İçindekiler 11 bölüm
tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · Klinik psikolog tarafından gözden geçirildi
İlişkilerdeki sorunların önemli bir bölümü, konunun kendisinden değil konuşma biçiminden çıkıyor.
Aynı mesaj farklı biçimde söylendiğinde bambaşka bir sonuç veriyor.
Bu yazı, en sık yapılan altı hatayı ve yerine ne konabileceğini anlatıyor.
1. Suçlayıcı Dil
Nasıl görünüyor. “Sen hep böyle yapıyorsun.” “Sen hiç ilgilenmiyorsun.” “Senin yüzünden.”
Neden bozuyor. Suçlama içeren bir cümle, karşı tarafı otomatik olarak savunmaya itiyor. Savunmaya geçen bir kişi dinlemiyor.
Ayrıca “hep” ve “hiç” gibi ifadeler, konuşmayı istisna aramaya çeviriyor: “geçen hafta yapmıştım.”
Yerine ne. Kendi deneyiminizden konuşmak.
“Bu olduğunda yalnız hissediyorum” cümlesi, “sen ilgilenmiyorsun” cümlesiyle aynı şeyi anlatıyor ancak savunma üretmiyor.
Ayrıca. Davranışı somutlaştırın. “Sen umursamıyorsun” yerine “üç gündür bu konuyu konuşamadık.”
2. Zihin Okuma
Nasıl görünüyor. “Biliyorum, canın istemiyor.” “Zaten önemsemiyorsun.” “Ne düşündüğünü biliyorum.”
Neden bozuyor. Karşı tarafın niyeti hakkında kanıtsız bir varsayım yapılıyor ve bu varsayım bilgi gibi sunuluyor.
Karşı taraf ise gerçek düşüncesini değil, kendisine atfedilen düşünceyi savunmak zorunda kalıyor.
Yerine ne. Sormak.
“Bu konuda ne düşünüyorsun.” Bu tek cümle, uzun bir tartışmanın yerini alabiliyor.
3. Geçmişi Getirme
Nasıl görünüyor. Bir konu konuşulurken üç yıl önceki bir olayın gündeme gelmesi. Ardından liste hâlinde diğer olaylar.
Neden bozuyor. Konu dağılıyor ve hiçbir mesele çözülmüyor. Ayrıca karşı taraf, hiçbir şeyin unutulmadığını görüyor ve umutsuzlaşıyor.
Yerine ne. Tek konu.
Bir konuşmada bir mesele. Diğerleri başka bir zaman.
Ayrıca. Geçmişteki bir olay sürekli geri geliyorsa, o olay gerçekten kapanmamış demektir. Ayrıca ve doğrudan konuşulması gerekiyor.
4. Savunmaya Geçme
Nasıl görünüyor. “Ben yapmadım.” “Sen de geçen hafta.” “Benim suçum değil.”
Neden bozuyor. Karşı tarafın söylediği şey hiç duyulmuyor. Konuşma, kimin haklı olduğu yarışına dönüşüyor.
Ayrıca karşı saldırıya geçmek, konuyu tümüyle değiştiriyor.
Yerine ne. Önce anladığınızı göstermek.
“Anlıyorum, bu seni rahatsız etmiş” demek, hak vermek anlamına gelmiyor. Ancak konuşmanın devam etmesini sağlıyor.
Ayrıca. Bir payınız varsa kabul etmek. Küçük bir kabul bile gerilimi belirgin biçimde düşürüyor.
5. Susmak ve Geri Çekilmek
Nasıl görünüyor. Konuşmayı bırakmak, odadan çıkmak, günlerce konuşmamak, “boş ver” demek.
Neden bozuyor. Sessizlik, karşı tarafta terk edilme duygusu üretiyor. Sorun çözülmüyor, birikiyor.
Ayrıca susan taraf genellikle bunu çatışmadan kaçınmak için yapıyor. Ancak sonuç tam tersi: gerilim büyüyor.
Yerine ne. Ara vermek ve döneceğinizi söylemek.
“Şu an konuşamayacak kadar gerginim. Yarım saat sonra devam edelim.”
Bu cümle iki şey yapıyor: size alan açıyor ve karşı tarafı terk edilmiş hissettirmiyor.
Ayrıca. Dönmek bu anlaşmanın parçası. Dönülmeyen bir ara, kaçınmaya dönüşüyor.
6. Dinlememek
Nasıl görünüyor. Karşı taraf konuşurken cevabı hazırlamak. Sözünü kesmek. Hemen çözüm sunmak. Telefona bakmak.
Neden bozuyor. Kişi anlatıyor ancak anlaşılmadığını hissediyor. Anlaşılmadığını hisseden kişi ya sesini yükseltiyor ya susuyor.
Hemen çözüm sunmak ayrıca ele alınmalı. İyi niyetle yapılıyor ancak çoğu zaman karşı taraf önce anlaşılmak istiyor.
Yerine ne. Anladığınızı göstermek.
