İçeriğe geç

Erteleme Hastalığı (Prokrastinasyon) Nedir?

Erteleme bir zaman yönetimi sorunu değil, duygu yönetimi sorunu. Neden ertelediğimiz, döngünün işleyişi ve altta yatabilecek tablolar.

İçindekiler 12 bölüm

tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · tarafından gözden geçirildi

Erteleme hakkındaki en yaygın yanlış inanış, bunun bir zaman yönetimi sorunu olduğu.

Bu inanış yüzünden insanlar planlama uygulamaları indiriyor, listeler yapıyor, takvim tutuyor. Bir süre işe yarıyor gibi görünüyor, sonra aynı yere dönülüyor.

Nedeni basit: sorun zamanda değil.

Erteleme Nedir

Erteleme, yapılması gereken bir işi, sonuçlarının kötü olacağını bile bile geciktirmek.

Buradaki iki bileşen önemli.

Bilerek. Kişi unutmuyor. Yapması gerektiğini biliyor.

Sonuçlara rağmen. Gecikmenin bedeli olduğunu da biliyor.

Bu, bilinçli bir öncelik sıralaması değil. Bilinçli sıralamada kişi bir işi başka bir iş için bırakıyor ve rahatsızlık duymuyor.

Ertelemede ise rahatsızlık var. Bu rahatsızlık, tanımın parçası.

Tembellikten Farkı

Bu ayrım önemli, çünkü kişilerin çoğu kendini tembel olarak tanımlıyor ve bu tanım işi zorlaştırıyor.

Tembellik. Yapmama isteği var. Enerji harcamama tercihi. Rahatsızlık yok.

Erteleme. Yapma isteği var. Kişi yapamıyor. Yoğun rahatsızlık, suçluluk ve kaygı var.

Erteleyen bir kişi genellikle o gün başka işler yapıyor. Enerji harcıyor. Sadece o işi yapamıyor.

Bu, tembellik tanımıyla uyuşmuyor.

Asıl Mekanizma

Erteleme bir duygu yönetimi sorunu.

Şöyle işliyor.

İş, hoş olmayan bir duygu üretiyor. Kaygı, sıkıntı, belirsizlik, yetersizlik korkusu, tiksinti ya da öfke.

Zihin o duygudan kaçınmak istiyor.

Erteleme kısa vadeli rahatlama sağlıyor. Bu rahatlama gerçek ve anında.

Rahatlama, ertelemeyi pekiştiriyor. Beyin şunu öğreniyor: bu işi düşünmemek iyi hissettiriyor.

Sonra suçluluk geliyor. Ve suçluluk, işe dönmeyi daha da zorlaştırıyor.

Bu son adım döngünün kilitlendiği yer. Çünkü kişi işe dönmek istediğinde, iş artık yalnızca kendi zorluğunu değil, biriken suçluluğu da taşıyor.

Hangi Duygular Ertelemeyi Tetikliyor

Başarısızlık korkusu. En sık karşılaşılan. Yapmazsan başarısız olmuş sayılmıyorsun.

Mükemmeliyetçilik. “İyi yapamayacaksam hiç yapmayayım.” Bu ikisi sık birlikte görülüyor.

Belirsizlik. Nereden başlayacağını bilememek. Belirsizlik tek başına güçlü bir kaçınma nedeni.

Sıkılma. İşin tekdüze olması.

Anlam eksikliği. İşin neden yapıldığının bilinmemesi.

Öfke ve direnç. Zorunlu hissedilen işlerde ortaya çıkıyor. Erteleme bir tür sessiz itiraz hâline geliyor.

Değerlendirilme kaygısı. İşin başkası tarafından yargılanacak olması.

Yetersizlik duygusu.

Sık Görülen Biçimler

Klasik erteleme. İşe hiç başlamama.

Yarım bırakma. Başlayıp bitirmeme.

Verimli erteleme. Yapılması gereken işi yapmak yerine başka faydalı işler yapmak. Ev temizlemek, dosya düzenlemek, planlama yapmak.

Bu biçim en sinsi olanı, çünkü dışarıdan çalışkanlık gibi görünüyor.

Sonsuz hazırlık. Araştırma, plan ve kaynak toplama aşamasının bitmemesi.

Karar erteleme. İşi değil, kararı geciktirme.

Son dakika çalışması. Baskı olmadan başlayamama.

Son Dakika Baskısı

Bu başlık ayrıca ele alınmayı hak ediyor, çünkü döngüyü en çok besleyen inanç burada.

Kişi şunu söylüyor: “Ben baskı altında daha iyi çalışıyorum.”

Bunun bir doğruluk payı var: son anda kaygı yükseliyor ve kaygı harekete geçirici oluyor. İş çıkıyor.

Ancak bedeli var.

Uyku bozuluyor. Kaygı yükseliyor. İşin kalitesi düşüyor ancak kişi bunu göremiyor, çünkü karşılaştırma yapamıyor. Beklenmedik bir aksilik olduğunda telafi alanı kalmıyor. Ve en önemlisi, eşik yükseliyor: her seferinde harekete geçmek için daha fazla baskı gerekiyor.

Bunu her şeyi son dakikaya mı bırakıyorsunuz yazısında ayrıntılı ele aldım.

Altta Yatabilecek Tablolar

Erteleme, bazen tek başına bir örüntü. Bazen bir tablonun belirtisi.

Depresyon. İsteksizlik, enerji düşüklüğü ve karar verememe erteleme olarak görünüyor. Burada asıl sorun ertelemede değil.

Kaygı bozuklukları. Kaçınma, kaygı tablolarının merkezinde.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu. Yürütücü işlev güçlükleri erteleme olarak ortaya çıkıyor. Bu tabloda erteleme yaşam boyu süren bir örüntü.

