İçeriğe geç

Hayır Diyememek Hastalık mı?

Hayır diyememek bir tanı değil ancak gerçek bir sorun. Altındaki korkular, biriken öfke, sınır koymanın öğrenilebilir bir beceri olması ve pratik yollar.

İçindekiler 10 bölüm

tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · tarafından gözden geçirildi

Hayır diyememek tanı sınıflandırmalarında yer almıyor. Bu anlamda bir hastalık değil.

Ancak bunu söylemek sorunu küçültmüyor. Bu örüntü yaygın ve gerçek bir maliyeti var.

Altında Ne Var

Reddedilme korkusu. “Hayır dersem beni sevmezler.”

Çatışma korkusu. “Kızacak, bozuşacağız.”

Suçluluk. Reddettikten sonra gelen yoğun suçluluk duygusu. Bu, en güçlü sürdürücü.

Onay ihtiyacı. Değerin başkalarının memnuniyetine bağlanması.

“İyi insan” tanımı. Yardımseverliğin hep evet demekle eşitlenmesi.

Kendini önemsememe. Kendi ihtiyacının başkalarınınkinden daha az önemli olduğu inancı.

Öğrenilmiş rol. Ailede sürekli uyum sağlayan, arabuluculuk yapan çocuk rolü.

Vazgeçilmez olma ihtiyacı.

Otoriteyle ilişki. Özellikle iş yerinde, hayır demenin sonuçlarından çekinmek.

Nasıl Görünüyor

  • İsteği duyduğunda içeriden “hayır” gelmesine rağmen “tamam” demek
  • Kabul ettikten sonra pişman olmak
  • Kapasitesinin üstünde iş almak
  • Kendi planlarını sürekli iptal etmek
  • Uzun açıklamalar ve mazeretler üretmek
  • Doğrudan reddetmek yerine oyalamak, sonra unutmuş gibi yapmak
  • Kabul ettikten sonra işi kötü yapmak ya da geciktirmek
  • İsteği duymamak için ortamdan kaçınmak
  • Telefonu açmamak

Son üç madde önemli. Bunlar dolaylı reddetme biçimleri ve ilişkiye doğrudan hayır demekten daha çok zarar veriyor.

Biriken Öfke

Bu, en çok gözden kaçan sonuç.

Sürekli evet diyen kişi bir süre sonra öfke biriktiriyor. Bu öfke genellikle iki şekilde ortaya çıkıyor.

Yanlış yerde patlama. Küçük bir olayda orantısız tepki. Genellikle en güvenli bulunan kişiye, çoğu zaman aile içinde.

Dolaylı ifade. Sitem, alaycılık, isteksiz yapma ve sessiz cezalandırma.

Bu iki biçim de ilişkiye zarar veriyor. Oysa net bir hayır vermek, çok daha az zarar verirdi.

Maliyeti

Tükenme. Kapasitenin üstünde yük.

Zaman kaybı. Kendi işlerine ve ilişkilerine ayrılan zaman kalmıyor.

Öfke ve sitem.

İlişkilerde güvensizlik. Sözü tutulmayan, geciktirilen işler.

Kendi isteklerini bilememek.

İstismara açık hâle gelme. Bu örüntüyü kullanan kişiler, hızla fark ediyor.

Kaygı ve çökkünlük.

Bedensel yakınmalar. Uyku sorunları, gerginlik ve ağrılar.

Hangi Tablolarla İlişkili

Sosyal kaygı bozukluğu.

Depresyon.

Düşük öz değer.

Bağımlı örüntüler. Kararların büyük ölçüde başkalarına bırakıldığı ve tek başına kalmaktan yoğun korkulan örüntüler.

Travma öyküsü. Özellikle öngörülemez ya da tehditkâr bir ortamda büyümek, sürekli uyum sağlamayı bir hayatta kalma stratejisi hâline getiriyor.

Süregiden bir istismar ilişkisi.

Bu son madde önemli: bazı ilişkilerde hayır demek gerçekten güvenli değil. Bu durumda konu beceri eksikliği değil, güvenlik.

Nasıl Hayır Denir

Kısa ve net olun. “Bunu yapamayacağım.” Nokta.

Uzun açıklama yapmayın. Açıklama uzadıkça karşı tarafa pazarlık alanı açılıyor.

Özür dilemeyi azaltın. “Çok özür dilerim, gerçekten çok isterdim ama” kalıbı, hayırı zayıflatıyor.

Alternatif sunmak zorunda hissetmeyin. Zorunlu değil. İstiyorsanız sunun.

Zaman isteyin. “Bakıp döneyim.” Bu, anlık evet deme baskısını ortadan kaldırıyor ve en kolay uygulanabilen adım.

Yazılı iletişimden yararlanın. Yüz yüze zorlanıyorsanız mesajla reddetmek daha kolay olabiliyor.

