İçeriğe geç

Obsesif Kompulsif Bozukluğu Olan Yakınlara Nasıl Davranılmalı?

OKB'si olan bir yakına nasıl destek olunur? Aile katılımı kavramı, güvence vermenin neden döngüyü beslediği, işe yarayan yaklaşımlar ve çocuklarda OKB.

İçindekiler 10 bölüm

tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · tarafından gözden geçirildi

Bu tabloda yakınların yaptığı davranışlar neredeyse her zaman iyi niyetli ve çoğu zaman tabloyu sürdürüyor.

Bu, suçlama değil. Alanyazında ayrı bir başlık olarak tanımlanmış ve yakınların büyük bölümünde görülen bir örüntü.

Bu yazı, bu örüntüyü ve ne yapılabileceğini ele alıyor.

Kısa Bir Çerçeve

Obsesif kompulsif bozukluk iki bileşenle tanımlanıyor.

Takıntılar. İstenmeden gelen, tekrarlayan ve kişiyi rahatsız eden düşünceler, dürtüler ya da görüntüler. Kişi bunları istemiyor ve çoğu zaman anlamsız bulduğunu biliyor.

Zorlantılar. Bu düşüncelerin ürettiği kaygıyı azaltmak için yapılan tekrarlayan davranışlar ya da zihinsel eylemler. Kontrol etme, yıkama, sayma, sıralama, zihinden tekrarlama, güvence arama.

Döngü şöyle işliyor: düşünce geliyor, kaygı yükseliyor, davranış yapılıyor, kaygı düşüyor.

Bu düşüş sorunu üretiyor. Beyin şunu öğreniyor: rahatlama, o davranış sayesinde oldu.

Sonuçta bir sonraki seferde yine gerekiyor ve gereken miktar zamanla artıyor.

Aile Katılımı

Bu kavram, bu tablodaki en önemli başlık.

Aile katılımı, yakınların ritüellere dahil olması ya da kaçınmayı kolaylaştırması anlamına geliyor.

En sık görülen biçimleri şunlar.

Güvence vermek. “Kapıyı kapattım, emin misin, tekrar söyler misin.” Bu, en yaygın olanı.

Onun yerine kontrol etmek. Ocağı, kapıyı, elektriği kontrol etmek.

Kurallara uymak. Eve girer girmez üstünü değiştirmek, belirli eşyalara dokunmamak, belirli bir sırayla hareket etmek.

Ritüele katılmak. Temizlik düzenine uymak, belirli cümleleri söylemek.

Kaçınmayı kolaylaştırmak. Onun gitmek istemediği yerlere gitmemek, tetikleyici durumları ortadan kaldırmak.

Sorumlulukları üstlenmek. Ritüeller nedeniyle yapamadığı işleri yapmak.

Bunların hepsi iyi niyetle yapılıyor. Ve hepsi aynı sonucu üretiyor: kişi kaygının kendiliğinden düşeceğini hiç deneyimleyemiyor.

Alanyazında aile katılımının yüksek olduğu tablolarda tedavi yanıtının daha düşük olduğu bildiriliyor.

Katılımı Azaltmak

Bu bölümde dikkatli olmak gerekiyor.

Ani ve tek taraflı engelleme işe yaramıyor. Bir gün “bugünden itibaren hiçbir soruna cevap vermiyorum” demek, kaygıyı taşınamaz düzeye çıkarıyor ve ciddi çatışma üretiyor. Ayrıca kişi başka yollarla güvence aramaya yöneliyor.

Kademeli ve birlikte yapılıyor. Hangi davranıştan başlanacağı, ne kadar azaltılacağı ve nasıl ilerleneceği kişiyle konuşularak belirleniyor.

Tercihen tedavi süreciyle uyumlu. Kişi tedavi görüyorsa, bu azaltma o süreçle birlikte planlanıyor. Aksi hâlde iki taraf farklı hızda ilerliyor.

Önceden konuşuluyor. Sakin bir zamanda, kriz anında değil.

Ne söyleneceği belirleniyor. Güvence yerine kullanılacak bir cümlenin önceden kararlaştırılması işe yarıyor. “Bunu senin yerine cevaplamayacağım, çünkü bu bize yardım etmiyor. Yanındayım.”

Bu geçiş döneminde kaygının yükselmesi bekleniyor. Bu, yanlış gittiğinin değil, döngünün kırılmaya başladığının işareti.

