İçeriğe geç

Çocuklarda Özgüven Eksikliği: Ebeveynler Ne Yapmalı?

Özgüveni desteklemek için evde neler yapılabilir? Geri bildirim biçimi, sorumluluk verme, hata karşısındaki tutum ve kaçınılması gereken cümleler.

İçindekiler 10 bölüm

tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · tarafından gözden geçirildi

Çocuğunda özgüven eksikliği fark eden ebeveynlerin ilk refleksi genellikle daha çok övmek oluyor. Bu, iyi niyetle yapılan ve işe yaramayan bir müdahale.

Bu yazı evde uygulanabilecek somut tutumlara odaklanıyor. Belirtileri tanımak için çocuklarda özgüven eksikliği, özgüvenin neyle şekillendiği için özgüven oluşumunu etkileyen unsurlar yazısına bakabilirsiniz.

Geri Bildirim Biçimini Değiştirin

Bu en somut ve en çok fark yaratan değişiklik.

Sonuca yönelik övgü yeteneği sabit bir özellik gibi sunuyor. “Çok zekisin” cümlesini duyan çocuk, zorlandığı bir işte “demek ki zeki değilmişim” sonucuna varıyor ve bırakıyor.

Sürece yönelik geri bildirim ise farklı çalışıyor. “Bu problemi çözene kadar bırakmadın” cümlesi çabayı görünür kılıyor ve çaba çocuğun kontrolünde olan bir şey.

Somut olmak da önemli. “Harikaydı” genel bir ifade ve fazla tekrarlandığında anlamını yitiriyor. “Resimde gölgeleri de çizmişsin” cümlesi çocuğa gerçekten bakıldığını gösteriyor.

Abartmamak gerekiyor. Sıradan bir işi olağanüstü gibi karşılamak, çocuğun kendi değerlendirmesiyle çelişiyor ve geri bildirime güvenini azaltıyor.

Yapabileceği İşleri Ona Bırakın

Özgüven anlatılarak değil deneyimlenerek kuruluyor.

Çocuk zorlandığında devralmak en yaygın refleks. O anı rahatlatıyor ama taşıdığı mesaj şu: sen yapamazsın, ben yaparım.

İşleyen sıralama şöyle. Önce ne denediğini sorun. Sonra takıldığı yeri birlikte bulun. En son ve en küçük yardımı yapın. Amaç işi bitirmek değil, çocuğun bitirebilmesi.

Yaşa uygun sorumluluklar bu deneyimi düzenli hâle getiriyor. Kendi çantasını hazırlamak, sofraya yardım etmek, kendi odasını toplamak. Bunlar basit görünüyor ama biriktiğinde ciddi bir yeterlilik duygusu üretiyor.

Sonucun kusurlu olmasına izin vermek gerekiyor. Düzeltilen her iş, “senin yaptığın yeterli değil” mesajı taşıyor.

Hatayı Olağanlaştırın

Hata karşısındaki tutum, özgüveni doğrudan etkileyen unsurlardan biri.

Sert tepkiyle karşılaşan çocuk hata yapmamayı değil, risk almamayı öğreniyor. Denememek en güvenli seçenek hâline geliyor.

İşe yarayan tepki iki adımlı: önce hatayı olağanlaştırmak, sonra ne öğrenildiğine bakmak. “Olur böyle şeyler, şimdi ne yapabiliriz” cümlesi çoğu durumda yeterli.

Kendi hatanızı nasıl karşıladığınız da model oluyor. Hatasını kabul edebilen ve bunu bir felakete dönüştürmeyen bir ebeveyn, bunun yapılabilir bir şey olduğunu gösteriyor.

Kaçınmayı Kademeli Kırın

Denemekten kaçınmak kısa vadede rahatlatıyor, uzun vadede yetersizlik duygusunu pekiştiriyor.

Buradaki denge önemli. Zorlamak ters tepiyor, tümüyle izin vermek de tabloyu büyütüyor.

İşleyen yol küçük ve taşınabilir adımlar. Kalabalık bir doğum günü yerine tek bir arkadaşla buluşma. Sınıf önünde sunum yerine önce evde aile karşısında anlatma.

Her adımda çocuğun rahatladığını görmek gerekiyor. Rahatlamadan bir sonrakine geçmek işe yaramıyor.

Adımı çocuğun kendisinin seçmesi katılımı belirgin biçimde artırıyor.

Kıyaslamayı Bırakın

Bu madde tek başına birçok ailede fark yaratıyor.

Olumsuz kıyaslama doğrudan yetersizlik duygusu üretiyor. Olumlu kıyaslama da güvenli değil, çünkü değeri yine karşılaştırmaya bağlıyor.

Kıyaslama yalnızca sözle olmuyor. Bir çocuğun başarısını sürekli anlatmak, diğerininkini geçiştirmek de aynı mesajı taşıyor.

Kardeşler arasındaki karşılaştırmanın özgüvene etkisini çocuklar arasında kıyaslama yapmayın yazısında ele aldım.

