İçeriğe geç

Çocuklar Arasında Kıyaslama Yapmayın

Kıyaslama neden motive etmiyor? Olumlu kıyaslamanın da neden güvenli olmadığı, sözsüz kıyaslama biçimleri, uzun vadeli etkileri ve yerine ne konabileceği.

İçindekiler 9 bölüm

tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · tarafından gözden geçirildi

Kıyaslama, ailelerde en yaygın kullanılan ve en az sonuç veren yöntemlerden biri.

Yaygın olmasının bir sebebi var: mantığı ikna edici görünüyor. Çocuk bir örnek görsün, gayret etsin, yetişsin.

Ancak kıyaslamanın çocukta ürettiği şey gayret değil. Ürettiği şey bir karşılaştırma sonucu ve bu sonuç neredeyse her zaman “ben yetersizim” oluyor.

Neden İşe Yaramıyor

Davranışı değil duyguyu değiştiriyor. Kıyaslama cümlesi çocuğa ne yapması gerektiğini söylemiyor. Yalnızca yeterli olmadığını söylüyor. Bilgi taşımayan bir mesaj, davranışı da değiştirmiyor.

Yetersizlik duygusu üretiyor. Çocuk karşılaştırmadan bir sonuç çıkarıyor ve bu sonuç kendisiyle ilgili oluyor: ben beceremiyorum.

Kaygıyı itici güç hâline getiriyor. Kıyaslamayla harekete geçen çocuklarda kaynak çoğu zaman kaygı. Bu, kısa vadede sonuç üretse de sürdürülemiyor ve bedeli ağır oluyor.

Kaçınmayı besliyor. Karşılaştırıldığı alandan uzak durmak, karşılaştırmadan kurtulmanın en pratik yolu. Bu yüzden kıyaslanan çocuklar çoğu zaman o alanı tümüyle bırakıyor.

İlişkiyi bozuyor. Kıyaslanan çocuk, kendisiyle kıyaslandığı kişiye karşı öfke geliştiriyor. Kardeşler arasında bu, uzun yıllar süren bir mesafeye dönüşebiliyor.

Olumlu Kıyaslama da Güvenli Değil

Bu, ailelerin çoğu zaman düşünmediği taraf.

“Sen kardeşinden çok daha düzenlisin” cümlesi olumlu görünüyor ve iyi hissettiriyor. Ancak yaptığı şey aynı: değeri karşılaştırmaya bağlıyor.

Bu cümleyi duyan çocuk şunu öğreniyor: benim değerim, başkalarından daha iyi olmama bağlı.

Sonuçları ikili oluyor.

Üstün olduğu sürece iyi hissediyor. Geride kaldığı ilk anda ise çöküyor, çünkü değerlendirme ölçütü kendisi değil.

Ayrıca bu çocuk konumunu korumak zorunda hissediyor. Bu, hata yapmaktan kaçınma ve zorlu işlere girmeme olarak görünüyor.

Sözsüz Kıyaslama

Kıyaslama yalnızca cümlelerle yapılmıyor. Aslında en etkili biçimleri sözsüz olanlar.

İlginin dağılımı. Bir çocuğun anlattığını uzun uzun dinlemek, diğerininkini kısa kesmek.

Tepkinin dağılımı. Aynı davranışa farklı tepki vermek.

Anlatılan hikâyeler. Bir çocuğun başarısını misafirlere anlatmak, diğerininkinden söz etmemek.

Beklenti farkı. Bir çocuktan sürekli daha fazlasını beklemek. Bu, çoğu zaman büyük ya da daha yetenekli görülen çocuğa yapılıyor ve o çocukta sürekli bir yetememe duygusu üretiyor.

Etiketler. “Çalışkan olan”, “sakar olan”, “hassas olan”, “yaramaz olan”. Bu tanımlar çocukları birbirine göre konumlandırıyor ve çocuklar bu rollere yerleşiyor. Bir kez yerleştiğinde çıkmak çok zor oluyor.

