İçindekiler 10 bölüm
tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · Klinik psikolog tarafından gözden geçirildi
Ailelerin bu dönemde en çok yakındığı şeylerden biri şu: “Bize hiçbir şey anlatmıyor ama arkadaşıyla saatlerce konuşuyor.”
Bu, ilişkinin bozulduğunu göstermiyor. Bu dönemde akran grubu, kimliğin denendiği ve sınandığı asıl alan hâline geliyor.
Bu yazı akran ilişkilerine odaklanıyor. Dönemin bütününü ergenlik çağında gençlerin yaşadığı sorunlar, aileyle çatışmayı ebeveynler ile ergen çocuklar arasında kuşak çatışmaları yazısında ele aldım.
Neden Bu Kadar Ağırlık Kazanıyor
Bunun gelişimsel bir açıklaması var.
Ergenliğin temel görevi bağımsız bir kimlik kurmak. Kimlik ise başkalarıyla ilişki içinde deneniyor. Ergen kendini akranların gözünden görerek tanımlıyor.
İkinci bir etken de aileden ayrışma süreci. Ayrışma sırasında bırakılan yer boş kalmıyor, akran grubu tarafından dolduruluyor.
Bu yüzden bu yaşta bir arkadaşlıkta yaşanan sorun, dışarıdan bakıldığında olduğundan çok daha ağır yaşanıyor. Ergen için bu, yalnızca bir arkadaşı kaybetmek değil, bir aidiyet alanını kaybetmek anlamına geliyor.
Aile önemini kaybetmiyor. Araştırmalar ergenlerin değer, meslek seçimi ve gelecek gibi büyük konularda hâlâ ailenin görüşünü esas aldığını gösteriyor. Değişen şey gündelik tercihlerde akranın ağırlık kazanması.
Arkadaşlığın Değişen Biçimi
Çocukluktaki arkadaşlık büyük ölçüde birlikte oynamak üzerine kurulu. Ergenlikte biçim değişiyor.
Karşılıklı sırdaşlık. İlişkinin merkezine paylaşılan iç dünya geçiyor.
Benzerlik arayışı. Müzik, giyim, ilgi alanı ve değerlerdeki benzerlik ilişkiyi belirliyor.
Grup aidiyeti. Bir gruba ait olmak, tekil arkadaşlıklar kadar önemli hâle geliyor.
Duygusal yoğunluk. İlişkiler daha yoğun yaşanıyor ve kırılmalar daha sert oluyor.
Sadakat beklentisi. Bu yaşta ihanet olarak okunan davranışların eşiği düşük.
Kız ve erkek ergenlerde biçim farklı olabiliyor. Kız ergenlerde ilişki daha çok karşılıklı konuşma üzerinden kuruluyor, erkeklerde ise ortak etkinlik ön planda olabiliyor. Bu genel eğilimler her ergende böyle olacağı anlamına gelmiyor.
Akran Baskısı
Bu kavram çoğu zaman yalnızca olumsuz anlamıyla kullanılıyor ancak akran etkisi her iki yönde de çalışıyor. Ders çalışan bir grup içinde ders çalışma olasılığı da artıyor.
Baskının işleyişi de sanıldığı gibi değil. Çoğu durumda kimse açıkça bir şey söylemiyor. Ergen dışlanmamak için kendiliğinden uyum sağlıyor. Yani baskı çoğu zaman içeriden geliyor.
Neyin koruyucu olduğu. Bu alandaki en tutarlı bulgu şu: en güçlü koruyucu etken evde açık bir iletişim kanalının bulunması. Bir sıkıntı yaşadığında ailesine başvurabileceğini bilen ergen, yalnızca yasakla korunan ergenden daha güvende.
Yasağın sınırı. Doğrudan yasaklama çoğu zaman ilişkiyi ortadan kaldırmıyor, yalnızca gizli hâle getiriyor. Gizlenen ilişkide aile artık hiçbir şey göremiyor.
İşe yarayan yaklaşım. Kişiyi değil davranışı konuşmak. “O çocuk kötü” yerine “geç saate kadar dışarıda kalmanız beni endişelendiriyor” cümlesi tartışmayı farklı bir yere taşıyor.
Dışlanma ve Yalnızlık
Bu, ergenlikte en çok zarar veren deneyimlerden biri ve çoğu zaman aileden gizleniyor.
Nedene bakmak gerekiyor, çünkü müdahale nedene göre değişiyor.
