İçeriğe geç

Kişilik Bozukluğu Tedavi Süreci ve İşleyişi

Kişilik bozukluğu tedavisi nasıl işliyor? Sürecin aşamaları, ne kadar sürdüğü, hangi sırayla neyin değiştiği, bırakma riski ve yakınların rolü.

İçindekiler 11 bölüm

tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · tarafından gözden geçirildi

Kişilik bozukluklarının tedavi edilemeyeceği görüşü uzun süre yaygındı. İzlem çalışmaları bunu değiştirdi.

Ancak süreç, diğer tablolardaki çalışmalardan farklı işliyor. Daha uzun, daha dalgalı ve başlangıcı daha zor.

Bu yazı sürecin nasıl yürüdüğüne odaklanıyor. Tabloların türlerini ve yöntemleri kişilik bozukluğu türleri ve tedavi yöntemleri yazısında ele aldım.

Hedef Ne

Bu, sürecin en baştan netleştirilmesi gereken noktası.

Hedef kişiliği değiştirmek değil. Böyle bir hedef hem ulaşılamaz hem de gerekli değil.

Hedef, örüntünün esnemesi.

Bunun somut karşılığı şu: aynı durumda farklı bir tepki verebilme imkânının doğması. Şu an tek bir tepki varsa, seçenek üretilebilir hâle gelmesi.

Ölçülebilir hedefler genellikle şunlar oluyor: kriz sıklığının azalması, ilişkilerin daha uzun sürmesi, işte kalabilme, kendine zarar verme davranışının azalması, öfke patlamalarının seyrelmesi.

Bu hedefler somut ve izlenebilir. “Daha iyi olmak” izlenemiyor.

Neden Uzun Sürüyor

Bu soruya dürüst bir cevap vermek, sürecin sürdürülebilmesi için gerekli.

Örüntü yıllar içinde yerleşmiş. Ergenlikten bu yana tekrarlanan bir tepki biçimi, birkaç ayda değişmiyor.

Örüntü kişi tarafından doğal olarak yaşanıyor. Kişi bunu bir sorun olarak değil, kendi hâli olarak taşıyor. İlk aşama bu farkındalığın kurulması ve bu aşama bile zaman alıyor.

Örüntü işe yarıyor. Her tepki bir işlev görüyor. Uzaklaşmak yakınlığın acısından koruyor, öfke kırılganlığı gizliyor, denetim belirsizliği azaltıyor. Bir tepkiyi bırakmak, onun sağladığı korumadan da vazgeçmek anlamına geliyor.

Terapi ilişkisi de bir ilişki. Kişinin ilişkilerde yaşadığı ne ise, terapi ilişkisinde de ortaya çıkıyor. Bu bir sorun değil, aksine çalışılan asıl malzeme. Ancak süreci dalgalı hâle getiriyor.

Sürecin Aşamaları

Bu aşamalar kesin sınırlarla ayrılmıyor ve aralarında geri dönüşler oluyor.

Değerlendirme. Ayrıntılı öykü, örüntünün ne zaman başladığı, ilişki öyküsü ve eşlik eden tabloların taranması. Bu aşama birden fazla görüşme alıyor.

Çerçeve kurma. Sürecin nasıl işleyeceği, ne kadar süreceği, kriz anlarında ne yapılacağı ve hedefin ne olduğu. Bu aşamanın atlanması, bırakma oranını doğrudan artırıyor.

Güvenliğin sağlanması. Kendine zarar verme davranışı, madde kullanımı ya da riskli davranışlar varsa öncelik burada. Bu sağlanmadan derin çalışmaya geçilmiyor.

Örüntünün görünür kılınması. Hangi durumda hangi tepki geliyor ve sonucu ne oluyor. Bu, sürecin en uzun aşamalarından biri.

Seçenek üretme. Aynı durumda başka bir tepkinin denenmesi ve sonucunun izlenmesi.

Yerleştirme. Yeni tepkinin seans dışında da sürdürülmesi.

Sonlandırma. Aralığın açılması ve sürecin kapatılması. Bu aşama, terk edilme kaygısının belirgin olduğu tablolarda ayrıca planlanıyor.

