İçeriğe geç

Bulunduğunuz Anı Yaşamanın Önemi!

Zihin neden sürekli geçmişte ve gelecekte? Anda kalmanın önündeki engeller, dijital alışkanlıklar ve gündelik yaşamda uygulanabilir yollar.

İçindekiler 10 bölüm

tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · tarafından gözden geçirildi

Bir yemek yiyorsunuz ve tadını hatırlamıyorsunuz.

Bir yolu yürüyorsunuz ve nasıl geldiğinizi bilmiyorsunuz.

Biri size bir şey anlatıyor ve sonunda ne dediğini kaçırdığınızı fark ediyorsunuz.

Bunlar olağan. Ancak sürekli hâle geldiğinde bir maliyeti var.

Zihin Neden Dolaşıyor

Bu, bir kusur değil. Zihnin olağan işleyişi.

Planlama. Gelecek üzerine düşünmek işlevsel.

Geçmişten öğrenme. Olan bitene dönüp bakmak yararlı.

Tehdit taraması. Olası riskleri hesaplamak koruyucu.

Sorun bu işlevlerde değil.

Sorun, dolaşmanın sürekli ve istem dışı hâle gelmesi. Kişi düşünmeyi seçmiyor, düşünceye sürükleniyor.

Sürekli Başka Yerde Olmanın Maliyeti

Deneyimin tadı kayboluyor. Yaşanan şeyden alınan karşılık azalıyor.

Ruminasyon besleniyor. Geçmişe ve geleceğe dönük dönme, zihin boşta kaldığında yoğunlaşıyor.

Kaygı yükseliyor. Gelecek üzerine sürekli düşünmek, kaygının doğrudan yakıtı.

İlişkiler zayıflıyor. Yanında olduğunuz kişi, orada olmadığınızı hissediyor.

Bellek zayıflıyor. Dikkat verilmeyen bir şey kaydedilmiyor. Unutkanlık sanılan şeyin büyük bölümü bu.

Karar kalitesi düşüyor.

Zaman hızlı geçiyor gibi hissediliyor. Kaydedilmeyen zaman, geriye dönüp bakıldığında boş görünüyor.

Anda Kalmanın Önündeki Engeller

Sürekli bölünme. Bildirimler, mesajlar ve kesintiler.

Çok görevli çalışma. Aynı anda birden fazla iş yapmak, hiçbirinde tam olarak bulunmamak demek.

Kaydetme alışkanlığı. Bir deneyimi yaşarken onu kaydetmek, deneyimin dışına çıkmayı gerektiriyor.

Boşluk korkusu. Zihin boş kaldığında rahatsızlık ortaya çıkıyor ve hemen bir uyaran aranıyor. Kuyrukta beklerken telefona bakmak bunun tipik örneği.

Kaçınma. Anda kalmak, kaçınılan bir duyguyu hissetmek anlamına gelebiliyor. Bu nedenle meşguliyet bir kaçınma biçimi hâline geliyor.

Yorgunluk. Uykusuz bir zihinde dikkat kapasitesi düşük.

Kaygı ve ruminasyon tabloları.

Gündelik Yaşamda Uygulama

Bu bölüm, ayrı bir zaman ayırmayı gerektirmiyor.

Bir etkinlik seçin. Zaten yaptığınız bir şey: duş almak, çay içmek, yürümek, bulaşık yıkamak.

Duyularınızı kullanın. O etkinlik sırasında ne görüyorsunuz, ne duyuyorsunuz, ne hissediyorsunuz.

Telefonu bırakın. Yalnızca o etkinlik boyunca.

Zihin kaydığında geri getirin. Kayması olağan. Fark edip dönmek yeterli.

Yemekte deneyin. İlk üç lokmayı fark ederek yemek. Tadı, dokusu ve sıcaklığı.

Yürürken deneyin. Ayakların yere basışı, hava, sesler.

Bir sohbette deneyin. Cevabınızı hazırlamayı bırakıp yalnızca dinlemek. Bu, en zoru ve en çok fark yaratanı.

Geçiş anlarını kullanın. Bir işten diğerine geçerken üç nefes.

Bekleme anlarını kullanın. Kuyrukta, asansörde ya da trafikte telefona bakmak yerine çevreyi fark etmek.

Dijital Alışkanlıklar

Bu başlık ayrıca ele alınmayı hak ediyor.

Bildirimleri kapatın. Her bildirim bir bölünme ve geri dönüş zaman alıyor.

Belirli zamanlarda telefonsuz kalın. Yemekte, uyumadan önce ve sohbet sırasında.

Kaydetmeden yaşayın. Bazı anları fotoğraflamadan geçirmek.

Boşluğa tahammül edin. Her boş anı doldurmamak. Bu, başta rahatsız edici ancak zamanla kolaylaşıyor.

Tek görev. Aynı anda tek iş.

Bir Uyarı

Anda kalmak her zaman rahatlatıcı değil.

Zorlayıcı bir dönemden geçen bir kişi için, ana dönmek acıyı daha yoğun hissetmek anlamına gelebiliyor.

