İçindekiler 10 bölüm
tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · Klinik psikolog tarafından gözden geçirildi
Bu başlığa bir itirazla başlamak gerekiyor.
Mutluluk bir hedef olarak konduğunda işe yaramıyor. Sürekli mutlu bir çocuk ulaşılabilir bir hedef değil ve bu hedef ailelerde iki sonuç üretiyor: her olumsuz duyguyu bir başarısızlık olarak okumak ve çocuğu zorluktan tümüyle korumaya çalışmak.
İkisi de tersine çalışıyor.
Daha gerçekçi hedef şu: duygusunu taşıyabilen, kendine güvenen ve zorlukla karşılaştığında baş edebilen bir çocuk. Mutluluk bunun sonucu olarak geliyor.
1. Duyguya Alan Açın
Çocuğun üzülmesi, kızması ya da hayal kırıklığına uğraması bir sorun değil. Bunlar öğrenilmesi gereken deneyimler.
Duyguyu geçersiz kılmayın. “Ne var bunda”, “abartma”, “üzülecek bir şey yok” cümleleri duyguyu ortadan kaldırmıyor, yalnızca ifade edilmesini engelliyor.
Duyguyu adlandırın. “Hayal kırıklığına uğradın” cümlesi hem anlaşıldığını gösteriyor hem de çocuğa sözcük kazandırıyor. Duygusunu adlandırabilen çocuk onu davranışa dökmek zorunda kalmıyor.
Hemen düzeltmeye çalışmayın. Üzülen bir çocuğu hemen neşelendirmeye çalışmak, üzüntünün taşınamayacak bir şey olduğu mesajını taşıyor.
Kendi duygunuzu gösterin. Duygularını düzenleyebilen bir yetişkini izlemek, bu yaşta öğrenmenin ana yolu.
2. İlişkiyi Öne Alın
Alanyazındaki en tutarlı bulgu bu: en az bir güvenilir yetişkinle kurulan istikrarlı ilişki, diğer birçok etkenin önünde geliyor.
Bire bir zaman ayırın. Kısa ama düzenli olması, uzun ve seyrek olmasından daha etkili. Kesintisiz on beş dakika, aynı odada geçirilen saatlerden daha çok işe yarıyor.
Dikkatinizi bölmeyin. Telefona bakarken dinlemek çocuk tarafından fark ediliyor.
Onarım yapın. Bağırdığınızda, haksız olduğunuzda ya da tartıştığınızda sonrasında onarmak. Bu, hiç tartışmamaktan daha öğretici. Çocuk ilişkilerin bozulup düzelebileceğini öğreniyor.
Koşulsuz olduğunu gösterin. Kötü bir not ya da bir hata sonrasında evdeki ilişkinin değişmemesi, çocuğun değerinin performansına bağlı olmadığını gösteriyor.
3. Yeterlilik Deneyimi Biriktirin
Kendine güven anlatılarak değil, deneyimlenerek kuruluyor.
Yaşına uygun sorumluluk verin. Kendi başına tamamlanan her iş, “ben yapabilirim” bilgisini biriktiriyor.
Onun yerine yapmayın. Zorlandığında devralmak o anı rahatlatıyor ancak “sen yapamazsın” mesajını taşıyor.
Sonucun kusurlu kalmasına izin verin. Arkasından düzeltmek, yaptığı işin yeterli olmadığını söylüyor.
Süreci karşılayın. “Çok zekisin” yerine “bunu bırakmadın”. Sürece yönelik geri bildirim, zorlukla karşılaştığında sürdürme olasılığını artırıyor.
Bu başlığı çocuklarınıza sorumluluk kazandırmak için 7 öneri yazısında ayrıntılı ele aldım.
4. Sınır Koyun
Bu madde başlıkla çelişiyor görünüyor ancak çelişmiyor.
Kuralsız bir ortam özgürlük değil belirsizlik üretiyor. Sınırın nerede olduğunu bilmeyen çocuk sürekli test ediyor ve bu, evdeki gerginliği artırıyor.
Az sayıda ve net. Her şeyin kural olduğu bir evde hiçbir kural ciddiye alınmıyor.
Gerekçesiyle birlikte. Açıklanan kural içselleşiyor.
Tutarlı biçimde. Aynı davranışa her seferinde aynı tepki.
Ceza değil sonuç. Önceden bilinen ve davranışla ilişkili sonuçlar öğretici oluyor.
Bu başlığı çocuklara kural koyulmalı mı yazısında ayrıntılı anlattım.
5. Zorluktan Tümüyle Korumayın
Bu, iyi niyetle yapılan ve en çok geri tepen davranışlardan biri.
Ödevini yapmak, arkadaş sorununu çözmek, öğretmenle konuşmak, düşmesini engellemek. Hepsi çocuğu korumak için yapılıyor ve hepsi aynı şeyi engelliyor: baş etme deneyimi.
Dayanıklılık, zorluktan kaçınarak değil, destekle aşılan zorluklarla gelişiyor.
Buradaki denge önemli. Taşınamayacak bir yükün altında bırakmak da işe yaramıyor. İşleyen biçim, zorluğun çocuğun taşıyabileceği ölçüde olması ve yanında birinin bulunması.
6. Uykuyu ve Hareketi Ciddiye Alın
Bu madde en az ilgi çeken ancak en ölçülebilir etkiye sahip olanı.
Uyku. Yetersiz uyku duygu düzenlemeyi doğrudan etkiliyor. Çocuklarda uyku yoksunluğu yorgunluk yerine öfke ve hareketlilik olarak görünüyor. Evdeki gerginliğin bir bölümünün altında yalnızca uyku yetersizliği bulunabiliyor.
