüz kan testi ile tanısının konulma aşamasına gelinmemiştir. Dolayısıyla bipolar bozukluğun çocuğa geçebileceğini kesin olarak söyleyebilmek mümkün değildir. Bu nedenli psikiyatri kliniklerinde devam eden tanı ve tedavilere güvenerek devam edilmesi gerekmektedir. Bunun ile beraber bipolar bozukluğu olan bireylerin yakınlarının ister yurt içinden, isterse yurt dışından kaynaklı olmayan yaklaşımlara karşı daha duyarlı olması gerekmektedir.

Bipolar bozukluğun tedavi edilebilmesi için öncelikle teşhisinin konulması gerekmektedir. Bu doğrultuda bipolar bozukluk belirtileri; bireyin duygudurumunda aniden gerçekleşen değişimler, aşırı mutlu ya da aşırı depresif hali, sinir krizleri ya da gülme krizleri, oldukça hızlı konuşma ya da bunun gibi durumlarıdır.