İçeriğe geç

Kişilik Bozukluğu Nasıl Ortaya Çıkar? Nasıl Anlaşılır?

Kişilik bozukluğu ne zaman ve nasıl ortaya çıkıyor? Kişilik özelliği ile bozukluk arasındaki eşik, ergenlikte tanı sorunu ve yaşam boyu seyir.

İçindekiler 10 bölüm

tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · tarafından gözden geçirildi

Kişilik bozukluğu, gündelik dilde en çok yanlış kullanılan başlıklardan biri.

Zor bir kişi, tartışmalı bir partner ya da anlaşılmayan bir yakın için hızla bu etiket kullanılıyor. Oysa tanının belirli ölçütleri var ve eşik sanıldığından yüksek.

Bu yazı tablonun nasıl ortaya çıktığına ve nasıl ayırt edildiğine odaklanıyor. Nedenleri kişilik bozukluğu nedenleri, türleri kişilik bozukluğu türleri ve tedavi yöntemleri, tedavi süreci ise kişilik bozukluğu tedavi süreci yazısında ele alındı.

Kişilik Nedir

Kişilik, kişinin düşünme, hissetme, ilişki kurma ve dürtülerini yönetme biçimindeki tutarlı örüntü.

Bu örüntü herkeste var ve herkeste farklı. Bir kişinin çekingen, bir başkasının atılgan olması bir bozukluk değil.

Kişilik iki kaynaktan besleniyor: doğuştan gelen mizaç ve yaşam boyunca edinilen deneyimler.

Zamanla belirli bir kararlılık kazanıyor ancak tümüyle sabitlenmiyor. Yaşam olayları, ilişkiler ve terapi süreçleri değişim üretebiliyor.

Bozukluktan Ne Zaman Söz Ediliyor

Eşiği belirleyen dört ölçüt var. Bunların hepsinin birlikte bulunması gerekiyor.

Yaygınlık. Örüntü yaşamın birçok alanında görülüyor. Yalnızca iş yerinde ya da yalnızca bir ilişkide görülen bir tepki bu tanıma girmiyor.

Esnemezlik. Kişi duruma göre davranışını ayarlayamıyor. Aynı tepki, işe yaramadığı durumlarda bile tekrarlanıyor.

Süreklilik. Örüntü geçici değil. Ergenlik ya da erken erişkinlikten bu yana sürüyor.

İşlevsellikte bozulma. İlişkiler, iş yaşamı ya da kişinin kendi iyilik hâli belirgin biçimde etkileniyor.

Bu dördü sağlanmadığında konu kişilik özelliği. Sağlandığında ise değerlendirme gerekiyor.

Beşinci bir nokta daha var: tablo başka bir ruhsal hastalık, madde kullanımı ya da tıbbi bir durumla açıklanamıyor olmalı.

Ne Zaman Ortaya Çıkıyor

Kişilik örüntüsü çocukluktan itibaren şekilleniyor ancak tanı için belirli bir dönem tanımlanıyor.

Çocukluk. Mizaç özellikleri erken dönemde görülebiliyor. Ancak bu yaşta kişilik henüz oluşmadığı için tanı konmuyor.

Ergenlik. Örüntü belirginleşmeye başlıyor. Ancak bu dönemde tanı konmasına dikkatle yaklaşılıyor. Ergenliğe özgü kimlik arayışı, duygusal yoğunluk ve dalgalanma, tabloyu andırabiliyor. Bu dönemde konan bir tanı, kişiye kalıcı bir etiket bırakma riski taşıyor.

Erken erişkinlik. Tanının en sık konduğu dönem. Örüntü yerleşmiş ve işlevsellikteki etkisi görünür hâle gelmiş oluyor.

Buradaki kritik nokta şu: sonradan ortaya çıkan bir değişim kişilik bozukluğu olarak değerlendirilmiyor.

Kırk yaşında aniden değişen bir kişide düşünülmesi gereken şey kişilik bozukluğu değil. Nörolojik bir tablo, madde kullanımı, duygudurum bozukluğu ya da travmatik bir yaşantı öncelikli olarak araştırılıyor.

Nasıl Görünüyor

Kişilik bozuklukları tek bir tablo değil, birbirinden çok farklı örüntüler içeriyor. Ancak ortak bazı alanlar var.

