İçindekiler 8 bölüm
tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · Klinik psikolog tarafından gözden geçirildi
Ailelerin okul başarısı konusunda en çok yatırım yaptığı yer genellikle çalışma süresi. Daha çok saat, daha çok tekrar, daha çok kurs.
Oysa bu alandaki bulgular başka bir yeri işaret ediyor. Ailenin en belirleyici katkısı çalışma miktarını denetlemek değil, öğrenmenin gerçekleşebileceği zemini kurmak.
Bu yazı ailenin katkısının nerede işe yaradığına odaklanıyor. Tutum biçimlerini ve baskının etkisini çocukların okul başarılarında ebeveynlerin tutumları yazısında ayrı olarak ele aldım.
Ailenin Katkısı Nerede
Bu alandaki en tutarlı bulgu şu: ailenin evdeki tutumu, okulun kendisi kadar belirleyici. Ancak katkı beklenen yerden gelmiyor.
Etkili olduğu gösterilen katkılar şunlar: düzenli bir günlük yaşam, öğrenmeye değer veren bir ev iklimi, okulla kurulan iletişim, çocuğun duygusal durumunun izlenmesi ve gerçekçi bir beklenti düzeyi.
Etkisi sanıldığından düşük olanlar ise şunlar: çalışma saatinin denetlenmesi, ödevin yanında oturarak yaptırılması, not üzerinden kurulan ödül ve ceza düzeni.
Bu ayrım pratikte önemli, çünkü ailelerin harcadığı enerjinin büyük bölümü ikinci gruba gidiyor.
Uykunun Ağırlığı
Bu, en çok göz ardı edilen ve en çok fark yaratan başlık.
Yetersiz uyku dikkati, hafızayı, öğrenilenin pekişmesini ve duygu düzenlemeyi doğrudan etkiliyor. Uykusuz bir çocuk daha çok saat çalışsa bile daha az öğreniyor.
Ergenlikte tablo ayrıca zorlaşıyor, çünkü bu dönemde biyolojik uyku saati doğal olarak geriye kayıyor ve erken okul saatleriyle çakışıyor.
Uykuyu düzenlemek, çoğu ailede ek çalışma saatlerinden daha fazla değişim üretiyor.
Yatak odasında ekran bulundurmamak ve akşam ekran kullanımını sınırlamak bu alandaki en etkili iki düzenleme.
Düzen ve Ortam
Aynı saat ve aynı yer. Öğrenmeyi kolaylaştıran şey iradenin gücü değil, alışkanlığın kurulması. Her gün aynı saatte ve aynı masada başlamak, her gün yeniden karar vermek zorunda kalmayı ortadan kaldırıyor.
Sade bir çalışma alanı. Masanın üzerindeki uyaran sayısı ne kadar azsa dikkat o kadar az bölünüyor.
Telefonun başka odada olması. Sessize almak yeterli olmuyor. Aynı odada bulunan telefon, kullanılmasa bile dikkat kaynağı tüketiyor.
Kısa ve düzenli çalışma. Uzun ve seyrek çalışmadan daha etkili. Küçük çocuklarda dikkat süresi kısa ve bunu zorlamak sonucu değiştirmiyor.
Ara vermek. Molasız çalışma verimi artırmıyor.
Öğün ve hareket. Kahvaltı atlanmaması ve gün içinde fiziksel etkinlik, dikkat üzerinde ölçülebilir etki gösteriyor.
Ödev Süreci
Bu, birçok evde günün en gergin saati. Gerginliği azaltan birkaç ilke var.
Sorumluluk çocukta kalmalı. Ödevi hatırlatan, takip eden ve yaptıran bir ebeveyn, sorumluluğu üzerine almış oluyor. Bu durumda çocuk kendi sorumluluğunu geliştirmiyor.
Yanında oturmak yerine ulaşılabilir olmak. Sürekli yanında oturmak bağımlılık üretiyor. Aynı evde olup gerektiğinde çağrılabilir olmak daha işlevsel.
Ödevi yapmayın. Bu, en yaygın hata. Kısa vadede geceyi kurtarıyor, uzun vadede iki şey öğretiyor: ben yapamam ve zaten biri yapar.
Takıldığında sıra izleyin. Önce ne denediğini sorun, sonra takıldığı yeri birlikte bulun, en son ve en küçük yardımı yapın.
Hatanın kalmasına izin verin. Öğretmene giden ödevin gerçek düzeyi göstermesi gerekiyor. Düzeltilmiş bir ödev, öğretmenin çocuğun neye ihtiyacı olduğunu görmesini engelliyor.
Süreyi sınırlayın. Saatlerce süren ödev seansları verim üretmiyor. Ödev makul sürede bitmiyorsa sorun çalışma miktarında değil, başka bir yerde.
Başarısızlığın Gerçek Nedenleri
Bu başlık, ailelerin en sık yanlış yönlendiği yer. Not düşüşü çoğu zaman bir neden değil, bir sonuç.
Çalışma miktarını artırmadan önce aşağıdakiler değerlendirilmeli.
Uyku yetersizliği. İlk bakılması gereken.
