İçindekiler 10 bölüm
tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · Klinik psikolog tarafından gözden geçirildi
Bu dönemi yaşayan ailelerin en sık kurduğu cümle şu: “Bir anda değişti, tanıyamıyorum.”
Uyumlu bir bebekten sürekli hayır diyen bir çocuğa geçiş gerçekten hızlı yaşanıyor. Ancak bu bir gerileme değil, bir gelişim adımı.
Önce bir netlik gerekiyor: “iki yaş sendromu” tıbbi bir tanı değil. Gündelik dilde kullanılan bir tanım. Anlattığı gelişimsel dönem ise gerçek.
Bu Dönemde Ne Oluyor
Bu yaşta üç şey aynı anda gerçekleşiyor ve çatışma tam bu üçünün kesişiminde çıkıyor.
Ayrı bir kişi olduğunun keşfi. Çocuk kendisinin ebeveyninden ayrı, kendi istekleri olan biri olduğunu fark ediyor. Bunu ancak deneyerek doğrulayabiliyor. “Hayır” demek bu doğrulamanın en pratik yolu.
İstediğini yapabileceği inancı ile beceri arasındaki fark. Çocuk kendi başına giyinmek, kapıyı açmak ve bardağı taşımak istiyor ancak beceri henüz yetersiz. Bu fark sürekli hayal kırıklığı üretiyor.
Duygu düzenleme becerisinin gelişmemiş olması. Bu, en belirleyici nokta. Yoğun duyguyu yatıştırmayı sağlayan beyin bölgeleri henüz olgunlaşmamış durumda. Çocuk sakinleşmemeyi seçmiyor, sakinleşemiyor.
Bu üçüne bir de dil sınırlılığı eklendiğinde tablo tamamlanıyor. İstediğini anlatamayan çocuk, davranışla anlatmaya çalışıyor.
Ne Zaman Başlar, Ne Zaman Biter
Genellikle 18 ay civarında başlıyor. En yoğun dönem iki ile üç yaş arası. Dört yaşa doğru belirgin biçimde azalıyor.
Bu aralık ortalama. Bazı çocuklarda daha erken başlıyor, bazılarında daha uzun sürüyor. Mizaç bu süreyi etkileyen en önemli etken.
Dil gelişimi de belirleyici. Kendini iyi ifade edebilen bir çocukta öfke nöbetleri genellikle daha erken azalıyor.
Öfke Nöbeti Anında
Bu, ailelerin en çok zorlandığı an ve yapılabileceklerin en sınırlı olduğu an.
Akıl yürütmeye çalışmayın. Nöbetin ortasındaki bir çocuk açıklama dinleyebilecek durumda değil. Bu, dinlemek istememesiyle ilgili değil. O an düşünmeyi sağlayan sistemler devre dışı.
Güvenliği sağlayın. Çevredeki tehlikeli nesneleri uzaklaştırın. Kendine ya da başkasına zarar veriyorsa fiziksel olarak durdurun.
Sakin kalın. Bu en zor ve en etkili madde. Ebeveynin sesi yükseldiğinde nöbet uzuyor. Sizin sakinliğiniz çocuğun yatışması için gereken zemini kuruyor.
Yanında kalın ama üstüne gitmeyin. Odayı terk etmek çoğu çocukta terk edilme duygusu üretiyor. Aynı odada sakin biçimde bulunmak, hem yalnız bırakmamayı hem nöbeti büyütmemeyi sağlıyor.
Kararınızı değiştirmeyin. Nöbet sırasında geri adım atmak, bu yolun işe yaradığını öğretiyor.
Çok konuşmayın. Kısa ve az sayıda cümle yeterli. “Buradayım” ya da “geçecek”.
Kalabalıkta ek baskı hissetmeyin. Markette yaşanan bir nöbette çevredeki bakışlar ebeveynin tepkisini sertleştiriyor. Bu, nöbeti uzatan en yaygın etkenlerden biri.
Nöbet Sonrasında
Bu bölüm çoğu zaman atlanıyor ancak öğrenmenin gerçekleştiği yer burası.
Yakınlık kurun. Çocuk sakinleştiğinde kucak ya da yakınlık istiyorsa verin. Bu, davranışı ödüllendirmek değil, ilişkiyi onarmak.
