İçindekiler 13 bölüm
tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · Klinik psikolog tarafından gözden geçirildi
Bağlanma korkusu, ilişkilerde en sık yanlış anlaşılan örüntülerden biri.
Dışarıdan bakıldığında ilgisizlik, kararsızlık ya da bencillik gibi görünüyor. Kişinin kendisi için ise deneyim çok farklı.
Bu yazı o deneyimi ve üzerinde nasıl çalışıldığını ele alıyor. Bağlanma örüntülerinin genel çerçevesini aşırı bağlanma nedir yazısında anlattım.
Nasıl Görünüyor
İlişki derinleştikçe geri çekilme. En belirgin özellik. İlk dönem sorunsuz geçiyor. Yakınlık arttıkça huzursuzluk başlıyor.
Kusur arama. Daha önce fark edilmeyen özelliklerin aniden rahatsız edici hâle gelmesi.
Bağlayıcı adımlardan kaçınma. Birlikte yaşama, tanıştırma, uzun vadeli plan yapma.
Duygusal alanı kapalı tutma. İhtiyacın ve duygunun dile getirilmemesi.
Bağımsızlığın öne çıkması. Kimseye ihtiyaç duymamayı bir değer olarak taşımak.
Ulaşılamayan kişilere yönelme. İlişki kurma ihtimali düşük kişilerin daha çekici gelmesi. Bu, güvenli bir mesafe sağlıyor.
Geçmiş ilişkileri idealleştirme. Bitmiş bir ilişkinin, mevcut ilişkiden daha iyi hatırlanması. Bitmiş ilişki artık yakınlık talebi taşımıyor.
Çatışmada uzaklaşma. Tartışma sırasında susma ya da ortamdan çıkma.
İlişki bittiğinde gecikmeli tepki. Ayrılık anında rahatlama, haftalar sonra kayıp duygusunun gelmesi.
Sevgisizlik Değil
Bu ayrım hem kişi hem partneri için önemli.
Bu örüntüde bağ kuruluyor. Duygu yaşanıyor. Kişi ilişki istiyor.
Fark, yakınlığın ürettiği tepkide. Yakınlık arttığında bir huzursuzluk yükseliyor ve kişi bunu mesafe alarak düzenliyor.
Bu, bilinçli bir tercih değil. Otomatik bir tepki.
Bu bilgi iki şeyi değiştiriyor.
Kişinin kendisi için: davranışının bir karakter kusuru olmadığını görmek, üzerinde çalışmayı mümkün kılıyor.
Partneri için: geri çekilmeyi kişisel almamayı sağlıyor.
Kusur Arama
Bu örüntü ayrıca ele alınmayı hak ediyor, çünkü en çok kafa karıştıran bölüm.
İlişki derinleştikçe partnerdeki eksikler belirginleşiyor. Daha önce önemsiz görünen şeyler taşınamaz hâle geliyor.
Buradaki mekanizma şu: yakınlık bir huzursuzluk üretiyor. Huzursuzluk gerçek ve bir açıklama arıyor.
Zihin, en kolay açıklamayı buluyor: demek ki bu kişi uygun değil.
Bu açıklama iki işlev görüyor. Huzursuzluğu anlamlandırıyor ve mesafe almayı meşrulaştırıyor.
Bunun sınanabilir bir yanı var: aynı örüntü farklı kişilerle tekrarlanıyor mu. Tekrarlanıyorsa, sorun kişilerde değil.
Nereden Geliyor
Erken dönem bakım ilişkisi. Kaçıngan örüntüyle en tutarlı ilişkilendirilen zemin, ihtiyacın karşılıksız kaldığı bir bakım deneyimi.
Bu ortamda çocuk şunu öğreniyor: ihtiyacımı belli etmek işe yaramıyor, hatta zorluk üretiyor. Sonuçta ihtiyacı bastırmayı ve kendi başına idare etmeyi öğreniyor.
Bu, o koşullarda işlevsel bir uyum. Sorun, aynı uyumun yetişkin ilişkilerinde de sürmesi.
Duygusal olarak uzak bir ortam. Duyguların konuşulmadığı ve karşılanmadığı bir ev.
Duygunun geçersiz kılınması. “Ne var bunda ağlayacak”, “erkekler ağlamaz”.
Erken bağımsızlaşma zorunluluğu. Çocuğun erken yaşta kendi başına idare etmek zorunda kalması.
Bakım verende ruhsal bir tablo. Ulaşılabilirliğin öngörülemez olduğu durumlar.
Sonraki deneyimler. Aldatılma, ani bir ayrılık ya da örseleyici bir ilişki, bu örüntüyü sonradan da güçlendirebiliyor.
Ebeveynlerin ilişkisi. Zorlu bir evliliği gözleyerek büyümek, yakınlığın riskli olduğu bilgisini üretebiliyor.
Döngü Nasıl İşliyor
Bu bölüm, örüntünün neden kendiliğinden değişmediğini açıklıyor.
