İçeriğe geç

Çocuk için Boşanma Kararı Ertelenmeli Mi?

Çocuk için evliliği sürdürmek gerçekten koruyucu mu? Araştırmaların gösterdiği ve ertelemenin işe yaradığı ve yaramadığı durumlar.

İçindekiler 9 bölüm

tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · tarafından gözden geçirildi

Bu soru bana çoğu zaman kararı çoktan vermiş ama uygulamaya geçemeyen kişilerden geliyor. Cümle genellikle şöyle kuruluyor: “Ben bitirmek istiyorum ama çocuğa kıyamıyorum.”

Bu cümlenin altında iyi niyetli bir varsayım var. Birlikte kalmak çocuğu koruyor, ayrılmak zarar veriyor. Araştırma bulguları bu varsayımı olduğu gibi desteklemiyor.

Bu yazı kararın kendisine odaklanıyor. Çocukların boşanma sürecinde neler yaşadığını boşanan çiftlerde çocuklar nasıl etkileniyor, haberi verme konuşmasını ise çocuğa boşanma haberi nasıl verilir yazısında ayrı ayrı ele aldım.

Asıl Belirleyici Boşanma Değil

Alanyazındaki en tutarlı bulgu şu: çocuk üzerindeki olumsuz etkiyi en güçlü yordayan değişken boşanmanın kendisi değil, çocuğun maruz kaldığı çatışmanın düzeyi ve biçimi.

Bunun pratik anlamı önemli. Sürekli çatışmalı bir evde birlikte kalmak, çocuğu korumuyor. Aksine çocuğu her gün süren bir gerilimin içinde tutuyor.

Buna karşılık düşük çatışmalı bir evde birlikte kalmak çocuğa istikrar sağlayabiliyor. Yani “birlikte kalmak iyidir” ya da “ayrılmak kötüdür” biçiminde tek bir cevap yok. Sorunun cevabı evin içindeki iklimde.

Çocuğu yıpratan çatışmanın belirli özellikleri var. Tekrarlayan olması, çözülmeden bitmesi, çocuğun önünde yaşanması ve çocuğun kendisiyle ilgili olması. Kapalı kapı ardında yaşanan ve ertesi gün çözülen bir anlaşmazlık ile her akşam tekrarlanan ve çocuğun kulağına ulaşan bir gerilim aynı şey değil.

Erteleme Ne Zaman İşe Yarıyor

Erteleme kendi başına yanlış bir karar değil. Belirli koşullarda işlevsel olabiliyor.

Çatışma yönetilebilir düzeydeyse. Eşler birbirine saygıyı koruyabiliyor ve anlaşmazlıklar çocuğun görüş alanı dışında kalabiliyorsa, kısa süreli bir erteleme somut bir kazanç sağlayabiliyor.

Somut bir hazırlık gerekiyorsa. Barınma, ekonomik düzen, velayet planı ya da okul dönemi gibi başlıklarda hazırlık yapılması gereken durumlar var. Bu durumda erteleme bir kaçınma değil, planlama.

Süre belirliyse. İşe yarayan erteleme süreli olan. Belirli bir tarihe ya da belirli bir koşula bağlanmış erteleme, süresiz bekleyişten tamamen farklı çalışıyor.

İlişki gerçekten çalışılıyorsa. Erteleme dönemi ilişkinin onarılıp onarılamayacağını sınamak için kullanılıyorsa anlamlı. Bu durumda çift terapisi süreci netleştiriyor.

Erteleme Ne Zaman İşe Yaramıyor

Şiddet varsa. Fiziksel şiddet, tehdit, korkutma ya da sürekli bir korku ortamı varsa erteleme koruyucu değil. Bu tabloda öncelik güvenlik ve gecikmenin kendisi bir risk.

Çatışma çocuğa ulaşıyorsa. Çocuk tartışmalara tanık oluyor, taraf tutmaya çağrılıyor ya da eşler arasında mesaj taşıyıcısına dönüşmüşse birlikte kalmak koruma sağlamıyor.

