İçindekiler 11 bölüm
tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · Klinik psikolog tarafından gözden geçirildi
“Histrionik” kelimesi, tiyatro ve sahne ile ilgili bir kökten geliyor. Anlamı, abartılı ve gösterişli davranışa işaret ediyor.
Klinik kullanımda ise bir kişilik örüntüsünü tanımlıyor.
Ancak bu terim tartışmalı ve tartışmanın nedenlerini bilmeden kullanmak yanlış sonuçlara yol açıyor.
Terimin Geçmişi
Bu tanı, daha eski bir kavramın devamı olarak ortaya çıktı: histeri.
Histeri, uzun süre kadınlara özgü bir tablo olarak kabul edildi ve dayandığı varsayımlar bugün geçerli değil.
Bu kavram terk edildi. Ancak yerine gelen tanımlamalar, aynı önyargıyı bir ölçüde taşımaya devam etti.
Bunun somut sonucu şu: aynı davranış örüntüsü kadınlarda ve erkeklerde farklı adlandırılabiliyor. Kadınlarda “aşırı duygusal” olarak, erkeklerde başka biçimlerde.
Bu nedenle alanda bu tanının geçerliliği ve kullanımı tartışılıyor.
Bunu bilmek önemli, çünkü etiket kullanmadan önce durup düşünmeyi gerektiriyor.
Özellik ile Bozukluk Ayrımı
Bu ayrım, yazının en pratik bölümü.
Kişilik özelliği. Sosyal, canlı, dışa dönük, duygularını yoğun yaşayan ve ilgi çekmekten hoşlanan biri olmak.
Bu bir sorun değil. Birçok alanda avantaj bile sağlıyor.
Kişilik bozukluğu. Örüntünün şu koşulları taşıması gerekiyor.
Yaygın. Yalnızca belirli bir ortamda değil, yaşamın çoğu alanında.
Katı. Duruma göre esnetilemiyor.
Süregiden. Ergenlik ya da erken erişkinlikten beri.
İşlevselliği bozuyor. İlişkiler, iş ve günlük yaşam etkileniyor.
Sıkıntı üretiyor. Kişiye ya da çevresine.
Bu koşullar karşılanmıyorsa, ortada bir bozukluk yok.
Tanımlanan Örüntü
Klinik tanımda öne çıkan özellikler şunlar.
- İlgi odağı olmadığında rahatsızlık
- Duyguların yoğun ancak yüzeysel ve çabuk değişen biçimde ifadesi
- Görünüşün dikkat çekmek için kullanılması
- Etkileyici ancak ayrıntıdan yoksun bir konuşma biçimi
- Aşırı dramatize edilmiş duygusal ifade
- Kolay etkilenme
- İlişkileri olduğundan daha yakın algılama
- Onay ve övgüye yüksek bağımlılık
Bu maddelerin bir ya da ikisinin bulunması bir tanı değil. Tanı, örüntünün bütünüyle ilgili.
Nedenler
Genetik ve mizaç. Duygusal tepkiselliğin yüksek olması.
Erken dönem ilişkiler. İlginin koşullu ve öngörülemez biçimde verildiği bir ortam. Çocuk, ilgiyi güvence altına almak için yoğun tepkiler geliştirebiliyor.
İhmal ve tutarsız bakım.
Yalnızca belirli davranışların fark edildiği bir ortam. Sessiz olduğunda görülmeyen, yalnızca yoğun tepki verdiğinde ilgi gören çocuk.
Travma öyküsü.
Kültürel etkenler. Duygu ifadesinin normları toplumdan topluma değişiyor. Bu, tanı koyarken hesaba katılması gereken bir başlık.
Altta Yatan Zorluk
Bu bölüm, davranışın arkasındakini gösteriyor.
Dışarıdan bakıldığında görülen şey ilgi arayışı. Ancak altta genellikle şunlar bulunuyor.
Görülmeme korkusu. Fark edilmezse yok sayılacağı duygusu.
Öz değerin dışarıdan gelmesi. Değerin, aldığı ilgiye bağlı olması.
Terk edilme kaygısı.
Kendilik duygusunda belirsizlik. Kişinin kendi başına kim olduğunu bilememesi.
Bu çerçeve, davranışı bir hesaplama olarak değil, bir baş etme biçimi olarak görmeyi sağlıyor.
Yaşadığı Zorluklar
İlişkilerde istikrarsızlık. Hızlı yakınlaşma ve hızlı hayal kırıklığı.
Yüzeysel bağlar. İlişkiler yoğun başlıyor ancak derinleşmiyor.
Ciddiye alınmama. Yoğun ifade nedeniyle, gerçek bir sıkıntı da abartı sanılıyor. Bu, ayrıca riskli bir durum: bu kişilerin gerçek yardım çağrıları da gözden kaçabiliyor.
Boşluk duygusu. İlgi ortadan kalktığında ortaya çıkan hâl.
Depresyon ve kaygı. Sık eşlik ediyor.
İş yaşamında zorluklar.
Etiket Kullanımının Zararı
Bu bölüm, yazının en önemli mesajı.
Günlük dilde bu ve benzeri ifadeler aşağılama amacıyla kullanılıyor. Özellikle duygularını yoğun ifade eden kadınlar için.
Bunun üç zararı var.
