İçindekiler 9 bölüm
tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · Klinik psikolog tarafından gözden geçirildi
Bu soruyla gelen ebeveynlerin çoğu aslında başka bir şey soruyor: çocuğuma kalıcı bir zarar verdim mi.
Alanyazının cevabı ebeveynlerin beklediğinden daha iyimser. Çocukların büyük çoğunluğu ilk iki yıl içinde uyum sağlıyor. Uzun süreli güçlük görülen grupta belirleyici olan ise boşanmanın kendisi değil, sonrasında olan bitenler.
Bu yazı çocuğun neler yaşadığına ve sürecin normal seyrine odaklanıyor. Kararın kendisini çocuk için boşanma kararı ertelenmeli mi, haberi verme konuşmasını ise çocuğa boşanma haberi nasıl verilir yazısında ele aldım.
Çocuk Neyi Kaybediyor
Çocuğun yaşadığı şey ebeveynlerin düşündüğünden farklı. Yetişkinler için kayıp bir ilişki. Çocuk için kaybedilen şey daha çok bir düzen.
Öngörülebilirlik. Sabah kimin uyandıracağı, akşam kimin evde olacağı, hafta sonu nerede olunacağı. Bu bilgilerin hepsi aynı anda belirsizleşiyor.
Erişilebilirlik. İki ebeveyne de her istediğinde ulaşamamak. Küçük çocuklarda en zorlayıcı olan başlık bu.
Ailenin bütün olduğu düşüncesi. Yaşadığı dünyaya dair temel bir varsayım değişiyor.
Ebeveynin ilgisi. Boşanma dönemi ebeveynler için de yıpratıcı ve bu dönemde çocuğa ayrılan ruhsal alan çoğu zaman daralıyor. Çocuk bu daralmayı sevgi kaybı olarak okuyabiliyor.
Yaşa Göre Tepkiler
Okul öncesi (2-5 yaş). Kavrayış sınırlı, bu yüzden tepkiler daha çok bedensel ve davranışsal oluyor. Alt ıslatma, uyku sorunları, ayrılamama, huysuzluk ve öfke nöbetleri sık görülüyor. Bu yaş grubunun belirgin özelliği kendini merkeze koyan düşünme. Çocuk olan biteni kendi davranışıyla açıklıyor. Ayrıca soyut zaman kavramı henüz yerleşmediği için “cumartesi göreceksin” cümlesi güvence sağlamıyor.
Okul çağı (6-11 yaş). Bu dönemde durum anlaşılıyor ve bu anlayış yeni bir zorluk getiriyor. Sadakat çatışması en yoğun burada yaşanıyor. Çocuk bir ebeveynle iyi vakit geçirdiğinde diğerine ihanet ettiğini düşünüyor. Ayrıca barıştırma çabası bu yaşta çok yaygın. Üzüntü, özlem, okul başarısında düşüş ve karın ağrısı ya da baş ağrısı gibi bedensel yakınmalar sık görülüyor.
Ergenlik (12-18 yaş). En belirgin duygu öfke. Ergen düzeni kavrayacak yaşta olduğu için taraf tutabiliyor ve bir ebeveyni açıkça suçlayabiliyor. Aile düzenine duyulan güvenin sarsılması bu dönemde ilişkilere dair genel bir güvensizliğe dönüşebiliyor. Bazı ergenler evden ve aileden hızla uzaklaşıyor, bazıları ise tersine bir ebeveynin bakım veren rolüne geçiyor. İkincisi dışarıdan olgunluk gibi görünüyor ancak taşıdığı yük ağır.
Geriye Dönüş Davranışları
En çok kaygılandıran ve aslında en sık görülen tablo bu.
Alt ıslatma, parmak emme, bebeklik döneminden kalma bir oyuncağa ya da battaniyeye geri dönme, tek başına uyuyamama, konuşmada gerileme. Bu davranışlar çocuğun bilinçli bir tercihi değil.
Geriye dönüş, güvenli hissedilen bir döneme sığınma tepkisi. Kısa süreli ve geçici olması bekleniyor.