Süre belirsizse. “Biraz daha büyüsün”, “okulu bitirsin”, “ergenliği geçsin” biçimindeki hedefler yerini sürekli bir sonrakine bırakıyor. Bu tür erteleme çoğu zaman yıllarla ölçülüyor.

Bir ebeveynde ağır bir tablo varsa. Erteleme süresince çökkünlük, kaygı ya da tükenmişlik derinleşiyorsa çocuk zaten o tablodan etkileniyor. Ulaşılabilir olmayan bir ebeveyn, ayrı yaşayan bir ebeveynden daha zorlayıcı olabiliyor.

Karar çoktan verilmişse. Kararını vermiş ve yalnızca uygulamayı geciktiren bir ilişkide evdeki gerginlik genellikle artıyor. Çocuklar bu gerginliği isimlendiremeseler bile fark ediyor.

“Çocuk Anlamıyor” Yanılgısı

Bu, en sık karşılaştığım varsayımlardan biri. Ebeveynler tartışmayı kapıyı kapatarak, sesi alçaltarak ya da çocuk uyuduktan sonra yaparak koruma sağladıklarını düşünüyor.

Çocuklar sözcükleri duymasalar bile iklimi okuyor. Ses tonundaki değişimi, uzun sessizlikleri, ortak alandan çekilmeyi ve ebeveynler arasındaki mesafeyi fark ediyor.

Sorun bunu fark etmeleri değil. Sorun, ne olduğunu bilmedikleri için boşluğu kendi açıklamalarıyla doldurmaları. Bu açıklamalar çoğu zaman çocuğu merkeze koyuyor: benim yüzümden, ben uslu olmadığım için.

Yani açıklanmamış bir gerginlik, açıklanmış bir gerçekten daha ağır olabiliyor.

Yaşa Göre Beklemek İşe Yarıyor Mu

“Şu yaşa gelsin, daha kolay atlatır” beklentisi yaygın ama karşılığı zayıf.

Küçük çocuklar durumu tam kavrayamıyor ancak günlük düzendeki değişime karşı daha duyarlı. Okul çağındaki çocuklar açıklamayı anlıyor ama sadakat çatışmasını en yoğun bu dönemde yaşıyor. Ergenler daha bağımsız görünse de aile düzenine yönelik güvenleri sarsıldığında tepkileri daha sert olabiliyor ve bu dönemde öfke belirgin biçimde öne çıkıyor.

Her yaşın kendine özgü bir zorluğu var. Bekleyerek atlanabilecek bir yaş aralığı yok. Bu yüzden yaşa dayalı erteleme kararları pratikte süresiz ertelemeye dönüşüyor.

Karar İçin Bir Çerçeve

Karar tek bir soruya indirgenemiyor ancak şu başlıklar tabloyu netleştiriyor.

Evdeki çatışma ne sıklıkta ve ne biçimde yaşanıyor. Haftada kaç kez, çocuk ne kadarına tanık oluyor, tartışmalar çözülüyor mu.

Çocuk şu anda nasıl. Uyku, iştah, okul başarısı, arkadaş ilişkileri ve duygudurum. Belirtiler boşanmadan önce başlamışsa kaynağı ayrılık değil.

Erteleme neyi değiştirecek. Somut bir cevabı var mı, yoksa yalnızca zaman mı kazandırıyor.

Süre belirli mi. Bir tarih ya da bir koşul var mı.

İlişki çalışılıyor mu. Onarım için gerçek bir girişim var mı, yoksa yalnızca bir arada duruluyor mu.

Güvenlik sorunu var mı. Varsa diğer başlıklar geçerliliğini yitiriyor.

Ayrılma Kararı Verildiyse

Kararın kendisi kadar nasıl uygulandığı da belirleyici.

Çocuğun iyi bir uyum göstermesini yordayan etkenler alanyazında oldukça tutarlı: ayrılık sonrasında ebeveynler arası çatışmanın azalması, her iki ebeveynle sürdürülen düzenli ilişki, günlük yaşamdaki istikrar ve en az bir ebeveynin ruhsal olarak ulaşılabilir olması.