Tercih. Bazı ergenler gerçekten daha az sosyal bir yaşamı tercih ediyor ve bundan rahatsız değil. Bu bir sorun değil.
Sosyal kaygı. Ergen katılmak istiyor ancak değerlendirilme korkusu nedeniyle katılamıyor. Ayırt edici olan bu rahatsızlık.
Sosyal beceri güçlüğü. Sosyal ipuçlarını okumakta zorlanma. Bu tabloda ayrıca nörogelişimsel bir değerlendirme gerekebiliyor.
Aktif dışlanma. Grup tarafından dışarıda bırakılma. Burada asıl çalışılması gereken ortam.
Taşınma ya da okul değişikliği. Geçici ve genellikle kendiliğinden düzelen tablo.
Yalnız kalan ergende görülen en sık ikincil tablolar çökkünlük, düşük özgüven ve okul devamsızlığı.
Zorbalık
Zorbalık, bir tartışma ya da anlaşmazlık değil. Güç dengesizliğinin bulunduğu, tekrarlayan ve kasıtlı bir davranış örüntüsü.
Belirtiler. Okula gitmek istememe, açıklanamayan bedensel yakınmalar, eşya kaybı ya da hasarı, ani arkadaş kaybı, uyku sorunları, ani not düşüşü ve içine kapanma.
Neden anlatılmıyor. Utanç, ailenin duruma müdahale edip durumu kötüleştireceği korkusu ve şikâyetçi olarak damgalanma endişesi.
Yapılması gereken. Burada bir nokta özellikle önemli. Zorbalık bir kaygı sorunu değil, bir güvenlik sorunu. Bu yüzden çocuğu duruma alıştırmaya ya da baş etmeye çalışmasını istemeye başlamadan önce ortamın düzeltilmesi gerekiyor. Okulla temasa geçmek, olayları yazılı olarak kaydetmek ve çözüm sürecini takip etmek ilk adım.
Siber zorbalık. Farkı şu: evde de bitmiyor, yayılma hızı yüksek ve kalıcı iz bırakıyor. Ekran görüntüsü almak ve kaydetmek burada önemli.
Zorbalık yapan taraf. Bu davranış da tek başına ele alınmamalı. Zorbalık yapan ergenlerde de çoğu zaman altta yatan bir tablo bulunuyor.
Dijital Ortamdaki İlişkiler
Ergenlerin sosyal yaşamının önemli bir bölümü artık çevrim içi yürüyor ve bu, tek başına olumsuz değil.
Bu ortam bazı ergenler için değerli olabiliyor. Kendi çevresinde benzer ilgileri paylaşan kimse bulamayan bir ergen, burada gerçek bir aidiyet bulabiliyor.
Zorlayıcı hâle geldiği noktalar şunlar.
Karşılaştırma. Herkesin en iyi hâlinin gösterildiği bir akışta kendi sıradan yaşamını karşılaştırmak, beden ve benlik algısını doğrudan etkiliyor.
Dışlanmanın görünür olması. Katılmadığı bir buluşmanın fotoğraflarını görmek, eskiden yaşanmayan bir deneyim.
Onay üzerinden değerlendirme. Beğeni sayısının bir değer ölçütüne dönüşmesi.
Uyku. Gece boyunca süren yazışmalar uykuyu doğrudan bozuyor.
Güvenlik. Tanımadığı kişilerle kurulan ilişkiler ayrıca konuşulması gereken bir başlık.
Bu alanı ergenlerde internet bağımlılığı yazısında ayrıntılı ele aldım.
Romantik İlişkiler
Bu dönemde ilk romantik ilişkiler başlıyor ve bunlar gelişimsel olarak işlevli deneyimler.
Ailelerin bu konuda en sık yaptığı hata alay etmek ya da küçümsemek. Ergen için bu ilişkiler ciddi ve ilk ayrılık gerçek bir yas deneyimi olabiliyor.
Konuşulması gereken başlıklar şunlar: rıza kavramı, ilişkide sınır, kıskançlık ve kontrol davranışlarının bir sevgi göstergesi olmadığı, dijital ortamda paylaşılan içeriklerin kalıcılığı.
Bu konuların konuşulabilir kalması, konuşulmamasından çok daha koruyucu.
Ailenin Nerede Durması Gerekiyor
Arkadaşlarını tanıyın ama sorgulamayın. Eve davet etmek, tanımanın en az müdahaleci yolu.
Kişiyi değil davranışı konuşun. Arkadaşını eleştirmek ergeni savunmaya geçiriyor.