Neyin Ne Zaman Değiştiği

Bu sıralama, beklentinin doğru kurulması için önemli.

Erken değişenler. Davranışsal alan. Kendine zarar verme, dürtüsel kararlar, kriz sıklığı, öfke patlamaları. Bu alanlarda ilk aylarda fark görülebiliyor.

Orta vadede değişenler. Duygu düzenleme. Duygunun yükselme hızının ve yatışma süresinin değişmesi.

Geç değişenler. İlişki kurma ve sürdürme. Bu, en yavaş değişen alan ve çoğu süreçte en son ele alınan başlık.

Değişmeyenler. Mizaç düzeyindeki eğilimler. Duygusal yoğunluk, uyaranlara duyarlılık. Bunlar üzerinde çalışılmıyor. Çalışılan şey, bu eğilimlerle nasıl yaşanacağı.

Bu sıralamanın bilinmesi, “hiçbir şey değişmiyor” düşüncesini azaltıyor. Değişen alan çoğu zaman kişinin baktığı alan olmuyor.

Bırakma Riski

Bu tablolarda terapiyi bırakma oranı yüksek ve bu bilinen bir zorluk.

Nedenleri şunlar.

Rahatlama hemen gelmiyor. İlk dönemde konuşulan şeyler zorlayıcı ve kazanç henüz görünmüyor.

Örüntü terapide de ortaya çıkıyor. Kişi ilişkilerde ne yapıyorsa burada da yapabiliyor: idealleştirme ve ardından hayal kırıklığı, güvenmeme, mesafe alma, sınama.

Kriz dönemleri. Zorlu bir dönemde bırakma isteği yükseliyor.

Çerçevenin konuşulmamış olması. Sürecin uzun olduğunun ve dalgalanacağının en baştan bilinmemesi.

Bunu azaltan şey, bu ihtimalin baştan konuşulması. Sürecin dalgalı olacağı ve bırakma isteğinin gelebileceği önceden söylendiğinde, o istek geldiğinde konuşulabilir hâle geliyor.

Kriz Dönemleri

Bu tablolarda süreç düz bir çizgide ilerlemiyor.

İyi giden bir dönemin ardından bir kriz gelmesi olağan. Bu, geriye gitmek anlamına gelmiyor.

Ancak birkaç şeyin önceden planlanması gerekiyor: kriz anında ne yapılacağı, kime ulaşılacağı, hangi durumda hekim değerlendirmesi gerektiği.

Bu planın sakin bir dönemde hazırlanmış olması, kriz anında hazırlanmaya çalışmaktan çok daha işlevsel.

İlaç Tedavisi

Bu başlıkta karar ve takip hekime ait.

Kişilik örüntüsünün kendisi için onaylanmış bir ilaç tedavisi bulunmuyor.

İlaç, eşlik eden tablolar için kullanılıyor: çökkünlük, kaygı, uyku bozukluğu ve bazı durumlarda dürtüsellik.

Bu ayrım önemli, çünkü ilaçtan kişilik örüntüsünü değiştirmesi beklendiğinde hayal kırıklığı oluyor.

Eşlik eden tabloların tedavisi ise psikoterapinin de önünü açıyor. Ağır bir çökkünlük tablosunda örüntü üzerine çalışmak yürümüyor.

Yakınların Rolü

Tabloyu tanımak. Yakınların örüntüyü anlaması, evdeki tepkileri değiştiriyor. Bu, doğrudan bir katkı.

Tutarlılık. Öngörülebilir bir ortam, bu tablolarda en yatıştırıcı etkenlerden biri.

Sınır koymak. Sınırsız bir düzen iki tarafı da tüketiyor. Sınır, ilişkiyi bitiren değil sürdüren şey.

Denetleyen konumdan kaçınmak. Sürekli izleyen ve uyaran bir yakın, hem kendini tüketiyor hem ilişkiyi bozuyor.

Kriz anında paniğe kapılmamak. Önceden konuşulmuş bir planın bulunması bunu kolaylaştırıyor.

Etiketlememek. Tanı adını bir tartışma aracı olarak kullanmak, ilişkide kalıcı bir kırılma bırakıyor.

