Travma Nedir

Travma, kişinin baş etme kapasitesini aşan, onu çaresiz, güvensiz ya da tehdit altında hissettiren bir olaya veya olaylar dizisine verdiği ruhsal tepkidir. Burada belirleyici olan olayın dışarıdan ne kadar büyük göründüğü değil, kişinin onu nasıl deneyimlediğidir. Aynı olay birinde derin bir iz bırakırken bir başkasını daha az etkileyebilir. Travmatik yaşantılar kaza, doğal afet, kayıp, şiddet, ihmal ya da istismar gibi tek bir olaydan kaynaklanabileceği gibi, uzun süre tekrarlayan olumsuz deneyimlerin birikmesiyle de gelişebilir. Klinik pratiğimde en çok vurguladığım nokta, travma tepkilerinin bir zayıflık değil, olağan dışı bir duruma verilen olağan bir tepki olduğudur.

Travma Çeşitleri

Travmayı birkaç biçimde ele alabiliriz. Akut travma, trafik kazası ya da ani bir kayıp gibi tek ve ani bir olaya bağlı gelişir. Kronik travma, süregelen şiddet, ihmal veya zorbalık gibi uzun süre tekrarlayan olumsuz yaşantıların birikmesiyle oluşur. Kompleks travma çoğunlukla kişilerarası ilişkilerde ve genellikle çocukluk döneminde yaşanır, kişinin kendilik algısını ve ilişki kurma biçimini derinden etkileyebilir. Gelişimsel travma, erken yaşta yaşanan olumsuz deneyimlerin duygu düzenleme ve bağlanma üzerinde bıraktığı uzun vadeli etkiyi anlatır. Bir de ikincil travma vardır ki bu, bir başkasının travmatik deneyimine tanık olan ya da onu dinleyen kişilerde görülür.

Travmanın Belirtileri

Travma tepkileri kişiden kişiye değişir ve birden çok alanda aynı anda ortaya çıkabilir. Duygusal düzeyde yoğun kaygı, korku, öfke, suçluluk, utanç ve zaman zaman duygusal bir uyuşukluk görülebilir. Bilişsel düzeyde kişi olayı tekrar tekrar hatırlayabilir, kâbuslar görebilir ve dikkatini toplamakta zorlanabilir. Bedende uyku sorunları, çarpıntı, gerginlik ve irkilme tepkisinde artış olabilir. Davranış olarak da olayı hatırlatan yer, kişi ve durumlardan kaçınma, içe kapanma ve ilişkilerden uzaklaşma sık görülür. Bu belirtiler olaydan hemen sonra bir süre görülüp geçebilir. Haftalarca sürüyor ve günlük yaşamı, işi ya da ilişkileri belirgin biçimde etkiliyorsa profesyonel destek almak önem kazanır.

Travmanın Etkileri

Travmanın etkileri kısa vadede uyku bozukluğu, kaygı ve dikkat dağınıklığı gibi akut stres tepkileri biçiminde görülür. Destek alınmadığında ve belirtiler kalıcılaştığında travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, kaygı bozuklukları, ilişki sorunları ya da bağımlılık gibi tablolar gelişebilir. Uzun süreli travma özellikle özgüveni, güven duygusunu ve duygu düzenleme becerilerini etkiler. Buradaki iyi haber şudur. Travma tepkileri uygun destekle işlenebilir ve iyileşme mümkündür. Travma sonrası stres bozukluğunu daha ayrıntılı ele aldığım Travma Sonrası Stres Bozukluğu yazısına da göz atabilirsiniz.

Travma ile Başa Çıkma Yolları

İyileşme sürecini destekleyen bazı adımlar vardır ama bunların hiçbiri profesyonel yardımın yerini tutmaz. Güvende hissettiğiniz bir ortam ve düzenli bir günlük rutin oluşturmak, duygularınızı güvendiğiniz insanlarla paylaşmak, uykuya, beslenmeye ve harekete özen göstermek işe yarar. Nefes ve gevşeme egzersizleri ile topraklanma teknikleri bedeni sakinleştirmeye yardımcı olur. Alkol ya da madde ile duyguları bastırma yolundan uzak durmak gerekir. Belirtiler sürüyorsa bir uzmandan destek almayı ertelememek en sağlıklısıdır.

Travma Tedavisinde Terapi

Travma, kanıta dayalı psikoterapi yaklaşımlarıyla etkili biçimde ele alınabilir. Bilişsel Davranışçı Terapi, travmaya bağlı işlevsiz düşünce ve kaçınma örüntülerini tanıyıp değiştirmeye odaklanır. Danışanın ihtiyacına göre başka yaklaşımlar da sürece katılabilir. Terapinin amacı yalnızca belirtileri azaltmak değil, kişinin güven ve kontrol duygusunu yeniden kazanmasıdır.