Ayrıca travma öyküsü olan kişilerde bedene ve ana yönelmek, travmatik anıları tetikleyebiliyor.

Bu nedenle ağır tablolarda uygulama uzman eşliğinde ve uyarlanarak yapılmalı.

Uygulama sırasında yoğun sıkıntı ortaya çıkıyorsa durmak ve konuşmak gerekiyor.

Bu konuyu bilinçli farkındalık nedir yazısında ayrıntılı ele aldım.

“Anı Yaşa” Baskısı

Bu ifade sık kullanılıyor ve bazen zarar veriyor.

Sorun şu: bu cümle bir zorunluluğa dönüştüğünde, kişi anda kalamadığı için ayrıca kendini suçluyor.

Ayrıca planlamayı ve geleceği düşünmeyi kötüleyen bir kullanım var. Bu, doğru değil.

Hedef geçmişi ve geleceği hiç düşünmemek değil.

Hedef şu: düşünmenin bir seçim olması. Gerektiğinde planlamak, gerekmediğinde sürüklenmemek.

Ne Beklenmemeli

Ani bir değişim. Bu, zamanla gelişen bir kapasite.

Sürekli anda kalmak. Zihin dolaşacak. Bu olağan.

Zorlayıcı duyguların kaybolması. Anda kalmak, duyguyu ortadan kaldırmıyor.

Bir tedavi etkisi. Destekleyici bir uygulama, tedavinin yerine geçmiyor.

Terapiye Yaklaşımım

Bu başlıkta kimseye “anı yaşa” demiyorum, çünkü bu cümle bir talimata dönüştüğünde kişi anda kalamadığı için ayrıca kendini suçluyor. Bunun yerine zaten yaptığı bir günlük etkinlikten başlıyoruz: ayrı bir zaman ayırmayı gerektirmediği için sürdürülebilir oluyor. Meşguliyetin bir kaçınma biçimi olup olmadığına da bakıyorum: bazı kişilerde zihni sürekli dolu tutmak, hissedilmek istenmeyen bir duygudan uzak durmanın yolu. Zor bir dönemden geçen kişilerde anda kalmayı zorlamıyorum, çünkü bu, acıyı daha yoğun hissetmek anlamına gelebiliyor.

Ne Zaman Uzmana Başvurmalı

  • Zihniniz sürekli geçmişte ya da gelecekte dolaşıyorsa
  • Aynı düşünceler günün önemli bir bölümünü kaplıyorsa
  • Yaptığınız hiçbir şeyden tat alamıyorsanız
  • Sürekli meşgul olma ihtiyacı duyuyorsanız
  • Boş kaldığınızda yoğun rahatsızlık yaşıyorsanız
  • Uykuya dalamıyorsanız
  • Kaygı düzeyiniz belirgin biçimde yüksekse
  • Bedene odaklanmak sizde zorlayıcı anılar tetikliyorsa
  • Yakınlarınız sizinle konuşurken orada olmadığınızı söylüyorsa
  • Umutsuzluk ya da yaşamdan çekilme düşünceleri varsa, bu durumda 112

Zihniniz sürekli geçmişe ya da geleceğe kayıyorsa, bunu değiştirmek üzerine bireysel terapi sürecinde çalışılabiliyor.

Sıkça Sorulan Sorular

Zihin neden sürekli başka yerde?

Bu, zihnin olağan işleyişi. Planlama ve geçmişten öğrenme işlevsel. Sorun, bu dolaşmanın sürekli ve zorlayıcı hâle gelmesi.

Anda kalmak ne kazandırıyor?

Deneyimden alınan tadın artması, ruminasyonun azalması ve kaygının düşmesi. Ayrıca ilişkilerde gerçek bir varlık hissi.

Geçmişi ve geleceği hiç düşünmemek mi gerekiyor?

Hayır. Planlama gerekli. Hedef, düşünmenin bir seçim olması: gerektiğinde düşünmek, sürekli sürüklenmemek.

Telefon bunu nasıl etkiliyor?

Sürekli bölünme, tek bir deneyimde kalma kapasitesini zorlaştırıyor. Bir şeyi yaparken onu kaydetmek de deneyimin dışına çıkarıyor.

Nereden başlamalıyım?

Zaten yaptığınız bir günlük etkinlikten. Yemek yemek, duş almak ya da yürümek. Ayrı bir zaman ayırmayı gerektirmiyor.

Zor bir dönemde de anda kalmalı mıyım?

Bu, zorlayıcı duyguyu daha yoğun hissetmek anlamına gelebiliyor. Ağır tablolarda uygulama uzman eşliğinde uyarlanarak yapılmalı.

Kaynaklar

  1. Amerikan Psikoloji Derneği APA, Mindfulness (yeni sekmede açılır)
  2. Amerikan Psikoloji Derneği APA, Rumination (yeni sekmede açılır)
  3. Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Anxiety Disorders (yeni sekmede açılır)
  4. Dünya Sağlık Örgütü WHO, Mental Health (yeni sekmede açılır)

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Bu konudaki tüm yazılar Terapi Süreci 28 yazı

İlgili yazılar