İçeriğe geç

Erkekler Neden Aldatır? Aldatmanın Psikolojisi

Aldatmada cinsiyet farkı gerçekten var mı? Erkeklerde öne çıkan nedenler, yaygın yanlış açıklamalar ve aldatma sonrası erkeklerde görülen tepkiler.

İçindekiler 9 bölüm

tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · tarafından gözden geçirildi

Bu soru genellikle bir açıklama arayışıyla soruluyor. Aldatılan taraf ne olduğunu anlamaya çalışıyor.

Cevaba geçmeden önce bir şeyi netleştirmek gerekiyor. Bu yazıda anlatılan nedenlerin hiçbiri davranışı meşrulaştırmıyor. Neden anlamak ile mazur görmek farklı şeyler.

Aldatmanın bütününü sadakatsizlik ve aldatma, sonrasındaki güven onarımını ise aldatılan biri tekrardan güvenebilir mi yazısında ele aldım.

Cinsiyet Farkı Gerçekten Var mı

Geçmiş araştırmalarda erkeklerde aldatma oranı kadınlara göre belirgin biçimde yüksekti.

Ancak son yıllardaki çalışmalar bu farkın daraldığını gösteriyor. Özellikle genç yaş gruplarında oranlar birbirine yaklaşıyor.

İki noktanın bilinmesi gerekiyor.

Bildirim farkı. Bu tür araştırmalar kendi beyanına dayanıyor. Toplumsal baskı nedeniyle kadınların bildirim oranının daha düşük olabileceği düşünülüyor.

Tanım farkı. Kadınlar duygusal yakınlığı daha sık aldatma olarak tanımlıyor, erkekler ise fiziksel ilişkiyi. Bu, ölçümü doğrudan etkiliyor.

Yani “erkekler daha çok aldatır” cümlesi eskisi kadar güçlü bir bulguya dayanmıyor.

Öne Çıkan Nedenler

Aşağıdakiler erkeklerde daha sık bildirilen nedenler. Bunlar eğilim, kural değil ve kadınlarda da görülüyor.

Fırsat. Erkeklerde en sık bildirilen etkenlerden biri. İş ortamı, seyahat ve sosyal çevre. Fırsatın bir neden olarak öne çıkması, davranışın çoğu zaman planlanmadan geliştiğini gösteriyor.

Onay ihtiyacı. İlgi görmenin ve arzulanmanın kendi değerini doğruladığı bir işleyiş. Bu, çoğu zaman düşük özdeğerle ilişkili ve dışarıdan bakıldığında tam tersi görünüyor.

Cinsel istek ve tekdüzelik. Uzun ilişkilerde cinsel yaşamdaki değişim. Bu başlığı uzun ilişkilerde cinsel isteksizlik sorunu yazısında ele aldım.

Duygusal alanı ifade edememe. Bu, kültürel bir bileşen. Duygusunu ifade etmeyi öğrenmemiş bir kişi, ilişkideki memnuniyetsizliği konuşmak yerine davranışa döküyor.

Yaşam dönemi sorgulamaları. Belirli yaş dönemlerinde ortaya çıkan değer ve kimlik sorgulaması.

Dürtüsellik. Sonucu tartmadan hareket etme eğilimi. Bazı tablolarda daha belirgin.

Bağlanma örüntüsü. Yakınlık arttıkça geri çekilme eğilimi. Bu tabloda aldatma, ilişkiden uzaklaşmanın bir aracı hâline gelebiliyor.

Çözülmemiş çatışma. Konuşulmayan ve birikmiş kırgınlıklar.

Öç alma. Daha az sıklıkta ancak görülen bir neden.

Yaygın Yanlış Açıklamalar

“Erkeklerin doğasında var.” Bu açıklamanın bilimsel dayanağı bulunmuyor. Ayrıca sorumluluğu ortadan kaldırdığı için hem aldatan hem aldatılan taraf açısından zararlı. Davranışı bir zorunluluk gibi sunuyor.

“Evde eksik bir şey vardır.” Araştırmalar bunu desteklemiyor. Aldatan kişilerin önemli bir bölümü ilişkisinden memnun olduğunu bildiriyor. Bu açıklama ayrıca aldatılan tarafa sorumluluk yüklüyor ve iyileşmeyi zorlaştırıyor.

