İçeriğe geç

İmposter Sendromu Nedir?

Başarılı olduğu hâlde kendini sahtekâr hissetme hâli. Nasıl işliyor, kimlerde görülüyor, döngüsü ve nasıl kırılıyor?

İçindekiler 11 bölüm

tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · tarafından gözden geçirildi

Bu deneyimin en tuhaf tarafı şu: genellikle gerçekten yetkin kişilerde görülüyor.

Kişi bir işi başarıyla yapıyor, çevresi bunu onaylıyor ve kişi buna rağmen bir gün “anlaşılacağını” düşünüyor.

Bu yazı, o döngüyü anlatıyor.

Tanım

İmposter deneyimi, kişinin kendi yeterliliğini ve başarısını içselleştirememesi.

Üç bileşeni var.

Sahtekâr hissetme. “Aslında bu işi hak etmiyorum.”

Ortaya çıkma korkusu. “Bir gün anlayacaklar.”

Başarıyı dışsallaştırma. “Şans eseri oldu”, “zamanlama iyiydi”, “yardım ettiler”, “kolaydı.”

Bu son madde döngünün kilit noktası.

Bir Tanı Değil

Tanı sınıflandırmalarında yer almıyor.

Ancak bu, deneyimin gerçek olmadığı anlamına gelmiyor. Yaygın, ölçülebilir ve üzerine çalışılabilen bir örüntü.

Döngü

Bir görev veriliyor.

Kaygı ortaya çıkıyor. “Yapamayacağım, ortaya çıkacak.”

Telafi davranışı başlıyor. İki biçimde: aşırı hazırlık ya da erteleme.

İş tamamlanıyor ve iyi sonuçlanıyor.

Rahatlama geliyor. Ancak kısa sürüyor.

Başarı dışsallaştırılıyor. “Çok çalıştığım için oldu”, “şanslıydım.”

İnanç değişmiyor. Kanıt sisteme girmiyor.

Bir sonraki görevde aynı kaygı, hatta daha yüksek.

Bu döngü kendi kendini besliyor. Kişi ne kadar başarılı olursa, “ortaya çıkma” riski o kadar büyüyor gibi hissediliyor.

İki Telafi Yolu

Aşırı hazırlık. Kişi gereğinden çok çalışıyor. Sonuç iyi oluyor.

Sorun: kişi bunu kendi yeterliliğine değil, aşırı hazırlığa bağlıyor. Böylece hiçbir zaman “yeterliyim” sonucuna varamıyor.

Ayrıca tükenme üretiyor.

Erteleme. Kişi son ana bırakıyor.

Sorun: sonuç iyi olsa bile kişi “az çalışmasına rağmen oldu, demek ki şans” diye düşünüyor. Kötü olursa da “yeterince çalışmadım” diyerek yeterliliğini sınamaktan kurtuluyor.

Her iki yol da inancı dokunulmaz kılıyor.

Kimlerde Görülüyor

Çok yaygın bir deneyim.

Yüksek başarı gösteren kişilerde. Beklenenin tersine, bu deneyim yeterlilikle ters orantılı değil.

Yeni role geçenlerde. Terfi, iş değişikliği, yeni bir sorumluluk.

Akademik ortamlarda.

Ortamında azınlıkta kalan kişilerde. Çevresinde kendisine benzeyen kimsenin olmaması, aidiyet duygusunu zayıflatıyor.

İlk kuşak deneyimlerinde. Ailesinde o alana giren ilk kişi olmak.

Erken yaşta çok övülen kişilerde. Sürdürme baskısı.

Mükemmeliyetçi kişilerde.

Nereden Geliyor

Aile örüntüleri. Başarının koşul olduğu ya da hiçbir başarının yeterli sayılmadığı ortamlar.

Karşılaştırma. Çocuklukta bir “zeki” ve bir “çalışkan” olarak etiketlenmek.

Övgünün kişiye değil sonuca yapılması.

Mükemmeliyetçilik.

Rol modeli eksikliği. Kendine benzeyen birini o pozisyonda görmemek.

Kültürel ortam. Alçakgönüllülüğün abartıldığı ve kendi başarısından söz etmenin uygunsuz sayıldığı ortamlar.

Karşılaştırmayı büyüten koşullar. Sosyal medya ve rekabetçi çalışma ortamları.

Ne Üretiyor

Sürekli kaygı.

Tükenme. Aşırı hazırlık uzun vadede sürdürülemiyor.

Fırsatlardan kaçınma. Terfi ve yeni sorumluluk reddetme.

Övgüyü kabul edememe.

Yardım istememe. Yardım istemek, sahtekârlığın kanıtı gibi geliyor.

Geri bildirimden kaçınma.

Aşırı çalışma ve dinlenmeme.

Keyif alamama. Başarı bile keyif vermiyor.

Nasıl Kırılıyor

Başarıyı sahiplenin. Bir işi başardığınızda kendinize sorun: bunda benim payım neydi. Cevap “hiç” değildir.

Kanıt biriktirin. Yazılı olarak. Yaptığınız işler, aldığınız geri bildirimler ve üstesinden geldiğiniz zorluklar.

