Günümüzde her 3 kişiden biri, yaşamının belli bir döneminde travmatik olaylara maruz kalmaktadır. Travma sonrası stres bozukluğu, bu gibi durumlara maruz kalan kişilerin yüzde 10 ile 15’inde etki etmektedir. Öte yandan bu kişilerden pek çoğunda travma sonrası stres bozukluğuna rastlansa dahi, bu konu ile alakalı olarak psikologdan profesyonel bir destek almamıştır.

Bireyin yaşamını tehdit eden, kayıp ve yaralanmalar, doğal afetler, istismar, tecavüz, taciz, kronik ve ölümcül hastalıklar, gibi hayatın devamlılığını tehlikeye sokan ve bireylerin, dünyaya, kendisine ve çevresine yönelik temel inançların sarsılmasına neden olan durumlar meydana gelen stres tepkileri, anormal durumlar için gösterilen normal tepkiler olarak nitelendirilmektedir. Bu tepkiler, travma sonrası stres kaynaklı olarak gösterilen tepkilerdir. Tepkilerin belli bir süre devam etmesi ve bireyin yaşamında işlevselliğini bozması halinde travma sonrası stres hastalığı ortaya çıkmaktadır.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?

Travma sonrası stres bozukluğu belirtileri çoğunlukla yaşanan travmatik olayın hemen peşine kendini göstermektedir. Belirtilerin 4 haftadan daha uzun sürmesi, iş ya da aile yaşamına etki etmesi durumunda, travma sonrası stres bozukluğu söz konusu olabilmektedir.

Travma sonrası stres bozukluğunun en bilindik belirtileri, tekrar deneyimleme, olayın istenmeyen anılarını akıldan uzaklaştırmaya çalışma, hissizlik evresi, yaşanılan travmatik olayın anımsanmasına neden olan şeylerden kaçınma, olumsuz inanç ve duygulara sahip olma, her olaya ya da duruma aşırı tepki gösterme, irkilme, huzursuzluk, odaklanmakta ve uykuya dalmakta güçlük çekme, potansiyel tehlikelere karşı uyarılma gibi durumlar olarak örneklendirilebilmektedir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nedenleri Nelerdir?

Travma sonrası stres bozukluğu nedenleri, başka bir deyişle risk faktörleri; yaşanan travmatik olayın şiddeti, olaya tanık olunmasındansa yaşanması, algılanan tehdit seviyesi, o zamana kadar bu gibi bir travmatik olayın yaşanmamış olması, bir ölüm anına şahit olması, yaşam belirtilerine yıkma gibi bir durum söz konusu olması, ailede psikoloji açısından bazı problemlerin yaşanmış olması ya da kişisel yatkınlık gibi durumlar olarak gösterilebilmektedir.

Travma sonrası stres bozukluğuna sebep olabilecek travmatik olaylara örnek göstermek gerekirse, tecavüz, taciz gibi olayların yaşanması, tutsak olma, şiddet, dayak, yaralanma, iş kazası ya da trafik kazası, bir yakının hiç beklenmeyen vefatı, çocuğunun hayatını tehdit eden bir hastalık ve bunun gibi olayların yaşanmasıdır.

Travma Sonrası Ne Yapılması Gerekir?

Travma sonrası stres bozukluğu yaşandığında yapılması gereken en önemli iş psikolog ya da psikiyatriye müracaat ederek gerekli terapileri alması ya da uygun görülen ilaç tedavisine başlanmasıdır. Bu gibi durumlarda özellikle psikoloğun psikoterapi uygulaması, oldukça etkili olabilmektedir. Özellikle de davranışçı bilişsel terapi, bireyde yeniden yapılandırma, maruz bırakma, kaygı yönetimi eğitimi ve bunun gibi yöntemlere başvurulmakta ve bu sayede kişinin bu stres ile başa çıkabilmesini sağlayabilmek mümkündür.

Sağlıklı bir başa çıkma yöntemi, daha sonra yaşanabilecek travmalarda bir kaynak olarak bireyde olumlu davranış repertuarı oluşturması nedeniyle travma sonrası stres bozukluğu gelişmesi riskini de en aza indirgeyebilmektedir.