İçeriğe geç

Nevrotiklik Nedir? Nevrotik Kişilik Bozukluğu Var mı?

Nevrotik kişilik bozukluğu diye bir tanı var mı? Nevrotikliğin bir kişilik boyutu olarak anlamı, terimin tarihi ve yüksek nevrotikliğin görünümü.

İçindekiler 10 bölüm

tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · tarafından gözden geçirildi

Bu başlıkta önce bir düzeltme gerekiyor.

“Nevrotik kişilik bozukluğu” güncel tanı sistemlerinde yer alan bir başlık değil. Böyle bir tanı yok.

Nevrotiklik ise gerçek ve ölçülebilir bir kavram. Ancak bir bozukluk değil, bir kişilik boyutu.

Bu ayrım önemli, çünkü kavramın bozukluk olarak kullanılması, normal bir kişilik özelliğini hastalık gibi gösteriyor.

Terimin Tarihi

Nevroz kavramı, ruh sağlığı alanında uzun süre kullanıldı.

Geçmiş sınıflandırmalarda kaygı, takıntı, fobi ve bedensel yakınmalarla giden tablolar bu başlık altında toplanıyordu.

Ancak kavram belirsiz ve çok geniş bulundu. Farklı tablolar aynı çatı altında yer alıyordu ve bu, hem araştırmayı hem tedaviyi zorlaştırıyordu.

Bu nedenle nevroz kavramı sınıflandırmalardan çıkarıldı. Yerine daha tanımlı başlıklar geldi: kaygı bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk, fobik bozukluklar ve bedensel belirti bozuklukları.

Nevrotiklik ise farklı bir yerden gelişmeye devam etti: kişilik araştırmalarından.

Bir Kişilik Boyutu Olarak Nevrotiklik

Kişilik araştırmalarında en yaygın kullanılan model, kişiliği beş temel boyutta tanımlıyor. Nevrotiklik bunlardan biri.

Anlattığı şey şu: olumsuz duyguları ne sıklıkta ve ne yoğunlukta yaşama eğilimi.

Kaygı, endişe, üzüntü, öfke, utanç ve kırılganlık bu boyutun kapsamına giriyor.

Buradaki kilit nokta: herkeste belirli bir düzeyde bulunuyor.

Bu bir kutup değil, bir aralık. Kimse “nevrotik” ya da “değil” biçiminde ayrılmıyor. Herkes bu aralığın bir yerinde duruyor.

Düşük uçta yer alan kişiler duygusal olarak daha az dalgalanıyor. Yüksek uçta yer alan kişiler ise olumsuz duyguları daha sık ve daha yoğun yaşıyor.

Yüksek Nevrotiklik Nasıl Görünüyor

Endişeye yatkınlık. Olumsuz sonuçların önceden ve sık düşünülmesi.

Duygusal tepkinin şiddeti. Aynı olaya daha yoğun tepki verilmesi.

Yatışmanın yavaş olması. Duygunun yükselmesi kadar, düşmesinin de uzun sürmesi.

Olumsuza dikkat. Aynı ortamda olumsuz ayrıntının daha çok fark edilmesi.

Kendini eleştirme. Hatalara karşı sert bir iç ses.

Stres altında zorlanma. Aynı yükün daha ağır hissedilmesi.

Belirsizliğe tahammülsüzlük. Bilinmeyenin tehdit olarak okunması.

Bedensel duyarlılık. Gerginliğin bedende daha çok hissedilmesi ve bedensel duyumların dikkatle izlenmesi.

Bu özelliklerin hiçbiri tek başına bir sorun değil. Sorun, bunların günlük yaşamı kısıtladığı noktada başlıyor.

Diğer Yüzü

Bu bölüm çoğu zaman atlanıyor.

Yüksek nevrotiklik yalnızca bir yük değil. Belirli avantajları da tanımlanıyor.

Riski önceden görme. Olumsuz ihtimalleri düşünmek, hazırlıklı olmayı sağlıyor.