Zihin olumsuz kanıtı tutuyor, olumluyu bırakıyor. Yazılı kayıt bu eğilimi dengeliyor.

Konuşun. Bu deneyimin en güçlü panzehiri paylaşmak. Çünkü kişi genellikle bunu yalnızca kendisinin yaşadığını sanıyor. Oysa aynı ortamdaki kişilerin çoğunda benzer bir şey var.

Telafi davranışlarını azaltın. Bir işi bilinçli olarak “yeterince” hazırlıkla yapmayı deneyin ve sonucu gözleyin.

Bu, en etkili ve en zor adım.

Bilmediğinizi söylemeyi deneyin. “Bunu bilmiyorum” demek, sahtekârlığın kanıtı değil.

Karşılaştırmayı azaltın.

Ölçütü sorgulayın. Aynı ölçütü meslektaşlarınıza uyguluyor musunuz.

Öğrenme dönemini kabul edin. Yeni bir rolde yetersiz hissetmek, sahtekârlık değil. Yeni olmanın olağan bir sonucu.

Ne Zaman Bir Tabloya İşaret Ediyor

Bu deneyim tek başına bir bozukluk değil. Ancak şu tablolara eşlik edebiliyor.

Kaygı bozuklukları.

Sosyal kaygı.

Depresyon.

Tükenmişlik.

Mükemmeliyetçilik.

Kaygı belirginse, fırsatlardan kaçınma başladıysa ya da tükenme belirtileri varsa değerlendirme gerekiyor.

Terapiye Yaklaşımım

Bu başlıkta kimseye “ama sen gerçekten başarılısın” demiyorum, çünkü kişi bunu zaten duyuyor ve inanç bu yolla değişmiyor. Çalıştığımız yer başarıların nasıl açıklandığı: her başarıyı dışsal bir etkene bağlayan bir sistem varken hiçbir kanıt içeri girmiyor. Telafi davranışlarını da özellikle ele alıyorum, çünkü aşırı hazırlık kişiye “yeterliyim” sonucuna varma şansı bırakmıyor ve tükenme üretiyor. Bu deneyimin ne kadar yaygın olduğunu da söylüyorum, çünkü yalnız olmadığını bilmek tek başına belirgin bir rahatlama sağlıyor.

Ne Zaman Uzmana Başvurmalı

  • Kaygı düzeyiniz belirgin biçimde yüksekse
  • Terfi ve yeni sorumluluklardan kaçınıyorsanız
  • Aşırı çalışıyor ve dinlenemiyorsanız
  • Tükenmişlik belirtileri varsa
  • Başarılarınız size hiçbir şey hissettirmiyorsa
  • Geri bildirim almaktan kaçınıyorsanız
  • Uyku düzeniniz bozulduysa
  • Çökkünlük ya da keyif alamama eşlik ediyorsa
  • Bu duyguyu kimseye anlatamıyorsanız
  • Umutsuzluk ya da yaşamdan çekilme düşünceleri varsa, bu durumda 112

Yetersizlik duygusunu kendini sürekli yetersiz hissetmek yazısında ayrıca ele aldım.

Başarılarınızı kendinize ait hissedemiyorsanız, bu duygunun kaynağına bireysel terapi sürecinde bakılabiliyor.

Sıkça Sorulan Sorular

İmposter sendromu bir tanı mı?

Değil. Tanı sınıflandırmasında yer almıyor. Yaygın bir deneyim örüntüsü ve üzerine çalışılabiliyor.

Kimlerde görülüyor?

Çok yaygın. Özellikle yüksek başarı gösteren kişilerde, akademide, yeni role geçenlerde ve ortamında azınlıkta kalan kişilerde sık bildiriliyor.

Neden başarı bu duyguyu geçirmiyor?

Çünkü kişi her başarıyı dış etkenlere bağlıyor: şans, zamanlama, yardım ya da kolay olması. Böylece hiçbir kanıt inanca ulaşmıyor.

Nasıl kırılır?

Başarıları sahiplenmek, kanıtı yazılı olarak biriktirmek, duyguyu paylaşmak ve aşırı hazırlık gibi telafi davranışlarını azaltmak.

Aşırı hazırlanmak neden sorun?

Sonuç iyi olduğunda kişi bunu hazırlığa bağlıyor, kendi yeterliliğine değil. Böylece döngü sürüyor ve tükenme üretiyor.

Ne zaman uzmana başvurmalıyım?

Kaygı belirginse, fırsatlardan kaçınıyorsanız, tükenmişlik belirtileri varsa ya da çökkünlük eşlik ediyorsa.

Kaynaklar

  1. Amerikan Psikoloji Derneği APA, Impostor Phenomenon (yeni sekmede açılır)
  2. Amerikan Psikoloji Derneği APA, Self-Esteem (yeni sekmede açılır)
  3. Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Anxiety Disorders (yeni sekmede açılır)
  4. Amerikan Psikiyatri Birliği, DSM-5-TR, 2022 (yeni sekmede açılır)

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Bu konudaki tüm yazılar Kişilik Örüntüleri 25 yazı

İlgili yazılar