İşe Yarayan Yaklaşımlar

Tabloyu tanıyın. Davranışların bir tercih olmadığını, kişinin de bunlardan rahatsız olduğunu bilmek, tepkiyi doğrudan değiştiriyor.

Kişiyi tablodan ayırın. “Sen değil, bu tablo” ayrımı işlevsel oluyor.

Duyguyu kabul edin, içeriği tartışmayın. “Şu an çok kaygılandığını görüyorum” cümlesi işliyor. “Kapı kapalı, yüz kere baktık” cümlesi işlemiyor, çünkü mantıkla tartışmak bu tabloda sonuç vermiyor.

Sabırlı olun. İyileşme dalgalı ilerliyor ve stres dönemlerinde belirtiler artabiliyor.

Küçük ilerlemeleri görün. Bir ritüelin süresinin kısalması bile bir kazanım.

Tedaviyi destekleyin. Verilen çalışmaların uygulanmasına alan açmak.

Aile üyeleri arasında tutarlı olun. Bir kişinin güvence vermeyi bıraktığı, diğerinin sürdürdüğü bir düzende ilerleme olmuyor.

Kendi yaşamınızı sürdürün. Bu tabloda ev düzeninin tümüyle ritüellere göre kurulması yaygın ve iki tarafı da tüketiyor.

Yapılmaması Gerekenler

Alay etmek. “Yine mi kontrol ediyorsun” cümlesi utancı büyütüyor ve gizlemeye yol açıyor.

Mantıkla ikna etmeye çalışmak. Kişi zaten çoğu zaman düşüncenin anlamsız olduğunu biliyor. Sorun bilgi eksikliği değil.

“Kendine hâkim ol” demek. Bu, iradeyle çözülebilecek bir tablo değil.

Ritüeli zorla durdurmak. Fiziksel olarak engellemek kaygıyı taşınamaz düzeye çıkarıyor.

Suçlamak. “Bu ev senin yüzünden böyle” cümlesi, tabloya bir de suçluluk ekliyor.

Görmezden gelmek. Tablonun kendiliğinden geçmesini beklemek, kaçınılan alanın genişlemesine yol açıyor.

Tanıyı bir şaka konusu yapmak. “Ben de biraz obsesifim” ifadesi yaygın ancak tabloyu hafifletiyor. Titiz olmak ile bu tablo aynı şey değil.

Utanç ve Anlatmama

Bu tabloda utanç çok belirgin ve konuşulmayı hak ediyor.

Özellikle takıntıların içeriği kişiye korkutucu geldiğinde, hiç anlatılmıyor.

En sık gizlenen içerikler şunlar: kendine ya da başkasına zarar verme düşünceleri, dinsel içerikli takıntılar, cinsel içerikli takıntılar.

Bu düşünceler kişiye ait değil. İstenmeden geliyor ve kişiyi rahatsız ediyor. Rahatsız etmesi zaten tanımlayıcı özellik.

Ancak kişi bunları anlattığında yanlış anlaşılacağından korkuyor. Bu korku, tedaviye başvuruyu yıllarca geciktiriyor.

Yakınlar için işe yarayan şey, yargılamayan bir zemin kurmak. Ayrıntı sormak değil, konuşulabilir olduğunu göstermek.

Bu düşüncelerin eyleme dönüşme riski, kişinin en çok korktuğu şey olmasına rağmen düşük bulunuyor.

Çocuklarda

Bu başlık ayrıca yazılmayı hak ediyor.

Çocuklarda aile katılımı daha da belirgin. Ebeveynler doğal olarak çocuğun kaygısını azaltmaya çalışıyor.

Sık görülen biçimler: sorulara defalarca cevap vermek, ritüele katılmak, okul ödevini kontrol etmek, belirli düzenlere uymak, çocuğun tetiklendiği durumlardan kaçınmak.

Bu tabloda erken değerlendirme belirleyici oluyor. Ayrıca çocuklarda aile temelli çalışma, tedavinin ayrılmaz bir parçası.

Bu yaşta dikkat edilmesi gerekenler şunlar.

Ritüeli bir inatçılık olarak okumamak.

Ceza kullanmamak. Bu tabloda ceza kaygıyı artırıyor ve gizlemeye yol açıyor.

Öğretmeni bilgilendirmek. Ritüeller okulda da yaşanabiliyor.