Yakınlık artıyor. Huzursuzluk yükseliyor. Kişi mesafe alıyor. Huzursuzluk düşüyor.
Bu düşüş sorunu üretiyor. Beyin şunu öğreniyor: rahatlama, mesafe sayesinde oldu.
Aynı zamanda bir bilgi hiç edinilmiyor: yakınlıkta kalındığında huzursuzluğun kendiliğinden yatışacağı ve korkulan sonucun gerçekleşmeyeceği.
İkinci bir mekanizma daha var. Mesafe alındığında partner çoğu zaman yaklaşıyor. Bu yaklaşma, huzursuzluğu daha da artırıyor ve mesafe büyüyor.
Bu, kaygılı ve kaçıngan eşleşmesinde en sık görülen döngü.
İlişki İçinde
Ayrılık düşüncesinin sürekli arka planda olması. Karar verilmemiş olsa bile bu düşüncenin hep bir seçenek olarak durması.
Gelecek planına girememe. Uzun vadeli konuşmaların ertelenmesi.
Fiziksel yakınlıkla duygusal yakınlığın ayrılması. Fiziksel yakınlık kurulabiliyor ancak duygusal açılma gelmiyor.
Kendi alanının aşırı korunması. Her ortak karar bir kayıp gibi yaşanıyor.
Partnerin ihtiyacının bir talep olarak okunması.
Kriz anında yakınlaşma. Bu, ters görünüyor ancak sık. Ayrılık gündeme geldiğinde ya da partner uzaklaştığında kişi yaklaşıyor. Mesafe geri geldiğinde huzursuzluk da geri geliyor.
Bu son madde, ilişkilerdeki tekrarlayan gel git örüntüsünün önemli bir bölümünü açıklıyor.
Kendi Payına Bakmak
Bu, çalışmanın en zor ve en gerekli adımı.
Sorulacak sorular şunlar.
Aynı örüntü tekrarlıyor mu. Farklı kişilerle benzer biçimde biten ilişkiler.
Huzursuzluk ne zaman başlıyor. Belirli bir yakınlık düzeyinde mi.
Neyi kaybetmekten korkuyorum. Bağımsızlık, kimlik, kontrol.
İhtiyacımı söyleyebiliyor muyum.
Kusurlar gerçekten sonradan mı ortaya çıktı.
Ayrılık düşüncesi ne zaman geliyor. İlişki kötüleştiğinde mi, yoksa iyileştiğinde mi.
Bu son soru ayırt edici. Bu örüntüde ayrılık düşüncesi çoğu zaman ilişki iyi giderken yoğunlaşıyor.
Değişim Mümkün mü
Alanyazın bağlanma örüntülerinin yetişkinlikte değişebildiğini gösteriyor.
İki yol tanımlanıyor.
Düzeltici ilişki deneyimi. Beklenenden farklı işleyen bir ilişki. Mesafe alındığında terk edilmemek, ihtiyaç dile getirildiğinde karşılanmak. Bu deneyimler tekrarlandıkça eski model güncelleniyor.
Farkındalık ve terapi. Örüntüyü görmek ve üzerinde çalışmak.
Çalışılan alanlar şunlar.
Huzursuzluğu tanımak. Mesafe almadan önce ne olduğunu fark etmek. Bu, en temel adım.
Otomatik tepkiyi geciktirmek. Huzursuzluk geldiğinde hemen uzaklaşmamak ve ne olduğunu izlemek.
Kusur arama örüntüsünü fark etmek.
İhtiyacı dile getirmeyi denemek. Bu, bu örüntüde en zorlanılan alan. Küçük ve sonuçları düşük ihtiyaçlardan başlanıyor.
Duyguyu adlandırmak. Duygu sözcük dağarcığı bu tabloda çoğu zaman sınırlı.
Partnere anlatmak. Açıklanmayan geri çekilme kişisel algılanıyor. “Uzaklaştığımda bu sana dair değil” cümlesi çoğu ilişkide fark yaratıyor.
Erken dönem deneyimlerini işlemek.
Hedef Ne Değil
Bağımsızlık ihtiyacını ortadan kaldırmak değil. Kişisel alan ihtiyacı meşru ve kalması sorun değil.
Her ilişkiyi sürdürmek değil. Bazı ilişkiler gerçekten uygun olmuyor. Çalışmanın amacı, bunu ayırt edebilmek.
Sürekli duygusal açılma değil. Hedef, gerektiğinde açılabilmek.
Hedef şu: geri çekilmenin bir otomatik tepki olmaktan çıkıp bir seçim hâline gelmesi.
Partneri İçin
Kişisel almayın. Geri çekilme size dair değil.
Kovalamayın. Baskı artırmak mesafeyi büyütüyor. Bu, en sık yapılan ve en ters çalışan tepki.
Duyguyu talep etmeyin. “Ne hissettiğini söyle” baskısı, bu örüntüde kapanma üretiyor.
