İçindekiler 14 bölüm
tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · Klinik psikolog tarafından gözden geçirildi
Bu iki tablo sık karıştırılıyor ve karıştırılmasının pratik bir sonucu var: bulimia, “daha hafif” sanıldığı için başvuru geciktiriliyor.
Bu yazı farkları ve ortak noktaları anlatıyor.
Not: Bu yazıda kilo, kalori, sıklık ya da davranış ayrıntısı verilmiyor. Bu tür bilgiler yeme bozukluğu tablolarında karşılaştırma ve yönerge üretiyor.
Temel Ayrım
Anoreksiya nervoza. Temel örüntü sürekli kısıtlama. Bedenin ihtiyacının belirgin biçimde altında kalan bir alım ve buna eşlik eden yoğun kilo alma korkusu.
Bulimia nervoza. Temel örüntü bir döngü. Kontrol kaybı hissiyle yaşanan tıkanırcasına yeme dönemleri ve ardından gelen telafi davranışları. Bu döngü tekrar ediyor.
En kısa ayrım şu: anoreksiyada süreklilik gösteren bir kısıtlama, bulimiada ise iki uç arasında gidip gelen bir salınım var.
Beden Algısı
Anoreksiya. Beden algısında belirgin bozulma. Kişi kendi bedenini olduğundan farklı algılıyor. Ayrıca tablonun ciddiyeti çoğu zaman kişi tarafından kabul edilmiyor.
Bulimia. Beden ve kilo üzerine yoğun kaygı var ancak algı bozulması genellikle daha az belirgin. Kişi çoğu zaman durumunun sorunlu olduğunun farkında.
Bu fark tedaviye başvuruyu etkiliyor. Bulimiada kişinin kendisi başvuruyor. Anoreksiyada başvuru çoğu zaman yakınlar aracılığıyla oluyor.
Görünürlük
Anoreksiya. Bedensel değişiklikler zamanla dışarıdan fark edilebilir hâle geliyor. Ancak her tabloda değil.
Bulimia. Tablo dışarıdan genellikle görünmüyor. Bu, bulimianın en zorlu tarafı: kişi yıllarca kimseye söylemeden sürdürebiliyor.
Buradan çıkan sonuç önemli: görünmemek hafif olmak anlamına gelmiyor.
Denetim Duygusu
Bu, iki tablo arasındaki en anlamlı psikolojik fark.
Anoreksiya. Kısıtlama, kişiye bir denetim duygusu veriyor. Bu duygu tabloyu sürdüren asıl etkenlerden biri.
Bulimia. Tıkanırcasına yeme dönemleri kontrol kaybı duygusuyla yaşanıyor. Ardından gelen telafi davranışları ise kontrolü geri alma girişimi.
Bu nedenle bulimiada utanç ve suçluluk daha baskın. Anoreksiyada ise başarı ve denetim duygusu tabloya eşlik edebiliyor.
Duygusal Örüntü
Anoreksiya. Duygusal daralma. Duyguların hem yaşanması hem ifadesi zorlaşıyor. Katı kural düşüncesi baskın.
Bulimia. Duygusal dalgalanma daha belirgin. Tıkanırcasına yeme dönemleri sıklıkla zorlayıcı bir duyguyla tetikleniyor ve geçici bir rahatlama sağlıyor. Rahatlamanın ardından utanç geliyor ve döngü yeniden başlıyor.
Bu ayrım terapide çalışılan yeri belirliyor. Bulimiada duygu düzenleme öne çıkıyor, anoreksiyada denetim ihtiyacı ve katılık.
Bedensel Riskler
İkisinin de riskleri ciddi, ancak riskler farklı yollardan geliyor.
Anoreksiya. Kalp kasında incelme, ritim bozuklukları, kemik yoğunluğu kaybı, hormonal düzenin bozulması ve bilişsel etkiler. Ayrıntısını anoreksiyanın yol açtığı sorunlar yazısında ele aldım.
Bulimia. Elektrolit dengesizliği, kalp ritmi bozuklukları, diş minesinde aşınma, yemek borusu ve mide sorunları, tükürük bezlerinde şişlik ve sindirim sistemi sorunları.
Bulimiada elektrolit bozukluğu ayrıca vurgulanmalı. Bu bozukluk belirti vermeden ilerleyebiliyor ve kalp ritmini doğrudan etkiliyor.
Yani “bulimia daha hafif” cümlesi doğru değil.
Tanı Zamanlaması
Anoreksiya. Bedensel değişiklikler fark edildiğinde çevre devreye giriyor. Ancak kişi tabloyu kabul etmediği için başvuru yine de gecikebiliyor.
Bulimia. Gizleme çok daha güçlü. Kişi durumunun farkında ancak utanç nedeniyle anlatmıyor. Tanı yıllar sonra konabiliyor.
Kimlerde Görülüyor
Her iki tablo da her yaşta, her cinsiyette ve her beden yapısında görülüyor.
“Sadece genç kadınlarda görülür” inanışı yanlış ve zararlı. Bu inanış, tanımın dışında kalan kişilerin hem kendilerini tanımasını hem tanı almasını geciktiriyor.
Ortak Noktalar
Farklar önemli ancak ortak noktalar daha belirleyici.
- Beden ve kilo üzerine kurulan yoğun kaygı
- Öz değerin büyük ölçüde beden üzerinden tanımlanması
- Mükemmeliyetçilik ve katı kurallar
- Gizleme ve utanç
- Yalıtım
- Eşlik eden kaygı ve çökkünlük
- Genetik ve ailesel yatkınlık
- Kısıtlayıcı diyetin tetikleyici rolü
- Kendine yönelik cezalandırıcı bir iç ses
Bu ortaklıklar, tedavinin de birçok noktada benzer yürüdüğünü açıklıyor.
