İçindekiler 10 bölüm
tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · Klinik psikolog tarafından gözden geçirildi
Ergenle yaşanan tartışmaların çoğunda dikkat çeken bir şey var: konu değişiyor ama tartışma aynı kalıyor.
Bu, tartışmanın gerçek konusunun görünen konu olmadığını gösteriyor. Saat, telefon, oda ve kıyafet üzerinden konuşulan şey çoğu zaman tek bir soru: bu kararı kim veriyor.
Bu yazı aile içi çatışmaya odaklanıyor. Dönemin bütününü ergenlik çağında gençlerin yaşadığı sorunlar, evdeki günlük düzeni ise ergenlerle birlikte yaşamanın 6 yolu yazısında ele aldım.
Çatışma Neden Artıyor
Bu dönemde çatışmanın artması bir aksaklık değil, sürecin bir parçası.
Özerklik talebi. Ergen kendi kararlarını verme hakkını talep ediyor. Ebeveyn ise sorumluluğu hâlâ üzerinde taşıyor. Bu iki konum doğal olarak çarpışıyor.
Sorumluluk ve yetki dengesizliği. Ergenden yetişkin gibi davranması bekleniyor ancak yetişkin gibi karar vermesine izin verilmiyor. Bu dengesizlik çatışmanın en verimli zemini.
Değerlerin sınanması. Ailenin değerleri ilk kez dışarıdan bakılarak değerlendiriliyor. Bu sınama ebeveyn tarafından çoğu zaman reddediliş olarak okunuyor.
Duygusal yoğunluk. Bu dönemde duygular daha hızlı yükseliyor ve dürtü kontrolü henüz olgunlaşmamış durumda. Aynı tartışma birkaç yıl sonra çok daha sakin geçebiliyor.
Ebeveynin kendi dönemi. Bu, çoğu zaman konuşulmayan bir taraf. Ergenlik çağındaki bir çocuğun ebeveyni genellikle kendi yaşamında da bir değerlendirme döneminde oluyor. İki geçiş dönemi aynı evde çakışıyor.
Görünen Konu ve Asıl Konu
Çatışmayı çözmenin en pratik yolu bu ayrımı görmek.
Görünen: eve geliş saati. Asıl: güven ve kararın kime ait olduğu.
Görünen: telefon süresi. Asıl: özel alan ve denetim.
Görünen: oda dağınıklığı. Asıl: kendi alanı üzerindeki söz hakkı.
Görünen: kıyafet. Asıl: kimlik ve nasıl görünmek istediği.
Görünen: ders çalışmamak. Asıl: sorumluluğun kimde olduğu ve çoğu zaman başarısızlık korkusu.
Görünen: arkadaş seçimi. Asıl: aidiyet ve bağımsız tercih hakkı.
Asıl konu konuşulmadıkça aynı tartışma farklı başlıklarla tekrarlıyor. Bu yüzden “kaçta geleceksin” tartışmasını kazanmak, tartışmayı bitirmiyor.
Dijital Kuşak Farkı
Bu, önceki kuşaklarda bulunmayan bir başlık.
Ebeveynler ergenliklerini dijital olmayan bir dünyada geçirdi. Bu, deneyim aktarımını zorlaştırıyor. Ergenin yaşadığı sosyal dünyanın önemli bir bölümü ebeveynin hiç deneyimlemediği bir alanda kuruluyor.
İki yönlü bir yanlış anlama üretiyor.
Ebeveyn tarafında: ekranda geçen zamanın boşa geçen zaman olarak görülmesi. Oysa ergen için orada süren şey çoğu zaman arkadaşlık ilişkisi.
Ergen tarafında: ebeveynin endişesinin anlamsız bulunması. Oysa dijital ortamdaki riskler gerçek.
İşe yarayan yaklaşım şu: alanı reddetmek yerine anlamaya çalışmak. Ne oynadığını sormak, birlikte bakmak ve ilgilenmek, yasaklamaktan daha çok bilgi veriyor.
Ekran süresi kavgaya dönüşüyorsa ergenlerde internet bağımlılığı yazısına bakabilirsiniz.
Çatışmanın Biçimi
Sıklık değil biçim belirleyici. Alanyazındaki bulgular da bu yönde.
Sağlıklı işleyen düzende tartışılıyor, sesler yükselebiliyor ancak sonrasında onarım yapılıyor. Konu kapandıktan sonra ilişki devam ediyor.
Zarar veren düzende tartışma kişiliğe yöneliyor. Aşağılama, alay, geçmişin sürekli önü açılması ve sevginin koşula bağlanması. Bu biçim çatışmanın kendisinden çok daha fazla iz bırakıyor.
Sessiz düzen de bir sorun. Hiç tartışılmayan bir evde çoğu zaman çatışma yok değil, ergen çoktan vazgeçmiş oluyor. Konuşmayan bir ergen uyumlu değil, kapanmış olabiliyor.
Tartışmayı Değiştiren Şeyler
Zamanlamayı değiştirin. Duygu yüksekken yapılan konuşma sonuç üretmiyor. “Şimdi ikimiz de sinirliyiz, akşam konuşalım” cümlesi geri çekilme değil, yöntem.
Konuyu tek tutun. Tartışma sırasında geçmişteki diğer konuların açılması, tartışmayı çözümsüz hâle getiriyor.
Kişiliğe değil davranışa yönelin. “Sen sorumsuzsun” ile “haber vermeden geç kalman beni endişelendirdi” arasındaki fark, ergenin savunmaya geçip geçmeyeceğini belirliyor.
Dinlediğinizi gösterin. Katılmak zorunda değilsiniz. Ancak anladığınızı göstermek tartışmanın sıcaklığını belirgin biçimde düşürüyor.
Sınırı önceden koyun. Tartışma sırasında konan kural keyfi görünüyor. Önceden konuşulmuş kural ise bir anlaşma.
Az sayıda ve net sınır. Her şeyin kural olduğu bir evde hiçbir kural ciddiye alınmıyor. Güvenlikle ilgili olanlar tartışmaya kapalı, geri kalanlarda esneklik alanı bırakmak gerekiyor.
Karar payını kademeli devredin. Bu, çatışmayı azaltan en etkili yaklaşımlardan biri. Ergen karar verme deneyimi kazandıkça talep etme gerginliği azalıyor.
Kazanmayı hedeflemeyin. Kazanılan tartışmaların çoğu ilişkiden bir şey götürüyor.
Onarım
Bu başlık çoğu ailede atlanıyor ancak en belirleyici olanı.
Tartışmanın olması bir sorun değil. Sorun tartışmanın onarılmadan kapanması.
Onarım karmaşık bir şey değil. Bir süre sonra yanına gitmek, sakin bir cümle kurmak, gündelik bir konuya dönmek. Bunlar ilişkinin sürdüğünü gösteriyor.
Ebeveynin özür dilemesi otoriteyi zayıflatmıyor. Aksine, ergene hatanın nasıl kabul edildiğini ve ilişkinin nasıl onarıldığını gösteriyor. Bu, ileride kendi ilişkilerinde kullanacağı bir model.
Eşler Arasındaki Tutarlılık
Ebeveynler arasında farklı çizgiler olması, ergenle yaşanan çatışmanın en sık büyütücülerinden biri.
Ergen bu farkı hızla fark ediyor ve hangi ebeveyne ne zaman gideceğini öğreniyor. Sonuç iki taraflı: kurallar işlevini yitiriyor ve eşler arasında ayrı bir çatışma başlıyor.
Kuralların ergenin önünde değil, önceden ve eşler arasında belirlenmesi gerekiyor. Anlaşamadığınız noktalarda ergene ortak bir cevap vermek, o an ikinizin de tam istediği olmasa bile daha iyi sonuç veriyor.
Ayrı yaşayan ebeveynlerde bu daha zor ancak temel ilke aynı. Evler arasındaki kural farkı ergenler tarafından taşınabiliyor, evlerin birbirini yıpratması ise taşınamıyor.
Bağ Kopmuyor
Ailelerin bu dönemde en çok korktuğu şey ilişkiyi kaybetmek.
Alanyazındaki bulgu bu konuda umut verici. Ergenler aileden ayrışıyor ancak bağı kesmiyorlar. Değer, meslek seçimi ve önemli kararlar gibi konularda hâlâ ailenin görüşünü esas alıyorlar.
Değişen şey ilişkinin biçimi. Otoriteye dayalı ilişki yerini, karşılıklılığa dayalı bir ilişkiye bırakıyor. Bu geçiş sancılı oluyor ancak sonucunda daha kalıcı bir bağ kuruluyor.
Bu geçişte en çok zarar veren tutum, eski biçimi zorla sürdürmeye çalışmak.
Terapiye Yaklaşımım
Bu tabloda önce görünen konu ile asıl konuyu ayırıyoruz, çünkü aynı tartışmanın farklı başlıklarla tekrarlaması neredeyse her ailede aynı sebepten kaynaklanıyor. Ebeveynlerle çalışırken kendi tepkilerini ele alıyorum, çünkü çatışmanın seyrini belirleyen çoğu zaman ergenin değil yetişkinin tepkisi oluyor. Aileden ergeni ikna etmelerini hedef olarak istemiyorum. Hedef, tartışılabilen ve sonrasında onarılan bir ilişki.
Ne Zaman Uzmana Başvurmalı
- Tartışmalar hakarete ya da fiziksel şiddete dönüşüyorsa
- Evde günlerce süren sessizlik dönemleri yaşanıyorsa
- Ergen tümüyle kapandıysa
- Okul devamsızlığı ya da evden kaçma girişimi varsa
- Ergende çökkünlük, kendine zarar verme ya da madde kullanımı şüphesi varsa
- Eşinizle çocuk üzerinden sürekli çatışıyorsanız
- Kendinizi bu ilişkide tükenmiş hissediyorsanız
Evdeki çatışma sürekli hâle geldiyse üçüncü bir kişinin varlığı işi kolaylaştırıyor. Aile terapisi sayfasına bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Ergenle çatışma normal mi?
Bu dönemde çatışmanın artması bekleniyor. Belirleyici olan sıklığı değil biçimi. Tartışılan ancak sonrasında onarılan bir ilişki sağlıklı işliyor, hakarete dönüşen ya da hiç konuşulmayan bir düzen ise farklı.
Tartışmaların konusu neden hep aynı?
Çünkü görünen konu asıl konu değil. Saat, telefon ve oda düzeni üzerinden tartışılan şey çoğu zaman kararın kime ait olduğu. Bu soru konuşulmadıkça aynı tartışma farklı başlıklarla tekrarlıyor.
Kurallardan taviz vermeli miyim?
Tümüyle esnetmek de tümüyle katı olmak da işe yaramıyor. İşleyen düzen, sınırların az sayıda ve net olması, geri kalan alanlarda ise karar payının kademeli olarak devredilmesi.
Hiç konuşmuyor, ne yapmalıyım?
Karşı karşıya oturup sorgulamak bu dönemde çoğu ergende kapanmaya yol açıyor. Yan yana yapılan etkinlikler sırasındaki kısa konuşmalar daha çok kapı açıyor.
Bağırdığım için özür dilemeli miyim?
Evet ve bu ebeveyn otoritesini zayıflatmıyor, güçlendiriyor. Hatasını kabul edebilen bir yetişkin, ergene onarımın nasıl yapıldığını gösteriyor.
Eşimle aynı çizgide değiliz, sorun olur mu?
Oluyor. Ebeveynler arasındaki tutarsızlık ergende hangi tarafın söylediğinin geçerli olduğu belirsizliğini üretiyor. Kuralların önceden eşler arasında belirlenmesi gerekiyor.
Kaynaklar
- Amerikan Psikoloji Derneği APA, Developing Adolescents (yeni sekmede açılır)
- Amerikan Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Akademisi AACAP, Facts for Families (yeni sekmede açılır)
- Steinberg L, Ergenlik döneminde özerklik ve ebeveyn ilişkisi
- Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Child and Adolescent Mental Health (yeni sekmede açılır)
Bu konuda destek almak ister misiniz?