İçeriğe geç

Halüsinasyon Gören Birine Nasıl Davranılmalı?

Halüsinasyon gören yakınınıza nasıl yaklaşmalısınız? Ne söylenmeli, ne söylenmemeli, hangi durumda acil yardım gerekir. Yakınlar için uygulanabilir rehber.

İçindekiler 12 bölüm

tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · tarafından gözden geçirildi

Bir yakınınız olmayan bir şeyi gördüğünü ya da duyduğunu söylediğinde ilk tepki çoğu zaman şu ikisinden biri oluyor: onu ikna etmeye çalışmak ya da korkup uzaklaşmak. İkisi de işe yaramıyor.

Bu yazıyı halüsinasyonun ne olduğunu anlatmak için değil, karşısındaki kişiye ne söyleyeceğini bilemeyenler için yazdım. Halüsinasyonun kendisini ayrıntılı ele aldığım halüsinasyon nedir yazısına ayrıca bakabilirsiniz.

Önce Güvenlik

Bir maddeyi baştan söylemek gerekiyor.

Şu durumlarda vakit kaybetmeden 112’yi arayın:

  • Kişi kendine ya da bir başkasına zarar verme niyetinden söz ediyorsa
  • Duyduğu ses ona bir şey yapmasını söylüyor ve buna karşı koymakta zorlandığını söylüyorsa
  • Halüsinasyon aniden başladıysa ve bilinç bulanıklığı, ateş, yön ve zaman karışıklığı ya da titreme eşlik ediyorsa
  • Kişi alkol ya da madde bıraktıktan sonra bu tabloya girdiyse

Son iki madde özellikle önemli. Aniden başlayan ve bilinç değişikliğiyle giden tablo çoğu zaman ruhsal değil tıbbi bir aciliyettir. Enfeksiyon, ilaç etkisi, kan şekeri düşüklüğü ya da alkol bırakma tablosu olabilir. Bunlar zaman kaybedilmeyecek durumlardır.

Halüsinasyon Nedir, Kısaca

Halüsinasyon, ortada bir uyaran yokken bir algının yaşanmasıdır. En çok bilineni işitsel olanıdır ama beş duyunun hepsinde görülebilir.

  • İşitsel: ses duyma, çoğu zaman konuşan bir ses. Ses kişiyi eleştirebilir, yorum yapabilir ya da emir verebilir.
  • Görsel: kişi, gölge, nesne ya da ışık görme.
  • Dokunsal: ciltte gezinme, dokunulma ya da böcek hissi.
  • Koku: başkalarının almadığı bir kokuyu duyma.
  • Tat: yiyeceklerde tuhaf ya da metalik tat.

Yanılsamadan farkı şudur: yanılsamada var olan bir uyaran yanlış algılanır, örneğin karanlıkta askıdaki paltoyu insan sanmak. Halüsinasyonda ise ortada hiçbir uyaran yoktur.

Bu ayrım pratikte önemli değil. Yakın olarak sizin işiniz tanı koymak değil, güvenliği sağlamak ve doğru yere yönlendirmek.

Neden Görülür

Halüsinasyon tek bir hastalığın belirtisi değildir. Sık görülen nedenler şunlardır:

  • Ruhsal durumlar: şizofreni ve diğer psikotik bozukluklar, ağır depresyon, bipolar bozukluğun bazı dönemleri
  • Nörolojik durumlar: demans, Parkinson hastalığı, epilepsi, migren, beyin tümörü, inme
  • Tıbbi durumlar: yüksek ateş, ağır enfeksiyon, elektrolit bozukluğu, karaciğer ve böbrek yetmezliği
  • Madde ve ilaç: alkol ve madde etkisi ya da bırakılması, bazı reçeteli ilaçların yan etkisi
  • Duyusal kayıp: ileri görme kaybında Charles Bonnet sendromu, ileri işitme kaybında işitsel halüsinasyonlar
  • Uyku yoksunluğu ve uykuya dalarken ya da uyanırken görülen geçici deneyimler
  • Yas süreci: kaybedilen kişinin sesini duymak ya da onu bir an görmek

Bu liste şunu gösteriyor: halüsinasyon gören herkes psikiyatrik bir hastalığa sahip değildir ve ilk adım tıbbi değerlendirmedir.

Yas ve Uyku Kaynaklı Deneyimler

Bu iki başlığı ayırıyorum çünkü çok sık yanlış anlaşılıyor.

Yas sürecinde kaybedilen kişinin sesini duymak, onu kalabalıkta bir an görmek ya da eve girdiğini hissetmek yaygın bir deneyimdir. Yasın olağan parçası olarak kabul edilir. Kişiyi korkutmuyor ve işlevselliğini bozmuyorsa hastalık belirtisi olarak değerlendirilmez. Konuyu ayrıntılı ele aldığım kayıp ve yas süreci yazısına bakabilirsiniz.

