İçindekiler 10 bölüm
tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · Klinik psikolog tarafından gözden geçirildi
Bu konuşma çoğu ebeveynin en çok ertelediği şey. Ertelenme sebebi de anlaşılır: söylendiği anda geri alınamıyor.
Ancak bu konuşma bir haberin iletilmesi değil. Çocuğun önümüzdeki aylarda olan biteni nasıl anlamlandıracağının zeminini kuruyor. Bu yüzden söylenenler kadar söylenme biçimi de belirleyici.
Kararın kendisini çocuk için boşanma kararı ertelenmeli mi, sonrasında çocuğun neler yaşadığını ise boşanan çiftlerde çocuklar nasıl etkileniyor yazısında ele aldım.
Önce Hazırlık
Konuşmaya oturmadan önce netleşmesi gereken birkaç başlık var. Bunlar netleşmediğinde çocuğun soruları cevapsız kalıyor ve cevapsız soru kaygıyı büyütüyor.
Karar kesin mi. Kararsızlık taşıyan bir konuşma çocukta umut üretiyor. Umut da her tartışmadan sonra yeniden kırılıyor.
Kim nerede yaşayacak. Çocuğun ilk sorusu neredeyse her zaman bu oluyor.
Görüşme düzeni ne olacak. Hangi günler, ne sıklıkta, nasıl.
Okul ve arkadaşlar değişecek mi. Bu iki başlık çocuğun günlük dünyasının omurgası.
Ne kadarını anlatacaksınız. Sebep konusunda ortak ve genel bir cümle üzerinde önceden anlaşmak gerekiyor.
Bu başlıklarda anlaşamıyorsanız konuşmayı ertelemek, hazırlıksız yapmaktan daha iyi.
Zamanlama
Karar kesinleştikten sonra, uygulamadan birkaç hafta önce. Çok erken söylemek belirsizlik süresini uzatıyor. Ayrılık günü söylemek ise çocuğa hazırlanma alanı bırakmıyor.
Yatmadan hemen önce söylemeyin. Çocuk soruları ve duygularıyla karanlıkta yalnız kalıyor.
Okul sabahı söylemeyin. Kaldıramayacağı bir bilgiyle sınıfa gitmek zorunda kalıyor.
Doğum günü, bayram ya da özel bir gün seçmeyin. O gün her yıl bu haberle birlikte hatırlanıyor.
Hafta sonunun başı çoğu aile için uygun. Sonrasında çocukla birlikte geçirebileceğiniz zaman kalıyor.
Bir tartışmanın hemen ardından söylemeyin. Haber öfkeyle birlikte hatırlanıyor.
Kim Söylemeli
Mümkünse anne ve baba birlikte.
Birlikte verilen haber çocuğa iki şey söylüyor. Birincisi bu bir tarafın diğerine yaptığı bir şey değil, ortak bir karar. İkincisi ebeveynler ayrılıyor ama ebeveynlik ortadan kalkmıyor.
Ayrı ayrı verilen haberde çocuk iki farklı anlatı duyuyor ve hangisinin doğru olduğuna karar vermeye çalışıyor. Bu, çocuğu daha ilk günden taraf seçmeye itiyor.
Birlikte konuşmanın mümkün olmadığı durumlar var. Bu durumda en azından ne söyleneceği konusunda anlaşmak ve aynı çerçeveyi kullanmak gerekiyor.
Kardeşler varsa ortak bir konuşma yapmak genellikle daha iyi. Yaş aralığı geniş olduğunda ortak konuşmadan sonra her çocukla ayrı ayrı konuşmak, herkesin kendi sorusunu sorabilmesini sağlıyor.
Verilmesi Gereken Üç Mesaj
Konuşmanın içeriği ne kadar farklı olursa olsun üç mesajın mutlaka geçmesi gerekiyor.
Bu senin yüzünden değil. Çocukların en sık kurduğu açıklama kendilerini merkeze koyan açıklama. Bunun açıkça ve doğrudan reddedilmesi gerekiyor. Bir kez söylemek yetmiyor.
