İçindekiler 11 bölüm
tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · Klinik psikolog tarafından gözden geçirildi
Bu cümle, başvuruyu engelleyen en güçlü inanç.
İçinde iki varsayım var ve ikisi de yanlış.
Birinci varsayım. Psikoloğa yalnızca ağır ruhsal hastalığı olanlar gider.
İkinci varsayım. Ruhsal bir tablo yaşamak utanılacak bir şeydir.
Bu yazı ikisini de ele alıyor.
Kimler Başvuruyor
Başvuruların önemli bir bölümü tanı gerektirmeyen konularda.
- İlişkisinde tekrar eden bir çatışma yaşayanlar
- Ayrılık ya da boşanma sürecinden geçenler
- İş değiştiren, taşınan, emekli olan kişiler
- Çocuk yetiştirmede zorlananlar
- Bir kayıp yaşayanlar
- Karar veremeyen kişiler
- Sınav ve iş performansı için destek alanlar
- Yeni ebeveyn olanlar
- Aynı örüntünün tekrarını fark edenler
- Bir yakınına nasıl davranacağını öğrenmek isteyenler
Bu listedeki hiçbiri bir hastalık değil.
Tanı Almak Ne Demek
Bir tanı almak, kişinin kim olduğuyla ilgili bir açıklama değil.
Tanı, belirtilerin belirli bir örüntü oluşturduğunu ve buna uygun bir tedavi bulunduğunu gösteren bir çerçeve.
Tıpta da öyle: tansiyon tanısı alan bir kişi hakkında karakter yorumu yapılmıyor.
Ruhsal tablolarda bu ayrım kaybolmuş durumda ve kaybolmasının nedeni bilgi eksikliği.
Damgalanma Nereden Geliyor
Dil. Günlük dilde ruhsal tabloların adları hakaret olarak kullanılıyor. Bu kullanım, tabloların kendisini aşağılayıcı hâle getiriyor.
Karakter yorumu. Ruhsal sıkıntının “zayıflık” olarak görülmesi.
Görünürlük eksikliği. Bedensel bir hastalık anlatılıyor, ruhsal olan anlatılmıyor. Anlatılmadığı için de yaygınlığı görünmüyor.
Yanlış temsil. Ağır tabloların abartılı ve yanlış anlatılması.
Aile içi tutumlar. “Bizde böyle şeyler olmaz” yaklaşımı.
Bu etkenlerin hiçbiri gerçeklikle ilgili değil. Hepsi kültürel ve değişebilir.
“Zayıflık” İnancı
Bu inanç ayrıca ele alınmayı hak ediyor, çünkü en çok erkeklerde başvuruyu engelliyor.
Yardım istemek zayıflık olarak görülüyor.
Oysa uygulamada tersi geçerli: destek alan kişiler, sorunu görebilen ve harekete geçebilen kişiler.
Beklemek bir güç değil. Beklemek, çoğu zaman korkunun sonucu.
Gizlilik
Kaygıların önemli bir bölümü bu başlıkta.
Konuşulanlar gizli. Bu, mesleğin temel ilkelerinden biri.
İstisnaları var. Kendine ya da bir başkasına yönelik ciddi ve yakın tehlike, çocuk istismarı bildirimi ve yasal zorunluluklar. Bunlar ilk seansta anlatılıyor.
Sağlık kayıtları korunuyor.
Ailenize bilgi verilmiyor. Yetişkinlerde. Çocuk ve ergen çalışmalarında paylaşım çerçevesi baştan konuşuluyor.
İşvereninize bilgi verilmiyor.
Çevreye Anlatmak
Bu konuda net bir şey söylemek gerekiyor: anlatmak zorunda değilsiniz.
Kime anlatacağınıza siz karar verirsiniz.
Anlatmak istediğinizde de ayrıntı vermeniz gerekmiyor. “Bir uzmanla görüşüyorum” yeterli bir cümle.
Küçümseyen ya da tartışmaya giren biriyle uğraşmak zorunda da değilsiniz. Anlatacağınız kişiyi seçin.
Bir Görüşme Almak Tanı Almak Değil
Bu, en çok rahatlatan bilgi.
İlk görüşme bir değerlendirme görüşmesi. Sonucunda şunlar olabiliyor.
- Destek gerekmediğinin söylenmesi
- Birkaç seanslık kısa bir çalışma önerilmesi
- Daha uzun bir sürecin önerilmesi
- Başka bir uzmana yönlendirme
Yani görüşme almak bir taahhüt de değil, bir etiket de.