Uykuya dalarken ya da uyanırken görülen kısa süreli sesler ve görüntüler de sağlıklı kişilerde görülebilir. Uyku yoksunluğu bunları belirginleştirir.

Ne Söylemeli

Buradaki temel ilke şu: duyguyu onaylayın, içeriği onaylamayın.

İşe yarayan cümleler:

  • “Ben duymuyorum ama senin duyduğunu görüyorum.”
  • “Bu seni çok korkutmuş olmalı.”
  • “Şu an yanındayım, güvendesin.”
  • “Ne duyuyorsun, anlatabilir misin?”
  • “Bunu bir doktora anlatalım, bu kadar zorlanmana gerek yok.”

Bu cümlelerin ortak yanı şudur: kişinin deneyimini yalanlamıyor ama olmayan bir şeyi de var saymıyor. Aradaki bu dar alan güveni koruyan yerdir.

Sormaktan çekinmeyin. “Ses sana ne söylüyor” sorusu tabloyu kötüleştirmez, aksine risk değerlendirmesi için gereklidir. Sesin emir verdiği durumlar acil müdahale gerektirir ve bunu ancak sorarak öğrenirsiniz.

Ne Söylememeli

“Orada hiçbir şey yok, kendine gel.” Tartışmak işe yaramaz. Kişi için o deneyim gerçektir ve inkâr edildiğinde konuşmayı kesip kendi içine kapanır. Sizinle paylaşmayı bıraktığında risk artar.

“Evet ben de görüyorum.” Onaylamak kısa vadede yatıştırır ama gerçeklik değerlendirmesini daha da bulandırır ve tedaviye uyumu güçleştirir.

“Bu senin hayalin, uydurma.” Suçlayıcı ve utandırıcı. Kişi zaten deli sayılmaktan korkuyor.

“Neden bana daha önce söylemedin.” Sitem, paylaşımı azaltır.

Bağırmak, aniden dokunmak ve arkadan yaklaşmak da tabloyu kötüleştirir. Kuşkuculuk varsa ani hareket tehdit olarak algılanabilir.

Ortamı Nasıl Düzenlemeli

Uyaran azaltmak çoğu zaman işe yarıyor.

Televizyonu ve müziği kapatın. Kalabalık varsa odayı seyreltin, bir kişiyle kalın. Işığı ne çok parlak ne de karanlık tutun, çünkü loş ortam görsel yanılsamaları artırır.

Sakin ve yavaş konuşun. Kısa cümleler kurun. Karmaşık açıklamalar ve sıralı sorular bu anda işlenemiyor.

Yaklaşırken görüş alanında kalın ve dokunmadan önce haber verin.

Kişiyi yalnız bırakmayın ama sıkıştırmayın da. Odada olmak yeterli, sürekli konuşmak gerekmiyor.

Değerlendirme Nereden Başlar

İlk adım tıbbi değerlendirmedir. Halüsinasyonun ruhsal bir nedeni olduğu sonucuna varmadan önce tıbbi ve nörolojik nedenlerin dışlanması gerekir.

Bu değerlendirmede genellikle şunlar yapılır: ayrıntılı öykü, kullanılan ilaçların gözden geçirilmesi, madde ve alkol kullanımının sorgulanması, temel kan tetkikleri ve gerektiğinde görüntüleme.

Neden ruhsal bir durum olarak belirlendiğinde tedaviyi psikiyatri hekimi yürütür ve gerekiyorsa ilaç tedavisi başlatılır. Psikolog bu süreçte ilaç yazmaz. Psikoloğun rolü belirtiyle baş etme becerileri, uyum, işlevsellik ve aile desteği üzerine çalışmaktır.

İkisi birlikte yürüdüğünde sonuç daha iyi oluyor.

Tedaviyi Reddediyorsa

Bu, yakınların en sık takıldığı yer.

Belirti üzerinden tartışmayın. “Sen hastasın, doktora gitmen lazım” cümlesi neredeyse her zaman direnç üretir, çünkü kişi kendini hasta olarak görmüyor olabilir.

İşlevsellik üzerinden konuşun. Uyuyamamak, sürekli tedirgin olmak, işe gidememek, iştahsızlık. Bunlar kişinin kendisinin de rahatsız olduğu şeylerdir ve bunlar için yardım almayı önermek çok daha kolay kabul görüyor.

Kararı küçültün. “Psikiyatriste gideceksin” yerine “bir kere gidip dinleyelim, beğenmezsen devam etmezsin” daha kabul edilebilir bir adımdır.

Zorlama yalnızca acil durumlarda ve yetkili sağlık ekibi aracılığıyla gündeme gelir. Kendi başınıza zorla götürmeye çalışmak güveni kalıcı olarak zedeleyebilir.

Yakın Olarak Siz

Bu süreç bakım veren için yıpratıcıdır ve bu yük çoğu zaman görünmez kalır.