Yan yana etkinlikler. Karşı karşıya konuşmalar yerine birlikte bir şey yapmak, bu örüntüde daha kolay işliyor.
Küçük açılmaları karşılayın. Bir açılma geldiğinde yoğun tepki vermek, bir sonrakini engelliyor.
Kendi sınırınızı koruyun. Anlayışlı olmak sınırsız beklemek anlamına gelmiyor. Sürekli bekleyen taraf olmak, uzun vadede kırgınlık üretiyor.
Süre koyun. İlişkinin belirsiz bir bekleyişe dönüşmemesi için, kendi taşıyabileceğiniz süreyi bilmek gerekiyor.
Ayırt Edilmesi Gereken
Gerçek bir tercih. Bazı kişiler daha bağımsız bir yaşamı gerçekten tercih ediyor ve bundan rahatsız değil. Bu bir tablo değil.
Ayırt edici olan rahatsızlık. Bu örüntüde kişi ilişki istiyor ancak yakınlaştığında huzursuzlanıyor ve bu döngüden kendisi de rahatsız oluyor.
Uygun olmayan ilişkiler. Bazen kusurlar gerçek ve ilişki gerçekten uygun değil. Ayırt edici soru, aynı örüntünün tekrarlayıp tekrarlamadığı.
Şizoid örüntü. Bu tabloda yakın ilişki isteğinin kendisi düşük. Bunu şizoid kişilik bozukluğu nedenleri yazısında ele aldım.
Travma öyküsü. Örseleyici bir ilişki ya da istismar öyküsü varsa, yakınlıktan kaçınma farklı bir çerçevede ele alınıyor.
Terapiye Yaklaşımım
Bu tabloda çalışmaya kusur arama örüntüsünden başlıyorum, çünkü kişilerin çoğu geri çekilmesini partnerdeki eksiklerle açıklıyor ve bu açıklama sorgulanmadan ilerleme olmuyor. Huzursuzluğun ne zaman başladığını haritalıyoruz. İhtiyacı dile getirmeyi küçük adımlarla deniyoruz. Kimseden bağımsızlık ihtiyacından vazgeçmesini istemiyorum.
Ne Zaman Uzmana Başvurmalı
- İlişkileriniz benzer bir noktada tekrar tekrar bitiyorsa
- İlişki derinleştikçe uzaklaştığınızı fark ediyorsanız
- Ayrılık düşüncesi ilişki iyi giderken yoğunlaşıyorsa
- İhtiyacınızı dile getirmekte belirgin biçimde zorlanıyorsanız
- Ulaşılamayan kişilere yöneldiğinizi fark ediyorsanız
- Bu döngüden kendiniz de rahatsızsanız
- Partneriniz olarak sürekli bekleyen taraf olmaktan tükendiyseniz
- Geçmişte örseleyici bir ilişki ya da travma öyküsü varsa
Yakınlık arttıkça geri çekilme örüntüsü fark edildiğinde değişebiliyor. Bireysel terapi sayfasında süreci anlattım.
Sıkça Sorulan Sorular
Bağlanma korkusu sevgisizlik mi?
Değil. Bu örüntüde de bağ kuruluyor ve duygu yaşanıyor. Fark, yakınlık arttığında ortaya çıkan huzursuzluk ve bunun mesafe alarak düzenlenmesi.
Neden ilişki derinleşince kusur görmeye başlıyorum?
Kusur arama, bu örüntüde yakınlığın ürettiği huzursuzluğu açıklamanın bir yolu. Huzursuzluk gerçek ancak nedeni çoğu zaman ilişkinin kendisi değil, yakınlığın kendisi.
Bu bir bahane mi?
Değil. Kaçıngan örüntüde yakınlık gerçek bir tedirginlik üretiyor. Bunun bilinçli bir tercih olmadığını görmek, hem kişinin kendisi hem partneri için önemli.
Değişmesi mümkün mü?
Mümkün. Alanyazın bağlanma örüntülerinin yetişkinlikte değişebildiğini gösteriyor. Beklenenden farklı işleyen bir ilişki deneyimi ve terapi, iki değişim yolu olarak tanımlanıyor.
Partnerim böyleyse ne yapmalıyım?
Geri çekilmeyi kişisel almamak ve baskıyı artırmamak. Kovalamak mesafeyi büyütüyor. Ancak sınırsız beklemek de sizin için sürdürülebilir değil.
Yalnız kalmayı mı tercih ediyorum?
Bu ayrım önemli. Bazı kişiler gerçekten daha bağımsız bir yaşamı tercih ediyor ve bundan rahatsız değil. Bu tabloda ise kişi ilişki istiyor ancak yakınlaştığında huzursuzlanıyor.
Kaynaklar
- Bowlby J, Bağlanma kuramı
- Hazan C ve Shaver P, Yetişkin bağlanma örüntüleri
- Amerikan Psikoloji Derneği APA, Relationships (yeni sekmede açılır)
- Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Mental Health Information (yeni sekmede açılır)
Bu konuda destek almak ister misiniz?