“Doğru anladıysam, şu konuda zorlanıyorsun.” Bu cümle, kişinin anlaşıldığını hissetmesini sağlıyor.
Ayrıca. Çözüm sunmadan önce sormak: “Konuşmak mı istiyorsun, yoksa birlikte çözüm mü arayalım.”
En Yıkıcı Olan
Yukarıdaki altı madde yaygın hatalar. Ancak bir yedincisi var ve diğerlerinden ayrılıyor.
Küçümseme ve aşağılama. Alaycılık, göz devirme, hakaret ve karşı tarafı değersizleştiren ifadeler.
Bu, ilişkilerde en yıkıcı örüntülerden biri olarak biliniyor.
Nedeni şu: bu davranış bir anlaşmazlığı değil, karşı tarafa duyulan saygının kaybını gösteriyor.
Bu örüntü varsa, iletişim tekniği çalışmak yeterli olmuyor.
Zamanlama
Bu bölüm, tekniklerden daha çok fark yaratabiliyor.
Yorgunken konuşmayın.
Aç karnına konuşmayın.
Kapıda konuşmayın. Biri çıkarken açılan konu çözülmüyor.
Gece geç saatte konuşmayın.
Alkol almışken konuşmayın.
Üçüncü kişilerin yanında konuşmayın.
Süre koyun. Bir konuşmanın saatlerce sürmesi, çözüm getirmiyor.
Ne Zaman İletişim Sorunu Değildir
Bu bölüm önemli.
Şiddet varsa. İletişim tekniği çalışmak uygun değil. Öncelik güvenlik.
Süregiden bir istismar örüntüsü varsa. Bu, bir iletişim sorunu olarak çerçevelenmemeli.
Bir tabloya bağlıysa. Depresyon, kaygı bozuklukları, dikkat eksikliği ve alkol kullanımı, iletişimi doğrudan etkiliyor. Tablo tedavi edilmeden iletişim düzelmiyor.
Temel bir uyuşmazlık varsa. Bazı anlaşmazlıklar iletişim biçiminden değil, gerçek bir farktan kaynaklanıyor.
Terapiye Yaklaşımım
Çift çalışmalarında ilk baktığım şey konunun kendisi değil, konuşma biçimi: çoğu tartışmada mesele haklılık değil, mesajın hiç duyulmaması oluyor. En çok üzerinde durduğum madde geri çekilme, çünkü susmak çatışmadan kaçınmak için yapılıyor ancak tam tersini üretiyor. Ara verme ve dönme anlaşmasını somut olarak kuruyoruz. Küçümseme ve aşağılama varsa bunu ayrı bir başlık olarak ele alıyorum, çünkü bu örüntü teknikle çözülmüyor. Şiddetin olduğu ilişkilerde çift seansı yapmıyorum.
Ne Zaman Uzmana Başvurmalı
- Aynı tartışma tekrar tekrar aynı yerde bitiyorsa
- Konuşmalar günlerce süren sessizliklerle sonuçlanıyorsa
- Küçümseme ve aşağılama ilişkiye yerleştiyse
- Konuşamadığınız konular birikmişse
- Tartışmalardan sonra uzun süre toparlanamıyorsanız
- Çocuklar bu tartışmalara tanık oluyorsa
- Alkol kullanımı tartışmalara eşlik ediyorsa
- Çökkünlük ya da kaygı belirtileri varsa
- Fiziksel şiddet olduysa, bu durumda gecikmeden ve 112
Tartışma dilini tartışmada söylenmemesi gereken cümleler yazısında ayrıca ele aldım.
Bu hatalar en çok yakın ilişkilerde tekrarlanıyor. Eşinizle birlikte çalışmak isterseniz aile ve çift terapisi sayfasına bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
En zarar veren iletişim hatası hangisi?
Küçümseme ve aşağılama. Bu, ilişkilerde en yıkıcı örüntülerden biri olarak biliniyor. Alaycılık ve göz devirme de bu kapsamda.
Ben dili gerçekten işe yarıyor mu?
Yarıyor. Suçlama içermeyen bir ifade, karşı tarafı savunmaya itmiyor ve mesajın duyulmasını sağlıyor.
Susmak neden sorun?
Sessizce geri çekilme, karşı tarafta terk edilme duygusu üretiyor ve sorunu çözmüyor. Ara vermek gerekiyorsa bunu söyleyip dönmek gerekiyor.
Tartışmada haklı olmak neden yetmiyor?
Çünkü amaç kazanmak değil, anlaşılmak. Haklı çıkma çabası, karşı tarafı dinlemekten uzaklaştırıyor.
Nasıl dinlenir?
Cevabınızı hazırlamayı bırakarak, çözüm sunmadan önce anladığınızı göstererek ve karşı tarafın duygusunu adlandırarak.
Bu hatalar değiştirilebilir mi?
Değiştirilebiliyor. İletişim öğrenilmiş bir örüntü ve pratikle değişiyor. Ancak süregiden bir şiddet varsa öncelik güvenlik.
Kaynaklar
Bu konuda destek almak ister misiniz?