Beklemenin Maliyeti
Bu inançla bekleyen kişiler genellikle tablo dayanılmaz hâle geldiğinde başvuruyor.
O noktada olanlar şunlar.
Tablo yerleşmiş oluyor. Süreç daha uzun sürüyor.
Kaçınma genişlemiş oluyor.
İlişkiler yıpranmış oluyor.
Yeni tablolar eklenmiş oluyor.
Öz değer aşınmış oluyor. Yıllarca “bende bir sorun var ama söyleyemem” duygusuyla yaşamak, ayrı bir yük.
Yani bu inanç kişiyi damgalanmadan korumuyor. Sadece geciktiriyor.
Ne Yapılabilir
Karar vermeden bir görüşme alın. İlk görüşme sonrası devam etmek zorunda değilsiniz.
Kaygılarınızı ilk seansta söyleyin. Gizlilik ve kayıtlarla ilgili sorularınızı doğrudan sorun.
Çevrim içi görüşmeyi değerlendirin. Görünürlük kaygısı varsa bu seçenek işe yarıyor.
Yakınınıza anlatmak zorunda olmadığınızı hatırlayın.
Aynı cümleyi bedensel bir hastalık için kurar mıydınız diye sorun. “Kalp rahatsızlığım var ama gitmem, deli değilim” cümlesi anlamsız geliyor. Diğeri de öyle.
Terapiye Yaklaşımım
Bu inançla gelen kişilerde ilk yaptığım şey, tanı tartışmasına girmemek. İlk görüşmeyi bir değerlendirme olarak sunuyorum ve sonucunda destek gerekmediğini düşünüyorsam bunu açıkça söylüyorum. Gizliliğin nasıl işlediğini ve istisnalarını kişi sormadan anlatıyorum, çünkü bu kaygı sorulmadığında da orada duruyor. Kimseye “hasta” çerçevesinden yaklaşmıyorum, çünkü gelen kişilerin önemli bir bölümü zaten tanı gerektirmeyen konularda destek alıyor.
Ne Zaman Uzmana Başvurmalı
- Bir sıkıntı haftalardır sürüyor ve kendiliğinden geçmiyorsa
- Bu konuyu düşünmeyi yıllardır erteliyorsanız
- Kimseye anlatamadığınız bir konu taşıyorsanız
- Aynı sorun ilişkilerinizde tekrar ediyorsa
- Uyku ve iştah düzeniniz değiştiyse
- İş ya da okul performansınız düştüyse
- Alkol ya da madde kullanımınız arttıysa
- Bedensel yakınmalarınız var ancak tetkikler açıklamıyorsa
- Yakınlarınız durumunuzdan endişe ediyorsa
- Yaşamdan çekilme ya da kendine zarar verme düşünceleri varsa, bu durumda 112
Diğer engelleri vaktim yok, yabancıya açılamam ve zaman her şeyin ilacı yazılarında ele aldım.
Terapiye gelen kişilerin çoğu bir tanı almış değil. Yine de gelmek isterseniz iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Psikoloğa gitmek için ruhsal hastalığım mı olmalı?
Hayır. Başvuruların önemli bir bölümü tanı gerektirmeyen konularda: ilişki sorunları, yaşam geçişleri, karar süreçleri ve tekrar eden örüntüler.
Kayıtlarım işverenime ya da aileme ulaşır mı?
Sağlık kayıtları yasal olarak korunuyor. Gizliliğin sınırlı istisnaları var ve bunlar ilk seansta anlatılıyor.
Bir kez gidersem etiketlenir miyim?
Görüşme almak tanı almak anlamına gelmiyor. Değerlendirme sonucunda destek gerekmediği de söylenebiliyor.
Çevreme nasıl açıklarım?
Açıklamak zorunda değilsiniz. Kime anlatacağınıza siz karar verirsiniz ve ayrıntı vermeniz gerekmiyor.
Damgalanma korkusu neden bu kadar güçlü?
Ruhsal sıkıntıların uzun süre karakter zayıflığı olarak görülmesi ve dilde yerleşmiş aşağılayıcı ifadeler bu korkuyu besliyor.
Bu inanç ne kaybettiriyor?
Zaman. Bu inançla bekleyen kişiler genellikle tablo yerleştikten sonra başvuruyor ve süreç daha uzun sürüyor.
Kaynaklar
Bu konuda destek almak ister misiniz?