Çocuklar bu sözsüz mesajları sözlü olanlardan daha net okuyor.

Nerelerde Yapılıyor

Kardeşler arasında. En yaygın olanı ve kardeş ilişkisini en çok bozan. Bu konuyu kardeş kıskançlığında ne yapılmalı yazısında ele aldım.

Akranlarla. “Arkadaşın nasıl da rahat konuşuyor.”

Kuzenler ve akrabalarla. Aile toplantılarında sık yaşanıyor ve çocuk için en zorlayıcı olanı, çünkü herkesin önünde yapılıyor.

Ebeveynin kendi çocukluğuyla. “Ben senin yaşındayken.” Bu karşılaştırmanın ek bir sorunu var: karşı taraf kendini savunamıyor, çünkü o dönem geçmişte kaldı ve anlatan taraf da anlatıcı.

Çocuğun kendi geçmişiyle olumsuz biçimde. “Eskiden daha iyiydin.”

Uzun Vadeli Etkisi

Bu, terapide en sık karşılaşılan çocukluk izlerinden biri.

Çocuklukta duyulan karşılaştırma cümleleri, zamanla kişinin kendi iç sesine dönüşüyor. Yetişkinlikte kimse söylemese bile kişi kendini sürekli başkalarıyla karşılaştırıyor.

Bunun görünür sonuçları şunlar oluyor: başarıya rağmen sürekli yetersiz hissetme, kendi başarısını küçümseme, başkalarının başarısını kendi eksikliği gibi okuma ve yeterince iyi olmadığı düşüncesiyle sürekli daha fazlasını hedefleme.

Sosyal medya bu örüntüyü ayrıca besliyor, çünkü karşılaştırma için sınırsız malzeme sunuyor.

Yerine Ne Konabilir

Kıyaslamayı bırakmak, geri bildirimi bırakmak anlamına gelmiyor. Ölçütün değişmesi gerekiyor.

Çocuğu kendisiyle karşılaştırın. “Geçen dönem bu konuda zorlanıyordun, şimdi daha rahat yapıyorsun.” Bu, gelişimi görünür kılıyor ve kimseyi rakip hâline getirmiyor.

Çabayı görün. “Bu problemi çözene kadar bırakmadın” cümlesi, sonucu değil süreci karşılıyor.

Somut olun. Neyin fark edildiğini söylemek, genel bir övgüden daha etkili.

Her çocuğun kendi alanını tanıyın. Farklı çocukların güçlü olduğu alanlar farklı. Bunu açıkça tanımak, karşılaştırma ihtiyacını azaltıyor.

İhtiyaca göre davranın. Eşit davranmak yerine her çocuğun kendi ihtiyacını karşılamak. Bu ayrımı kardeş kıskançlığında ne yapılmalı yazısında ayrıntılı anlattım.

Etiket kullanmayın. Davranışı tanımlamak ile kişiyi tanımlamak farklı şeyler.

Çocuk Kendisi Kıyaslıyorsa

Bu, özellikle okul çağından itibaren sık görülüyor.

“Herkes benden iyi”, “sınıfta en kötü ben okuyorum” gibi cümleler karşısında yapılan en yaygın hata, karşılaştırmayı doğrudan reddetmek. “Yok canım, sen de iyisin” cümlesi çocuğun kendi gözlemiyle çelişiyor ve inandırıcı olmuyor.

Daha işlevsel olan ölçütü değiştirmek. “Kimin daha iyi olduğundan çok, senin nerede olduğuna bakalım. Ekim ayında bu kadarını yapamıyordun.”

Ayrıca duyguyu kabul etmek gerekiyor. “Zorlandığını görüyorum” cümlesi, karşılaştırmayı tartışmaktan daha çok işe yarıyor.