İkimiz de seni sevmeye devam edeceğiz ve hayatında olacağız. Çocuğun temel korkusu bir ebeveyni kaybetmek. Bu korkuya doğrudan cevap vermek gerekiyor.
Bu kararı değiştiremezsin ve bunu değiştirmek senin işin değil. Bu cümle sert görünüyor ama koruyucu. Aksi hâlde çocuk aylarca ebeveynlerini barıştırmaya çalışıyor ve her denemesinde başarısız oluyor.
Yaşa Göre Dil
Okul öncesi. Kısa ve somut cümleler gerekiyor. “Babanla ben artık ayrı evlerde yaşayacağız. Sen hem burada hem babanın evinde olacaksın.” Soyut açıklama işe yaramıyor, günlük düzenin nasıl işleyeceği işe yarıyor. Bu yaşta tekrar gerekiyor ve aynı soru günlerce sorulabiliyor.
Okul çağı. Neden sorusu belirginleşiyor. Genel ve suçlamayan bir açıklama yeterli: “Uzun süredir birbirimizi mutlu edemiyoruz ve bunu düzeltemedik.” Bu yaşta sadakat çatışması en yoğun yaşanıyor, bu yüzden hiçbir ebeveynin diğerini kötülememesi ayrıca önemli.
Ergenlik. Ergenler daha fazla bilgi talep ediyor ve bazen taraf tutuyor. Buradaki denge şu: dürüst olmak ama ayrıntıya girmemek. Ergenin öfkesi çoğu zaman haberi veren tarafa yöneliyor ve bu öfkeye karşı savunmaya geçmemek gerekiyor. Ergenlerde tepkiler günler sonra ortaya çıkabiliyor.
Söylenmemesi Gerekenler
- “Baban bizi terk etti”
- “Annen istedi, ben istemedim”
- “Sen büyüyünce anlarsın”
- “Artık evin erkeği sensin”
- “Ona söyleme, aramızda kalsın”
- “Sen kiminle kalmak istersin”
- “Senin için katlanıyordum”
- “Her şey eskisi gibi olacak”
Bu cümlelerin ortak yanı şu: ya çocuğu taraf seçmeye zorluyor, ya ona yaşına uygun olmayan bir sorumluluk veriyor, ya da tutulamayacak bir söz veriyor.
Son madde ayrıca önemli. Her şey eskisi gibi olmayacak ve bunu söylemek çocuğun size olan güvenini zedeliyor. Yerine somut olan söylenebilir: “Okulun değişmeyecek, arkadaşların aynı kalacak, ikimiz de hayatında olacağız.”
Sorulacak Sorular
Çocuklar genellikle aynı soruları soruyor. Cevapları hazırlıklı olmak konuşmayı belirgin biçimde kolaylaştırıyor.
Nerede yaşayacağım. Somut ve net bir cevap gerekiyor.
Seni ne zaman göreceğim. Takvime dökülmüş bir cevap belirsizlikten çok daha iyi.
Okulum değişecek mi. Değişecekse söylenmeli, değişmeyecekse bu bir güvence.
Benim yüzümden mi. Doğrudan ve tereddütsüz hayır.
Barışmayacak mısınız. Umut vermeyen ama sert olmayan bir cevap: “Hayır, bu kararımız kesin.”
Neden. Genel bir cevap yeterli. Ayrıntı çocuğun taşıyacağı bir yük değil.
Bilmediğiniz bir sorunun cevabını uydurmayın. “Henüz karar vermedik ama karar verdiğimizde ilk sana söyleyeceğiz” hem dürüst hem güven veren bir cevap.
Konuşmadan Sonra
Konuşma tek bir olay değil, bir sürecin başlangıcı.
Tepkiyi olduğu gibi karşılayın. Ağlama, öfke, sessizlik ya da konuyu değiştirme. Hepsi olağan. Tepkisizlik de bir tepki ve çoğu zaman haberi işlemeye zaman ihtiyacı olduğunu gösteriyor.
Duyguyu düzeltmeye çalışmayın. “Üzülme”, “bak ne kadar güzel olacak” gibi cümleler duyguyu geçersiz kılıyor. “Üzülmen çok normal” daha işlevsel.
