Klostrofobinin kelime anlamı, kapalı bir ortamda zorla kalmaktır. Kapalı alan korkusu olarak da bilinen klostrofobi rahatsızlığına sahip bir birey, anksiyete ve panik atak gibi hallerinin tetiklenmemesi adına çoğunlukla açık ve geniş alanlarda bulunmaktadır. Dolayısıyla metroya binmek yerine yürümeyi, asansörü kullanmak yerine merdivenleri kullanmayı tercih etmektedir. Bir tür anksiyete olduğu ifade edilen klostrofobi, çocukluk ya da ergenlik döneminde görülmeye başlamaktadır. O dönemlerde kaza sonucu ya da kasten kapalı bir ortamda kalan ve düzgün nefes alamama gibi durumlara maruz kalan kişi, genellikle yetişkinlik döneminde klostrofobi hastası olabilmektedir.

Kapalı alan korkusu olan bir kişinin anksiyete durumu en üst seviyeye ulaştığında, titreme, terleme, ürperme, üşüme, baş dönmesi, zaman zaman mide bulantıları, kalp atışlarının hızlanması, ağız kuruluğu, hızlı ya da normalin dışında soluk alıp verme, ateş basması, sıcaklık, boğulma hissi, uyuşukluk, karıncalanma hissi, göğüste darlık, ağrı ya da göğüs sıkışması, ölme ya da bayılma korkusu gibi durumlarla karşı karşıya kalabilmektedir. Bu gibi durumlara maruz kalan pek çok birey, “klostrofobi tedavi edilir mi?” sorusuna yanıt aramaktadır.

Klostrosfobi Tedavi Edilir mi?

Klostrofobi tedavisi mümkün olan psikolojik rahatsızlıklardan biridir. Aşırı korku ve panik hallerini içeren diğer pek çok fobide olduğu üzere klostrofobi tedavisinde de genellikle bilişsel davranışçı terapi yöntemi kullanılmaktadır. Alanında uzman olan psikolog ya da psikiyatristler tarafından yürütülen bu tedavi yöntemi sayesinde, bireyin oldukça hızlı bir şekilde sağlığına kavuşması sağlanabilmektedir.

Klostrofobi tedavisinde bilişsel davranışçı terapinin yanı sıra bazen bazı durumlarda ilaç tedavisine de başvurulabilmektedir.

Klostrofobi Nasıl Tedavi Edilir?

Klostrofobi, terapi ya da ilaç tedavisi gibi yöntemlerle tedavi edilmektedir. Terapi açısından psikolog ve psikiyatristlerin çoğunlukla tercih ettiği tedavi yöntemi ise bilişsel davranışçı terapidir. Sıklıkla tercih edilen bu yöntemin hedefi, bireyin zihnini yeniden eğiterek, korkuya neden olan alanların artık korkulacak yerler olmadığını içselleştirmektir. Bu eğitim hastanın dar ve korkacağı alanlarda bekletilmesi ile olabileceği gibi, anksiyetesinin üstesinden gelmek adına çalışmalar yaparak da olabilmektedir.

Klostrofobi tedavisinde ayrıca diğerlerini gözlemlemek, hipnoz, çözüm odaklı terapi, antidepresan ve sakinleştirici gibi ilaçlar kullanmak, rahatlama ve görselleştirme pratikleri, alternatif ya da destekleyici ilaçlar gibi tedavi yöntemleri de kullanılabilmektedir.

Bu rahatsızlığın tedavisi amacıyla gerçekleştirilen terapiler çoğunlukla haftada iki seans olarak planlanırken, yaklaşık olarak 10 hafta gibi bir süre içerisinde tamamlanabilmektedir. Üstelik doğru bir tedavi yöntemi ile klostrofobiyi tedavi edebilmek mümkündür.

Klostrofobi Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Bu gibi bir psikolojik rahatsızlığa sahip olan bireyler ya da yakınları, “Klostrofobi tedavi edilmezse ne olur?” sorusuna yanıt aramaktadır. Klostrofobi tedavi edilmezse, oldukça ciddi boyutlara ulaşabilmektedir. Üstelik klostrofobi, tedavi edilmediğinde kendi kendine geçebilecek bir rahatsızlık değildir. Dolayısıyla bu rahatsızlığın tedavisi büyük önem kazanırken, Uzman Psikologlar tarafından titizlikle yürütülmektedir. Ayrıca bireyin kendi hastalığını bilerek üstesinden gelebilmek adına çeşitli yöntemlere başvurması da faydalı olabilmektedir.