İçindekiler 9 bölüm
tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · Klinik psikolog tarafından gözden geçirildi
Bu başlıkta en çok karşılaşılan şey bilgi değil, suçluluk. Ve suçluluğun büyük bölümü kadınlara yöneliyor.
Alanyazının söylediği şey bu suçluluğu desteklemiyor. Ebeveynin çalışması, çocuğun ruhsal gelişimi üzerinde tek başına olumsuz bir etken değil.
Belirleyici olan başka şeyler: bakımın niteliği, birlikte geçirilen zamanın niteliği ve evdeki genel iklim.
Araştırmalar Ne Söylüyor
Bu alanda geniş ölçekli ve uzun süreli çalışmalar var.
Genel bulgu şu: ebeveynin çalışıp çalışmaması tek başına çocuğun gelişimini yordamıyor. Yordayan şey bakımın niteliği ve ev ortamının özellikleri.
Bazı çalışmalar çalışan ebeveynlerin çocuklarında belirli alanlarda avantaj da gösteriyor. Özellikle kız çocuklarında rol modelleme ve öz yeterlilik açısından.
Buna karşılık bir uyarı da var. Yaşamın ilk aylarında çok uzun süreli ve nitelikli olmayan bakım düzenlerinin olumsuz etkileri gösterilmiş durumda. Yani mesele çalışmak değil, bakımın nasıl kurulduğu.
Nitelik Nicelikten Önce Geliyor
Bu, alanın en pratik bulgusu.
Çocukla geçirilen zamanın toplam miktarı, o zamanın niteliği kadar belirleyici değil.
Kesintisiz olması. Telefona bakılmadan, başka bir işle bölünmeden geçirilen on beş dakika, aynı odada geçirilen üç saatten daha çok işe yarıyor.
Öngörülebilir olması. Her gün aynı saatte tekrarlanan kısa bir birliktelik, düzensiz uzun sürelerden daha güvence verici.
Çocuğun yönlendirdiği olması. Ne yapılacağına çocuğun karar verdiği bir oyun, ebeveynin planladığı bir etkinlikten daha değerli.
Rutinlere yerleşmiş olması. Yatmadan önceki okuma, akşam yemeği ya da servise kadar yürüme. Bunlar programlanmış özel etkinliklerden daha sürdürülebilir.
Bu bulgu ailelerde genellikle rahatlama üretiyor, çünkü ulaşılabilir bir hedef gösteriyor.
Suçluluk Duygusu
Suçluluk bu tabloda en yaygın duygu ve kendi başına bir sorun üretiyor.
Telafi davranışları. Suçluluk duyan ebeveyn kuralları gevşetiyor, aşırı hediye veriyor ve hayır demekte zorlanıyor. Bunlar çocuğa güvence değil belirsizlik veriyor.
Aşırı yoğun birliktelik baskısı. Her anın kaliteli geçmesi gerektiği düşüncesi, birlikte geçirilen zamanı bir performansa dönüştürüyor. Bu, hem ebeveyni yoruyor hem de doğallığı bozuyor.
Kendine zaman ayıramama. Suçluluk duyan ebeveyn kendine ayırdığı her dakikayı çocuktan çalınmış gibi görüyor. Bu, tükenmişliği hızlandırıyor.
Duygunun çocuğa aktarılması. “Seni bırakıp gitmek zorundayım” biçimindeki cümleler, ayrılığı çocuk için de sorunlu hâle getiriyor.
Suçluluğu azaltan şey genellikle bilgi oluyor. Bakımın niteliğinin belirleyici olduğunu bilmek, odağı ölçülemeyen bir suçtan ölçülebilir bir düzenlemeye kaydırıyor.
Bakım Düzenini Kurmak
Bakımın biçiminden çok niteliği belirleyici.
Tutarlılık. Bakım verenin sık değişmemesi, bu alandaki en önemli ölçüt.
İlişki niteliği. Çocuğun sesine cevap veren, onunla konuşan ve karşılıklı etkileşim kuran bir bakım. Yalnızca fiziksel bakım yeterli değil.
Uyaran ortamı. Oyun, kitap ve dışarı çıkma imkânı.
Grup büyüklüğü. Kreşlerde çocuk başına düşen yetişkin sayısı, nitelik göstergelerinin başında geliyor.
Değerlerde uyum. Bakım verenin kural ve disiplin yaklaşımının aileyle uyumlu olması. Farklı iki düzen arasında kalan çocukta kural işlevini yitiriyor.
İletişim. Bakım verenle günlük bilgi akışı.
Kreş ya da evde bakım tercihi çocuğun yaşına, mizacına ve ailenin koşullarına göre değişiyor. Biri diğerinden mutlak olarak üstün değil.
Günlük Düzen
Ayrılık anını düzenleyin. Kısa ve net bir veda, uzatılan bir vedadan daha kolay. Gizlice çıkmak ise güveni zedeliyor ve ayrılık kaygısını artırıyor.
Geçiş süresi tanıyın. İşten gelir gelmez çocukla tam bir birliktelik kurmak çoğu ebeveyn için gerçekçi değil. On dakikalık bir geçiş, sonrasındaki birlikteliğin niteliğini artırıyor.
Sabahları sıkıştırmayın. Sabah acelesi, gün içindeki gerginliğin en yaygın kaynağı. Akşamdan hazırlık yapmak bunu belirgin biçimde azaltıyor.
İş konuşmasını sınırlayın. Eve taşınan iş stresi, birlikte geçirilen zamanın niteliğini düşürüyor.