“Bir kere aldatan hep aldatır.” Kesin bir kural değil. Tekrarı belirleyen şey geçmiş değil, altta yatan örüntünün çalışılıp çalışılmadığı.

“Cinsellikten ibarettir.” Duygusal aldatma da yaygın ve bazı tablolarda daha derin bir bağ içeriyor.

“Aldatan kişi ilişkiyi bitirmek istiyordur.” Bir grup için doğru ancak çoğunluk için değil. Birçok kişi ilişkisini sürdürmek isterken aldatıyor.

Belirtiler

Bu bölümde bir uyarı gerekiyor. Aşağıdaki maddeler kanıt değil ve aynı belirtiler iş stresi, çökkünlük ya da sağlık sorunuyla da ortaya çıkabiliyor.

Bu listeyi tanı aracı gibi kullanmak, ilişkide temelsiz bir güvensizlik üretiyor.

  • Telefon alışkanlıklarında değişim ve gizlilik artışı
  • Açıklanmayan zaman boşlukları
  • Duygusal mesafenin artması ya da tersine ani ilgi artışı
  • Görünüme yönelik ani yatırım
  • Sıradan sorulara orantısız savunma tepkisi
  • Konu açıldığında suçlamanın karşı tarafa yönelmesi
  • Cinsel yaşamda belirgin değişim
  • Ortak arkadaşların tavrında değişiklik

Bu belirtilerden birkaçı bir aradaysa yapılacak şey takip etmek değil konuşmak. Gizli takip ilişkiyi ayrıca zedeliyor ve kişinin kendi ruhsal durumunu bozuyor.

Açığa Çıktıktan Sonra Erkeklerde Görülen Tepkiler

Bu bölüm klinik gözlem düzeyinde ve genelleme içeriyor.

Küçültme eğilimi. “Bir şey değildi”, “önemli değildi” biçimindeki ifadeler. Bu, aldatılan taraf için ikinci bir yaralanma üretiyor, çünkü yaşadığı acının geçersiz sayıldığı anlamına geliyor.

Bilgiyi parça parça verme. İlk anda her şeyi söylememek. Sonradan çıkan her yeni ayrıntı, güveni yeniden dipten başlatıyor. Onarımı en çok zorlaştıran davranış bu.

Aceleci kapanma isteği. “Konuştuk, artık geçmişte kaldı” yaklaşımı. Aldatılan tarafın iyileşme temposu aldatan taraf tarafından belirlenemiyor.

Savunmaya geçme. Sorumluluğun ilişkiye ya da karşı tarafa dağıtılması.

Suçluluğun öfkeye dönüşmesi. Kendi suçluluğunu taşıyamayan kişi, bunu karşı tarafa yönelen bir sabırsızlığa çevirebiliyor.

Bu tepkilerin ortak yanı şu: hepsi kısa vadede aldatan tarafı rahatlatıyor ve uzun vadede onarımı imkânsızlaştırıyor.

Sorumluluk Neye Benziyor

Onarım sürecinde en belirleyici şey sorumluluğun nasıl alındığı.

Koşulsuz olması. “Ama sen de” ile devam eden her cümle sorumluluğu geçersiz kılıyor.

Tam bilgi. Sorular yanıtlandığında ve sonradan yeni bir şey çıkmadığında güven inşası başlayabiliyor.

Temasın tümüyle kesilmesi. Devam eden bir temasla onarım yürümüyor.

Şeffaflık. Belirli bir süre için hesap verebilirlik. Bu kalıcı bir denetim düzeni değil, geçici bir araç.

Sabır. İyileşmenin dalgalanmalı olduğunu ve aylar sürdüğünü kabul etmek.

Altta yatanın çalışılması. Bu, tekrar riskini belirleyen asıl madde.

Sözlü pişmanlık bu maddelerin hiçbirinin yerine geçmiyor.

Değişim Mümkün mü

Mümkün ancak koşullu.

