İçindekiler 9 bölüm
İlk kez psikolog arayan birinin karşısına onlarca isim çıkıyor ve hepsi birbirine benziyor. Bu sayfa, o listeyi daraltırken neye bakmanız gerektiğini anlatıyor. Kendi danışanlarımın ilk görüşmede en sık sorduğu şeyleri de buraya topladım.
Önce Unvana Bakın
Ruh sağlığı alanında kullanılan unvanlar birbirinin eşanlamlısı değil. “Psikolog”, “klinik psikolog”, “psikiyatrist” ve “psikolojik danışman” farklı eğitimlere ve farklı yetkilere karşılık geliyor. Bazı başlıklar ise (yaşam koçu, terapi eğitmeni gibi) kanunda tanımlı bir sağlık mesleğine hiç karşılık gelmiyor.
Psikoterapi arıyorsanız aradığınız kişinin klinik psikoloji alanında lisansüstü eğitimi olması gerekiyor. Unvanların yasal karşılığını klinik psikolog kimdir sayfasında ayrıntılı yazdım.
Eğitimi Doğrulanabilir mi?
İyi bir işaret: uzmanın hangi üniversitede, hangi programda, hangi yıl okuduğunu sitesinde açıkça yazması.
Yüksek lisans yapılmışsa tezi YÖK Ulusal Tez Merkezi’nde aranabilir ve bulunur. Bu, doğrulaması birkaç dakika süren bir bilgi. Bir uzman eğitim geçmişini paylaşmaktan kaçınıyorsa, bunu bir bilgi eksikliği değil, bir cevap olarak okuyun.
Terapi Ekolü Sizin Sorununuza Uyuyor mu?
Terapinin tek bir yöntemi yok. Bilişsel Davranışçı Terapi, şema terapi, psikodinamik yaklaşım, kabul ve kararlılık terapisi gibi ekoller farklı sorunlarda farklı biçimde işliyor.
Bu, “en iyi ekol hangisi” sorusu değil. Şunu sormak daha işe yarar: benim getirdiğim sorunla bu yöntem nasıl çalışıyor? İyi bir uzman bu soruya somut ve anlaşılır bir cevap verebilir. Cevap muğlaksa ya da “her şeye iyi gelir” diyorsa, o muğlaklık seansta da devam eder.
İlk Görüşmeyi Bir Karar Anı Olarak Görün
İlk görüşme sadece uzmanın sizi değerlendirdiği yer değil, sizin de onu değerlendirdiğiniz yer. Şunlara dikkat edin:
- Sözünüz kesilmeden dinlendiniz mi?
- Sorularınıza anlaşılır cevap aldınız mı, yoksa terimlerin arkasına mı saklanıldı?
- Süreç hakkında gerçekçi bir çerçeve çizildi mi, yoksa hızlı sonuç mu vaat edildi?
- Kendinizi yargılanmış hissettiniz mi?
Terapinin işe yaramasında kurulan ilişkinin payı büyük. İlk görüşmede hissettiğiniz rahatsızlık, çoğu zaman göz ardı edilmemesi gereken bir veri.
Çerçeve Baştan Net Olsun
Bunların ilk görüşmeden önce ya da ilk görüşmede netleşmesi gerekir:
- Ücret ve ödeme biçimi
- Seans süresi ve görüşme sıklığı
- İptal kuralı: kaç saat önceden haber verilmeli
- Gizlilik ve yasada tanımlı istisnaları
- Görüşme biçimi: yüz yüze mi, online mı, ikisi arasında geçiş mümkün mü
Bu başlıklarda net konuşulmaması, ileride yaşanacak pürüzlerin çoğunun kaynağı.
