Klostrofobi, kapalı alan korkusu olarak ifade edilen bir tür psikolojik rahatsızlıktır. B u gibi bir hastalığa sahip olan bireyler çoğunlukla kapalı alanlara, küçük ve dar alanlara girmekten korkmaktadırlar. Bu gibi kapalı alanlarda kaldıklarında ciddi anlamda iç sıkıntı ve bunalım gibi çeşitli fiziksel tepkiler gösteren klostrofobi hastaları, aynı zamanda panik atak nöbetleri ile de karşı karşıya kalabilmektedir.

Klostrofobisi olan bireyler herhangi bir odada kapalı kalmaktan dahi korkabilmektedir. Bir yere gittiklerinde asansör kullanmak yerine merdivenle çıkmayı tercih ederken, alışveriş merkezlerinde gezmek yerine çarşı ve pazarlarda gezmeyi ya da cafe ve restoranların kapalı alanlarında oturmak yerine, rahat nefes alabilecekleri açık alanlarında oturmayı tercih ederler. Çoğunlukla aşırı gerginlik ve önemli ölçüde kaygı bozukluğu yaşayan klostrofobi hastaları, yaşam şekillerini bu hastalığa göre belirlemektedir. Dolayısıyla bireylerin yaşamını olumsuz yönde etkileyen bu kapalı alan korkusunun tedavi edilmesi gerekmektedir.

Klostrofobi Olduğunu Nasıl Anlarız?

Bir kişinin kapalı alan korkusu olup olmadığını anlayabilmek için bazı belirtilerin görülmesi ve bazı tetkiklerin yapılması gerekmektedir. Kişilerde görülen tipik klostrofobi belirtileri çarpıntı, terleme, titreme, ürperme, nefes almada güçlük çekme, havasız kaldığını düşünme, bayılacak gibi hissetme, vücudun pek çok noktasında karıncalanma ya da uyuşukluk hissetme ve ağlama krizleri yaşamaktır. Bu gibi belirtilerin kapalı ortamlara girmesiyle ortaya çıkan kişilerin klostrofobisi olduğu anlaşılabilmektedir.

Klostrofobinin ortaya çıkışında tek bir neden bulunmamaktadır. Pek çok neden ile ortaya çıkan bu psikolojik rahatsızlık, çoğunlukla çocukluk ya da ergenlik döneminde maruz kalınan istismarlar ya da olaylar neticesinde meydana gelmektedir. Örneğin; kişinin çocukluk döneminde sırf cezalandırılması amacıyla banyoya ya da bir odaya kilitlenmesi, klostrofobi nedenleri arasında yer alabilmektedir. Bunun ile beraber çocukluk döneminde görmüş olduğu bir rüya ya da izlemiş olduğu bir filmden etkilenmesi, ailede anne, baba ya da kardeşlerden birinin kapalı alan korkusunun olması ya da korkusunu kontrol edememesi, klostrofobiye zemin hazırlayabilmektedir. Bunların yanı sıra anksiyete bozukluğu olan kişilerde de klostrofobi görülebilmektedir.

Klostrofobim Var, Hangi Doktora Gitmeliyim?

Kapalı alan korkusuna sahip olan bireyler bu hastalıktan kurtulabilmek için ne yapması gerektiği hakkında “Klostrofobim var, hangi doktora gitmeliyim, ne yapmalıyım?” gibi sorular sorup yanıt aramaktadır.

Klostrofobisi olan bireylerin gitmesi gereken doktor, alanında uzman olan bir psikolog ya da psikiyatristtir. Bu gibi hastalıkların tedavisi uzman psikolog ve psikiyatrist unvanına sahip olan hekimler tarafından yürütülmektedir.

Klostrofobi hastalığının tedavisi çoğunlukla terapi, ilaç tedavisi, korkuların üzerine gitme ve bunun gibi yöntemler ile gerçekleştirilmektedir. Ancak kapalı alan korkusu için en tercih edilen ve en verimli olan yöntem ise terapi olarak bilinmektedir.

Terapi Almazsam Ne Olur?

Klostrofobi tedavisi, oldukça önemli olan tedavilerden biridir. Bunun nedeni ise, hastalığın kişinin günlük yaşamını olumsuz yönde etkiliyor olmasıdır. Tedavi edilmediği takdirde kendi kendine geçmesi mümkün olmayan bu kapalı alan korkusu hastalığı, daha kötü sonuçlara neden olabilmekte ve ömür boyu devam edebilmektedir.

Uzman Psikolog Mehmet Cem Yiğit

Uzman Psikolog Mehmet Cem Yiğit Hakkında

Lisans eğitimini 2016 yılında İzmir Yaşar Üniversitesi’nde tamamlayan Uzman Psikolog Mehmet Cem Yiğit, yüksek lisans eğitimini 2016 – 2018 yılları arasında İstanbul Üsküdar Üniversitesi’nde tamamladı. Yüksek lisansını “Bireylerde Benlik Saygısı ve Cinsel Özyeterlilik İlişkisinde Bilişsel Çarpıtmaların Rolü” başlığıyla tamamlayan Uzman Psikolog Mehmet Cem Yiğit, Türk Psikologlar Derneği ve Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler Derneği üyesi olan Uzman Psikolog Mehmet Cem Yiğit, Samsun Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde, Samsun Özel Meva Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde, İstanbul Np Beyin, Üsküdar Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Birimi’nde görev aldı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir