İçeriğe geç

Psikoloğa Gitme Bahaneleri 4: Zaman Her Şeyin İlacı

Zaman neyi iyileştiriyor, neyi iyileştirmiyor? Kendiliğinden geçen tablolar ile yerleşen örüntüler arasındaki fark ve beklemenin gerçek maliyeti.

İçindekiler 10 bölüm

tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · tarafından gözden geçirildi

“Zaman her şeyin ilacıdır” cümlesi bir teselli cümlesi. Bir yakınını kaybetmiş birine söyleniyor ve bu bağlamda bir işlevi var.

Sorun, bu cümlenin bir karar gerekçesine dönüşmesi.

Bu yazı, zamanın neyi iyileştirdiğini ve neyi iyileştirmediğini ayırıyor.

Zaman Ne Yapıyor

Önce doğru tarafı: zaman bazı şeyleri gerçekten iyileştiriyor.

Ancak iyileştiren şey zamanın kendisi değil. O süre içinde olan şeyler.

Uyum. Kişi yeni duruma alışıyor.

Destek. Çevreden gelen destek ve paylaşım.

Yeni deneyimler. Kaçınılmayan durumlarla karşılaşmak ve korkulan şeyin olmadığını görmek.

Anlamlandırma. Olayın yerine oturması.

Bedensel toparlanma. Uyku ve enerjinin yerine gelmesi.

Bunların hepsi zaman içinde oluyor. Ancak kendiliğinden değil. Bir şeyler yapıldığı için oluyor.

Zamanın içinde bunlar olmuyorsa, zaman tek başına bir şey iyileştirmiyor.

Kendiliğinden Geçenler

Bu tablolarda beklemek makul.

Geçici stres tepkileri. Zorlayıcı bir olayın ardından günler ya da haftalar süren tepkiler.

Kısa süreli uyum güçlükleri. Yeni bir işe, okula ya da şehre alışma dönemi.

Yasın olağan seyri. Bir kaybın ardından gelen yoğun duygular. Yas bir bozukluk değil.

Bir gecelik uykusuzluk ya da geçici bir keyifsizlik.

Geçici performans dalgalanmaları.

Bu tablolarda destek almak gereksiz değil ancak beklemek de zararlı değil.

Kendiliğinden Geçmeyenler

Bu grup, “zaman geçirir” inancının en çok zarar verdiği grup.

Kaçınmayla sürdürülen tablolar. Fobiler, panik bozukluk, sosyal kaygı ve obsesif tablolar.

Bunlarda mekanizma açık: kişi kaçındıkça korkusunun gerçek olup olmadığını öğrenemiyor. Zaman geçtikçe kaçınma alanı genişliyor. Yani zaman iyileştirmiyor, kötüleştiriyor.

Tekrar eden ilişki örüntüleri. Aynı sorunun farklı ilişkilerde ortaya çıkması. Bu örüntü kendiliğinden değişmiyor.

İşlenmemiş travmalar. Zaman tek başına travmayı işlemiyor. Kaçınma sürdükçe belirtiler kalıyor.

Bağımlılıklar. Alkol, madde, kumar. Bu tablolarda zaman geçtikçe tablo derinleşiyor.

Yeme bozuklukları. Beklemek bu tabloda ciddi bedensel risk taşıyor.

Yerleşmiş depresyon tabloları.

Kişilik örgütlenmesiyle ilgili örüntüler.

Süregiden bir stres kaynağı varsa hiçbir tablo. Zorlayıcı ilişki ya da iş ortamı devam ediyorsa zaman bir şey değiştirmiyor.

Beklemenin Maliyeti

Örüntü yerleşiyor. Bir davranış ne kadar uzun sürdürülürse o kadar otomatikleşiyor.

Kaçınma genişliyor. Önce bir durum, sonra ona benzeyen durumlar, sonunda yaşamın büyük bölümü.

Yeni tablolar ekleniyor. Uzun süren bir kaygı tablosuna çökkünlük, çökkünlüğe alkol kullanımı eklenebiliyor.

İlişkiler yıpranıyor. Bazı ilişkiler geri dönülemez biçimde zarar görüyor.

Fırsatlar kaçıyor. İş, eğitim ve ilişki fırsatları.

Öz değer aşınıyor. Yıllarca çözemediği bir sorunla yaşamak, kişinin kendine dair inancını zedeliyor.

Tedavi süresi uzuyor. Erken başvurulan tablolarda süreç daha kısa.

Kaybedilen yıllar geri gelmiyor. Bu, en somut maliyet.

“Zaman Geçirdi” Yanılgısı

Bazı kişiler geçmişte bir sorunun zamanla geçtiğini söylüyor ve bunu genelliyor.

O örneklerde genellikle şu olmuş: kişi o dönemde bir şeyler yapmış. Ortam değişmiş, bir destek almış, bir karar vermiş ya da kaçınmadığı bir durumla karşılaşmış.

Yani zaman değil, o süre içindeki değişiklik işe yaramış.

Bunu görmek önemli, çünkü aynı mantık bugünkü sorun için de geçerli: bir şeyin değişmesi gerekiyor.

Ölçüt

Ne zaman beklemenin anlamsız olduğunu anlamak için basit ölçütler var.

Süre. Birkaç haftadır sürüyorsa.

İşlevsellik. İşinizi, okulunuzu ya da ilişkilerinizi etkiliyorsa.

Yön. Zamanla iyileşmiyor, aynı kalıyor ya da kötüleşiyorsa.

Tekrar. Aynı sorun daha önce de yaşandıysa.

Kaçınma. Uzak durduğunuz durumların sayısı arttıysa.

Deneme. Kendi başınıza denediğiniz yollar işe yaramadıysa.

Bu ölçütlerden birkaçı karşılanıyorsa beklemenin bir getirisi yok.

“Artık Geç Kaldım” Düşüncesi

Bu, madalyonun diğer yüzü ve aynı derecede zarar veriyor.

Yıllardır süren bir tabloda da tedavi işe yarıyor.

Süre daha uzun olabiliyor. Ancak sonuç alınıyor.

Ayrıca uzun süredir devam eden tablolarda kişiler genellikle şaşırıyor: yıllarca dayanılmaz sanılan bir şey, üzerine çalışıldığında beklenenden hızlı değişebiliyor.

Yas İçin Ayrı Bir Not

Yas bir bozukluk değil ve tedavi edilmesi gereken bir şey değil.

Yasta zaman gerçekten işe yarıyor ve süreç kişiye göre uzun sürebiliyor.

Ancak şu durumlarda destek gerekiyor: yas belirtileri uzun süre yoğunluğunu koruyorsa, işlevsellik ciddi biçimde bozulduysa, kayıp kabul edilemiyorsa ya da yaşamdan çekilme düşünceleri varsa.

Terapiye Yaklaşımım

Bu cümleyle gelen kişilerle şunu ayırıyorum: bu tablo kendiliğinden geçen bir tablo mu, yoksa kaçınmayla sürdürülen bir tablo mu. Bu ayrım yapılmadan verilen “biraz daha bekle” tavsiyesi bazı tablolarda gerçekten doğru, bazılarında ise zarar veriyor. Uzun süredir devam eden tablolarda “geç kaldım” düşüncesini de erken ele alıyorum, çünkü bu düşünce başvuruyu bir kez daha erteletiyor. Destek gerekmediğini düşündüğüm durumlarda bunu açıkça söylüyorum ve beklemenin makul olduğunu belirtiyorum.

Ne Zaman Uzmana Başvurmalı

  • Bir sıkıntı birkaç haftadır sürüyorsa
  • Zamanla iyileşmiyor, aynı kalıyor ya da kötüleşiyorsa
  • Aynı sorun daha önce de yaşandıysa
  • Kaçındığınız durumların sayısı arttıysa
  • Kendi başınıza denediğiniz yollar işe yaramadıysa
  • İşinizi, okulunuzu ya da ilişkilerinizi etkiliyorsa
  • Uyku ve iştah düzeniniz değiştiyse
  • Alkol ya da madde kullanımınız arttıysa
  • Yıllardır süren bir sorun taşıyorsanız, geç değil
  • Yaşamdan çekilme ya da kendine zarar verme düşünceleri varsa, bu durumda 112

Diğer engelleri vaktim yok, deli değilim ve yabancıya açılamam yazılarında ele aldım.

Zaman bazı şeyleri iyileştiriyor, bazılarını yerleştiriyor. Hangisi olduğunu konuşmak için iletişim sayfasından yazabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Zaman gerçekten iyileştirir mi?

Bazı şeyleri iyileştiriyor. Ancak zamanın iyileştirdiği şey, zamanın kendisi değil, o süre içinde olan şeyler: uyum, destek ve yeni deneyimler.

Ne kendiliğinden geçiyor?

Geçici stres tepkileri, kısa süreli uyum güçlükleri ve yasın olağan seyri. Bunlarda beklemek makul.

Ne kendiliğinden geçmiyor?

Kaçınmayla sürdürülen tablolar, tekrar eden ilişki örüntüleri, işlenmemiş travmalar ve yerleşmiş bağımlılıklar.

Ne kadar beklemeliyim?

Genel bir ölçüt olarak birkaç haftadır süren ve günlük yaşamı etkileyen bir durumda beklemenin bir getirisi yok.

Beklemenin zararı ne?

Örüntüler yerleşiyor, kaçınma genişliyor, yeni tablolar ekleniyor ve tedavi süresi uzuyor. Ayrıca kaybedilen yıllar geri gelmiyor.

Yıllar geçti, artık geç mi kaldım?

Geç değil. Uzun süren tablolarda da tedavi işe yarıyor. Süre daha uzun olabiliyor ancak sonuç alınıyor.

Kaynaklar

  1. Amerikan Psikoloji Derneği APA, Understanding Psychotherapy (yeni sekmede açılır)
  2. Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Psychotherapies (yeni sekmede açılır)
  3. Dünya Sağlık Örgütü WHO, Mental Health (yeni sekmede açılır)
  4. Amerikan Psikiyatri Birliği, DSM-5-TR, 2022 (yeni sekmede açılır)

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Bu konudaki tüm yazılar İş ve Performans 27 yazı

İlgili yazılar