Tekrarlayın. Israr karşısında aynı cümleyi sakince tekrar etmek yeterli. Yeni gerekçe üretmek gerekmiyor.

Kişiyi değil isteği reddedin. “Seni sevmiyorum” değil, “bunu yapamam.”

Denemeye Nereden Başlanır

Küçük başlayın. Riski düşük bir durumda.

Kaygıyı bekleyin. İlk seferlerde kaygı yükselecek ve suçluluk gelecek. Bu, hata yaptığınız anlamına gelmiyor.

Sonucu gözleyin. Korkulan şey genellikle gerçekleşmiyor. Bu gözlem, inancı değiştiren asıl şey.

Suçluluğa dayanmayı çalışın. Suçluluk, hayırın yanlış olduğunun kanıtı değil.

Kaydedin. Ne dediniz, ne oldu, ne hissettiniz.

Tepki verenleri gözleyin. Hayırınıza ağır tepki veren kişiler, ilişki hakkında bilgi veriyor.

“Bencillik mi” Sorusu

Bu soru neredeyse herkeste ortaya çıkıyor.

Şu çerçeve yararlı: kapasitenizin üstünde evet demek, kimseye yaramıyor.

Sonucu şu oluyor: iş geç yapılıyor, kötü yapılıyor ya da öfkeyle yapılıyor. Karşı taraf da bunu hissediyor.

Net bir hayır, geciktirilmiş bir evetten daha dürüst ve genellikle ilişkiye daha az zarar veriyor.

Terapiye Yaklaşımım

Bu başlıkta çalıştığımız şey doğru cümleleri öğrenmek değil, çünkü kişiler ne söyleyeceklerini genellikle biliyor. Çalıştığımız şey, hayır dedikten sonra gelen suçluluğa dayanabilme kapasitesi: örüntüyü sürdüren asıl şey o suçluluk. Denemeleri riski düşük durumlardan başlatıyorum, çünkü ilk denemede büyük bir sınır koymak genellikle geri tepiyor. Biriken öfkeyi de ayrıca ele alıyorum, çünkü sürekli evet diyen kişilerde bu öfke genellikle yanlış yerde ortaya çıkıyor. Güvenli olmayan bir ilişkide hayır demeyi önermiyorum; orada konu beceri değil güvenlik.

Ne Zaman Uzmana Başvurmalı

  • Kapasitenizin üstünde yük altındaysanız
  • Kabul ettikten sonra sürekli pişmanlık ve öfke yaşıyorsanız
  • Kendi planlarınızı sürekli iptal ediyorsanız
  • Öfkeniz yanlış yerlerde ortaya çıkıyorsa
  • Tükenme belirtileri varsa
  • Kendi isteklerinizi bilemez hâle geldiyseniz
  • Sizi kullanan ilişkilerde kalıyorsanız
  • Uyku düzeniniz bozulduysa
  • Kaygı ya da çökkünlük belirtileri eşlik ediyorsa
  • Hayır demenin güvenli olmadığı bir ilişkideyseniz, bu durumda gecikmeden

Onay ihtiyacını onaylanma isteği neden olur yazısında ayrıca ele aldım.

Sınır koymayı öğrenmek terapide en sık çalışılan başlıklardan biri. Bireysel terapi sayfasında süreci anlattım.

Sıkça Sorulan Sorular

Hayır diyememek bir hastalık mı?

Tanı sınıflandırmasında yer almıyor. Ancak yaygın ve işlevselliği bozabilen bir örüntü. Bazı tabloların da belirtisi olabiliyor.

Altında ne var?

Genellikle reddedilme korkusu, çatışma korkusu, suçluluk, onay ihtiyacı ve 'iyi insan' olmanın hep evet demekle eşitlenmesi.

Neden sürekli öfkeliyim?

Sürekli evet diyen kişide öfke birikiyor. Bu öfke genellikle asıl kaynağına değil, güvenli bulunan bir yere yöneliyor.

Nasıl hayır denir?

Kısa ve net olmak, uzun açıklama yapmamak, alternatif sunmak zorunda hissetmemek ve düşünmek için zaman istemek.

Hayır demek bencillik mi?

Değil. Kapasitesinin üstünde evet demek, verilen sözlerin tutulamaması ve öfke birikmesiyle sonuçlanıyor. Bu, kimseye yaramıyor.

Değişebilir mi?

Değişebiliyor. Sınır koymak öğrenilebilir bir beceri ve pratikle gelişiyor.

Kaynaklar

  1. Amerikan Psikoloji Derneği APA, Assertiveness (yeni sekmede açılır)
  2. Amerikan Psikoloji Derneği APA, Self-Esteem (yeni sekmede açılır)
  3. Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Social Anxiety Disorder (yeni sekmede açılır)
  4. Amerikan Psikiyatri Birliği, DSM-5-TR, 2022 (yeni sekmede açılır)

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Bu konudaki tüm yazılar Uyku ve Yeme Düzeni 10 yazı

İlgili yazılar