İçeriğe geç

Düzen Takıntısı mısınız

Düzenli olmak ile düzen takıntısı arasındaki fark. Simetri ihtiyacı, tamamlanmamışlık hissi, obsesif kişilik özellikleri ile OKB ayrımı ve tedavi.

İçindekiler 12 bölüm

tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · tarafından gözden geçirildi

Düzenli olmak bir sorun değil. Çoğu kişide işlevsel bir özellik.

Bu yazının konusu düzenlilik değil. Konusu, düzenlemenin bir zorunluluğa dönüştüğü ve bırakılamadığı hâl.

Ayırt Edici Ölçüt

Düzenlilik. Kişi düzeni seviyor. Sonuçtan memnun kalıyor. Gerektiğinde esneyebiliyor. Düzen bozulduğunda rahatsız oluyor ancak yaşamı etkilenmiyor.

Takıntı. Düzenleme zorunlu hissediliyor. Yapılmadığında yoğun bir rahatsızlık ortaya çıkıyor. Esneklik yok. Belirgin zaman alıyor. Bırakılamıyor.

Ölçüt yine üç başlık: zorunluluk, sıkıntı ve işlevsellik.

Bu Tabloda Farklı Bir Duygu Var

Diğer takıntı tablolarında baskın duygu kaygı. Kişi kötü bir şey olacağından korkuyor.

Düzen ve simetri temalı tablolarda ise duygu genellikle farklı.

Kişi kötü bir şey olacağını düşünmüyor. Sadece “tam olmadı” hissi taşıyor ve bu his katlanılmaz geliyor.

Buna tamamlanmamışlık hissi deniyor. “Doğru hissettirene kadar” tekrar etme davranışının kaynağı bu.

Bu ayrım tedavide önemli, çünkü kişiye “kötü bir şey olmayacak” demek bu tabloda işe yaramıyor. Zaten kişi kötü bir şey olacağını düşünmüyor.

Nasıl Görünüyor

Simetri. Eşyaların hizalanması, çiftlerin eşitlenmesi, iki tarafın da aynı olması ihtiyacı.

Sıralama. Kitapların, kıyafetlerin ve dosyaların belirli bir düzene göre dizilmesi ve bu düzenin bozulmasına tahammülsüzlük.

Tekrar etme. Bir işi “doğru hissettirene kadar” yeniden yapma.

Sayma. Belirli sayılarda yapma ihtiyacı, belirli sayılardan kaçınma.

Dokunma. Bir yere dokunduysa diğer tarafa da dokunma ihtiyacı.

Eşitleme. Bir eylemi her iki tarafla da yapma.

Yerleştirme. Eşyaların tam olarak belirli bir yerde durması gerekliliği.

Başkalarına kural koyma. Ev halkının da düzene uyması beklentisi.

Tahammülsüzlük. Düzen bozulduğunda ortaya çıkan yoğun rahatsızlık ve öfke.

Zaman ve İşlevsellik Kaybı

Bu tabloda en somut zarar burada.

Bir odayı düzenlemek saatler alabiliyor. Bir belge tekrar tekrar gözden geçiriliyor ve hiç bitirilmiyor. Bir işe başlamadan önce ortamın “hazır” olması bekleniyor ve o hazırlık bitmiyor.

Sonuç: teslim tarihlerinin kaçırılması, işlerin tamamlanamaması ve sürekli bir yetişememe hâli.

Kişi çok çalışıyor ancak az iş çıkıyor.

Obsesif Kişilik Özellikleriyle Karıştırılması

Bu ayrım klinik olarak önemli ve günlük dilde sürekli karıştırılıyor.

Obsesif kompulsif bozukluk. Düşünce ve davranış istenmiyor. Kişi bunu saçma buluyor. Rahatsız oluyor. Kurtulmak istiyor.

Obsesif kişilik özellikleri. Kişi kendi düzenini doğru buluyor. Rahatsız olan genellikle çevresi. Mükemmeliyetçilik, aşırı kurallılık, denetim ihtiyacı ve esnekliğin azlığı belirgin.

Kısa ayrım şu: birinde kişi kendi davranışından şikâyetçi, diğerinde çevresi şikâyetçi.

İkisi birlikte de bulunabiliyor.

Mükemmeliyetçilikle İlişkisi

Bu tablo mükemmeliyetçilikle sık birlikte görülüyor.

Ortak nokta şu: “yeterince iyi” kavramının olmaması. Bir işin bittiğini gösteren içsel işaret çalışmıyor.

Bu nedenle iş bitmiyor. Kişi ya sonsuza kadar düzeltiyor ya da hiç başlamıyor.

Mükemmeliyetçiliği ayrıca mükemmeliyetçiliğin nedenleri yazısında ele aldım.

İlişkilere Etkisi

Bu tabloda en çok yıpranan alan ilişkiler.

Ev halkı düzene uymaya zorlanıyor. Uymadıklarında çatışma çıkıyor. Çocuklar üzerinde ayrıca baskı oluşuyor.

Yakınlar iki seçenek arasında kalıyor: uymak ya da çatışmak. Uymak tabloyu büyütüyor, çatışmak gerilimi büyütüyor.

Bu ikilem tek başına çözülmüyor. Uzman eşliğinde kademeli bir düzenleme gerekiyor.

Ne Zaman Uzmana Başvurmalı Diye Sormadan Önce

Kendinize şu soruları sorabilirsiniz.

