İçindekiler 11 bölüm
tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · Klinik psikolog tarafından gözden geçirildi
Özgüven tek bir davranışla kazanılan ya da kaybedilen bir şey değil. Yıllara yayılan çok sayıda küçük deneyimin birikimi.
Bu yazı özgüvenin neyle şekillendiğine odaklanıyor. Belirtileri ve ne yapılacağını çocuklarda özgüven eksikliğini yenmek yazısında, ebeveynin somut olarak neler yapabileceğini ise özgüven eksikliğinde ebeveynler ne yapmalı yazısında ele aldım.
1. Mizaç
Çocuklar dünyaya farklı eşiklerle geliyor. Bir grup çocuk yeniliğe hızla yaklaşıyor, bir grup önce izliyor ve temkinli davranıyor.
Temkinli mizaç düşük özgüven anlamına gelmiyor. Ancak bu çocuklar yeni durumlarda daha fazla desteğe ihtiyaç duyuyor ve o destek verilmediğinde geri çekilme yerleşebiliyor.
Buradaki en sık hata mizacı düzeltilmesi gereken bir kusur gibi ele almak. İtildiklerinde geri çekiliyorlar, alan tanındığında kendi tempolarında katılıyorlar.
2. Erken Bağlanma Deneyimi
Bebeklikte ve erken çocuklukta bakım verenin tutarlı biçimde ulaşılabilir olması, çocukta “ihtiyacım olduğunda biri gelir” bilgisini kuruyor.
Bu bilgi doğrudan keşfetme cesaretine dönüşüyor. Arkasında güvenli bir zemin olduğunu bilen çocuk daha uzağa gidebiliyor.
Tutarsız bakım ise farklı bir öğrenme üretiyor: sonuç öngörülemez, o hâlde risk almamak daha güvenli.
Burada kastedilen kusursuz bir ebeveynlik değil. Belirleyici olan çoğunlukla ulaşılabilir olmak.
3. Ebeveynin Geri Bildirim Biçimi
Çocuk kendi hakkındaki ilk bilgiyi çevresinden alıyor. Hangi davranışın nasıl karşılandığı, zamanla bir öz değerlendirmeye dönüşüyor.
Burada iki uç da zarar veriyor.
Sürekli eleştiri “yeterli değilim” düşüncesini yerleştiriyor. Çocuk yaptığı şeyi değil kendisini kusurlu görmeye başlıyor.
Sürekli ve hak edilmemiş övgü ise farklı bir sorun üretiyor. Çocuk övgünün gerçeği yansıtmadığını fark ediyor ve geri bildirime güvenmeyi bırakıyor. Ayrıca övgü kesildiğinde ortada bir dayanak kalmıyor.
İşleyen orta yol çabaya ve sürece yönelik geri bildirim. Neyi nasıl yaptığını görmek, sonucu değerlendirmekten daha sağlam bir zemin kuruyor.
4. Yaşına Uygun Sorumluluk
Özgüven anlatılarak değil deneyimlenerek kuruluyor. Bir işi kendi başına yapıp sonucunu görmek, “yapabilirsin” cümlesinden çok daha güçlü.
Bu yüzden aşırı korumacılık özgüveni doğrudan zedeliyor. Her şeyi ebeveyn yaptığında çocuk kendi kapasitesini test edecek fırsatı bulamıyor.
Sorumluluğun yaşa uygun olması önemli. Fazla ağır bir görev başarısızlık deneyimi, fazla hafif bir görev ise anlamsız bir başarı üretiyor.
Konuyu ayrıntılı ele aldığım çocuklarınıza sorumluluk kazandırmak yazısına bakabilirsiniz.
5. Hata Karşısındaki Tutum
Bu unsur göründüğünden daha belirleyici.
Hata yaptığında sert tepkiyle karşılaşan çocuk, hata yapmamayı değil risk almamayı öğreniyor. Denemekten kaçınmak kısa vadede güvenli, uzun vadede özgüveni durduruyor.
Hatanın olağan karşılandığı bir ortamda ise farklı bir öğrenme oluyor: hata sonuçtan bağımsız olarak değerimi değiştirmiyor.
Ebeveynin kendi hatasını nasıl karşıladığı da model oluyor. Hatasını kabul edebilen bir ebeveyn, bunun yapılabilir bir şey olduğunu gösteriyor.
6. Akran İlişkileri
Okul çağıyla birlikte özgüvenin kaynağı kısmen aileden akrana kayıyor.
Gruba kabul edilmek, bir arkadaşlık kurabilmek ve dışlanmamak bu dönemde belirleyici hâle geliyor.
Tekrarlayan dışlanma ve akran zorbalığı özgüven üzerinde en hızlı ve en derin etkiyi bırakan deneyimlerden biri. Bu yüzden çocuğun sosyal ilişkilerini izlemek, akademik takip kadar önemli.
Arkadaşlığın neden bu kadar belirleyici olduğunu çocukların arkadaş edinmesi yazısında ele aldım.
7. Kıyaslanma
Kıyaslama özgüveni iki yönden birden zedeliyor.
Olumsuz kıyaslama doğrudan yetersizlik duygusu üretiyor. “Kardeşin gibi olsan” cümlesi çocuğa değerinin bir başkasına göre ölçüldüğünü öğretiyor.