Değişimi belirleyen şey söz vermek değil, davranışın hangi ihtiyaca hizmet ettiğinin anlaşılması.

Onay ihtiyacından kaynaklanan bir örüntü ile fırsat temelli bir olay, ya da yakınlıktan kaçınma örüntüsü aynı çalışmayı gerektirmiyor.

Bu örüntü çalışılmadığında, kişi gerçekten pişman olsa bile risk sürüyor. Çünkü ihtiyaç yerinde kalıyor.

Terapiye Yaklaşımım

Bu başlıkta doğa ya da cinsiyet üzerinden yapılan açıklamaları kabul etmiyorum, çünkü bu açıklamalar sorumluluğu ortadan kaldırıyor ve onarımın zeminini yok ediyor. Çalışmayı davranışın hangi ihtiyaca hizmet ettiği üzerine kuruyorum, çünkü tekrar riskini belirleyen şey orası. Aldatılan tarafta sorumluluğun kendisine yüklenmesini erken ele alıyorum. Kimseye ilişkisini sürdürmesini önermiyorum.

Ne Zaman Uzmana Başvurmalı

  • Aldatma açığa çıktı ve iletişim tümüyle çatışmaya dönüştüyse
  • Aynı konuşma haftalardır aynı noktada dönüyorsa
  • Kendinizi sürekli takip ve denetim davranışları içinde buluyorsanız
  • Uyku, iştah ve dikkat aylardır etkilenmiş durumdaysa
  • Sürdürme kararı verildi ancak güven hiç ilerlemiyorsa
  • Aldatma davranışı tekrarlıyorsa
  • Öfke kontrol edilemez düzeydeyse
  • Çökkünlük belirtileri iki haftayı aştıysa

Aldatma sonrası ilişkiyi sürdürmek de bitirmek de zor. İkisini de konuşabileceğiniz bir yer için çift terapisi sayfasına bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Erkekler kadınlardan daha çok mu aldatıyor?

Geçmiş araştırmalarda fark belirgindi ancak bu fark son yıllarda daralıyor, özellikle genç yaş gruplarında. Aradaki farkın bir bölümü de bildirim eğilimindeki farktan kaynaklanıyor.

Aldatma erkeklerin doğasında mı var?

Bu açıklamanın bilimsel dayanağı bulunmuyor. Doğa üzerinden yapılan açıklamalar davranışı bir zorunluluk gibi sunuyor ve sorumluluğu ortadan kaldırıyor.

Mutlu bir evlilikte aldatma olur mu?

Oluyor. Araştırmalar aldatan kişilerin önemli bir bölümünün ilişkisinden memnun olduğunu gösteriyor. Bu, aldatmanın her zaman ilişkideki bir eksiklikten kaynaklanmadığını ortaya koyuyor.

Erkeklerde aldatma nedenleri kadınlardan farklı mı?

Bazı eğilim farkları bildiriliyor. Erkeklerde fırsat, cinsel istek ve onay ihtiyacı daha sık öne çıkarken, kadınlarda duygusal uzaklaşma daha sık bildiriliyor. Bunlar eğilim, kural değil.

Aldattığını itiraf eden erkekte pişmanlık gerçek mi?

Pişmanlığın gerçek olup olmadığını söz değil davranış gösteriyor. Temasın kesilmesi, sorumluluğun koşulsuz alınması ve şeffaflık, sözlü pişmanlıktan daha güvenilir göstergeler.

Aldatan erkek değişebilir mi?

Değişebiliyor ancak koşullu. Değişimi belirleyen şey aldatmanın hangi ihtiyaca hizmet ettiğinin anlaşılması ve o örüntünün çalışılması. Yalnızca söz verme yeterli olmuyor.

Kaynaklar

  1. Amerikan Psikoloji Derneği APA, Relationships (yeni sekmede açılır)
  2. Amerikan Evlilik ve Aile Terapisi Derneği AAMFT, Infidelity (yeni sekmede açılır)
  3. Gottman JM, Çift ilişkilerinde güven ve ihanet
  4. Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Mental Health Information (yeni sekmede açılır)

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Bu konudaki tüm yazılar İlişki ve Çift 38 yazı

İlgili yazılar