Öğrenme güçlüğü. Çabası yüksek ancak sonucu düşük olan çocuklarda öncelikli. Okuma alanındaki tabloyu disleksi nedir nasıl anlaşılır yazısında ele aldım.
Dikkat eksikliği. Ayrıntılı olarak dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu yazısında anlattım.
Görme ve işitme sorunları. Tahtayı göremeyen ya da öğretmeni duyamayan bir çocuk dikkatsiz görünüyor.
Kaygı. Sınav kaygısı bildiğini yazamama olarak ortaya çıkıyor. Bu tabloda çalışma miktarını artırmak kaygıyı da artırıyor.
Çökkünlük. Özellikle ergenlerde motivasyon düşüklüğü ve ilgi kaybı olarak görünüyor.
Akran zorbalığı. Ani ve açıklanamayan bir düşüşte mutlaka araştırılmalı.
Evdeki değişimler. Boşanma, taşınma, kayıp ya da süregiden gerginlik.
Bu başlıklardan biri varsa ek ders ve daha uzun çalışma sonuç üretmiyor.
Okulla İlişki
Düzenli temas kurun. Yalnızca sorun olduğunda görüşülen bir öğretmenle ilişki baştan gergin bir zeminde başlıyor.
Öğretmenin gözlemini isteyin. Sınıftaki çocuk ile evdeki çocuk çoğu zaman aynı değil. Bu fark tek başına birçok soruyu yanıtlıyor.
Öğretmeni çocuğun önünde eleştirmeyin. Çocuğun öğretmene duyduğu güven, öğrenme isteğini doğrudan etkiliyor.
Bir tanı ya da güçlük varsa paylaşın. Öğretmenin tabloyu bilmesi tutumunu belirgin biçimde değiştiriyor.
Terapiye Yaklaşımım
Bu başlıkta gelen ailelerde ilk yaptığım şey çalışma miktarına bakmadan önce nedeni ayırmak, çünkü not düşüşü çoğu zaman bir sonuç ve yanlış kaynağa yapılan müdahale tabloyu uzatıyor. Uyku ve duygudurumu erken sorguluyorum. Aileden çocuğu daha çok çalıştırmasını istemiyorum. Hedefi not üzerinden değil, çalışmanın makul sürede ve çatışmasız bitmesi üzerinden kuruyorum.
Ne Zaman Uzmana Başvurmalı
- Çaba yüksek ancak sonuç sürekli düşükse
- Ödev süreci her gün çatışmaya dönüşüyorsa
- Notlarda ani ve açıklanamayan bir düşüş varsa
- Okula gitmek istememe ya da bedensel yakınmalar başladıysa
- Sınavlarda bildiğini yazamama tablosu varsa
- Uyku düzeninde belirgin bozukluk varsa
- Çocuk kendisi hakkında olumsuz cümleler kuruyorsa
- Akran zorbalığı şüpheniz varsa
Destek ile baskı arasındaki çizgiyi bulmakta zorlanıyorsanız iletişim sayfasından yazabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Ödeve yardım etmek doğru mu?
Ortamı hazırlamak ve takılınan yerde kısa destek vermek işe yarıyor. Ödevi çocuğun yerine yapmak ise kısa vadede geceyi kurtarıyor, uzun vadede hem yeterlilik duygusunu hem öğrenmeyi zayıflatıyor.
Ders çalışmasını nasıl sağlarım?
Sürekli hatırlatma çoğu evde ters çalışıyor ve sorumluluğu ebeveyne devrediyor. Aynı saatte ve aynı yerde kurulan bir düzen, hatırlatmadan daha etkili.
Notlar düştü, ne yapmalıyım?
Not düşüşü çoğu zaman bir neden değil bir sonuç. Uyku, arkadaş ilişkileri, zorbalık, öğrenme güçlüğü ve duygudurum önce değerlendirilmeli. Çalışma miktarını artırmak yanlış kaynağa yapılan müdahale olabiliyor.
Özel ders ya da kurs çözüm mü?
Altta yatan neden anlaşılmadan eklenen ek ders çoğu zaman sonuç üretmiyor. Öğrenme güçlüğü ya da dikkat sorunu varsa ek süre değil farklı bir yöntem gerekiyor.
Ödül vermek işe yarar mı?
Kısa vadede davranışı harekete geçiriyor ancak öğrenmeye yönelik ilgiyi zayıflatabiliyor. Sürece yönelik geri bildirim, sonuca bağlı ödülden daha kalıcı sonuç veriyor.
Öğretmenle ne sıklıkta görüşmeliyim?
Düzenli ve sorun çıkmadan önce kurulan bir iletişim en işlevseli. Yalnızca sorun olduğunda kurulan temas, ilişkiyi baştan gergin bir zemine oturtuyor.
Kaynaklar
- Amerikan Psikoloji Derneği APA, Education and Learning (yeni sekmede açılır)
- Amerikan Pediatri Akademisi, School Success and Learning (yeni sekmede açılır)
- Dweck CS, Zihniyet kuramı ve çabaya yönelik geri bildirim
- Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Child and Adolescent Mental Health (yeni sekmede açılır)
Bu konuda destek almak ister misiniz?