Olumlu kıyaslama da güvenli değil. “Sen ondan daha iyisin” cümlesi değeri yine karşılaştırmaya bağlıyor ve çocuk sürekli üstte kalma baskısı altında kalıyor.
Konuyu çocuklar arasında kıyaslama yapmayın yazısında ayrıca işledim.
8. Okul Deneyimi ve Öğrenme Farklılıkları
Okul, çocuğun yeterliliğini ilk kez dışarıdan ve düzenli olarak değerlendirildiği yer.
Öğrenme güçlüğü ya da dikkat sorunu olan çocuklarda burada bir risk var. Çaba gösterdiği hâlde akranlarının gerisinde kalan çocuk, sorunu yeteneğine değil kendine bağlıyor. “Ben aptalım” düşüncesi çoğu zaman burada kuruluyor.
Bu tabloda özgüven çalışması tek başına yetmiyor. Öğrenme farklılığının değerlendirilmesi ve gerekiyorsa akademik destek sağlanması gerekiyor. Ayrıntı için çocuklarda hiperaktivite bozukluğu yazısına bakabilirsiniz.
Öğretmenin tutumu da bu dönemde belirleyici. Sınıf önünde küçük düşürülme deneyimi, evde verilen desteğin büyük kısmını geçersiz kılabiliyor.
Bu Unsurlar Nasıl Birleşiyor
Bu sekiz unsur birbirinden bağımsız çalışmıyor.
Temkinli mizaçlı bir çocuk, destekleyici bir ortamda sağlam bir özgüven geliştirebiliyor. Aynı çocuk kıyaslanan ve hatası cezalandırılan bir ortamda geri çekiliyor.
Bu yüzden özgüveni tek bir nedene bağlamak yanıltıcı oluyor. Değerlendirmede bakılması gereken şey tek bir etken değil, bunların birlikte nasıl bir örüntü oluşturduğu.
İyi haber şu: bu unsurların çoğu değiştirilebilir. Mizaç değişmiyor ama ona verilen tepki değişebiliyor ve asıl fark orada oluşuyor.
Terapiye Yaklaşımım
Özgüven konusuyla gelen ailelerde önce sorunun nerede kurulduğuna bakıyorum, çünkü mizaçtan gelen bir temkinlilik ile tekrarlayan bir dışlanma deneyimi aynı görünüp farklı çalışma gerektiriyor. Çocuğun kendisi hakkındaki cümlelerini ele alıyoruz, çünkü özgüven dediğimiz şey büyük ölçüde o cümlelerden oluşuyor. Çocuğu daha çok övmeyi hedef olarak koymuyorum. Hak edilmemiş övgü kısa vadede iyi geliyor, uzun vadede güvenilmez oluyor.
Ne Zaman Uzmana Başvurmalı
- Çocuk kendisi hakkında sürekli olumsuz konuşuyorsa
- Yeni bir şey denemekten belirgin biçimde kaçınıyorsa
- Akran ilişkilerinde tekrarlayan dışlanma varsa
- Okul başarısında açıklanamayan bir düşüş görülüyorsa
- Tabloya kaygı, çökkünlük ya da uyku sorunu eşlik ediyorsa
Bu unsurlardan hangilerinin evinizde eksik kaldığını konuşmak isterseniz iletişim sayfasından yazabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Özgüven doğuştan mı gelir, sonradan mı kazanılır?
İkisi birden. Mizaç bir zemin kuruyor ancak üzerine binen deneyimler belirleyici. Temkinli bir mizaçla doğan çocuk da destekleyici bir ortamda sağlam bir özgüven geliştirebiliyor.
Sürekli övmek özgüveni artırır mı?
Artırmıyor, hatta kırılganlaştırıyor. Hak edilmemiş övgü çocuğun kendi değerlendirmesiyle çelişiyor ve zamanla güvenilmez hâle geliyor. Çabaya ve sürece yönelik geri bildirim daha sağlam bir zemin kuruyor.
Özgüven ile kibir arasındaki fark nedir?
Özgüven kendi yeterliliğine dair gerçekçi bir değerlendirme. Kibir ise çoğu zaman kırılgan bir özgüvenin üstünü örtme çabası. Gerçekten güvenen çocuk hata yapmayı kaldırabiliyor, kibirli olan kaldıramıyor.
Kardeşler arasında özgüven neden farklı gelişir?
Mizaç farkı, doğum sırası, ailedeki rolü ve karşılaştırılma sıklığı belirleyici oluyor. Aynı evde büyümek aynı deneyimi yaşamak anlamına gelmiyor.
Okul başarısı özgüveni belirler mi?
Tek başına belirlemiyor. Belirleyici olan çocuğun değerinin başarıya bağlanıp bağlanmadığı. Yalnızca başarıyla takdir edilen çocukta özgüven kırılgan kalıyor.
Özgüven ne zaman şekillenir?
Erken çocuklukta temeli atılıyor ancak süreç ergenliğe kadar sürüyor ve yetişkinlikte de değişebiliyor. Geç fark edilen bir sorun için geç kalınmış olmuyor.
Kaynaklar
- Bowlby J, Bağlanma kuramı ve güvenli üs kavramı
- Bandura A, Öz yeterlilik kuramı, Psychological Review, 1977
- Amerikan Pediatri Akademisi, Building Resilience in Children (yeni sekmede açılır)
- Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Child and Adolescent Mental Health (yeni sekmede açılır)
Bu konuda destek almak ister misiniz?