  • Düzenleme davranışlarım günde ne kadar zamanımı alıyor
  • Düzen bozulduğunda ne hissediyorum
  • Yapmamayı deneyebilir miyim
  • Bu yüzden işlerimi geciktiriyor muyum
  • Ev halkından da kurallarıma uymalarını bekliyor muyum
  • Bu nedenle çatışma yaşıyor muyuz
  • Bu davranışları kendim de gereksiz buluyor muyum

Son soru, ayrımı yapmakta en çok işe yarayan soru.

Baş Etme

Süreyi ölçün. Ne kadar zaman gittiğini görmek çoğu kişide ilk uyandırıcı adım.

Tekrarı azaltın. “Doğru hissettirene kadar” değil, bir kez.

Tamamlanmamışlık hissine izin verin. Bu his rahatsız edici ancak tehlikeli değil ve zamanla azalıyor.

Bilerek küçük düzensizlikler bırakın. Bu çalışmanın kademeli ve planlı yapılması gerekiyor, bu nedenle bir uzmanla yürütülmesi daha güvenli.

Yakınlarınızı kuralın dışında bırakın.

“Yeterince iyi” ölçütü belirleyin. Bir işin ne zaman bittiğini önceden tanımlamak.

Uykuyu ve kafeini düzenleyin.

Tedavi

Psikoterapi. Bu tabloda etkili. Çalışılan şeyler: tamamlanmamışlık hissiyle kalabilme, tekrar davranışlarının azaltılması, “yeterince iyi” ölçütünün kurulması ve esnekliğin artırılması.

İlaç tedavisi. Belirtiler ağırsa hekim tarafından değerlendiriliyor.

Aile çalışması. Ev halkının rolünün düzenlenmesi.

Terapiye Yaklaşımım

Bu tabloda kimseye “kötü bir şey olmayacak” demiyorum, çünkü zaten kişi kötü bir şey olacağını düşünmüyor. Burada çalışılan duygu kaygı değil, tamamlanmamışlık hissi ve bunun kendisi rahatsız edici ancak tehlikeli değil. Terapide en çok üzerinde durduğumuz şey “yeterince iyi” ölçütünün kurulması, çünkü bu ölçüt olmadan hiçbir iş bitmiyor. Ev halkının kuralların dışına çıkarılmasını da sürecin parçası sayıyorum ve bunu kademeli planlıyorum, çünkü ani bir değişiklik hem kişiyi zorluyor hem evdeki gerilimi büyütüyor.

Ne Zaman Uzmana Başvurmalı

  • Düzenleme davranışları günün önemli bir bölümünü alıyorsa
  • İşleriniz bu nedenle bitmiyorsa ya da gecikiyorsa
  • Düzen bozulduğunda yoğun rahatsızlık ya da öfke yaşıyorsanız
  • Ev halkı sizin kurallarınıza uymak zorunda kalıyorsa
  • Bu nedenle ilişkilerinizde çatışma yaşanıyorsa
  • Davranışı gereksiz bulduğunuz hâlde bırakamıyorsanız
  • Bir işe başlamak için “hazırlık” giderek uzuyorsa
  • Uyku düzeniniz bozulduysa
  • Çökkünlük ya da yoğun kaygı eşlik ediyorsa

Takıntılı düşüncelerin genel işleyişini düşünce takıntısı nedir yazısında ele aldım.

Düzen ihtiyacı sizi ve çevrenizdekileri zorlamaya başladıysa, bireysel terapi sayfasında sürecin nasıl işlediğini bulabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Düzenli olmak takıntı mı?

Değil. Düzenlilik bir tercih ve çoğu kişide işlevsel. Takıntıda ise düzenleme zorunlu hissediliyor, sıkıntı veriyor ve bırakılamıyor.

Simetri ihtiyacının altında ne var?

Genellikle bir 'tam olmadı' hissi. Bu, kaygıdan farklı bir duygu: kişi kötü bir şey olacağını düşünmüyor, sadece rahatsız oluyor ve düzeltmeden duramıyor.

Obsesif kişilik ile OKB aynı şey mi?

Değil. Obsesif kişilik özelliklerinde kişi kendi düzenini doğru buluyor ve rahatsız değil. OKB'de ise davranış istenmiyor ve sıkıntı veriyor.

Bu davranışlar zaman kaybı üretiyor mu?

Ağır tablolarda belirgin biçimde. Bir odayı düzenlemek saatler alabiliyor, iş bitirilemiyor ve teslim tarihleri kaçırılıyor.

Yakınlarımı da düzenime uymaya zorluyorum, sorun mu?

İlişkilerde en çok yıpranma bu noktada oluyor. Başkalarının da kurallara uymak zorunda kalması, tablonun işlevselliği etkilediğini gösteriyor.

Tedavisi var mı?

Var. Psikoterapi bu tabloda etkili. Ağır tablolarda ilaç tedavisi de hekim tarafından değerlendiriliyor.

Kaynaklar

  1. Amerikan Psikiyatri Birliği, DSM-5-TR, Obsesif Kompulsif ve İlişkili Bozukluklar, 2022 (yeni sekmede açılır)
  2. Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, OCD (yeni sekmede açılır)
  3. Dünya Sağlık Örgütü, ICD-11 (yeni sekmede açılır)
  4. Amerikan Psikoloji Derneği APA, Obsessive-Compulsive Disorder (yeni sekmede açılır)

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Bu konudaki tüm yazılar Takıntı ve Dürtü Kontrolü 21 yazı

İlgili yazılar