Burada belirleyici olan ebeveynin tepkisi. Utandırma, cezalandırma ya da “artık büyüdün” biçimindeki uyarılar tabloyu uzatıyor. Sakin karşılanan geriye dönüş davranışları çoğu çocukta birkaç ay içinde kendiliğinden geriliyor.
Sürecin Normal Seyri
Ebeveynleri en çok rahatlatan bilgi genellikle zaman çizelgesi oluyor.
İlk üç ay. Belirtiler en yoğun. Duygudurumda hızlı geçişler, uyku ve iştah değişiklikleri, ayrılamama ve öfke bu dönemde beklenen tepkiler.
Üçüncü aydan birinci yıla. Yeni düzen oturmaya başlıyor. Belirtiler dalgalanıyor ancak genel eğilim azalma yönünde. Doğum günü, bayram ve okul dönemi başlangıcı gibi tarihlerde geçici artışlar olağan.
Birinci yıldan sonra. Çocukların çoğunda belirtiler belirgin biçimde geriliyor.
Bu çizelgeden sapan iki durum dikkat gerektiriyor. Belirtilerin azalmak yerine artması ve iki yılı aşan bir tablo.
Uyumu Belirleyen Dört Etken
Alanyazında oldukça tutarlı biçimde öne çıkan dört başlık var. Bunlar boşanmanın çocuk üzerindeki etkisini büyük ölçüde belirliyor.
Ayrılık sonrası çatışmanın azalması. En güçlü etken bu. Boşanmadan sonra da süren çatışma, birlikte yaşarken süren çatışmadan farklı bir zarar üretmiyor. Ayrılığın kendisi değil, çatışmanın devam etmesi belirleyici.
Her iki ebeveynle sürdürülen düzenli ilişki. Düzenli olması, sık olmasından daha önemli. Öngörülebilir ve tutulan bir görüşme takvimi, yoğun ama düzensiz bir ilişkiden daha koruyucu.
Günlük yaşamdaki istikrar. Okulun, arkadaşların, yatma saatinin ve kuralların korunması. Aynı anda değişen şeylerin sayısını azaltmak, uyumu belirgin biçimde kolaylaştırıyor.
En az bir ebeveynin ruhsal olarak ulaşılabilir olması. Ebeveynin kendi tablosu ağırlaştığında çocuk iki kayıp birden yaşıyor. Bu yüzden ebeveynin kendi desteğini alması çocuğa yapılan doğrudan bir katkı.
Çocuğa Zarar Veren Davranışlar
Çocuğu mesaj taşıyıcısı yapmak. “Babana söyle, bu ay parayı geç yatırmış.” Çocuk iki taraf arasında haberci konumuna geçiyor.
Çocuktan bilgi almak. Diğer evde olup biteni sormak, çocuğu istemediği bir role sokuyor.
Diğer ebeveyni kötülemek. Çocuk kendini her iki ebeveynin de parçası olarak görüyor. Bir ebeveyne yönelik eleştiriyi kendine yönelmiş gibi alıyor.
Taraf tutmaya çağırmak. Açık ya da örtük biçimde. “Sen benim yanımdasın değil mi” cümlesi çocuğu çözülemez bir çatışmanın içine sokuyor.
Çocuğu sırdaş yapmak. Ekonomik sorunlar, hukuki süreç ya da duygusal yük çocuğun taşıyacağı şeyler değil. Ergenler bu role en çok çekilen grup.
Sevgiyi yarıştırmak. Hediyeler ve serbestlikle rekabet etmek kuralları erozyona uğratıyor ve çocuğu ikisi arasında bir hakeme dönüştürüyor.
Görüşmeleri aksatmak. Verilen sözün tutulmaması, ayrılığın kendisinden daha derin bir güvensizlik üretiyor.
Ne Yardımcı Oluyor
Duyguyu isimlendirmeye alan açmak. “Üzülmen çok normal” cümlesi, duyguyu düzeltmeye çalışan her cümleden daha işlevsel.
Sorulara dürüst ve yaşa uygun cevap vermek. Bilinmeyen bir şey varsa bilinmediğini söylemek de bir cevap.
Kuralları korumak. Suçluluk duygusuyla gevşetilen kurallar çocuğa güvence değil, belirsizlik veriyor.