Kısaca konuşun. “Çok kızdın, oyuncağı alamadığın için” cümlesi duyguyu isimlendiriyor. Bu yaşta duyguların adını öğrenmek, ileride onları ifade edebilmenin temeli.
Uzun ders vermeyin. Bu yaşta uzun açıklama işlenmiyor.
Suçluluk yüklemeyin. “Beni çok üzdün” cümlesi çocuğun taşıyamayacağı bir yük.
Kendinizi de toparlayın. Nöbetler ebeveyn için de yıpratıcı. Sonrasında kendinize birkaç dakika ayırmak, bir sonraki nöbete daha hazır girmenizi sağlıyor.
Nöbeti Azaltan Düzenlemeler
Nöbetler tümüyle önlenemez ancak sıklıkları belirgin biçimde azaltılabilir.
Yorgunluk ve açlığı önleyin. Nöbetlerin büyük bölümü uyku öncesi, öğün öncesi ya da uzun bir gün sonrasında yaşanıyor. Günü buna göre planlamak tek başına birçok nöbeti ortadan kaldırıyor.
Geçişlere hazırlık yapın. “Beş dakika sonra çıkıyoruz” uyarısı, ani geçişlerden kaynaklanan tepkilerin çoğunu engelliyor.
Seçenek sunun. İki kabul edilebilir seçenek arasında seçim yaptırmak, kontrol ihtiyacını sınırı bozmadan karşılıyor.
Ortamı düzenleyin. Ulaşılmaması gereken şeyin ulaşılamayacak yerde olması, sürekli hayır demekten daha az çatışma üretiyor.
Hayır sayısını azaltın. Gün içinde çok sayıda hayır duyan bir çocukta direnç birikiyor. Gerçekten hayır denmesi gereken konuları ayırmak işe yarıyor.
Öngörülebilir bir düzen kurun. Aynı saatlerde tekrarlanan bir gün akışı, bu yaşta güvence sağlıyor.
Zor durumları önceden düşünün. Marketin oyuncak reyonundan geçmemek, çözülemeyecek bir tartışmadan daha kolay.
Dinlenmiş olun. Ebeveynin kendi yorgunluğu, nöbete verilen tepkiyi doğrudan belirliyor.
Dilin Rolü
Bu dönemdeki öfkenin önemli bir bölümü kendini ifade edememekten kaynaklanıyor.
Bu yüzden dil gelişimini desteklemek, davranış üzerinde doğrudan etki gösteriyor.
Duyguları adlandırın. “Kızgınsın”, “üzüldün”, “hayal kırıklığına uğradın”. Çocuk bir duyguyu adlandırabildiğinde onu davranışa dökme ihtiyacı azalıyor.
Karşılıklı konuşun. Çocuğun çıkardığı sese ve söylediğine cevap vermek, dil gelişimini besleyen asıl mekanizma.
Konuşmaya alan bırakın. İşaret ettiğinde hemen vermek yerine kısa bir bekleme, ifade etme fırsatı üretiyor.
Ekranı sınırlayın. Ekran karşılıklı olmadığı için dil gelişimine katkı sağlamıyor ve etkileşim için ayrılan zamanı azaltıyor.
Dil gecikmesinden kuşku duyuyorsanız çocuklarda gelişimsel gecikme yazısına bakabilirsiniz.
Ailenin İletişim Biçimi
Kısa ve somut konuşun. Bu yaşta uzun cümleler işlenmiyor.
Olumlu kurun. “Koşma” yerine “yürüyoruz”. Olumsuz yapılar bu yaşta daha zor işleniyor.
Göz hizasına inin. Fiziksel olarak aynı seviyeye gelmek, dinlenme olasılığını artırıyor.
Tutarlı olun. Aynı davranışa her seferinde aynı tepkiyi vermek, bu yaşta en belirleyici şey.
Eşinizle aynı çizgide durun. Farklı tepkiler çocukta belirsizlik üretiyor.
Kendi tepkinizi izleyin. Bağırarak verilen tepki, çocuğa öfkeyi bağırarak ifade etmeyi öğretiyor. Bu yaşta çocuk duygu düzenlemeyi izleyerek öğreniyor.
