Ölüm korkusu, yaşamını sürdüren her bireyin belli bir dönem yaşamış olduğu korkulardan biridir. Hayatta kalma güdüsü ve insan yaşamının sınırlı olması göz önünde bulundurulduğunda, normal bir seviyede yaşanan ölüm korkusu insanlığın bir parçası olarak, sıradan kabul edilebilmektedir. Fakat bazı bireyler bu korkuyu patolojik seviyelerde yaşayabilmekte ve bu durum elbette ki sıradan bir durum olarak kabul edilememektedir.

Ölüm korkusu nedenleri, henüz kesin ve net bir şekilde belirlenememiştir. Dolayısıyla her bir birey açısından çeşitli olay ve durumlardan kaynaklandığı düşünülen ölüm korkusu, anksiyete bozukluğu nedeniyle ortaya çıkan ataklar neticesinde yaşanabilmektedir. Öte yandan kişinin kısa süre öncesinde bir yakınını kaybetmesi, bir ölüm anına şahit olması ya da bunun gibi durumlar da yine ölüm korkusuna neden olan olaylar olarak örnek gösterilebilmektedir.

Ölüm Korkusu Psikolojik Bozukluk mu?

Her ne kadar pek çok birey, yaşamının belirli bir döneminde ölüm korkusu yaşasa da, ölüm korkusu ya da psikoloji literatüründeki deyim ile ölüm kaygısı en uç noktalarda yaşandığında patolojik bir hale almaktadır. Ölüm korkusu, genel olarak ölümden, ölüm boşluğundan ve kişinin artık var olmayacağından duymuş olduğu bir korkudur. Bu korku, psikolojik bir korku olarak ifade edilebilirken, zamanla daha üst seviyelere ulaştığında kişinin yaşamını olumsuz yönde etkileyebilecek türden bir problem haline gelebilmektedir.

Ölüm korkusu belirtileri kişiden kişiye değişiklik gösterebilmektedir. Ölüm korkusunu patolojik seviyede yaşayan bir kişi sokağa çıkmaktan dahi korkabilmektedir.

Ölüm Korkusu Travmaya mı Bağlıdır?

Ölüm korkusu, bazen travmaya bağlı olarak da yaşanabilmektedir. Ölüm korkusunu anlamaya yönelik yeni bir yaklaşım olan Travma Sonrası Büyüme’ye göre, üzücü bir olay yaşayan, sevdiği bir yakınını kısa süre önce kaybeden ya da sağlığı konusunda endişe verici bir haber alan kişi yaşamış olduğu travma nedeniyle ölüm korkusu yaşayabilmektedir.

Psikoloji alanında uzman olan pek çok hekim, patolojik seviyede yaşanan ölüm korkusunun bazen travmaya bağlı olarak meydana geldiğini de açıkça ifade etmektedir.

Ölüm Korkusunu Yenmek için Psikologdan Destek Alabilirsiniz!

Ölüm korkusu, insan yaşamını olumsuz yönde etkileyen psikolojik sorunlardan biridir. Kişinin günlük yaşamını sürdürmesine, işine ya da okuluna gitmesine, hatta sokağa dahi çıkmasına engel olabilecek potansiyele sahip olan bu korku, insanların büyük bir sorunu haline gelmektedir. Ölüm korkusu yenmek için atılması gereken en doğru adım, alanında uzman olan bir hekimden profesyonel destek almak olacaktır.

Ölüm korkusu olan kişileri bu durumdan kurtarabilecek olan hekim bir psikologdur. Bu alanda almış olduğu eğitimler sayesinde hastalarına en uygun tedavi yöntemlerini uygulayan hekimler, genellikle ölüm korkusu için çeşitli terapi yöntemlerini tercih etmekte, bazen de ilaç tedavisi ile psikoterapileri destekleyebilmektedir. Kişiler, katılmış oldukları bu psikoterapiler sayesinde ölüm korkusu ile nasıl başa çıkacağını öğrenebilmekte, hayata ve ölüm korkusuna karşı tek başına savaşabilmektedir. Bu sayede ölüm korkusunu kısa süre içerisinde yenebilmek de mümkündür.