Erken başvurmak. Çocuklarda tedaviye yanıt görece iyi ve erken müdahale seyri belirgin biçimde etkiliyor.

Kendi Yükünüz

Bu tabloda yakınların taşıdığı yük gerçek ve çoğu zaman hiç konuşulmuyor.

Ev düzeninin ritüellere göre kurulması, sürekli güvence vermek, kaçınılan yerlere gitmemek ve süregiden gerginlik yorucu.

Bu yorgunluğun dile getirilebilmesi gerekiyor. Bastırıldığında öfkeye dönüşüyor ve öfke, tabloyu ağırlaştırıyor.

Kendi desteğinizi almak, bu tabloda kişiye yapılan dolaylı değil doğrudan bir katkı.

Terapiye Yaklaşımım

Bu tabloda çalışmaya aile katılımının haritasını çıkararak başlıyorum, çünkü yakınların iyi niyetle yaptığı davranışlar farkında olmadan döngüyü besliyor ve bu görülmeden ilerleme sınırlı kalıyor. Katılımın azaltılmasını kişiyle birlikte ve kademeli planlıyorum. Yakınlardan ritüelleri engellemesini istemiyorum, ani engelleme kaygıyı taşınamaz hâle getiriyor.

Ne Zaman Uzmana Başvurmalı

  • Ritüeller günün belirgin bir bölümünü almaya başladıysa
  • Ev düzeni tümüyle ritüellere göre kurulduysa
  • Kaçınılan yerlerin ve durumların sayısı artıyorsa
  • Yakınınız düşüncelerini anlatmaktan korkuyorsa
  • Okul ya da iş yaşamı etkilendiyse
  • Çocuğunuzda tekrarlayan ritüeller ya da aşırı sorular varsa
  • Tabloya çökkünlük belirtileri eşlik ediyorsa
  • Yakın olarak kendinizi tükenmiş hissediyorsanız

Ritüellere eşlik etmek istemediğinizde ne yapacağınızı konuşmak için iletişim sayfasından yazabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Güvence vermek yardım mı?

Kısa vadede rahatlatıyor ancak döngüyü besliyor. Her güvence, kaygının ancak güvenceyle azalabileceği bilgisini pekiştiriyor ve ihtiyaç zamanla artıyor.

Aile katılımı ne demek?

Yakınların ritüellere dahil olması ya da kaçınmayı kolaylaştırması. Kapıyı onun yerine kontrol etmek, temizliğe uymak, güvence vermek. Bu, yakınların büyük bölümünde görülüyor ve tabloyu sürdürüyor.

Ritüelleri engellemeye çalışmalı mıyım?

Ani ve tek taraflı engelleme kaygıyı taşınamaz düzeye çıkarıyor ve çatışma üretiyor. Katılımın azaltılması kademeli ve kişiyle birlikte, tercihen tedavi süreciyle uyumlu yapılıyor.

Takıntılı düşünceler tehlikeli mi?

İstenmeden gelen ve kişiyi rahatsız eden düşünceler bu tablonun tanımlayıcı özelliği. Bu düşüncelerin eyleme dönüşme riski, kişinin en çok korktuğu şey olmasına rağmen düşük bulunuyor.

Yakınım anlatmıyor, ne yapmalıyım?

Utanç bu tabloda çok belirgin, özellikle içerik kişiye korkutucu geldiğinde. Yargılamayan bir zemin kurmak, ayrıntı sormaktan daha çok işe yarıyor.

Çocuğumda OKB varsa ne yapmalıyım?

Aile katılımı çocuklarda daha da belirgin. Erken değerlendirme ve aile temelli çalışma bu yaşta belirleyici oluyor. Ritüele katılan bir aile, farkında olmadan tabloyu sürdürüyor.

Kaynaklar

  1. Amerikan Psikiyatri Birliği, DSM-5-TR, Obsesif Kompulsif Bozukluk, 2022 (yeni sekmede açılır)
  2. Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Obsessive-Compulsive Disorder (yeni sekmede açılır)
  3. Uluslararası OKB Vakfı, Family Guidelines (yeni sekmede açılır)
  4. Dünya Sağlık Örgütü WHO, ICD-11, Obsessive-Compulsive Disorder (yeni sekmede açılır)

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Bu konudaki tüm yazılar Takıntı ve Dürtü Kontrolü 21 yazı

İlgili yazılar