Fiziksel etkinlik. Düzenli hareket, kaygı ve duygudurum üzerinde destekleyici etkisi gösterilmiş bir etken.
Ekran düzeni. Ekranın kendisinden çok, uykuyu bozması ve diğer etkinliklerin yerini alması sorun üretiyor. Yatak odasında ekran bulundurmamak en etkili tek düzenlemelerden biri.
Serbest oyun. Programlanmamış, yetişkin yönlendirmesi olmayan oyun zamanı. Bu, giderek azalan ve gelişim açısından önemli bir alan.
7. Ait Olabileceği Bir Yer Kurun
Aidiyet duygusu, ruhsal iyilik hâlinin temel bileşenlerinden biri.
Arkadaşlık için ortam kurun. En az bir karşılıklı arkadaşlık, koruyucu etkisi en iyi gösterilen etkenlerden biri. Bu konuyu çocukların arkadaş edinmesi neden önemli yazısında ele aldım.
Bir etkinliğe dahil olmasını sağlayın. Spor, müzik ya da başka bir grup etkinliği.
Aile içinde de bir yeri olsun. Aile kararlarına dahil edilmek ve düzenli aile alışkanlıklarının parçası olmak.
Kıyaslamayın. Kıyaslama aidiyeti bozan en yaygın davranış.
8. Kendi Durumunuza Bakın
Bu madde listenin sonunda ancak diğerlerinin hepsini etkiliyor.
Tükenmiş, kaygılı ya da çökkün bir ebeveynin çocukla kurabildiği etkileşim azalıyor. Bu bir suçlama değil, bir gerçek.
Kendi desteğinizi alın. Bu, çocuğa yapılan dolaylı değil doğrudan bir katkı.
Kendi yaşam alanınızı koruyun. Yaşamı tümüyle çocuğunun etrafında kurulmuş bir ebeveyn, hem kendi tükenişini hızlandırıyor hem de çocuğa taşıyamayacağı bir sorumluluk yüklüyor.
Eşinizle ilişkinizi ihmal etmeyin. Eşler arası ilişkinin niteliği evin iklimini doğrudan belirliyor.
Kusursuz olmaya çalışmayın. Belirleyici olan hatasızlık değil, tutarlılık ve kopuşların onarılabiliyor olması.
Terapiye Yaklaşımım
Bu başlıkta gelen ailelerde ilk yaptığım şey hedefi değiştirmek, çünkü “çocuğum mutlu olsun” hedefi her olumsuz duyguyu bir başarısızlık gibi okutuyor. Bunun yerine duygunun taşınabilir olmasını hedefliyoruz. Ebeveynin kendi tükenmişliğini ayrı bir başlık olarak ele alıyorum. Aileden çocuğu zorluktan korumasını istemiyorum, dayanıklılık ancak aşılan zorluklarla gelişiyor.
Ne Zaman Uzmana Başvurmalı
- Çocukta uyku, iştah ya da davranışta süregiden değişiklik varsa
- Sevdiği etkinliklerden keyif almıyorsa
- Arkadaş ilişkilerinden geri çekiliyorsa
- Kendisi hakkında sürekli olumsuz cümleler kuruyorsa
- Kaygı ya da öfke günlük yaşamı kısıtlıyorsa
- Okul başarısında açıklanamayan düşüş varsa
- Kendinizi ebeveyn olarak tükenmiş hissediyorsanız
Ebeveynlik konusunda kendinizi yetersiz hissetmek yaygın. Bu duyguyla çalışmak için iletişim sayfasından yazabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Çocuğumu her zaman mutlu etmeye çalışmalı mıyım?
Sürekli mutlu bir çocuk hedefi hem ulaşılamaz hem de yararlı değil. Olumsuz duyguyu deneyimlemek ve onunla baş etmeyi öğrenmek gelişimin bir parçası.
Çocuğu zorluktan korumak doğru mu?
Tümüyle korumak dayanıklılığı engelliyor. İşleyen denge, taşınabilir zorluklarla karşılaşmasına izin verip yanında durmak.
Sürekli 'aferin' demek zararlı mı?
Abartılı ve içeriksiz övgü, çocuğun kendi değerlendirmesiyle çeliştiği için geri bildirime güvenini azaltıyor. Somut ve sürece yönelik geri bildirim daha etkili.
Mutlu çocuk için kurallar gevşetilmeli mi?
Tersine. Kuralsız bir ortam özgürlük değil belirsizlik üretiyor ve belirsizlik çocuklarda kaygı yaratıyor. Öngörülebilir sınırlar güvence sağlıyor.
Ebeveynin kendi mutluluğu çocuğu etkiler mi?
Doğrudan etkiliyor. Tükenmiş ya da ruhsal olarak zorlanan bir ebeveynin çocukla kurabildiği etkileşim azalıyor. Ebeveynin kendi desteğini alması çocuğa doğrudan bir katkı.
En belirleyici tek etken nedir?
Alanyazındaki en tutarlı bulgu, en az bir güvenilir yetişkinle kurulan istikrarlı ilişkinin koruyucu gücü. Bu, diğer birçok etkenin önünde geliyor.
Kaynaklar
- Amerikan Pediatri Akademisi, Building Resilience in Children (yeni sekmede açılır)
- Amerikan Psikoloji Derneği APA, Parenting and Family Relationships (yeni sekmede açılır)
- Dünya Sağlık Örgütü WHO, Early Childhood Development (yeni sekmede açılır)
- Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Child and Adolescent Mental Health (yeni sekmede açılır)
Bu konuda destek almak ister misiniz?