Sürekli tetikte olmak, uyku düzeninin bozulması, kendi hayatını erteleme ve “yeterince yapamıyorum” duygusu sık görülür. Öfke de yaşanır ve ardından suçluluk gelir. Bunlar meşru duygulardır.

Tek başınıza taşımanız gerekmiyor. Bakım yükünü paylaşmak, kendi destek alanınızı kurmak ve gerekiyorsa kendiniz için görüşme almak hem sizin hem de yakınınızın yararına.

Terapiye Yaklaşımım

Bu tabloda sınırımı en baştan netleştiriyorum: tıbbi değerlendirme ve varsa ilaç tedavisi psikiyatri hekiminin alanı, ben o süreçle birlikte çalışıyorum. Yakınlarla çalıştığımda odağım tepki biçimini değiştirmek oluyor, çünkü aileler çoğu zaman iyi niyetle ikna etmeye çalışıyor ve bu her seferinde çatışmayla bitiyor. Kişiyi deneyiminin gerçek olmadığına ikna etmeye çalışmıyorum. O tartışma kazanılmıyor ve her denemede güven biraz daha eksiliyor.

Ne Zaman Uzmana Başvurmalı

Acil olmayan ama geciktirilmemesi gereken durumlar:

  • Halüsinasyon tekrarlıyorsa
  • Uyku, iştah ya da günlük işlevsellik bozulduysa
  • Kişi giderek içine kapanıyor ve şüpheci hâle geliyorsa
  • Yeni bir ilaç başlandıktan sonra ortaya çıktıysa
  • Alkol ya da madde kullanımı eşlik ediyorsa

Yakınınıza nasıl yaklaşacağınızı ve kendinizi nasıl koruyacağınızı konuşmak için iletişim sayfasından yazabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Halüsinasyon gördüğünü söyleyen birine 'orada bir şey yok' demeli miyim?

Hayır. Tartışmak işe yaramaz ve güveni koparır. Kişi için o deneyim gerçektir. Doğru yaklaşım ne inkâr etmek ne de onaylamaktır: 'Ben duymuyorum ama senin duyduğunu ve bunun seni korkuttuğunu görüyorum' demek hem dürüst hem güven vericidir.

Gördüğü şeyi varmış gibi davransam rahatlar mı?

Kısa vadede rahatlatabilir ama uzun vadede zarar verir. Onaylamak kişinin gerçeklik değerlendirmesini daha da zorlaştırır ve tedaviye uyumu güçleştirir. Duyguyu onaylayın, içeriği değil.

Ne zaman acil yardım aramalıyım?

Kendine ya da başkasına zarar verme riski varsa, kişi sesin söylediğini yapma baskısı hissediyorsa, halüsinasyon aniden başlayıp bilinç bulanıklığı, ateş ya da yön karışıklığı eşlik ediyorsa vakit kaybetmeden 112'yi arayın.

Halüsinasyon her zaman şizofreni belirtisi midir?

Hayır. Ateşli hastalıklar, ilaç yan etkileri, alkol ve madde etkisi ya da bırakılması, uyku yoksunluğu, migren, epilepsi, demans, göz ve kulak hastalıkları ve yoğun yas gibi çok sayıda neden olabilir. Bu yüzden ilk adım tıbbi değerlendirmedir.

Yas sürecinde ölen kişiyi görmek ya da sesini duymak normal mi?

Yas sürecinde bu deneyim oldukça yaygındır ve tek başına bir hastalık belirtisi sayılmaz. Kişinin işlevselliğini bozmuyor ve korku yaratmıyorsa çoğu zaman yasın olağan bir parçasıdır.

Yakınım tedaviyi reddediyor, ne yapabilirim?

Tartışma ve zorlama direnci artırır. İşe yarayan yol belirti üzerinden değil işlevsellik üzerinden konuşmaktır: uyuyamamak, işe gidememek, huzursuzluk. Bunlar için yardım almayı önermek daha kolay kabul görüyor.

Ben nasıl destek alabilirim?

Bu süreç yakınlar için de yıpratıcıdır. Kendi kaygınız, tükenmişliğiniz ve suçluluk duygunuz için destek almak hem sizin hem de bakım verdiğiniz kişinin yararınadır.

Kaynaklar

  1. Amerikan Psikiyatri Birliği, DSM-5-TR, Şizofreni Spektrumu ve Diğer Psikotik Bozukluklar, 2022 (yeni sekmede açılır)
  2. Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Understanding Psychosis (yeni sekmede açılır)
  3. Dünya Sağlık Örgütü, ICD-11, 6A2 Şizofreni ve diğer birincil psikotik bozukluklar (yeni sekmede açılır)
  4. Waters F, Fernyhough C, Halüsinasyonların tanısal ötesi görünümü, Schizophrenia Bulletin, 2017 (yeni sekmede açılır)

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Bu konudaki tüm yazılar Travma ve Dissosiyasyon 17 yazı

İlgili yazılar