Mükemmeliyetçilik.

Tükenmişlik. Kaynak kalmadığında iş yapılamıyor.

Uyku bozuklukları.

Sosyal kaygı. Değerlendirilme içeren işlerde belirgin.

Bu nedenle sürekli ve yaygın bir erteleme örüntüsü varsa, tek başına yöntem denemek yerine değerlendirme almak daha doğru.

Ne Kadarı Sorun

Herkes bir şeyleri erteliyor. Bu tek başına bir tablo değil.

Şu durumlarda üzerine gitmek gerekiyor.

  • Yaygın: tek bir alanda değil, birçok alanda
  • Sürekli: yıllardır süren bir örüntü
  • Sonuç üretiyor: iş, okul, sağlık ya da mali durum etkileniyor
  • Sıkıntı veriyor: suçluluk ve öz değer kaybı
  • Sağlık işleri de erteleniyor: randevu, tetkik ve tedavi

Son madde en riskli olanı.

Ne İşe Yaramıyor

Daha çok plan yapmak. Plan zaten var. Sorun uygulamada.

Kendini suçlamak. Suçluluk işe dönmeyi zorlaştırıyor, kolaylaştırmıyor.

Motivasyon beklemek. Motivasyon çoğu zaman başladıktan sonra geliyor, önce değil.

Büyük hedefler koymak. “Yarın sabah hepsini bitireceğim” kararı, ertesi gün başarısızlık üretiyor.

Ceza koymak.

Ne İşe Yarıyor

Ayrıntılı yöntemleri prokrastinasyon ile mücadele yazısında ele aldım. Kısaca yön şu.

Duyguyu tanımak. Bu işi düşününce ne hissediyorum sorusu. Cevap, çözümün yönünü gösteriyor.

İşi küçültmek. Kaçınılan şey genellikle işin tamamı. İlk somut adım belirlendiğinde eşik düşüyor.

Başlamayı hedeflemek. Bitirmeyi değil.

Belirsizliği azaltmak. Ne yapılacağını netleştirmek.

Suçluluğu bırakmak. Bu, ölçülebilir biçimde işe dönüşü kolaylaştırıyor.

Terapiye Yaklaşımım

Bu başlıkta ilk yaptığım şey plan yapmak değil, sorunun altındaki duyguyu bulmak. “Bu işi düşününce ne hissediyorsun” sorusu, çoğu zaman bütün planlardan daha fazla yol açıyor. İkinci olarak suçluluğu ele alıyorum, çünkü erteleyen kişilerin çoğu kendini tembel olarak tanımlıyor ve o tanım işe dönmeyi zorlaştırmaktan başka bir işe yaramıyor. Yaygın ve yıllardır süren bir erteleme örüntüsü varsa, yöntem denemeden önce altta bir tablo olup olmadığına bakıyorum, çünkü depresyon ya da dikkat eksikliği varken erteleme üzerine çalışmak sonuç vermiyor.

Ne Zaman Uzmana Başvurmalı

  • Erteleme birçok alanda ve yıllardır sürüyorsa
  • İş, okul ya da mali durumunuz etkileniyorsa
  • Sağlık randevularını da erteliyorsanız
  • Suçluluk ve yetersizlik duygusu belirginse
  • İsteksizlik, keyif alamama ve enerji düşüklüğü eşlik ediyorsa
  • Kaygı belirgin biçimde arttıysa
  • Uyku düzeniniz bozulduysa
  • Denediğiniz yöntemler işe yaramadıysa
  • Çocukluktan beri süren bir dağınıklık ve erteleme örüntüsü varsa

Erteleme tembellik değil, çoğu zaman kaygıyla baş etme biçimi. Bu bağlantı üzerine bireysel terapi sürecinde çalışılabiliyor.

Sıkça Sorulan Sorular

Erteleme bir hastalık mı?

Tanı sınıflandırmalarında ayrı bir hastalık olarak yer almıyor. Ancak yaygın, işlevselliği bozabilen ve üzerine çalışılabilen bir örüntü.

Erteleme tembellik mi?

Değil. Tembellikte yapmama isteği var ve rahatsızlık yok. Ertelemede ise kişi yapmak istiyor, yapamıyor ve bundan rahatsız oluyor.

Neden erteliyoruz?

Çünkü iş, hoş olmayan bir duygu üretiyor: kaygı, sıkıntı, belirsizlik ya da yetersizlik korkusu. Erteleme o duygudan kısa vadeli bir kaçış sağlıyor.

Zaman yönetimi öğrenmek çözer mi?

Tek başına çözmüyor. Çoğu kişi ne yapması gerektiğini zaten biliyor. Sorun bilgi eksikliğinde değil, duyguyla baş etmede.

Son dakika baskısı bazen işe yarıyor, sorun ne?

Sonuç çıkması, döngüyü pekiştiriyor. Ancak bedeli uyku, kaygı, sağlık ve kalite üzerinden ödeniyor ve zamanla iş çıkarma eşiği yükseliyor.

Altında başka bir tablo olabilir mi?

Olabilir. Depresyon, kaygı bozuklukları, dikkat eksikliği, mükemmeliyetçilik ve tükenmişlik erteleme olarak görünen tablolar üretiyor.

Kaynaklar

  1. Amerikan Psikoloji Derneği APA, Procrastination (yeni sekmede açılır)
  2. Amerikan Psikiyatri Birliği, DSM-5-TR, 2022 (yeni sekmede açılır)
  3. Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Depression (yeni sekmede açılır)
  4. Dünya Sağlık Örgütü WHO, Mental Health (yeni sekmede açılır)

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Bu konudaki tüm yazılar İş ve Performans 27 yazı

İlgili yazılar