İçindekiler 11 bölüm
tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · Klinik psikolog tarafından gözden geçirildi
Deprem sonrası dönemde en çok işe yarayan bilgi şu: yaşananların çoğu olağan tepkiler.
Uykusuzluk, irkilme, sürekli tetikte olma, sarsıntı hissi, kaygı, sinirlilik ve kopukluk. Bunlar bir bozukluk değil. Bunlar, olağandışı bir olaya verilen olağan tepkiler.
Bu yazı, bu tepkileri ve ne yapılacağını anlatıyor.
Olağan Tepkiler
Bedensel. Çarpıntı, titreme, mide bulantısı, baş ağrısı, kas gerginliği, iştah değişikliği ve yorgunluk.
Uyku. Uykuya dalamama, sık uyanma, kâbuslar ve giyinik uyuma.
Duygusal. Kaygı, korku, öfke, üzüntü, suçluluk, çaresizlik ve duygusal donukluk.
Bilişsel. Odaklanma güçlüğü, unutkanlık, karar verememe ve olayın zihinde tekrar canlanması.
Davranışsal. İrkilme, kapalı alanlardan kaçınma, binaya girememe, sürekli haber takibi ve çıkış yollarını kontrol etme.
Bu belirtilerin ilk haftalarda görülmesi beklenen bir durum.
Sarsıntı Hissi
Bu, deprem sonrası en sık sorulan konu.
Kişi bir sarsıntı olmadığı hâlde sallanıyormuş gibi hissediyor. Bazen oturur ya da uzanırken.
Bunun iki bileşeni var: bedenin sürekli tetikte kalması ve denge sistemiyle ilgili etkiler.
Bu his, bir hastalık belirtisi değil ve zamanla geriliyor. Ancak sürüyorsa ve baş dönmesiyle birlikteyse hekim değerlendirmesi gerekiyor.
Suçluluk
Deprem sonrası çok yaygın bir tepki.
Hayatta kalma suçluluğu. “Neden ben kurtuldum.”
Yapamamış olma suçluluğu. “Daha fazlasını yapabilirdim.”
Uzakta olma suçluluğu. Bölgede olmayan kişilerde.
İyi hissetme suçluluğu. Gülmek ya da olağan bir şey yapmak konusunda rahatsızlık.
Bu duygular anlaşılır ancak gerçeklikle uyumsuz. Bunları konuşmak, taşımaktan daha iyi.
Ayrıca şunu söylemek gerekiyor: yaşamı sürdürmek, kaybedilenlere saygısızlık değil.
Doğrudan Etkilenmeyenler
Depremi yaşamamış kişilerde de belirtiler ortaya çıkabiliyor.
Nedenleri şunlar: tekrarlayan görüntülere maruz kalmak, bir yakının başına gelenleri öğrenmek, tanık olmak ve kendi yaşadığı yerin de riskli olduğunu düşünmek.
Bu tepkiler de gerçek ve küçümsenmemeli.
Bu grupta en etkili tek müdahale, görüntü ve haber akışının sınırlanması.
Artçı Kaygısı
Artçıların sürdüğü dönemde tetikte kalmak işlevsel bir tepki: gerçek bir risk var.
Ancak bir süre sonra bu tetikte olma hâli kendi başına bir yük hâline geliyor: her sesin sarsıntı sanılması, uyuyamama ve sürekli kontrol.
Yardımcı olan şeyler şunlar.
Somut hazırlık. Deprem çantası, buluşma noktası ve çıkış planı. Hazırlık, denetim duygusunu geri getiriyor ve kaygıyı azaltıyor.
Bilgiyi güvenilir kaynaktan ve sınırlı biçimde almak.
Uyku düzenine dönmek. Giyinik uyumak gibi davranışlar ilk dönemde anlaşılır ancak sürdüğünde uykuyu bozuyor.
Sürekli sarsıntı uygulamalarına bakmayı azaltmak.
Çocuklarda
Çocuklarda belirtiler farklı görünüyor.
Küçük çocuklarda. Anne babadan ayrılamama, gerileme davranışları, altını ıslatma, parmak emme, uyku sorunları, karın ağrısı ve tekrarlayan oyunlar.
Okul çağında. Okula gitmek istememe, dikkat sorunları, sinirlilik, ölüm ve güvenlikle ilgili sorular ve bedensel yakınmalar.
Ergenlerde. İçe kapanma, sinirlilik, riskli davranışlar, uyku bozukluğu ve okul performansında düşüş.
Çocuklar İçin Ne Yapılmalı
Yaşa uygun ve dürüst bilgi verin. “Bir şey olmadı” demeyin. Çocuk zaten biliyor.
Yanıtları kısa tutun. Sorduğu kadarını cevaplayın.
Rutini geri getirin. Öngörülebilir bir düzen, çocukta güvenlik duygusunu en çok onaran şey.
Yakın temas sağlayın. Fiziksel yakınlık bu dönemde önemli.
Gerileme davranışlarını cezalandırmayın. Geçici ve olağan.
Oyun ve çizim için alan bırakın. Çocuklar yaşadıklarını böyle işliyor.
Görüntülere maruz bırakmayın. Bu, en somut koruyucu adım.
Kendi kaygınızı yönetin. Çocuklar yetişkinlerin tepkisine bakarak durumu değerlendiriyor.
Ayrılıkları önceden haber verin. Nereye gittiğinizi ve ne zaman döneceğinizi söyleyin.
Ne Yapılmamalı
“Geçti, unut” demek.