Kendi desteğini almak. Bu tablolarda yakınların taşıdığı yük gerçek ve çoğu zaman hiç konuşulmuyor.

Süreçten Beklenmemesi Gerekenler

Hızlı sonuç.

Düz bir ilerleme. Dalgalanma sürecin parçası.

Kişiliğin değişmesi. Hedef bu değil.

Tek bir açıklama. Geçmişte tek bir olayın bulunup her şeyin çözülmesi beklentisi gerçekçi değil.

Yakınların değişmesi. Süreç kişinin kendi tepkileri üzerine kurulu.

İlacın tabloyu çözmesi.

Terapiye Yaklaşımım

Bu tabloda çerçeveyi en baştan konuşuyorum: süreç uzun, dalgalı olacak ve bırakma isteği gelebilir. Bunun önceden söylenmesi, o istek geldiğinde onu konuşulabilir kılıyor. Hedefi kişiliği değiştirmek üzerine kurmuyorum, ölçülebilir işlevsellik hedefleri belirliyoruz. Kimseden hızlı bir değişim beklemiyorum ve bu beklentiyi kişiye de yüklemiyorum.

Ne Zaman Uzmana Başvurmalı

  • İlişkileriniz farklı kişilerle benzer biçimde sonlanıyorsa
  • Aynı tepkiyi işe yaramadığı hâlde tekrarladığınızı fark ediyorsanız
  • Duygularınızı düzenlemekte belirgin biçimde zorlanıyorsanız
  • Daha önce terapi denendi ancak yarım kaldıysa
  • Tabloya çökkünlük, kaygı ya da madde kullanımı eşlik ediyorsa
  • Bir yakınınızla ilişkiniz sürdürülemez hâle geldiyse
  • Yakın olarak kendinizi tükenmiş hissediyorsanız
  • Kendine zarar verme ya da yaşamı sürdürmeye dair düşünceler varsa, bu durumda beklemeden başvurmak gerekiyor ve acil durumda 112 aranabilir

Bu süreç sabır isteyen ama sonuç veren bir çalışma. Bireysel terapi sayfasına bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Tedavi ne kadar sürüyor?

Diğer tablolara göre uzun. Çoğu süreç aylarla değil yıllarla ölçülüyor. Ancak işlevsellikteki ilk iyileşmeler daha erken görülüyor ve tüm süreç boyunca beklemek gerekmiyor.

Neyin değişmesi bekleniyor?

Kişilik değişmiyor ve hedef bu değil. Değişmesi beklenen şey örüntünün esnemesi: aynı durumda farklı bir tepki verebilme ve tepkinin sonucunu görebilme.

İlk olarak ne değişiyor?

Genellikle davranışsal alan. Dürtüsellik, kendine zarar verme ve kriz sıklığı daha erken azalıyor. İlişki kurmadaki güçlükler en yavaş değişen alan.

Terapiyi bırakma oranı neden yüksek?

Süreç uzun, ilk dönemde rahatlama hemen gelmiyor ve örüntü terapi ilişkisinin içinde de ortaya çıkıyor. Bu, bilinen bir zorluk ve çerçevenin baştan konuşulması bırakma oranını azaltıyor.

İlaç kullanılıyor mu?

Kişilik örüntüsünün kendisi için değil, eşlik eden çökkünlük, kaygı ya da dürtüsellik için kullanılıyor. Karar ve takip hekime ait.

Yakınlar sürece katılıyor mu?

Bazı süreçlerde katılıyor. Aile ve eşin tabloyu tanıması, evdeki tepkileri değiştiriyor ve bu doğrudan bir katkı sağlıyor.

Kaynaklar

  1. Amerikan Psikiyatri Birliği, DSM-5-TR, Kişilik Bozuklukları, 2022 (yeni sekmede açılır)
  2. Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Personality Disorders (yeni sekmede açılır)
  3. Amerikan Psikoloji Derneği APA, Psychotherapy (yeni sekmede açılır)
  4. Dünya Sağlık Örgütü WHO, ICD-11, Personality Disorders (yeni sekmede açılır)

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Bu konudaki tüm yazılar Kişilik Örüntüleri 25 yazı

İlgili yazılar