Yanlış. Tanı, uzun süreli bir değerlendirmeyle konuyor. Bir davranışa bakarak konmuyor.
Susturuyor. Duygusunu ifade eden kişi, etiketlenme korkusuyla susuyor.
Gerçek tabloyu gölgeliyor. Etiket kullanıldığında, altta yatan gerçek sorun konuşulmuyor.
Doğru yaklaşım şu: kişiyi değil davranışı konuşmak. “Sen histriyoniksin” yerine “bu konuşmada sesini yükselttiğinde ben geri çekiliyorum.”
Tedavi
Psikoterapi. Kişilik örgütlenmesiyle ilgili tablolarda temel yaklaşım.
Çalışılan başlıklar: öz değerin dışarıdan gelen ilgiye bağlanması, duygu düzenleme, ilişki örüntüleri, yakınlığın derinleşememesi ve kendilik duygusunun kurulması.
Süreç uzun soluklu. Ancak değişim mümkün.
Eşlik eden tabloların tedavisi. Depresyon ve kaygı tabloları için hekim değerlendirmesi.
Sürecin sürdürülebilirliği. Bu tabloda terapiye devam etmek zorlayıcı olabiliyor. Erken dönem yoğunluğunun ardından hızlı bir kopuş sık görülüyor. Bu örüntünün kendisi, terapide çalışılacak bir konu.
Yakınlar İçin
Etiket kullanmayın.
Davranıştan konuşun.
Sınır koyun. Bu, reddetme değil.
Yoğun ifadeye yoğun tepki vermeyin. Sakin bir tepki, döngüyü büyütmüyor.
Gerçek sıkıntıyı gözden kaçırmayın. Yoğun ifade, sıkıntının gerçek olmadığı anlamına gelmiyor.
Kendinizi de koruyun.
Terapiye Yaklaşımım
Bu başlıkta ilk yaptığım şey, terimin kendisiyle mesafeli çalışmak. Bu tanı, tarihsel olarak taşıdığı önyargı nedeniyle tartışmalı ve bir etiket olarak kullanıldığında insanları susturmaktan başka bir işe yaramıyor. Bu nedenle etiketle değil örüntüyle çalışıyorum. Baktığım yer davranışın kendisi değil altında ne olduğu: görülmeme korkusu ve öz değerin dışarıdan gelen ilgiye bağlanması. Yoğun ifadeyi abartı olarak okumamaya da özellikle dikkat ediyorum, çünkü bu kişilerin gerçek yardım çağrıları da aynı nedenle gözden kaçıyor.
Ne Zaman Uzmana Başvurmalı
- İlişkileriniz aynı örüntüyle tekrar tekrar bozuluyorsa
- İlgi görmediğinizde belirgin bir boşluk yaşıyorsanız
- Öz değeriniz tümüyle başkalarının tepkisine bağlıysa
- Yakın ilişkiler kurmakta ancak sürdürmekte zorlanıyorsanız
- Duygularınızın şiddetini yönetemiyorsanız
- Çevreniz sizi ciddiye almadığını hissediyorsanız
- Çökkünlük ya da kaygı belirtileri varsa
- Alkol ya da madde kullanımınız arttıysa
- Bir yakınınız bu etiketle sürekli aşağılanıyorsa
- Kendinize zarar verme düşünceleriniz varsa, bu durumda 112
Kişilik örüntüleri üzerine çalışmak zaman isteyen ama mümkün olan bir süreç. Bireysel terapi sayfasına bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Histrionik ne demek?
Kelime, sahne ve oyunculukla ilgili bir kökten geliyor. Klinik kullanımda aşırı duygusallık ve dikkat çekme ihtiyacının öne çıktığı bir örüntüyü anlatıyor.
Dikkat çekmeyi sevmek bozukluk mu?
Değil. Sosyal, canlı ve ilgi çekmekten hoşlanan biri olmak bir kişilik özelliği. Bozukluk için örüntünün katı, yaygın ve işlevselliği bozan düzeyde olması gerekiyor.
Terim neden tartışmalı?
Tarihsel olarak kadınlara yönelik önyargılı bir kullanımı bulunuyor. Bu nedenle tanı geçerliliği ve kullanımı alanda tartışılıyor.
Histeri ile aynı şey mi?
Histeri artık kullanılan bir tanı değil. Terk edilmesinin nedeni de tarihsel olarak dayandığı hatalı ve cinsiyetçi varsayımlar.
Birine bu etiketi kullanmak doğru mu?
Değil. Günlük dilde bu ifadeler aşağılama amacıyla kullanılıyor. Bu, hem yanlış hem zarar verici. Davranıştan konuşmak daha doğru.
Tedavisi var mı?
Kişilik örgütlenmesiyle ilgili tablolarda psikoterapi temel yaklaşım. Süreç uzun soluklu ancak değişim mümkün.
Kaynaklar
- Amerikan Psikiyatri Birliği, DSM-5-TR, Kişilik Bozuklukları, 2022 (yeni sekmede açılır)
- Dünya Sağlık Örgütü, ICD-11, Personality Disorders (yeni sekmede açılır)
- Amerikan Psikoloji Derneği APA, Histrionic Personality Disorder (yeni sekmede açılır)
- Dünya Sağlık Örgütü WHO, Mental Disorders (yeni sekmede açılır)
Bu konuda destek almak ister misiniz?