Anksiyete (kaygı) bozukluğu, kişinin panik seviyesi yüksek olduğu zamanlarda her an kötü bir şey yaşanacakmış gibi hissetmesi ile içerisinde bulunduğu durumun daha tehlikeli bir hal alacağını düşünmesi durumudur. Anksiyete bozukluğu ile karşı karşıya olan kişilerde oluşan bu hisler oldukça kuvvetli bir şekilde peyda olurken, genellikle bu hissin hiç geçmeyeceği düşünülmektedir. Anksiyete nedenleri henüz net bir şekilde belirlenemezken, yapılan araştırmalar neticesinde genellikle çocukluk çağlarında ortaya çıktığı, hem genetik, hem de çevresel faktörlerden kaynaklandığı tahmin edilmektedir.

Anksiyete bozukluğu çeşitli türlere ayrılabilmektedir. Genel olarak sıklıkla obsesif kompülsif bozukluk, panik atak, travmatik stres bozukluğu, sosyal fobi, genel anksiyete bozuklukları ve belli başlı bir objeye ya da duruma karşı gelişen fobiler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Anksiyete Bozukluğu Nedenleri Nelerdir?

Anksiyete bozukluğu nedenleri hakkında ne yazık ki net bulgular mevcut değildir. Fakat yapılan araştırmalar neticesinde daha çok genetik yapı ve çevresel faktörlere dayandırılabilmektedir. Örneğin; kişinin erken yaşta yaşamış olduğu travmatik olaylar anksiyete bozukluğu nedenleri arasında yer almaktadır.

Bununla beraber bazı kişilerde görülen kaygı bozuklukları tıbbi nedenlere de dayandırılabilmektedir. Öte yandan yine bazı durumlar ise anksiyete belirtileri tıbbi bir hastalığın ön işareti olarak kabul edilebilmektedir. Kalp rahatsızlıkları, diyabet, tiroid, hipertiroid, madde bağımlılığı, yoksunluk, solunum yolu problemleri, astım, kronik rahatsızlıklar, huzursuz bağırsak sendromu, savaş – kaç mekanizmasına etki edecek bazı tümörler de anksiyeteye neden olabilmektedir.

Anksiyete Bozukluğu Nasıl Geçer?

Anksiyete bozukluğu ancak tedavi ile geçmektedir. Anksiyete tedavisi ilaç tedavisi yöntemi ile gerçekleştirilebileceği gibi, psikoterapi yöntemi ile de gerçekleştirilebilmektedir.

Anksiyete (kaygı) bozukluğunda sıklıkla tercih edilen psikoterapi yöntemleri ise konuşmacı terapi ve bilişsel davranışçı terapi uygulamasıdır. Bilişsel davranışçı terapisinde bireylerde anksiyeteye (kaygı) bozukluğuna neden olan düşünce kalıplarını tekrardan irdelemelerine ve daha değişik davranış alışkanlıkları edinmelerine imkan sağlanmaktadır. Bu gibi davranış terapileri ancak alanında uzman olan bir psikolog ya da psikoterapist tarafından gerçekleştirilmelidir.

Bunun dışında anksiyete bozukluğunun tedavisinde, bireyin durumuna göre antidepresan kullanımı da gerçekleştirilebilmektedir.

Anksiyete Ne Kadar Sürede Geçer?

Anksiyete (kaygı) bozukluğunu geçmesi süresi, genellikle uygulanan tedavi yöntemine ve bireylere göre değişiklik gösterebilmektedir. Örneğin; ilaç tedavisine başlayan bir hasta için tedavinin etkisi birkaç hafta olarak belirtilmektedir. İlaç tedavisinin tam bir düzelme görülene kadar devam edilmesi gerekirken, tam bir düzelme elde edildikten sonra da yine en az 1 yıl kadar tedavinin devam edilmesi gerekmektedir.

Anksiyete bozukluğu için başlanılan bir antidepresan ilacın en az 2 ila 4 hafta arasında bir etki göstermesi beklenmektedir. Genel olarak ilaçların kısa süre içerisinde gösterecek rahatlatıcı bir etkisi olmamakta ve bunun için zamana ihtiyaç duyulmaktadır. Öte yandan gözle görülür bir düzelme sağlandıktan sonra da tedavinin 6 ila 9 ay kadar daha devam etmesi sağlanmalıdır. Tedavi sonunda ilacın bırakılıp bırakılmayacağı yine doktor kontrolünde belirlenmeli ve bu doğrultuda bir karara varılmalıdır.