Ayrıntıya dikkat.

Sorumluluk alma eğilimi.

Sağlık davranışlarına dikkat. Belirtileri ciddiye alma ve erken başvurma.

Başkalarının duygularını okuma. Kendi duygusal duyarlılığı yüksek olan kişiler, çevrelerindeki duygusal değişimi de daha iyi fark edebiliyor.

Belirleyici olan bu eğilimin varlığı değil, düzeyi ve nasıl yönetildiği.

Klinik Eşik Nerede

Bu, en önemli ayrım.

Yüksek nevrotiklik bir hastalık değil. Ancak bazı tablolar için bilinen bir yatkınlık etkeni.

Kaygı bozuklukları. Bu boyutla en güçlü ilişkilendirilen grup. Yaygın kaygı bozukluğu, panik bozukluk, sosyal kaygı bozukluğu.

Depresyon.

Obsesif kompulsif bozukluk.

Bedensel belirti bozuklukları.

Ancak yatkınlık kesinlik değil. Yüksek nevrotikliğe sahip kişilerin büyük bölümünde bu tablolar gelişmiyor.

Klinik bir tablodan söz edilebilmesi için şunlar gerekiyor.

Süreklilik. Belirtiler geçici değil, aylardır sürüyor.

Kontrol edilemezlik. Endişe durdurulamıyor.

İşlevsellikte bozulma. Uyku, iş, ilişkiler ve günlük yaşam etkileniyor.

Kaçınma. Kaygı üreten durumlardan uzak durma başlamış oluyor.

Bedensel belirtiler. Süreklilik kazanmış olması.

Bu ölçütler karşılandığında konu artık bir kişilik boyutu değil, tanımlı bir tablo. Ve bu tabloların etkinliği gösterilmiş tedavileri var.

Kişilik Bozukluğuyla Karıştırılması

Bu iki kavram sık karışıyor.

Nevrotiklik bir boyut. Herkeste var, derece derece değişiyor ve tek başına bir tanı üretmiyor.

Kişilik bozukluğu ise tanımlı ölçütleri olan bir tanı. Örüntünün yaygın, esnemeyen, süregiden ve işlevselliği bozan bir yapıda olması gerekiyor.

Yüksek nevrotiklik, bazı kişilik bozukluklarında belirgin bir bileşen olarak yer alıyor. Özellikle kaygılı ve korkulu örüntülerin toplandığı kümede.

Ancak yüksek nevrotiklik tek başına kişilik bozukluğu anlamına gelmiyor.

Bu ayrımı kişilik bozukluğu nasıl ortaya çıkar yazısında ayrıntılı ele aldım.

Değişir mi

Bu, en umut verici bölüm.

Kişilik boyutları uzun süre sabit kabul edildi. Uzun süreli çalışmalar bu görüşü değiştirdi.

Yaşla birlikte azalma. Nevrotiklik düzeyinde yetişkinlik boyunca ortalama bir düşüş bildiriliyor.

Terapi süreçlerinde değişim. Bu, üzerinde en çok durulan bulgu. Kaygı ve depresyon için yürütülen tedavi süreçlerinde nevrotiklik düzeyinde de ölçülebilir bir azalma görülüyor.

Yaşam olaylarının etkisi. İstikrarlı ilişkiler ve iş yaşamı bu yönde etki gösterebiliyor.

Yani bu bir eğilim, bir kader değil.

Çalışılabilir Alanlar

Yüksek nevrotiklikte üzerinde çalışılan başlıklar şunlar.

Endişe döngüsü. Endişenin bir hazırlık gibi hissedilmesi ancak aslında hiçbir şeyi çözmemesi.

Belirsizliğe tahammül. Bu, kaygı çalışmasının merkezinde yer alan alan.

Kaçınmanın azaltılması. Kaçınma kısa vadede rahatlatıp uzun vadede kaygıyı büyütüyor.

Güvence arama. Sürekli kontrol etme ve sorma davranışlarının kademeli azaltılması.