Bu cümleler süreklilik kazandıysa ve çocuk kendisi hakkında genelleyen olumsuz ifadeler kuruyorsa, tablo özgüven eksikliğine doğru derinleşmiş olabiliyor. Bu başlığı çocuklarda özgüven eksikliğini yenmek yazısında ele aldım.

Terapiye Yaklaşımım

Bu başlıkta aileyle çalışırken sözlü kıyaslamadan çok sözsüz olanlara bakıyoruz, çünkü ebeveynler cümleyi kurmadıklarında kıyaslama yapmadıklarını düşünüyor. Oysa ilginin ve tepkinin dağılımı aynı mesajı taşıyor. Çocukla çalıştığımda odağım kendisi hakkında kurduğu cümle oluyor. Aileden çocuğu daha çok övmesini istemiyorum, sorun övgü miktarında değil ölçütte.

Ne Zaman Uzmana Başvurmalı

  • Çocuk kendisi hakkında sürekli olumsuz cümleler kuruyorsa
  • Kardeşler arasındaki gerginlik süregiden bir çatışmaya dönüştüyse
  • Çocuk denemekten belirgin biçimde kaçınıyorsa
  • Başarısızlık karşısında orantısız tepkiler veriyorsa
  • Sosyal ortamlardan çekilme başladıysa
  • Çocuk bir alanı tümüyle bıraktıysa
  • Kendi kıyaslama alışkanlığınızı değiştirmekte zorlanıyorsanız

Kardeşler arasındaki gerginlik evdeki düzeni bozuyorsa, aile içi iletişim üzerine çalışılabiliyor. Aile terapisi sayfasına bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Kıyaslama çocuğu motive etmez mi?

Etmiyor. Kıyaslama davranışı değil duyguyu değiştiriyor ve ortaya çıkan duygu yetersizlik oluyor. Motive olmuş görünen çocuklarda kaynak çoğu zaman kaygı, yani sürdürülemeyen bir itici güç.

Olumlu kıyaslama da zararlı mı?

Güvenli değil. 'Sen ondan daha iyisin' cümlesi de değeri karşılaştırmaya bağlıyor. Bu çocuk üstün olduğu sürece iyi hissediyor, geride kaldığı ilk anda çöküyor.

Kardeşler arasında karşılaştırma kaçınılmaz değil mi?

Zihinden geçmesi kaçınılmaz olabilir ancak dile getirilmesi bir tercih. Ayrıca kıyaslama yalnızca sözle olmuyor, ilginin ve tepkinin dağılımı da aynı mesajı taşıyor.

Çocuk kendisi kıyaslıyorsa ne yapmalıyım?

Karşılaştırmayı reddetmek yerine ölçütü değiştirmek işe yarıyor. Arkadaşıyla değil kendi geçmiş durumuyla karşılaştırma yapmasına yardımcı olmak daha işlevsel.

Etiketlemek de kıyaslama mı?

Aynı işlevi görüyor. 'Çalışkan olan', 'sakar olan' gibi tanımlar çocukları birbirine göre konumlandırıyor ve çocuklar bu rollere yerleşiyor.

Kıyaslamanın etkisi ne kadar sürer?

Çocuklukta duyulan karşılaştırma cümleleri, yetişkinlikte kişinin kendisi hakkında kurduğu cümlelere dönüşebiliyor. Bu, terapide en sık karşılaşılan çocukluk izlerinden biri.

Kaynaklar

  1. Dweck CS, Zihniyet kuramı ve çabaya yönelik geri bildirim
  2. Amerikan Psikoloji Derneği APA, Parenting and Family Relationships (yeni sekmede açılır)
  3. Amerikan Pediatri Akademisi, Sibling Rivalry (yeni sekmede açılır)
  4. Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Child and Adolescent Mental Health (yeni sekmede açılır)

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Bu konudaki tüm yazılar Çocuk ve Ergen 67 yazı

İlgili yazılar