Diyojen Sendromu (Kendini İhmal) Nedir? Belirtileri ve Ailelere Öneriler
Diyojen Sendromu, genellikle ileri yaşlı bireylerde görülen; aşırı sosyal içe kapanma, öz bakımın tamamen terk edilmesi ve yaşam alanında aşırı eşya biriktirme (istifçilik) ile karakterize edilen karmaşık bir tablodur. Tıbbi literatürde “Ağır Kendini İhmal Sendromu” olarak da bilinir. İstanbul Etiler’deki ofisime bu konuyla ilgili başvuran danışanlarım, genellikle sendromu yaşayan bireyin kendisi değil, büyük bir endişe içindeki aile üyeleri veya çocukları olmaktadır. Mesleki gözlemlerim, bu durumun basit bir “pasaklılık” veya “inatçılık” olmadığını; altında demans, yas süreci veya ağır depresyon gibi ciddi psikolojik faktörlerin yatabileceğini göstermektedir. Bu makalede, Diyojen sendromunun belirtileri ve ailelerin izlemesi gereken yollar hakkında bilgilendirme bulacaksınız.
Diyojen Sendromu Nedir ve Neden Ortaya Çıkar?
Adını, fıçıda yaşayan ve dünyevi ihtiyaçları reddeden Antik Yunan filozofu Diyojen’den alan bu sendrom, kişinin kendi bedenine ve çevresine karşı tam bir duyarsızlık geliştirmesi durumudur. Genellikle 60 yaş üzeri bireylerde görülse de, travmatik yaşam olayları sonrasında daha genç yaşlarda da tetiklenebilir.
Nedenleri arasında en sık karşılaştığımız durumlar şunlardır:
- Yas ve Kayıp: Eş kaybı veya emeklilik gibi büyük yaşam değişiklikleri sonrası gelişen depresif reaksiyonlar.
- Biyolojik Faktörler: Beynin frontal lobundaki işlev bozuklukları veya başlayan bir demans süreci.
- Kişilik Özellikleri: Geçmişte de içe kapanık, şüpheci veya mükemmeliyetçi olan bireylerin yaşlılıkta bu özellikleri daha katı bir şekilde sergilemesi.
Diyojen Sendromu Belirtileri Nelerdir?
Bu sendromu yaşayan bireyler genellikle durumlarından şikayetçi değildirler ve dışarıdan gelen yardım tekliflerini sert bir dille reddederler. En belirgin belirtiler şunlardır:
- Ağır Hijyen Kaybı: Banyo yapmama, saç-sakal tıraşı olmama, kirli kıyafetlerle gezme ve kişisel temizliği tamamen reddetme.
- Sosyal İzolasyon: Eve kimseyi almama, telefonlara bakmama, arkadaş ve akraba çevresinden tamamen kopma.
- Sillogomani (İstifçilik): Çöp, eski gazete, kutu veya gereksiz eşyaları “bir gün lazım olur” düşüncesiyle biriktirme ve yaşam alanını hareket edilemez hale getirme.
- Utanma Duygusunun Kaybı: İçinde bulundukları sağlıksız durumdan dolayı herhangi bir rahatsızlık veya mahcubiyet hissetmezler.
Ailelere Öneriler ve Terapi Yaklaşımı
Diyojen sendromlu bireylerde “içgörü” (kendi hastalığının farkında olma durumu) genellikle yoktur. Bu nedenle süreç, ailenin ve uzmanların iş birliği ile yürütülmelidir. Aileler için bu süreç yıpratıcı olabilir; ancak unutulmamalıdır ki bu bir tercihten ziyade, psikolojik bir yardım çağrısıdır.
Profesyonel Destek Neden Önemlidir?
Bu tablo, profesyonel ruh sağlığı desteği ve bazen tıbbi müdahale gerektiren bir durumdur. Terapi sürecinde amaç; hastayı zorla değiştirmek değil, onun güvenini kazanarak yaşam kalitesini artırmaktır.
Bir Klinik Psikolog eşliğinde yürütülen süreçte:
- Altta yatan depresyon veya travma gibi kök nedenler çalışılır.
- Ailenin hastayla doğru iletişim kurması (çatışmadan kaçınarak) için psiko-eğitim verilir.
- Gerektiğinde psikiyatri veya nöroloji disiplinleriyle iş birliği yapılarak bütüncül bir yol izlenir.

Etiler’deki kliniğimizde, yaşlı bireylerin psikolojik süreçleri ve aile danışmanlığı konusunda etik çerçevede destek sağlamaktayız.