İlişkilerde tekrarlayan sorunlar. Farklı kişilerle, benzer biçimde sonlanan ilişkiler. Bu, en tutarlı gösterge.

Kendine dair algıda bozulma. Kim olduğuna dair belirsizlik ya da gerçeği yansıtmayan bir değerlendirme.

Duygu düzenlemede güçlük. Ya aşırı yoğun ya da belirgin biçimde kısıtlı duygu ifadesi.

Dürtü kontrolünde sorun. Bazı örüntülerde belirgin.

Başkalarının niyetini okumada güçlük. Yanlış yorumlama ya da tümüyle okuyamama.

Esnek olmayan tepkiler. Aynı durum karşısında hep aynı ve işe yaramayan tepkiyi vermek.

Neden Geç Fark Ediliyor

Bu başlık, tanının neden çoğu zaman yıllar sonra konduğunu açıklıyor.

Kişi örüntüyü kendi doğal hâli olarak yaşıyor. Kişilik, kişinin dünyaya baktığı yer. Bu yüzden sorun dışarıda görünüyor: insanlar güvenilmez, kimse anlamıyor, hep haksızlığa uğruyorum.

Başvuru başka bir nedenle oluyor. Kişi çoğu zaman kişilik örüntüsü için değil, eşlik eden çökkünlük, kaygı ya da ilişki sorunu için başvuruyor.

Çevre uyum sağlıyor. Aile ve yakın çevre zamanla örüntüye göre kendini ayarlıyor. Bu uyum, sorunun görünürlüğünü azaltıyor.

Etiketlenme kaygısı. Kişilik bozukluğu kavramı ağır bir yargı taşıyor ve bu, başvurmayı geciktiriyor.

Tanı koyma güçlüğü. Kısa bir görüşmede bu tablolar ayırt edilemiyor. Kapsamlı bir değerlendirme ve çoğu zaman birden fazla görüşme gerekiyor.

Nasıl Değerlendiriliyor

Ayrıntılı öykü. Örüntünün ne zaman başladığı ve nasıl seyrettiği. Bu, tanının en belirleyici parçası.

İlişki öyküsü. Tekrarlayan örüntülerin izlenmesi.

Yakınlardan bilgi. Kişinin kendi anlatımıyla dışarıdan gelen gözlem çoğu zaman farklı oluyor ve bu fark bilgi taşıyor.

Eşlik eden tabloların değerlendirilmesi. Çökkünlük, kaygı, madde kullanımı ve travma öyküsü.

Tıbbi ve nörolojik değerlendirme. Özellikle sonradan başlayan değişimlerde.

Ölçekler. Destekleyici bilgi veriyor ancak tek başına tanı koydurmuyor.

Tanı tek bir görüşmede konmuyor ve konmamalı.

Yaşam Boyu Seyir

Bu bölüm, tabloyla ilgili en umut verici bilgiyi içeriyor.

Kişilik bozuklukları eskiden değişmez tablolar olarak ele alınıyordu. Uzun süreli izlem çalışmaları bu görüşü değiştirdi.

Belirtiler zamanla azalabiliyor. Özellikle dürtüsellikle giden tablolarda orta yaştan sonra belirgin bir hafifleme görülüyor.

Bir grupta ölçütler artık karşılanmıyor. İzlem çalışmalarında, tanı almış kişilerin önemli bir bölümünde yıllar içinde ölçütlerin karşılanmadığı bildiriliyor.

Bazı alanlar daha kalıcı. İlişki kurmadaki güçlükler, belirtiler azalsa bile sürebiliyor.

Tedavi seyri değiştiriyor. Bu, en önemli bulgu. Kişilik örüntüleri üzerinde çalışılabiliyor ve sonuç alınıyor.

Yaygın Yanlış Bilgiler

“Kişilik bozukluğu değişmez.” Doğru değil. İzlem çalışmaları ve tedavi sonuçları bunu desteklemiyor.

“Zor insan demek.” Bu, bir etiket kullanımı. Tanının ölçütleri var ve bunlar bir davranıştan çıkarılmıyor.

“Kişilik bozukluğu olan kişi tehlikelidir.” Genel olarak doğru değil. Bu varsayım, damgalamayı besleyen en yaygın yanlış bilgilerden biri.

