Anoreksiya nevroza, bir tür yeme bozukluğu olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde en sık görülen yeme bozukluğu türlerinden biri olan anoreksiya, daha çok ergenlik dönemi psikolojisi ile bağlantılı olarak bu süreçteki kız çocuklarında görülmektedir. Bu dönemde çocuklar yemek yemeyi reddedici şekilde davranışlar sergilerken, Ebeveynler ergenlik döneminde olan çocukları için sorumluluklar yüklenmekte ve beraberce zorlu bir süreçten geçmektedir.

Anoreksiya Nedir?

Anoreksiya, normal kabul edilmeyecek derecede düşük vücut ağırlığı ve ölçüleri gibi belirtiler ile kendini gösteren, kişinin hayatını olumsuz yönde etkileyen bir tür yeme bozukluğu olarak ifade edilmektedir. Psikoloji literatüründe tam olarak anoreksiya nevroza olarak ifade edilen bu rahatsızlık, kişilerin ince kalma takıntısına neden olmaktadır. Üstelik anoreksiya nevroza hastalığına sahip olan kişiler genellikle olması gereken kilonun çok altında olurken, ince bir bedene sahip olmak kendileri için oldukça önemlidir.

Anoreksiya nevroza hastalığı çoğunlukla 12 ila 20’li yaş aralığında ergenlik dönemindeki çocuklar, hatta özellikle kızlarda görülen bir bozukluktur. Yapılan araştırmalara göre anoreksiya nevroza hastalığına yakalanan kişilerin yüzde 90’ı kadın olurken, toplum içerisinde bu hastalığın görülme riski yüzde 1 ila 2 arasındadır.

Anoreksiya Neden Olur?

Anoreksiya nedenleri hakkında net bit bilgiden bahsetmek mümkün olmasa da, genel olarak bu hastalığın ortaya çıkışında biyolojik, çevresel ve psikolojik faktörler etkili olmaktadır.

Anoraksiya nevrozanın ortaya çıkmasına neden olan etkenlerden biri genlerdir. Her ne kadar genlerin bu hastalık üzerindeki etkileri kesin olarak belirlenemese de, genlerin bazı insanları anoreksiya hastalığına karşı savunmasız ve çaresiz bıraktığı bilinmektedir.

Anoreksiya nedenlerinden bir diğer ise psikolojik etkenlerdir. Kişinin ruhsal durumu, devamlı depresif bir halde olması ya da obsesif kompülsiz bozukluğunun olması, anoreksiya nevrozanın ortaya çıkmasında etkili olmaktadır.

Öte yandan çevresel faktörler de, bu hastalığın nedenlerinden biridir. Örneğin; ince bir bedene sahip olmanın toplumda moda olarak kabul edilmesi, kişinin anoreksiya olması için bir zemin hazırlayabilmektedir.

Anoreksiya nevrozanın risk faktörlerine bakılacak olursa;

  • Kadın olmak,
  • Ergenlik döneminde olmak,
  • Aile yaşantısı,
  • Genetik faktörler,
  • Popüler kültürün etkisi,
  • Hızlı kilo alıp vermedir.

Anoreksiya Belirtileri Nelerdir?

Anoreksiya nevroza belirtileri, fiziksel, duygusal ve davranışsal olmak üzere 3 farklı koldan incelenmektedir.

Fiziksel belirtiler;

  • Aşırı kilo kaybı,
  • Kansızlık, kabızlık,
  • Kuru ya da sarıya dönük bir cilt,
  • Böbrek rahatsızlıkları ya da kadınlarda adet düzensizliğidir.

Duygusal ve davranışsal olarak anoreksiya nevroza belirtileri ise;

  • Devamlı olarak yiyeceklerle ilgilenme,
  • Aşırı derecede açlık hissetme,
  • Kilo alma korkusu, sinirlilik,
  • Depresyon ruh hali ve sosyal hayatı geriye çekmektir.

Kendisinde anoreksiya belirtileri görülen kişilerin mutlaka en kısa süre içerisinde bir psikolog hekime müracaat etmesi faydalı olacaktır.

Anoreksiya Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Anoreksiya hastalığının tedavisi, zor ve bir o kadar da önemli bir süreçtir. Çoğu zaman tedaviye kendince karar veremeyen anoreksiya hastaları, ailesinden ve yakınlarından da destek almalıdır.

Anoreksiya tedavi edilmezse, hiç beklenmedik ve en kötü sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu nedenler bu hastalığın tedavisi oldukça önemlidir. Anoreksiya tedavisinde ilk olarak hastalığın metabolik sorunlardan ortaya çıkıp çıkmadığı araştırılmakta, metabolik sorun çıktığında hasta ilgili birimlere yönlendirilmektedir. Fakat tüm bulgular anoreksiya nevrozaya ait olduğunda, bu alanda uzman olan hekimler tarafında çeşitli terapiler uygulanmaktadır. Bu uygulamalardan en etkili olanı ise bilişsel davranışçı terapidir.