Etiketlemeyin

“Utangaçtır o”, “zaten çekingen”, “tembeldir biraz” gibi cümleler tanımlama gibi görünüyor ama çocuğun kendisi hakkındaki tanımına dönüşüyor.

Bu cümleler özellikle başkalarının yanında söylendiğinde etkili oluyor. Çocuk kendisi hakkındaki bilgiyi dışarıdan alıyor ve o etiketi doğrulamaya başlıyor.

Davranışı tanımlamak farklı bir şey. “Bugün yeni çocuklara yaklaşmakta zorlandın” cümlesi durumu anlatıyor, kişiliği tanımlamıyor.

Kendi Cümlelerinizi Fark Edin

Ebeveynin kendisi hakkında kurduğu cümleler de model oluyor.

Sürekli kendini eleştiren, hata yaptığında kendine sert davranan bir ebeveyn, çocuğa bu düşünme biçimini öğretiyor.

Bu bir suçlama değil. Kendi özgüveni düşük olan biri çocuğuna özgüven kazandıramaz demek de istemiyorum. Ancak farkında olmak, aktarımı belirgin biçimde azaltıyor.

Söylenmemesi Gerekenler

  • “Ne var bunda korkacak”
  • “Kardeşin senin yaşındayken yapıyordu”
  • “Ben senin yaşındayken…”
  • “Bırak ben yapayım, sen beceremezsin”
  • “Yine mi yapamadın”
  • “Utanılacak ne var”
  • “Herkes bakıyor, düzgün dur”

Bu cümlelerin ortak yanı şu: hepsi duyguyu geçersiz kılıyor ya da yetersizliği vurguluyor.

Terapiye Yaklaşımım

Bu konuyla gelen ailelerde çalışmanın önemli bölümü ebeveynin geri bildirim biçimi üzerinde oluyor, çünkü çocuk kendisi hakkındaki ilk bilgiyi oradan alıyor. Ebeveynin kendi cümlelerini de ele alıyoruz. Aileye daha çok övmeyi önermiyorum. Hak edilmemiş övgü kısa vadede iyi geliyor ama çocuğun kendi değerlendirmesiyle çeliştiği için uzun vadede güvenilmez oluyor.

Ne Zaman Uzmana Başvurmalı

  • Evde yaptığınız değişikliklere rağmen birkaç ay içinde fark görmüyorsanız
  • Çocuk kendisi hakkında sürekli olumsuz konuşuyorsa
  • Sosyal ortamlardan belirgin biçimde çekiliyorsa
  • Okul başarısında açıklanamayan düşüş varsa
  • Tabloya kaygı, çökkünlük ya da uyku sorunu eşlik ediyorsa

Evde denediğiniz yollar sonuç vermiyorsa bir değerlendirme yerinde olur. İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuğumu nasıl övmeliyim?

Sonuca değil sürece yönelik övün. 'Çok zekisin' yerine 'bu problemi çözene kadar bırakmadın' daha sağlam bir zemin kuruyor. Birincisi yeteneği sabit bir özellik gibi sunuyor, ikincisi çabayı görünür kılıyor.

Zorlandığını görünce yardım etmeli miyim?

Hemen devralmayın. Önce ne denediğini sorun, sonra en küçük yardımı yapın. Onun yerine yapmak o anı rahatlatıyor ama 'sen yapamazsın' mesajını taşıyor.

Hata yaptığında nasıl tepki vermeliyim?

Hatayı olağanlaştırın ve ne öğrenildiğine bakın. Sert tepki çocuğa hata yapmamayı değil risk almamayı öğretiyor.

Utangaç çocuğumu sosyal ortamlara zorlamalı mıyım?

Zorlamak ters tepiyor. Küçük ve tanıdık ortamlardan başlayıp kademeli ilerlemek işe yarıyor. Kalabalık bir doğum günü yerine tek bir arkadaşla buluşma daha iyi bir başlangıç.

Kardeşine göre daha çekingen, ne yapmalıyım?

Kıyaslamayı bırakmak ilk adım. Mizaç farkı doğuştan geliyor ve kıyaslama yalnızca yetersizlik duygusu üretiyor. Her çocuğun kendi temposuna göre ilerlemek daha iyi sonuç veriyor.

Kendi özgüvenim düşük, çocuğuma geçer mi?

Doğrudan geçmiyor ancak model oluyorsunuz. Kendinizi sürekli eleştiren cümleler kuruyorsanız çocuk bunu bir düşünme biçimi olarak öğreniyor. Bu, üzerinde çalışılabilir bir başlık.

Kaynaklar

  1. Bandura A, Öz yeterlilik kuramı, Psychological Review, 1977
  2. Dweck CS, Zihniyet kuramı ve çabaya yönelik geri bildirim
  3. Amerikan Pediatri Akademisi, Building Resilience in Children (yeni sekmede açılır)
  4. Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Child and Adolescent Mental Health (yeni sekmede açılır)

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Bu konudaki tüm yazılar Çocuk ve Ergen 67 yazı

İlgili yazılar