İçindekiler 12 bölüm
tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · Klinik psikolog tarafından gözden geçirildi
Sosyal kaygı bozukluğu, en yaygın kaygı bozukluklarından biri. Aynı zamanda en geç başvuru yapılan tablolardan biri.
Bunun bir sebebi var: kişi çoğu zaman bunu bir hastalık olarak değil, kendi karakteri olarak taşıyor.
Yardım aramanın kendisi de sosyal bir eylem olduğu için, başvuru ayrıca zorlaşıyor. Başvuru gecikmesi bu tabloda yıllarla ölçülüyor.
Tanım
Sosyal kaygı bozukluğu, başkaları tarafından değerlendirilebileceği sosyal durumlarda belirgin ve süregiden bir korkuyla tanımlanıyor.
Tanı ölçütleri şunlar.
Belirgin korku. Bir ya da birden fazla sosyal durumda, olumsuz değerlendirilme olasılığına karşı yoğun korku.
Korkunun içeriği. Kişi utanç duyacağı, aşağılanacağı, reddedileceği ya da başkalarını rahatsız edeceği biçimde davranmaktan korkuyor.
Neredeyse her zaman kaygı üretmesi. Durumun her seferinde kaygı üretmesi.
Kaçınma ya da yoğun sıkıntıyla katlanma.
Orantısızlık. Korkunun gerçek tehditle orantısız olması.
Süre. Belirtilerin en az altı aydır sürmesi.
İşlevsellikte bozulma. Günlük yaşam, iş, okul ya da ilişkilerin etkilenmesi.
Ayrıca bir alt tip tanımlanıyor: yalnızca performans durumlarıyla sınırlı olan tablo. Bu grupta korku sunum yapmak, konuşma yapmak ya da sahneye çıkmak gibi durumlarla sınırlı kalıyor.
Utangaçlıktan Farkı
Bu ayrım en sık sorulan konu.
Utangaçlık yaygın bir mizaç özelliği. Yeni ortamlarda başlangıçta çekingen davranmak ancak zamanla rahatlamak. Kişi bundan çoğu zaman belirgin biçimde rahatsız değil ve yaşamı kısıtlanmıyor.
Sosyal kaygı bozukluğunda rahatlama gelmiyor. Kaçınma yaygınlaşıyor ve yaşam alanı daralıyor.
Ayırt edici üç ölçüt var: kaçınmanın yaygınlığı, süregiden olması ve işlevselliği bozması.
Bir de içe dönüklükten ayırmak gerekiyor. İçe dönük kişi yalnız zamana ihtiyaç duyuyor ancak sosyal ortamdan korkmuyor. Burada ise korku merkezde.
Çekingen kişilik bozukluğuyla ilişkisini çekingen kişilik bozukluğu nedenleri ve tedavisi yazısında ele aldım.
Belirtiler
Zihinsel belirtiler
- Sosyal bir olaydan önce günlerce süren endişe
- Söylenecekleri önceden defalarca kurma
- Ortamda kendini sürekli izleme
- Sonrasında olayı tekrar tekrar gözden geçirme
- “Rezil oldum” düşüncesinin uzun süre taşınması
Bedensel belirtiler
- Yüz kızarması
- Terleme
- Titreme, özellikle el ve ses
- Çarpıntı
- Mide bulantısı ve karın ağrısı
- Ağız kuruluğu
- Sesin çıkmaması
Bu belirtiler bu tabloda ayrı bir ağırlık taşıyor. Çünkü korkulan şey çoğu zaman kaygının kendisi değil, kaygının görülmesi oluyor. “Kızardığımı fark edecekler” düşüncesi, kızarmayı daha da artırıyor.
Davranışsal belirtiler
- Sosyal davetleri reddetme
- Toplantılarda konuşmama
- Telefonla konuşmaktan kaçınma
- Yemek yerken ya da yazı yazarken izlenmekten kaçınma
- Göz teması kurmama
- Ortama geç gelme ve erken ayrılma
- Kalabalıkta kenarda durma
Zorlayıcı Durumlar
En sık bildirilen durumlar şunlar.
Topluluk önünde konuşma, toplantıda fikir söyleme, yeni insanlarla tanışma, telefonla konuşma, otorite konumundaki biriyle konuşma, izlenirken bir iş yapma, yemek yeme, kalabalık ortama girme, karşı tarafla göz teması kurma, kendi hakkında konuşma.
Bir de daha az bilinen bir grup var: umumi tuvaleti kullanamama ve başkalarının yanında yazı yazamama. Bunlar da bu tablonun kapsamında.
Tabloyu Sürdüren Mekanizmalar
Bu bölüm, tedavinin mantığını açıklıyor.
