Kişilik bozuklukları, günümüzde neredeyse her 10 kişiden 5’inde görülen psikolojik problemlerden biridir. Şizoid ve şizotipal bozuklukları da, en çok rastlanan kişilik bozuklukları arasında yer almaktadır.
İki bozuklukta birbiri ile benzeşirken, pek çok kişi tarafından karıştırılmaktadır. Fakat şizotipal ile şizoid kişilik bozuklukları arasında bazı farklar bulunmaktadır. Bu farklar, iki bozukluğu birbirinden ayırt etmektedir.

Bu gibi kişilik bozukluklarının belirtilerini gösteren ve Şizoid ya da şizotipal olarak nitelendirilen bireylerin günlük yaşamını olumsuz yönde etkileyen bu sorunlar, mutlaka tedavi gerektirmektedir. Genellikle psikologlar tarafından tedavileri yürütülen hastalar için çeşitli terapi yöntemleri uygulanmaktadır. Bu sayede hastalar kısa süre içerisinde bu gibi kişilik bozukluklarının üstesinden gelebilmekte ve yaşam standartlarını yükseltebilmektedir.

Şizoid Kişilik Bozukluğu Nedir?

Bireyin kendisinin sosyal ilişkilerden uzaklaştırdığı bir psikolojik problem olarak ifade edilen şizoid kişilik bozukluğu, Şizoid kişilik bozukluğu olan bireyler, çevresindeki kişiler ile olan ilişkilerinde duygularını kısıtlı olarak ifade etmekte, yetişkinlik döneminde ortaya çıkmakta ve çeşitli şekillerde kendini göstermektedir.

Şizoid bozukluğa sahip olan bireylerde genellikle samimiyet duygusu ya yok, ya da yok denecek kadar azdır. Yakın ilişkiler geliştirebilme gibi durumlara kayıtsız kalan bu kişilik bozukluğuna sahip bireyler, yuva kurmaktan ya da sosyal bir gruba dahil olmaktan kaçınmaktadır.

Şizotipal Kişilik Bozukluğu Nedir?

Şizofreni ile yakından ilişkisi bulunan şizotipal kişilik bozukluğu, geçtiğimiz yıllarda bu alanda yapılan araştırmalar neticesinde tanımlanmıştır. Düşünce davranışlarında egzantirik özellikler gösteren, olağan dışı ya da garip tavırlar içerisinde olan, bir ilişki kurarken büyük ölçüde güçlük çeken bireyler şizotipal olarak nitelendirilmektedir.

Bir kimseye şizotipal tanısı koyulabilmesi için bazı semptomların görülmesi gerekmektedir. Psikologlar tarafından yapılan incelemelerde bireyin kuşkucu, paranoid, uygusuz ya da sınırlı duygulanım sergilemesi, tuhaf düşünce biçimine sahip olması, ayrıntılı ve basmakalıp cümleler kurması, şizotipal kişilik bozukluğuna işarettir. Üstelik bu kişiler, yakından tanımak sonucunda değişiklik göstermeyen toplumsal anksiyete, kendisi hakkındaki negatif düşüncelerden çok paranoid korkular taşımaktadır.

Şizoid ile Şizotipal Kişilik Bozukluğu Arasındaki Farklar

Hem isimleri, hem de semptomları benzerlik gösteren bu her iki kişilik bozukluğunun birbirinden ayırt edilebilmesi için bazı farklar bulunmaktadır. Şizoid ile şizotipal kişilik bozukluğu arasındaki farklardan en belirgin olanı ise şizotipal kişilerin günlük hayatta yaşamış oldukları olaylara dahi farklı anlamlar yükleyebiliyor olmasıdır. Bu kişiler olayları daha önceden tahmin edebildiklerini, çevresindekilerin aklını okuyabildiğini iddia etmektedir. Ayrıca bu kişilerin kişilikleri daha çok falcılara benzetilmektedir. Şizoid kişiler ise toplum içerisinde çoğu zaman silik durumda olan, neredeyse hiç konuşmayan ve her ortamda arka planda kalan kişilerdir.

Şizoid ile Şizotipal arasındaki farklardan bir diğer de şizoid kişilerin sosyal açıdan çekingen, insan ilişkilerinde başarısız, daha çok içe dönük yaşamalarıdır. Öte yandan şizotipal kişilerin ise şizofreni ile yakından ilişkisi ve hatta şizofren akrabaları bulunmaktadır. Bu kişiler yalnızca insan ilişkilerinde değil, genel olarak hayatta başarısız olmakta, yakın akrabaları dışında kimseyle ilişki kurmamaktadır.