Kapıyı açık tutun. “Başın sıkışırsa saat kaç olursa olsun beni ara” cümlesi, bu dönemin en koruyucu cümlelerinden biri.
Anlattığında tepki vermeyin. İlk anlattığında verilen sert tepki, ikinci kez anlatmasını engelliyor.
Yan yana konuşun. Araba yolculuğu ya da birlikte yapılan bir iş sırasındaki konuşmalar, karşı karşıya oturup sorgulamaktan daha çok kapı açıyor.
Sınırları koruyun. Anlayışlı olmak sınırsız olmak anlamına gelmiyor. Güvenlikle ilgili sınırlar tartışmaya açılmıyor.
Kendi arkadaşlık deneyiminizi dayatmayın. “Biz senin yaşındayken” cümlesi konuşmayı bitiriyor.
Terapiye Yaklaşımım
Bu başlıkta ergenle çalışırken ilk kurduğum şey gizlilik çerçevesi, çünkü akran ilişkileri ergenin en zor paylaştığı alan. Aileyle çalıştığımda odağım arkadaş listesini denetlemek değil, evdeki kanalın açık kalmasını sağlamak. Ergenden arkadaş çevresini değiştirmesini istemiyorum. Dışarıdan dayatılan bir ayrılık çoğu zaman ilişkiyi bitirmiyor, yalnızca gizli hâle getiriyor.
Ne Zaman Uzmana Başvurmalı
- Zorbalık şüpheniz varsa
- Ergen arkadaş ilişkilerinden tümüyle çekildiyse
- Okula gitmek istememe ya da bedensel yakınmalar başladıysa
- Arkadaş çevresi ani ve tümüyle değiştiyse
- Sosyal ortamlardan kaçınma belirginse
- Bir arkadaşlık ya da ilişki kaybından sonra çökkünlük iki haftayı geçtiyse
- Kendine zarar verme davranışı varsa
- Dijital ortamda güvenlik sorunu yaşandıysa
Akran ilişkilerindeki zorlanma çocuğunuzu içine kapatıyorsa konuşabiliriz. İletişim sayfasından yazabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Ergenlikte arkadaşlar neden aileden daha önemli görünüyor?
Bağımsız bir kimlik kurmak bu dönemin temel gelişim görevi ve bu kimlik büyük ölçüde akran grubu içinde deneniyor. Ailenin önemi bitmiyor, gündelik tercihlerde akranın ağırlığı artıyor.
Çocuğumun arkadaşlarını beğenmiyorum, ne yapmalıyım?
Doğrudan yasaklamak çoğu zaman ters etki üretiyor ve ilişkiyi gizli hâle getiriyor. Kişiyi değil davranışı konuşmak, arkadaşları eve davet etmek ve kendi sınırlarınızı net tutmak daha işlevsel.
Akran baskısına karşı ne yapılabilir?
En koruyucu etken evde açık bir iletişim kanalının bulunması. Ergenin bir sıkıntı yaşadığında ailesine başvurabileceğini bilmesi, yasaklardan daha güçlü bir koruma sağlıyor.
Arkadaşı olmayan bir ergen için ne yapılmalı?
Önce nedene bakmak gerekiyor. Tercih mi, sosyal kaygı mı, dışlanma mı, yoksa sosyal beceri güçlüğü mü. Üçü farklı çalışma gerektiriyor ve müdahale nedene göre planlanıyor.
Zorbalıktan şüpheleniyorsam ne yapmalıyım?
Önce çocuğu duruma alıştırmaya çalışmayın, çünkü zorbalık bir kaygı sorunu değil bir güvenlik sorunu. Okulla temasa geçmek ve ortamı düzeltmek önce gelir.
Sosyal medya arkadaşlığı gerçek arkadaşlık sayılır mı?
Dijital ilişkiler gerçek bağlar üretebiliyor ve özellikle çevresinde benzerini bulamayan ergenler için değerli olabiliyor. Sorun, yüz yüze ilişkilerin tümüyle bunun yerine geçmesi durumunda başlıyor.
Kaynaklar
- Amerikan Psikoloji Derneği APA, Developing Adolescents (yeni sekmede açılır)
- Amerikan Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Akademisi AACAP, Facts for Families (yeni sekmede açılır)
- Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri CDC, Bullying Prevention (yeni sekmede açılır)
- Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Child and Adolescent Mental Health (yeni sekmede açılır)
Bu konuda destek almak ister misiniz?