Kapıyı açık bırakın. “Aklına bir soru gelirse ne zaman istersen konuşabiliriz” cümlesi çocuğa alan bırakıyor.
Konuyu geri açın. İlk konuşmadan sonra çocuğun kafasında yeni sorular oluşuyor ancak çoğu çocuk kendiliğinden açmıyor. Birkaç gün sonra konuyu yeniden açmak gerekiyor.
Günlük düzeni koruyun. Yemek saatleri, uyku düzeni, okul rutini ve kurallar. Değişmeyen şeyler çocuğa taşıyacak zemin veriyor.
Öğretmene haber verin. Sınıftaki davranış değişikliğini erken fark etmesi için okulun bilgilendirilmesi işe yarıyor.
Terapiye Yaklaşımım
Bu konuda önce ebeveynlerin kendi kaygısını ele alıyorum, çünkü konuşmayı zorlaştıran şey çoğu zaman içeriğin kendisi değil, ebeveynin o an taşıdığı suçluluk. Ortak bir çerçeve üzerinde anlaşmayı öncelikli tutuyorum. Ebeveynlerden çocuğu üzmemelerini istemiyorum. Bu haberde üzüntü olağan ve hedef üzüntüyü engellemek değil, çocuğun yanlış bir açıklamayla baş başa kalmaması.
Ne Zaman Uzmana Başvurmalı
- Konuşmanın nasıl yapılacağı konusunda anlaşamıyorsanız
- Çocukta uyku, iştah ya da okul başarısında belirgin değişiklik varsa
- Çocuk kendini suçlamayı sürdürüyorsa
- Aylar sonra da tepkiler azalmıyor, artıyorsa
- Çocuk iki ev arasında mesaj taşıyıcısı hâline geldiyse
- Kendinizi bu konuşmayı yapamayacak kadar kötü hissediyorsanız
Bu konuşmayı birlikte planlamak isterseniz aile terapisi sayfasına bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Haberi anne ve baba birlikte mi vermeli?
Mümkünse evet. Birlikte verilen haber çocuğa iki mesaj taşıyor: bu ortak bir karar ve ebeveynler hâlâ birlikte hareket edebiliyor. Ayrı ayrı verilen haber çocuğu baştan taraf seçmeye itiyor.
Ne zaman söylemeliyiz?
Karar kesinleştiğinde ve uygulamadan birkaç hafta önce. Yatmadan hemen önce, okul sabahı ya da özel bir günde söylemeyin. Sonrasında çocukla birlikte kalabileceğiniz bir zaman dilimi seçin.
Sebebini anlatmalı mıyım?
Yaşa uygun ve genel bir açıklama yeterli. Aldatma, borç, ailelerle sorun gibi ayrıntılar çocuğun taşıyabileceği bilgiler değil ve çocuğu taraf tutmaya zorluyor.
Çocuk 'benim yüzümden mi' diye sorarsa ne demeliyim?
Net ve tekrar tekrar hayır demek gerekiyor. Bu, çocukların en sık kurduğu açıklama ve bir kez söylenmesi yetmiyor. İleriki haftalarda da tekrar edilmeli.
Çocuk hiç tepki vermezse ne olur?
Tepkisizlik yokluk anlamına gelmiyor. Bazı çocuklar önce donuyor, bazıları haberi günler sonra işliyor. Kapıyı açık tutmak ve zorlamamak işe yarıyor.
Kardeşlere ayrı ayrı mı söylenmeli?
Genellikle birlikte söylemek daha iyi. Yaş farkı çok fazlaysa ortak bir konuşmadan sonra her çocukla ayrı ayrı konuşmak, her birinin kendi sorusunu sorabilmesini sağlıyor.
Kaynaklar
- Amerikan Psikoloji Derneği APA, Healthy Divorce: How to Make Your Split as Smooth as Possible (yeni sekmede açılır)
- Amerikan Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Akademisi AACAP, Children and Divorce (yeni sekmede açılır)
- Amerikan Pediatri Akademisi, Helping Children Cope with Divorce (yeni sekmede açılır)
- Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Child and Adolescent Mental Health (yeni sekmede açılır)
Bu konuda destek almak ister misiniz?