Düşüncenin sınanması. Olumsuz tahminlerin bir gerçek değil bir tahmin olarak ele alınması.

İç sesin ele alınması. Kendine yönelen sert eleştirinin fark edilmesi.

Uyku ve günlük düzen. Uyku yetersizliği, bu boyutun tüm belirtilerini doğrudan yükseltiyor.

Terapiye Yaklaşımım

Bu başlıkta ilk yaptığım şey kavramı düzeltmek, çünkü kendini “nevrotik kişilik bozukluğu” olarak tanımlayan kişiler bir hastalık taşıdıklarını düşünüyor ve bu, gereksiz bir yük ekliyor. Ardından eşiğe bakıyoruz: bu bir eğilim mi, yoksa tanımlı bir tablo mu. Kimseden daha az duygulanmasını istemiyorum, hedef duygunun günlük yaşamı belirlemeyi bırakması.

Ne Zaman Uzmana Başvurmalı

  • Endişe kontrol edilemez hâle geldiyse ve aylardır sürüyorsa
  • Uyku düzeni belirgin biçimde bozulduysa
  • Kaygı nedeniyle yapmaktan kaçındığınız şeylerin sayısı artıyorsa
  • Bedensel belirtiler süreklilik kazandıysa
  • Kendinize yönelik eleştiri sürekli ve sert hâle geldiyse
  • İş ve sosyal yaşamınız etkilendiyse
  • Panik atak yaşıyorsanız
  • Çökkünlük belirtileri iki haftayı aştıysa

Bu eğilim bir tanı değil ama günlük hayatı zorluyorsa üzerine çalışılabilir. Bireysel terapi sayfasına bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Nevrotik kişilik bozukluğu diye bir tanı var mı?

Güncel tanı sistemlerinde böyle bir başlık yok. Nevrotiklik bir kişilik boyutu olarak tanımlanıyor, bir bozukluk olarak değil. Herkeste belirli bir düzeyde bulunuyor.

Nevrotiklik ne demek?

Olumsuz duyguları ne sıklıkta ve ne yoğunlukta yaşama eğilimi. Kaygı, endişe, üzüntü, öfke ve utanç gibi duygulara yatkınlığı tarif ediyor. Bu, ölçülebilir bir kişilik boyutu.

Nevrotiklik yüksekse hasta mıyım?

Hayır. Yüksek nevrotiklik bir hastalık değil, bir eğilim. Klinik bir tablodan söz edilebilmesi için belirtilerin süregiden olması ve işlevselliği belirgin biçimde bozması gerekiyor.

Nevrotiklik değişir mi?

Değişebiliyor. Alanyazın nevrotiklik düzeyinin yetişkinlikte ve özellikle terapi süreçlerinde düşebildiğini gösteriyor. Yaşla birlikte de ortalama bir azalma bildiriliyor.

Nevrotiklik yüksekse ne riski var?

Yüksek nevrotiklik, kaygı bozuklukları ve depresyon için bilinen bir yatkınlık etkeni. Ancak yatkınlık kesinlik değil ve bu eğilime sahip kişilerin büyük bölümünde tablo gelişmiyor.

Nevrotikliğin olumlu bir yanı var mı?

Var. Riski önceden görme, ayrıntıya dikkat etme, hazırlıklı olma ve sorumluluk alma eğilimi bu boyutla ilişkilendiriliyor. Belirleyici olan düzeyi ve nasıl yönetildiği.

Kaynaklar

  1. Amerikan Psikiyatri Birliği, DSM-5-TR, Kişilik Bozuklukları, 2022 (yeni sekmede açılır)
  2. Costa PT ve McCrae RR, Beş faktör kişilik modeli
  3. Amerikan Psikoloji Derneği APA, Personality (yeni sekmede açılır)
  4. Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Anxiety Disorders (yeni sekmede açılır)

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Bu konudaki tüm yazılar Kişilik Örüntüleri 25 yazı

İlgili yazılar