Kaçınma. Sosyal durumdan kaçınıldığında kaygı hemen düşüyor. Bu düşüş, kaçınmanın işe yaradığı bilgisini pekiştiriyor. Aynı zamanda kaygının kendiliğinden düşeceği ve korkulan sonucun gerçekleşmeyeceği hiç deneyimlenmiyor.
Güvenlik davranışları. Ortama girildiğinde onu taşınabilir kılmak için yapılan küçük şeyler. Kenarda durmak, az konuşmak, cümleleri önceden hazırlamak, telefonla oyalanmak, yanında tanıdık biri olmadan gitmemek, erken ayrılmak, alkol kullanmak.
Bunlar o anı kolaylaştırıyor ve öğrenmeyi engelliyor. Kişi ortamdan çıktığında “iyi geçti çünkü fazla ortaya çıkmadım” sonucuna varıyor.
Kendini izleme. Sosyal ortamda dikkat dışarıya değil içeriye dönüyor. Bunun iki sonucu var: kaygı artıyor ve karşı tarafın gerçek tepkisi görülmüyor. Geriye kalan tek bilgi kişinin kendi zorlanması oluyor.
Sonrasındaki gözden geçirme. Olay bitince tekrar tekrar gözden geçiriliyor ve yalnızca olumsuz ayrıntılar hatırlanıyor. Olay, gerçekte olduğundan çok daha kötü bir biçimde belleğe yerleşiyor.
Bu dört mekanizma birlikte çalışıyor ve tablo bu yüzden kendiliğinden düzelmiyor.
Nedenler
Kalıtsal bileşen. Belirli bir pay bildiriliyor.
Ketlenmiş mizaç. Yeni uyaranlara karşı temkinli ve geri çekilen bir tepki. Bebeklik döneminden itibaren gözlenebiliyor ve bu tabloyla en tutarlı ilişkilendirilen zeminlerden biri.
Aşırı koruyucu ya da eleştirel ebeveynlik.
Utandırıcı deneyimler. Kalabalık önünde yaşanan tek bir olay bile belirleyici olabiliyor.
Akran zorbalığı ve dışlanma. Bu tabloda sık bildirilen bir öykü.
Ailede modelleme. Sosyal ortamlardan kaçınan bir ebeveyni izlemek.
Sık taşınma ya da okul değişikliği.
Kültürel Görünüm
Bu başlık az konuşuluyor ancak önemli.
Tablo kültürden bağımsız olarak görülüyor ancak korkunun içeriği değişiyor.
Bireyci kültürlerde korku çoğunlukla kişinin kendisiyle ilgili: rezil olmak, aptal durumuna düşmek, yetersiz görünmek.
Toplulukçu kültürlerde ise başkalarını rahatsız etme korkusu daha sık öne çıkıyor. Kişi kendi görünümünden çok, karşı tarafı huzursuz edeceğinden korkuyor.
Bu ikinci görünüm, bazı doğu toplumlarında ayrı bir başlık altında da tanımlanmış durumda.
Ayrıca alçakgönüllülüğün ve öne çıkmamanın değer olarak görüldüğü ortamlarda tablo daha geç fark ediliyor. Sessizlik bir uyum olarak okunuyor.
Bu, tanının atlanmasına yol açan etkenlerden biri.
Eşlik Eden Tablolar
Depresyon. En sık eşlik eden tablo. Uzun süreli izolasyon ve fırsat kayıpları bu riski artırıyor.
Diğer kaygı bozuklukları.
Alkol kullanımı. Bu tabloda özellikle üzerinde durulan bir risk. Sosyal ortamda rahatlamak için kullanım, zamanla bağımlılık riskine dönüşebiliyor.
Çekingen kişilik bozukluğu. Büyük ölçüde örtüşüyor.
Dikkat eksikliği. Sosyal zorluklar üzerinden ikincil bir sosyal kaygı gelişebiliyor.
Tedavi
Bu tabloda etkinliği iyi gösterilmiş yaklaşımlar bulunuyor.
Kaçınmanın kademeli azaltılması. Tedavinin merkezinde yer alan çalışma. Kaçınılan durumlarla, kişinin taşıyabileceği bir sırayla ve uzman eşliğinde temas kurulması. Basamakların seçimi uzmanlık gerektiriyor, çünkü yanlış seçilmiş bir adımda kaygı düşmüyor pekişiyor.
Güvenlik davranışlarının bırakılması. Bunlar bırakılmadan yapılan temas, tam bir deneyim üretmiyor. Bu, tedavinin en belirleyici parçalarından biri.
Dikkatin yönünün değiştirilmesi. Kendini izlemeden ortama dönmek. Bu tek değişiklik bile ölçülebilir fark üretiyor.
Olumsuz tahminlerin sınanması. “Herkes bana bakacak” bir gerçek değil, bir tahmin. Bu tahminlerin sınanması deneyim yoluyla değişim üretiyor.