Yatma öncesini koruyun. Bu, çoğu ailede en tutarlı birliktelik zamanı ve en kolay korunabilen rutin.
Hafta sonunu programla doldurmayın. Boş ve programsız zaman, planlanmış etkinliklerden daha çok bağ kuruyor.
İki Ebeveyn Arasındaki Dağılım
Bu başlık çoğu zaman konuşulmuyor ancak belirleyici.
Suçluluk ve görünmeyen yükün büyük bölümü çoğu evde tek tarafa biniyor. Bu, hem eşitlik açısından hem de tükenmişlik açısından sorun üretiyor.
Bakım yükünü görünür kılmak. Kimin neyi taşıdığını açıkça konuşmak, çoğu evde ilk adım.
Zihinsel yükü paylaşmak. Yalnızca işleri yapmak değil, işleri hatırlamak ve planlamak da bir yük ve bu genellikle görünmüyor.
İki ebeveynin de ayrı ilişkisi olması. Çocuğun her iki ebeveynle de bire bir zaman geçirmesi, hem bağı hem de yükün dağılımını dengeliyor.
Eşler arası ilişkiyi korumak. Yoğun çalışma dönemlerinde ilk ihmal edilen şey genellikle bu ilişki oluyor ve evdeki iklim buradan etkileniyor.
Çocuk Ne Yaşıyor
Okul öncesi. Ayrılık kaygısı bu dönemde en belirgin. Öngörülebilir bir düzen ve tutarlı bir bakım veren, bu kaygıyı belirgin biçimde azaltıyor.
İlkokul. Okul sonrası düzenin nasıl kurulduğu öne çıkıyor. Kimin alacağı, nerede bekleyeceği ve ne zaman buluşulacağı gibi bilgilerin netliği kaygıyı azaltıyor.
Ergenlik. Bu dönemde ebeveynin fiziksel varlığından çok ulaşılabilir olması önemli. Ergen çoğu zaman yalnız kalmayı tercih ediyor ancak gerektiğinde ulaşabileceğini bilmek istiyor.
Her yaşta ortak olan şey şu: çocuğun taşıdığı asıl soru “annem ne kadar evde” değil, “bir şey olduğunda ulaşabilir miyim”.
Terapiye Yaklaşımım
Bu başlıkta çalışmanın büyük bölümü ebeveynin suçluluk duygusu üzerinde oluyor, çünkü o duygu telafi davranışları üretiyor ve kuralların gevşemesi çocuğa güvence vermiyor. Ardından birlikte geçirilen zamanın niteliğine bakıyoruz. Aileden çalışma düzenini değiştirmesini istemiyorum, belirleyici olan sürenin uzunluğu değil.
Ne Zaman Uzmana Başvurmalı
- Çocukta ayrılık kaygısı günlük yaşamı belirgin biçimde kısıtlıyorsa
- Uyku, iştah ya da davranışta süregiden değişiklik varsa
- Bakım düzeni sık değişiyor ve çocuk bundan etkileniyorsa
- Kendinizi sürekli suçlu ve tükenmiş hissediyorsanız
- Eşinizle yük paylaşımı konusunda sürekli çatışıyorsanız
- Çocukla birlikte geçirdiğiniz zamanı sürekli bir performans gibi yaşıyorsanız
Suçluluk duygusu çoğu çalışan ebeveynin ortak yükü. Bu duyguyla çalışmak için bireysel terapi sayfasına bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Çalışan annenin çocuğu olumsuz etkilenir mi?
Alanyazın bu iddiayı desteklemiyor. Belirleyici olan annenin çalışıp çalışmaması değil, bakımın niteliği, ebeveynle geçirilen zamanın niteliği ve evdeki genel iklim.
Ne kadar zaman geçirmeliyim?
Süreden çok nitelik belirleyici. Kesintisiz, dikkatin bölünmediği kısa bir zaman, aynı odada geçirilen uzun ve dağınık saatlerden daha değerli.
Suçluluk duyuyorum, bu normal mi?
Çok yaygın. Ancak suçluluk kendi başına bir sorun üretiyor: telafi amaçlı kural gevşetmeleri ve aşırı hediye. Bunlar çocuğa güvence değil belirsizlik veriyor.
Kreş mi yoksa evde bakım mı daha iyi?
Belirleyici olan biçim değil nitelik. Nitelikli bir kreş de nitelikli bir ev bakımı da iyi sonuç veriyor. Bakım verenin tutarlılığı ve çocukla kurduğu ilişki asıl ölçüt.
İşten gelince çok yorgunum, ne yapmalıyım?
Eve gelir gelmez kısa bir geçiş süresi tanımak çoğu ailede işe yarıyor. Yorgunken zorlanan bir birliktelik, kısa süre sonra kurulacak bir birliktelikten daha az değerli.
Çocuk bakıcıya daha çok bağlanır mı?
Çocuklar birden fazla kişiye bağlanabiliyor ve bu, ebeveyn bağını zayıflatmıyor. Bakım verenle kurulan güvenli bir ilişki çocuk için koruyucu.
Kaynaklar
- Amerikan Psikoloji Derneği APA, Parenting and Family Relationships (yeni sekmede açılır)
- Ulusal Çocuk Sağlığı ve İnsan Gelişimi Enstitüsü NICHD, Study of Early Child Care (yeni sekmede açılır)
- Amerikan Pediatri Akademisi, Child Care and Early Education (yeni sekmede açılır)
- Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Child and Adolescent Mental Health (yeni sekmede açılır)
Bu konuda destek almak ister misiniz?