Tablolar Birbirine Dönüşebiliyor
Bu, sık gözden kaçan bir gerçek.
Anoreksiya tanısı almış kişilerde zamanla bulimia örüntüsü ortaya çıkabiliyor. Tersi de mümkün.
Bunun mekanizması anlaşılır: uzun süreli kısıtlama, kontrol kaybı dönemlerini olasılaştırıyor.
Bu nedenle tedavide izlem sürekli ve tanı etiketi tek başına yol göstermiyor.
Diğer Yeme Bozuklukları
İki tablo dışında da yeme bozukluğu tanıları bulunuyor.
Tıkanırcasına yeme bozukluğu. Tıkanırcasına yeme dönemleri var ancak telafi davranışları yok. Aslında en sık görülen yeme bozukluğu ancak en az konuşulanı.
Kaçıngan ve kısıtlı yeme bozukluğu. Beden algısıyla ilgili kaygı olmadan gelişen kısıtlama. Daha çok çocuklarda.
Tanımlanmış diğer tablolar. Belirtiler var ancak tam tanı ölçütlerini karşılamıyor. Bu, hafif olduğu anlamına gelmiyor.
Bu son madde önemli: tanı ölçütlerini tam karşılamamak, destek almaya gerek olmadığı anlamına gelmiyor.
Tedavideki Farklar
Ortak olan. Tıbbi izlem, beslenme desteği, psikoterapi, eşlik eden tabloların değerlendirilmesi ve uygun olduğunda aile katılımı.
Anoreksiyada öne çıkan. Bedensel durumun düzeltilmesi ilk sırada. Tedavinin kabulü üzerine çalışmak ayrıca zaman alıyor.
Bulimiada öne çıkan. Döngünün kırılması, duygu düzenleme becerileri ve utançla çalışmak. Ayrıca düzenli beslenmenin kurulması, döngüyü besleyen kısıtlamayı ortadan kaldırdığı için belirleyici.
Her iki tabloda da geri dönüşler olağan ve başarısızlık anlamına gelmiyor.
Terapiye Yaklaşımım
İki tabloda da tanı etiketiyle değil, kişinin taşıdığı örüntüyle çalışıyorum, çünkü bu tablolar birbirine dönüşebiliyor ve etiket tek başına yol göstermiyor. Ortak zeminde çalıştığım yer şu: öz değerin beden üzerinden tanımlanması ve kendine yönelttiği katı kurallar. Bulimiada ayrıca utanç ve duygu düzenleme, anoreksiyada denetim ihtiyacı öne çıkıyor. Beslenme planı benim alanım değil, bu ayak diyetisyen ve hekimle birlikte yürüyor. Kimseye görünüşü hakkında yorum yapmıyorum.
Ne Zaman Uzmana Başvurmalı
- Yeme davranışında belirgin kısıtlama ya da tekrarlayan kontrol kaybı dönemleri varsa
- Yeme sonrası telafi davranışları başladıysa
- Yeme ve beden düşünceleri günün büyük bölümünü kaplıyorsa
- Çarpıntı, bayılma ya da göğüs ağrısı varsa, bu durumda acil servis
- Diş minesinde aşınma ya da tekrarlayan boğaz yakınmaları varsa
- Adet düzensizliği ya da adetin kesilmesi varsa
- Sosyal ortamlardan çekilme başladıysa
- Utanç nedeniyle bunu kimseye anlatamıyorsanız
- Kendine zarar verme düşünceleri varsa, bu durumda 112
Bu, hassas bir konu. Bu belirtileri kendinizde ya da bir yakınınızda görüyorsanız bir ruh sağlığı uzmanına başvurmakta gecikmeyin. Acil bir durumda 112’yi arayın.
Yeme bozukluklarında ekip çalışması gerekiyor: psikiyatrist, diyetisyen ve psikolog birlikte. Psikoterapi ayağı için bireysel terapi sayfasına bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
En temel fark nedir?
Anoreksiyada temel örüntü sürekli kısıtlama. Bulimiada ise tıkanırcasına yeme dönemleri ve ardından telafi davranışları arasında gidip gelen bir döngü var.
Bulimia daha mı hafif bir tablo?
Değil. Bulimianın bedensel riskleri de ciddi, özellikle elektrolit dengesi ve kalp üzerinde. Görünüşten anlaşılmaması hafif olduğu anlamına gelmiyor.
İki tablo birbirine dönüşür mü?
Dönüşebiliyor. Anoreksiya tanısı almış kişilerde zamanla bulimia örüntüsü görülebiliyor. Tersi de mümkün. Bu nedenle izlem sürekli.
Ortak noktaları neler?
Beden ve kilo üzerine kurulan yoğun kaygı, öz değerin beden üzerinden tanımlanması, gizleme, utanç ve eşlik eden kaygı ve çökkünlük.
Hangisinde tanı daha geç konuyor?
Genellikle bulimiada. Tablo dışarıdan görünmediği için ve gizleme daha güçlü olduğu için yıllarca fark edilmeden sürebiliyor.
Tedavi yaklaşımları farklı mı?
Ortak ilkeler var ancak öncelikler farklı. Anoreksiyada bedensel durumun düzeltilmesi ilk sırada. Bulimiada döngünün kırılması öne çıkıyor.
Kaynaklar
- Amerikan Psikiyatri Birliği, DSM-5-TR, Beslenme ve Yeme Bozuklukları, 2022 (yeni sekmede açılır)
- Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Eating Disorders (yeni sekmede açılır)
- Dünya Sağlık Örgütü, ICD-11, Feeding and Eating Disorders (yeni sekmede açılır)
- Amerikan Psikoloji Derneği APA, Eating Disorders (yeni sekmede açılır)
Bu konuda destek almak ister misiniz?