Bu dördü sağlandığında ayrılık, çocuk için bir kriz olmaktan çıkıp bir geçiş dönemine dönüşüyor.

Sağlanmadığında ise sorun boşanmadan değil, boşanmanın yürütülme biçiminden kaynaklanıyor.

Terapiye Yaklaşımım

Bu başlıkta kimseye ayrıl ya da kal demiyorum. Kararın sahibi kişinin kendisi. Benim önceliğim kararı besleyen varsayımları görünür kılmak, çünkü “çocuk için katlanıyorum” cümlesinin altında çoğu zaman suçluluk ve başarısızlık duygusu bulunuyor. Erteleme seçildiğinde bunu süresiz bir bekleyiş değil, süreli ve içeriği belli bir plan hâline getirmeyi hedefliyorum.

Ne Zaman Uzmana Başvurmalı

  • Karar aylardır aynı noktada dönüyor ve ilerlemiyorsa
  • Çocukta uyku, iştah, okul başarısı ya da davranış değişikliği görülüyorsa
  • Tartışmalar çocuğun önünde yaşanıyor ya da çocuk taraf tutmaya çağrılıyorsa
  • Evdeki gerginlik sizde çökkünlük ya da kaygı tablosu üretiyorsa
  • Ayrılık kararı verildi ancak nasıl yürütüleceği konusunda anlaşılamıyorsa
  • Evde şiddet, tehdit ya da korku varsa

Bu kararı ikinizin birlikte konuşabileceği bir zemin için aile terapisi sayfasına bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuk için evliliği sürdürmek doğru mu?

Tek başına doğru ya da yanlış değil. Belirleyici olan evin içindeki çatışma düzeyi. Düşük çatışmalı bir evde birlikte kalmak çocuğa istikrar sağlayabiliyor. Sürekli çatışmalı bir evde birlikte kalmak ise çocuğu boşanmadan daha fazla yıpratıyor.

Çocuklar boşanmadan mı yoksa kavgadan mı daha çok etkileniyor?

Araştırmalar tekrarlayan, çözülmeyen ve çocuğun tanık olduğu çatışmanın en güçlü olumsuz yordayıcı olduğunu gösteriyor. Boşanmanın kendisi değil, boşanmadan önceki ve sonraki çatışma düzeyi belirleyici.

Evde şiddet varsa da ertelemeli miyim?

Hayır. Fiziksel şiddet, tehdit ya da korku ortamının bulunduğu bir evde erteleme koruyucu değil. Bu tabloda öncelik güvenlik ve gecikme riski artırıyor.

Çocuğun yaşına göre bekleme yapılabilir mi?

Her yaşın kendine özgü zorluğu var ve hiçbiri diğerinden belirgin biçimde kolay değil. Bu yüzden 'şu yaşa gelsin' beklentisi çoğu zaman ertelemeyi süresiz hâle getiriyor.

Erteleme kararı verirsek neyi düzeltmeliyiz?

Erteleme tek başına bir plan değil. İşe yarayan biçimi süreli olması ve bu süre içinde çatışmanın çocuğa görünmez hâle getirilmesi, ayrıca ilişkinin gerçekten çalışılması.

Çocuk zaten gergin, boşanınca daha mı kötü olur?

Belirtiler çoğu zaman boşanmadan önce başlıyor ve gerginliğin kaynağı ayrılık değil, evdeki iklim oluyor. Bu tabloda ayrılık sonrası birçok çocukta belirtiler azalıyor.

Kaynaklar

  1. Amato PR, Boşanmanın çocuklar üzerindeki etkileri, The Future of Children (yeni sekmede açılır)
  2. Amerikan Psikoloji Derneği APA, Healthy Divorce: How to Make Your Split as Smooth as Possible (yeni sekmede açılır)
  3. Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Child and Adolescent Mental Health (yeni sekmede açılır)
  4. Türkiye İstatistik Kurumu, Evlenme ve Boşanma İstatistikleri (yeni sekmede açılır)

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Bu konudaki tüm yazılar Çocuk ve Ergen 67 yazı

İlgili yazılar