“Tedavisi yoktur.” Yok değil. Etkinliği gösterilmiş psikoterapi yaklaşımları bulunuyor.

“Kendi kendine tanı konabilir.” Konamıyor. Ölçütlerin yorumlanması uzmanlık gerektiriyor.

“Bir kişiye tanı koyup ilişkiyi açıklamak.” Yaygın ve işlevsiz. Bir partneri etiketlemek, ilişkideki sorunu çözmüyor.

Terapiye Yaklaşımım

Bu başlıkta gelen kişilerin önemli bir bölümü bir tanı arayışıyla geliyor, çoğu zaman kendisi için değil bir yakını için. Tanı tartışmasını erken kapatıyorum, çünkü etiket hiçbir ilişkiyi düzeltmiyor. Çalışmayı tekrarlayan örüntü üzerinden kuruyorum: hangi durumda hangi tepki geliyor ve sonucu ne oluyor. Kimseye internetten okunan ölçütlerle tanı koymuyorum.

Ne Zaman Uzmana Başvurmalı

  • İlişkileriniz farklı kişilerle benzer biçimde sonlanıyorsa
  • Aynı tepkiyi işe yaramadığı hâlde tekrarladığınızı fark ediyorsanız
  • Duygularınızı düzenlemekte belirgin biçimde zorlanıyorsanız
  • İş ve sosyal yaşamınız süregiden bir örüntü nedeniyle etkileniyorsa
  • Kendinize dair algınız sürekli dalgalanıyorsa
  • Tabloya çökkünlük, kaygı ya da madde kullanımı eşlik ediyorsa
  • Bir yakınınızla ilişkiniz sürdürülemez hâle geldiyse
  • Kendine zarar verme davranışı varsa, bu durumda beklemeden başvurmak gerekiyor

Kendinizde ya da yakınınızda bu örüntüleri tanıdıysanız değerlendirme gerekiyor. Bireysel terapi sayfasına bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Kişilik bozukluğu ne zaman ortaya çıkıyor?

Örüntü ergenlik ya da erken erişkinlik döneminde belirginleşiyor. Sonradan ortaya çıkan bir değişim kişilik bozukluğu olarak değil, başka bir tablo olarak değerlendiriliyor.

Kişilik özelliği ile bozukluk arasındaki fark ne?

Herkeste kişilik özellikleri var. Bozukluktan söz edilebilmesi için örüntünün yaygın, esnemeyen, ortamdan bağımsız ve işlevselliği belirgin biçimde bozan bir yapıda olması gerekiyor.

Ergene bu tanı konur mu?

Genellikle konmuyor. Kişilik henüz gelişim aşamasında ve ergenlik dönemine özgü dalgalanmalar tabloyu andırabiliyor. Belirli koşullarda konabiliyor ancak dikkatli davranılıyor.

Neden geç fark ediliyor?

Kişi örüntüyü kendi doğal hâli olarak yaşıyor ve sorunu genellikle çevresinde görüyor. Bu yüzden başvuru çoğu zaman kişilik örüntüsü için değil, eşlik eden çökkünlük ya da kaygı için oluyor.

Yaşla birlikte değişiyor mu?

Bazı örüntülerde belirtiler orta yaştan sonra hafifliyor. Özellikle dürtüsellikle giden tablolarda bu değişim daha belirgin. Diğer bazı örüntülerde ise seyir daha sabit.

Tanıyı kim koyar?

Kapsamlı bir değerlendirme gerektiriyor ve ruh sağlığı uzmanı tarafından konuyor. İnternetten okunan ölçütlerle kendine ya da bir yakınına tanı koymak yanıltıcı oluyor.

Kaynaklar

  1. Amerikan Psikiyatri Birliği, DSM-5-TR, Kişilik Bozuklukları, 2022 (yeni sekmede açılır)
  2. Dünya Sağlık Örgütü WHO, ICD-11, Personality Disorders (yeni sekmede açılır)
  3. Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Personality Disorders (yeni sekmede açılır)
  4. Amerikan Psikoloji Derneği APA, Personality (yeni sekmede açılır)

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Bu konudaki tüm yazılar Kişilik Örüntüleri 25 yazı

İlgili yazılar