“Şükret, daha kötüsü olabilirdi” demek. Bu cümle susturuyor.
Anlatmaya zorlamak.
Ayrıntılı olay anlatımlarını tekrarlamak.
Alkol ve maddeye yönelmek.
Sürekli haber ve görüntü takibi.
Yalıtım.
Kendi kararıyla ilaç kullanmak.
Toparlanma Dönemi
Toparlanma düz bir çizgide ilerlemiyor.
İyi ve kötü dönemler dönüşümlü geliyor. Yıl dönümlerinde, benzer haberlerde ve yeni sarsıntılarda geçici artışlar oluyor. Bu olağan.
Yardımcı olan şeyler.
Rutini geri kurmak. İş, okul ve günlük düzen.
Sosyal bağı sürdürmek.
Bedensel hareketi ihmal etmemek.
Uykuya öncelik vermek.
Somut bir şey yapmak. Yardım etmek ve katkı sağlamak, çaresizlik duygusunu azaltıyor.
Yükü paylaşmak.
Toplu olaylarda bir şey daha var: kayıplar, barınma, mali kayıp ve yerinden edilme gibi gerçek sorunlar sürüyor olabiliyor. Bu sorunlar çözülmeden ruhsal toparlanma da tamamlanmıyor. Bu, kişinin zayıflığı değil.
Ne Zaman Destek Alınmalı
- Belirtiler bir aydan uzun sürüyorsa
- İşe, okula ya da günlük yaşama dönülemiyorsa
- Uyku düzeni ciddi biçimde bozulduysa
- Öz bakım bozulduysa
- Kaçınma genişliyorsa, eve girememe ya da dışarı çıkamama
- Alkol ya da madde kullanımı arttıysa
- Çocukta belirtiler bir aydan uzun sürüyorsa
- Kayıp yaşandıysa ve yas ağır seyrediyorsa
- Kendine ya da bir başkasına zarar verme düşünceleri varsa, bu durumda 112
Terapiye Yaklaşımım
Bu başlıkta ilk yaptığım şey, yaşanan tepkileri olağanlaştırmak. Kişilerin çoğu buraya “bende bir sorun mu var” sorusuyla geliyor ve bu sorunun cevabı çoğu zaman hayır. Kimseden olayı ayrıntılarıyla anlatmasını istemiyorum. Önce uyku, günlük düzen ve güvenlik duygusunu ele alıyorum, çünkü bunlar yerine oturmadan diğer çalışmalar yürümüyor. Ailelerle çocuklarda görülen gerileme davranışlarını konuşuyorum, çünkü bu davranışlar cezalandırıldığında tablo ağırlaşıyor. Süregiden gerçek sorunlar varsa, bunları görmezden gelip yalnızca duygular üzerine çalışmıyorum.
Ne Zaman Uzmana Başvurmalı
- Belirtiler bir aydan uzun sürüyorsa
- İşe, okula ya da günlük yaşama dönemiyorsanız
- Binaya girememe ya da kapalı alandan kaçınma sürüyorsa
- Uyku düzeniniz ciddi biçimde bozulduysa
- Sarsıntı hissi baş dönmesiyle birlikte sürüyorsa, bu durumda hekim
- Çocuğunuzda belirtiler bir aydan uzun sürüyorsa
- Alkol ya da madde kullanımınız arttıysa
- Yoğun suçluluk taşıyorsanız
- Bir kayıp yaşadıysanız ve yas ağır seyrediyorsa
- Kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceleriniz varsa, bu durumda 112
Acil bir durumda 112’yi arayın.
Deprem sonrası tepkiler haftalar geçtiği hâlde hafiflemiyorsa, travma çalışması için bireysel terapi sayfasına bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Deprem sonrası bu tepkiler normal mi?
Olağan. Uyku bozukluğu, irkilme, sarsıntı hissi, kaygı ve sürekli tetikte olma zorlayıcı bir olaydan sonra beklenen tepkiler.
Sarsıntı hissetmediğim hâlde sallanıyormuş gibi hissediyorum, sorun mu?
Sık karşılaşılan bir durum. Bedenin tetikte kalması ve iç kulakla ilgili etkiler bu hissi üretiyor. Zamanla geriliyor.
Depremi yaşamadım ama etkilendim, mümkün mü?
Mümkün. Tanık olmak, yakınının başına gelenleri öğrenmek ve tekrarlayan görüntülere maruz kalmak da etki üretiyor.
Çocuğuma nasıl davranmalıyım?
Yaşına uygun ve dürüst bilgi verin, yanıtlarınızı kısa tutun, rutini koruyun, yakın temas sağlayın ve gerileme davranışlarını cezalandırmayın.
Haberleri takip etmeli miyim?
Sınırlı biçimde. Tekrarlayan görüntülere sürekli maruz kalmak, özellikle çocuklarda ve doğrudan etkilenenlerde tabloyu ağırlaştırıyor.
Ne zaman destek almalıyım?
Belirtiler bir aydan uzun sürüyorsa, işlevselliği bozuyorsa ya da uyku ve öz bakım ciddi biçimde etkilendiyse.
Kaynaklar
- Dünya Sağlık Örgütü WHO, Psychological First Aid (yeni sekmede açılır)
- Amerikan Psikiyatri Birliği, DSM-5-TR, Travma ile İlişkili Bozukluklar, 2022 (yeni sekmede açılır)
- Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Coping With Traumatic Events (yeni sekmede açılır)
- Amerikan Psikoloji Derneği APA, Disasters (yeni sekmede açılır)
Bu konuda destek almak ister misiniz?