Terapiye Yaklaşımım

Travmayı ele alırken önceliğim, kişinin kendini güvende hissedeceği bir zemin kurmaktır. Çünkü iyileşme ancak güven ve anlaşılma duygusu üzerinde yükselir. Danışanlarımla çalışırken travmanın üzerine aceleyle gitmenin çoğu zaman işleri zorlaştırdığını, kişinin kendi temposuna saygı göstermenin ise kalıcı bir iyilik için gerçek bir fark yarattığını görüyorum.

Ne Zaman Uzmana Başvurmalı

Belirtiler bir aydan uzun sürüyor, giderek yoğunlaşıyor ya da günlük yaşamınızı, işinizi ve ilişkilerinizi olumsuz etkiliyorsa bir uzman klinik psikologdan destek almanızı öneririm. Erken destek iyileşme sürecini belirgin biçimde kolaylaştırır. Bireysel terapi ve online terapi hizmetim hakkında bilgi alabilir, dilerseniz randevu oluşturabilirsiniz.

Travma ve İlişkili Konular

Travma tek bir biçimde yaşanmaz ve çoğu zaman farklı belirtilerle kendini gösterir. Aşağıda travma ve ilişkili konulara dair ayrıntılı rehberleri bulabilirsiniz.

Travmatik bir deneyimin etkilerini yaşıyorsanız bireysel terapi ile destek alabilir, hızlı randevu üzerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Travma kendi kendine geçer mi

Bazı travma tepkileri zamanla ve sosyal destekle hafifleyebilir. Ancak belirtiler bir aydan uzun sürüyor ve yaşamı etkiliyorsa profesyonel destek gerekir.

Travma ile TSSB aynı şey mi

Hayır. Travma bir yaşantıya verilen tepkidir. TSSB ise bu tepkilerin belirli bir süre ve şiddette devam etmesiyle tanımlanan bir bozukluktur.

Çocuklukta yaşanan travma yetişkinlikte etkisini gösterir mi

Evet. İşlenmemiş erken dönem travmaları yetişkinlikte ilişkileri ve duygu düzenlemeyi etkileyebilir ama uygun terapiyle ele alınabilir.

Travma tedavisi ne kadar sürer

Süre travmanın türüne, süresine ve kişinin durumuna göre değişir. Değerlendirmenin ardından kişiye özel bir plan oluşturulur.

Travmanın Bedendeki İzi

Travma yalnızca zihinde değil, bedende de iz bırakır. Yoğun stres anında beden alarma geçer ve bu alarm hâli, tehlike geçtikten sonra bile bir süre devam edebilir. Kişi bunu açıklayamadığı bir gerginlik, kolay irkilme, uyku sorunları ya da sürekli tetikte olma duygusu olarak yaşayabilir. Bedenin bu tepkilerini bir hastalık gibi değil, yaşanan zorluğa verilmiş anlaşılır bir yanıt olarak görmek iyileşmenin önemli bir parçasıdır. Terapide beden farkındalığını da sürece katmak, kişinin zamanla kendini yeniden güvende hissetmesine yardımcı olur.

Travmayı unutmak iyileşmek anlamına gelir mi

Hayır. İyileşme yaşananı unutmak değil, onu artık günlük yaşamı bozmayacak bir yere koyabilmektir. Amaç anıyı silmek değil, kişinin o anıyla kurduğu ilişkiyi dönüştürmektir.

Kaynaklar

  • Amerikan Psikiyatri Birliği (2022). Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı, DSM-5-TR.
  • van der Kolk, B. A. (2014). The Body Keeps the Score. Viking.
  • National Institute of Mental Health (NIMH). Post-Traumatic Stress Disorder (PTSD).

Bu içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşır ve profesyonel psikolojik destek yerine geçmez.

author-avatar

Klinik Psikolog Mehmet Cem Yiğit Hakkında

Lisans eğitimini 2016 yılında İzmir Yaşar Üniversitesi’nde tamamlayan Mehmet Cem Yiğit, yüksek lisans eğitimini 2016 – 2018 yılları arasında İstanbul Üsküdar Üniversitesi’nde tamamladı. Yüksek lisansını “Bireylerde Benlik Saygısı ve Cinsel Özyeterlilik İlişkisinde Bilişsel Çarpıtmaların Rolü” başlığıyla tamamlayan Mehmet Cem Yiğit, kurucusu olduğu MCS Psikoloji şirketinde danışanlarına hizmet vermektedir. Devamı için tıklayınız.