Değerlendirme Gerektiren Durumlar
Öfke nöbetleri bu yaşta beklenen bir tablo. Ancak aşağıdakiler farklı bir değerlendirme gerektiriyor.
- Nöbetlerin günde çok sayıda tekrarlaması
- On beş dakikayı aşan ve kolay yatışmayan nöbetler
- Kendine ya da başkasına düzenli olarak zarar verme
- Dört yaştan sonra da aynı yoğunlukta sürmesi
- Nöbet sırasında nefes tutma ya da bilinç kaybı
- Dil gelişiminde belirgin gecikme
- Nöbetlerin evde ve okulda aynı şiddette sürmesi
- Uyku ve beslenmede belirgin sorunlar
Terapiye Yaklaşımım
Bu dönemde çalışma neredeyse tümüyle ailelerle oluyor, çünkü değişimi taşıyan asıl kişi ebeveyn. Önce nöbetlerin ne zaman yoğunlaştığına bakıyoruz, çünkü büyük bölümü yorgunluk, açlık ve ani geçişlerle ilişkili çıkıyor. Ebeveynin kendi tepkisini ayrı bir başlık olarak ele alıyorum. Aileden nöbetleri tümüyle engellemesini istemiyorum, bu yaşta öfke nöbeti beklenen bir tablo.
Ne Zaman Uzmana Başvurmalı
- Nöbetler dört yaştan sonra da aynı yoğunlukta sürüyorsa
- Nöbet sırasında kendine ya da başkasına zarar veriyorsa
- Nefes tutma ya da bilinç kaybı yaşanıyorsa
- Dil gelişiminde gecikme varsa
- Uyku ve beslenmede belirgin sorunlar eşlik ediyorsa
- Kreşte de aynı davranışlar bildiriliyorsa
- Kendinizi öfkenizi kontrol edemez durumda buluyorsanız
Bu dönem yıpratıcı olabiliyor ve ebeveynlerin de desteğe ihtiyacı oluyor. Aile terapisi sayfasını inceleyebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
2 yaş sendromu bir hastalık mı?
Değil. Tıbbi bir tanı olmayan, gündelik dilde kullanılan bir tanım. Anlattığı şey ise gerçek: özerklik gelişiminin öne çıktığı ve öfke nöbetlerinin arttığı gelişimsel bir dönem.
Ne zaman başlar, ne zaman biter?
Genellikle 18 ay civarında başlıyor, iki ile üç yaş arasında en yoğun dönemini yaşıyor ve dört yaşa doğru belirgin biçimde azalıyor. Süre çocuktan çocuğa değişiyor.
Öfke nöbeti sırasında ne yapmalıyım?
Nöbetin ortasında akıl yürütme ve açıklama işe yaramıyor, çünkü çocuk o an dinleyebilecek durumda değil. Güvenliği sağlamak, sakin kalmak ve geçmesini beklemek daha etkili.
Öfke nöbetini görmezden gelmek doğru mu?
Duyguyu görmezden gelmek değil, davranışa fazla tepki vermemek işe yarıyor. Çocuğun yanında sakin biçimde kalmak, hem yalnız bırakmamayı hem de nöbeti büyütmemeyi sağlıyor.
Her istediğini yapsam nöbet olmaz mı?
Olmuyor. Ancak bu, nöbetin işe yaradığını öğretiyor ve sıklığını artırıyor. Ayrıca sınırsız bir ortam çocukta güvence değil belirsizlik üretiyor.
Nöbetler çok sık ve şiddetliyse ne yapmalı?
Günde çok sayıda, on beş dakikayı aşan, kendine ya da başkasına zarar verilen ve dört yaştan sonra da süren nöbetlerde değerlendirme gerekiyor.
Kaynaklar
- Amerikan Pediatri Akademisi, Temper Tantrums (yeni sekmede açılır)
- Amerikan Psikoloji Derneği APA, Parenting and Family Relationships (yeni sekmede açılır)
- Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri CDC, Positive Parenting Tips (yeni sekmede açılır)
- Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Child and Adolescent Mental Health (yeni sekmede açılır)
Bu konuda destek almak ister misiniz?