Sonrasındaki gözden geçirmenin azaltılması.
Video geri bildirim. Bu tabloda kullanılan bir yöntem. Kişi kendini nasıl gördüğü ile gerçekte nasıl göründüğü arasındaki farkı görüyor. Bu fark çoğu zaman çarpıcı oluyor.
Grup çalışmaları. Bu tabloda hem sosyal temas hem çalışma alanı sunduğu için özellikle işlevsel.
İlaç tedavisi. Belirtilerin ağır olduğu ve psikoterapinin tek başına yetmediği durumlarda gündeme geliyor. Karar ve takip hekime ait. Performans durumlarıyla sınırlı tabloda farklı bir yaklaşım kullanılabiliyor.
Ne Beklenmemeli
Kaygının tümüyle kaybolması. Sosyal kaygı belirli bir düzeyde herkeste var. Hedef, kaygıya rağmen davranışın değişebilmesi.
Sosyal bir kişi olmak. Bu, çevrenin beklentisi olabiliyor ve hedef olarak konduğunda ulaşılamıyor.
Hızlı sonuç. Kaçınmanın gerilemesi zaman alıyor.
Kendi başına başarılabilmesi. Kendi denemelerinin sonuç vermemesinin en sık nedeni, adımın büyük seçilmesi ve güvenlik davranışlarının bırakılmaması.
Terapiye Yaklaşımım
Bu tabloda güvenlik davranışlarını ve dikkatin yönünü erken ele alıyorum, çünkü bunlar fark edilmeden atılan adımlar deneyim üretiyor ancak öğrenme üretmiyor ve kişi her denemede başarısız olduğunu düşünüyor. Adımı kişinin taşıyabileceği ölçüde tutuyorum. Kimseden sosyal bir kişi olmasını istemiyorum, bu hedef çoğu zaman kişinin kendisine ait değil.
Ne Zaman Uzmana Başvurmalı
- Kaçınma nedeniyle iş, eğitim ya da ilişki fırsatları kaçırılıyorsa
- Sosyal olaylar öncesi ve sonrası uzun süren endişe yaşıyorsanız
- Bedensel belirtiler sosyal ortamlarda belirgin biçimde ortaya çıkıyorsa
- Kaçındığınız alan giderek genişliyorsa
- Sosyal ortamda rahatlamak için alkol kullanmaya başladıysanız
- Kendi denemeleriniz sonuç vermiyorsa
- Tabloya çökkünlük belirtileri eşlik ediyorsa
- Belirtiler altı aydan uzun süredir devam ediyorsa
Sosyal fobi, psikoterapiye en iyi yanıt veren kaygı bozukluklarından biri. Bireysel terapi sayfasında süreci anlattım.
Sıkça Sorulan Sorular
Sosyal fobi ile utangaçlık aynı şey mi?
Değil. Utangaçlık yaygın bir mizaç özelliği ve zamanla azalıyor. Sosyal kaygı bozukluğunda kaçınma yaygın, süregiden ve işlevselliği belirgin biçimde bozan bir yapıda.
En belirleyici belirti ne?
Olumsuz değerlendirilme korkusu. Kişi rezil olacağını, aptal durumuna düşeceğini ya da kaygısının fark edileceğini düşünüyor ve bu düşünce davranışı belirliyor.
Bedensel belirtiler neden bu kadar rahatsız edici?
Kızarma, terleme, titreme ve ses titremesi bu tabloda kaygının kendisinden daha çok korkulan şeye dönüşüyor. Belirtinin fark edileceği korkusu, belirtiyi daha da artırıyor.
Tedavi ediliyor mu?
Ediliyor ve etkinliği iyi gösterilmiş yaklaşımlar var. Kaçınmanın kademeli azaltılması, güvenlik davranışlarının bırakılması ve dikkatin yönünün değiştirilmesi tedavinin merkezinde.
İlaç gerekiyor mu?
Her tabloda değil. Belirtilerin ağır olduğu ve psikoterapinin tek başına yetmediği durumlarda gündeme geliyor. Karar ve takip hekime ait.
Kültürel farklar tabloyu değiştiriyor mu?
Görünümünü değiştiriyor. Bazı kültürlerde korku kişinin kendi rezil olması üzerine kurulurken, bazılarında başkalarını rahatsız etme korkusu öne çıkıyor.
Kaynaklar
- Amerikan Psikiyatri Birliği, DSM-5-TR, Sosyal Kaygı Bozukluğu, 2022 (yeni sekmede açılır)
- Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Social Anxiety Disorder (yeni sekmede açılır)
- Clark DM ve Wells A, Sosyal kaygıda bilişsel model
- Dünya Sağlık Örgütü WHO, ICD-11, Social Anxiety Disorder (yeni sekmede açılır)
Bu konuda destek almak ister misiniz?