Kişilik bozuklukları, günümüzün en büyük psikolojik problemlerinden biridir. Bu problemin türlerinden biri olan şizotipal bozukluk ise, bireyin gerek günlük yaşamını gerekse sosyal hayatını olumsuz yönde etkileyen bir bozukluktur. Yaşamış olduğu herhangi bir olay karşısında tepki göstermek yerine tepkisini içinde yaşamayı tercih eden bu kişiler, yaşamını yalnız bir şekilde sürdürmekte, çevresindeki kimse ile herhangi bir ilişki kurmamaktadır. Dolayısıyla zor bir psikolojik problem olarak ifade edilen bu rahatsızlık, günümüzün en büyük sorunlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Şizotipal Kişilik Bozukluğu Nedir?

Şizotipal kişilik bozukluğu, şizofreniye yönelik kalıtımsal araştırmalar esnasında ortaya çıkan ve bireylerin düşünce ile davranışlarında beklenenden farklı özellikler gösteren bir sorun olarak tanımlanmaktadır. Şizotipal kişilik bozukluğuna sahip olan bireyler olağan dışı pek çok özelliğe sahip olmakta ve genellikle şizofren olan hastalara benzetilmektedir.

Şizotipal kişilik bozukluğunun tanı kriterlerine bakılacak olursa;

  • Referans düşünceleri,
  • Çevresindekilerin kendisi hakkında konuştuğuna yönelik düşünceler,
  • Sahip olduğu kültürle alakası olmayan ve davranışlarına yansıyan tuhaf inanışlar,
  • Normalin dışında algısal yaşantılar,
  • Tuhaf bir düşünme şekli, kuşkuculuk ya da paranoid düşünce ve bunun gibi pek çok durum tanı kriter olarak ifade edilmektedir.

Şizotipal Kişilik Bozukluğu Nedenleri ve Belirtileri

Şizotipal kişilik bozukluğu nedenleri, diğer pek çok psikolojik rahatsızlıkta olduğu üzere çoğu zaman bireyin çocukluk dönemine dayanmaktadır. Şizofreni ya da şizoid kişilik bozukluğu gibi problemlerle yakından ilişkili olan bu durum, çocukluk dönemindeki çevresel faktörler, bu dönemde istismar ya da ihmale uğramak ve ebeveynlerden biri ile yaşanan duygusal problemler, şizotipal kişilik bozukluğunun nedenleri arasında yer almaktadır.

Öte yandan şizotipal kişilik bozukluğu belirtileri ise, hastadan hastaya değişiklik göstermektedir.

  • Birine bağlanmaktan kaçınmak,
  • Antisosyal davranışlar sergilemek,
  • Daha çok yalnız kalmayı tercih etmek,
  • Sosyal aktivitelerden uzak durmak,
  • Başkaları ile alakalı sorunlar yaşamak,
  • Çevresine donuk ya da ilgisiz kalmak,
  • İlişki yaşama arzusuna sahip olmamak,
  • Katılmış olduğu aktivitelerden zevk almamak ve motivasyon eksikliği gibi durumlar şizotipal kişilik bozukluğuna sahip olan bireylerde görülen belirtiler olarak değerlendirilmektedir.

Bunun ile beraber şizotipal bozukluk olan bireylerde referans düşünceleri bulunmakta, tuhaf inanış ve sihirsel düşüncelere sahip olmakta, bildikleri ve tanıdıkları ortamlara dahi endişe ve tedirginlik ile yaklaşmakta, belirsiz, basmakalıp ve ayrıntılı konuşmalar yapmakta ve bedensel illüzyonlar hissetmektedir.

Şizotipal Kişilik Bozukluğu Tedavisi

Bu gibi kişilik bozuklukları, bireyin günlük yaşamını ve sosyal hayatını olumsuz yönde etkilediğinden tedavisi oldukça önemli olmaktadır. Şizotipal kişilik bozukluğu tedavisi, genellikle zor bir süreç olurken, hastanın yakınlarından destek alması oldukça önemlidir.

Genel olarak kişilik bozukluklarının tedavisine bakıldığında, genellikle psikologlar tarafından yürütülen bu tedavi yöntemlerinde, çoğu zaman psikoterapi tercih edilmektedir. Daha kesin sonuçlar elde edilmesi konusunda oldukça etkili olan terapi yöntemleri, aynı zamanda bireyin hayata daha sağlıklı bir şekilde sarılabilmesini ve tüm ilişki problemlerinin üstesinden gelebilmesini sağlamaktadır. Dolayısıyla şizotipal kişilik bozukluğuna sahip olan bireylerin mutlaka kısa süre içerisinde ikna edilmeli ve tedaviye yönlendirilmelidir.

Görüş Bildir

Please enter your comment!
Please enter your name here