Aynı anda değişen şeyleri azaltmak. Ev, okul, şehir ve düzenin hepsinin birden değişmesi uyumu zorlaştırıyor.
Görüşme takvimini yazılı ve görünür kılmak. Küçük çocuklar için takvim üzerinde işaretlenmiş günler soyut sözlerden çok daha güvence verici.
Ebeveynin kendi desteğini alması. Bu, çocuğa dolaylı değil doğrudan bir katkı.
Terapiye Yaklaşımım
Bu tabloda çalışmanın önemli bölümü çocukla değil ebeveynlerle oluyor, çünkü çocuğun uyumunu belirleyen etkenlerin çoğu ebeveynlerin elinde. Çocukla çalıştığımda önceliğim olan biteni kendisiyle açıklamasını gevşetmek. Her tepkiyi bir sorun olarak ele almıyorum. Bu süreçte üzüntü beklenen bir tepki ve hedef üzüntüyü ortadan kaldırmak değil, çocuğun onu taşıyabilmesi.
Ne Zaman Uzmana Başvurmalı
- Belirtiler azalmak yerine artıyorsa
- Tablo iki yılı aşmışsa
- Okul başarısında belirgin ve süregiden bir düşüş varsa
- Çocuk kendini suçlamayı sürdürüyorsa
- Uyku, iştah ya da bedensel yakınmalar süreklilik kazandıysa
- Çocuk arkadaşlarından ve etkinliklerden geri çekiliyorsa
- Çocuk iki ev arasında mesaj taşıyıcısı hâline geldiyse
- Kendinizi çocuğa ulaşamayacak kadar kötü hissediyorsanız
Boşanma kararı verilmiş olsa bile ebeveynlik ortak devam ediyor. Bu ortaklığı kurmak için aile terapisi sayfasına bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Boşanma çocukta kalıcı hasar bırakır mı?
Çocukların büyük çoğunluğu ilk iki yıl içinde uyum sağlıyor. Kalıcı güçlük görülen grupta belirleyici olan boşanmanın kendisi değil, sonrasındaki çatışma düzeyi ve ebeveynlerle sürdürülen ilişki.
Çocuğum bebeklik davranışlarına döndü, normal mi?
Bu tabloda oldukça yaygın. Alt ıslatma, parmak emme, ayrılamama ve eski bir oyuncağa geri dönme geçici bir gerileme tepkisi. Üzerine gidilmediğinde çoğu çocukta birkaç ay içinde geriliyor.
Belirtiler ne kadar sürer?
İlk aylarda en yoğun, birinci yılın sonuna doğru belirgin biçimde azalıyor. İki yılı aşan ve şiddeti artan belirtilerde değerlendirme gerekiyor.
Çocuğum hiç etkilenmemiş görünüyor, iyi mi?
Bazı çocuklar tepkilerini bastırıyor ve fazla uyumlu görünüyor. Bu, sorun olmadığı anlamına gelmiyor. Aşırı uyumluluk en sık gözden kaçan belirtilerden biri.
Hangi yaş boşanmadan daha çok etkilenir?
Her yaşın kendine özgü zorluğu var. Küçük yaşta düzen değişikliği, okul çağında sadakat çatışması, ergenlikte öfke ve güven kaybı öne çıkıyor. Belirgin biçimde korunaklı bir yaş aralığı yok.
Çocuğun iyi atlatmasını en çok ne belirliyor?
Ayrılık sonrası ebeveynler arası çatışmanın azalması, her iki ebeveynle sürdürülen düzenli ilişki, günlük yaşamdaki istikrar ve en az bir ebeveynin ruhsal olarak ulaşılabilir olması.
Kaynaklar
- Amato PR, Boşanmanın çocuklar üzerindeki etkileri, The Future of Children (yeni sekmede açılır)
- Amerikan Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Akademisi AACAP, Children and Divorce (yeni sekmede açılır)
- Amerikan Psikoloji Derneği APA, Healthy Divorce: How to Make Your Split as Smooth as Possible (yeni sekmede açılır)
- Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Child and Adolescent Mental Health (yeni sekmede açılır)
Bu konuda destek almak ister misiniz?