Uyarı İşaretleri
Aşağıdakiler tek başına kesin yargı sebebi değil, ama üst üste geldiğinde durup düşünmeyi hak eder:
- Belirli sayıda seansta kesin iyileşme vaadi
- Tanı ya da ilaç konusunda hekim yetkisine giren yorumlar
- Eğitim bilgisini paylaşmaktan kaçınma
- Ücret konusunda net cevap verilmemesi
- Danışan deneyimlerinin reklam malzemesi gibi kullanılması (Türkiye’de sağlık meslek mensuplarının tanıtımını düzenleyen mevzuat buna zaten izin vermiyor)
- Seans dışında sürekli erişim, sosyal medyadan yakınlık kurma
- Sizin getirdiğiniz sorun yerine uzmanın ilgi alanının merkeze alınması
Kendi Tarafınızdan Hazırlık
Seçim sürecini kolaylaştıran iki şey var. Birincisi, ne için geldiğinizi bir cümleyle yazmaya çalışmak. Tanı adı koymanız gerekmiyor; “sürekli tetikteyim” ya da “aynı evdeyiz ama konuşamıyoruz” gibi bir cümle yeterli. İkincisi, mevcut hâlinizi kabaca ölçmek. Sitedeki tarama testleri ücretsiz, kayıt istemiyor ve tanı koymuyor; yalnızca konuşmaya nereden başlayacağınızı netleştiriyor.
Yanlış Eşleşme Olursa
Olur. Ve bu kimsenin başarısızlığı değil.
İki-üç görüşmeden sonra hâlâ anlaşılmadığınızı hissediyorsanız bunu söylemeyi deneyin; söylenebilen bir rahatsızlık çoğu zaman sürecin en verimli konuşmasına dönüşüyor. Söylemenize rağmen bir şey değişmiyorsa değiştirmek meşru bir karar. Yanlış eşleşmede ısrar etmek, en çok zamanı ve terapiye olan inancı yıpratıyor.
Terapi sürecinden en çok yararı sağlayanların ne yaptığını psikolojik destek almak isteyenlere tavsiyeler yazısında topladım.
Görüşmek İsterseniz
Etiler’deki ofisimde yüz yüze ya da görüntülü olarak online görüşüyorum. Nasıl çalıştığımı ve hangi konularda destek verdiğimi uzmanlıklarım sayfasında bulabilirsiniz. İlk görüşme için randevu sayfasından ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Psikolog seçerken en önemli kriter nedir?
Üçü birlikte: klinik psikoloji alanında lisansüstü eğitim, sizin sorununuza uygun bir terapi ekolü ve ilk görüşmede kurulabilen güven. Üçüncüsü ölçülmesi en zor olanı ama etkisi en az diğerleri kadar büyük.
Bir psikoloğun eğitimini nasıl doğrularım?
Lisans ve yüksek lisans programını sorabilirsiniz. Yüksek lisans tezleri YÖK Ulusal Tez Merkezi'nde herkese açıktır. Meslek örgütü üyeliği de teyit edilebilir bir bilgidir.
İlk görüşmeden sonra devam etmek zorunda mıyım?
Hayır. İlk görüşme sizin için de bir değerlendirmedir. Kendinizi rahat hissetmediyseniz devam etmemek tamamen meşrudur ve bunu söylemeniz gerekmez bile.
Terapist değiştirmek başarısızlık mı?
Değil. Uyum her eşleşmede kurulmaz. Yanlış eşleşmede kalmak, değiştirmekten daha çok zaman kaybettirir.
Ücretini söylemeyen bir yerden randevu almalı mıyım?
Ücret bilgisi sitede yazmayabilir, bu olağandır. Ancak sorduğunuzda net bir cevap alamıyorsanız bu bir uyarı işaretidir. İlk görüşmeden önce ücretin netleşmiş olması gerekir.
Online terapi yüz yüze kadar etkili mi?
Araştırmalar çoğu durumda iki yöntemin etkinliğinin benzer olduğunu gösteriyor. Seçim genellikle pratik koşullara ve kişinin rahat ettiği biçime göre yapılıyor.
Bu konuda destek almak ister misiniz?