İçeriğe geç

Şiddete Eğilimin Nedenleri Nelerdir?

Şiddet bir duygu değil, bir davranış tercihi. Gelişimsel, ruhsal ve toplumsal etkenler, riski artıranlar ve şiddet uygulayan kişide değişim mümkün mü?

İçindekiler 11 bölüm

tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · tarafından gözden geçirildi

Bu yazıya bir ayrımla başlamak gerekiyor, çünkü bu ayrım yapılmadığında tüm konuşma yanlış bir zemine kayıyor.

Öfke bir duygu. Herkeste var ve kendiliğinden bir sorun değil.

Şiddet bir davranış. Ve bir tercih.

Öfkelenen herkes şiddete başvurmuyor. Bu nedenle “öfkesine yenildi” açıklaması eksik.

Kontrol Kaybı Açıklamasının Sınırı

Sık kullanılan açıklama şu: “Kendini kaybetti.”

Bu açıklamanın sınırını gösteren birkaç gözlem var.

Davranış seçici. Çoğu durumda şiddet belirli kişilere yöneliyor. Aynı kişi iş yerinde ya da bir üstünün karşısında aynı davranışı göstermiyor.

Zamanlama seçici. Tanık olmayan ortamlar tercih ediliyor.

Hedef seçici. Vurulan yer, iz bırakmayacak biçimde seçilebiliyor.

Sonrasında hatırlanıyor. Gerçek bir kontrol kaybında bu genellikle böyle olmuyor.

Bu gözlemler, denetim kapasitesinin var olduğunu gösteriyor.

Bunu söylemek, açıklamaya değil sorumluluğa işaret ediyor.

Gelişimsel Etkenler

Bu bölüm nedenleri anlatıyor. Ancak baştan bir not gerekiyor: nedenleri anlamak, davranışı mazur göstermiyor.

Şiddete tanık olmak. Çocuklukta aile içi şiddete tanık olmak, en güçlü risk etkenlerinden biri. Şiddet, çatışma çözme yöntemi olarak öğreniliyor.

Şiddete maruz kalmak. Fiziksel ceza ve istismar öyküsü.

İhmal.

Duygu düzenlemenin öğrenilmemesi. Duyguların adlandırılmadığı ve konuşulmadığı bir ortamda büyümek.

Tutarsız disiplin. Aynı davranışa bazen ceza bazen hiçbir tepki verilmesi.

Güvensiz bağlanma örüntüleri.

Erken dönem kayıplar.

Akran zorbalığına maruz kalmak ya da uygulamak.

Ruhsal Etkenler

Duygu düzenleme güçlüğü. Yoğun duygularla davranışa dönüşmeden kalabilme kapasitesinin düşük olması.

Dürtüsellik.

Düşük hayal kırıklığı toleransı.

Depresyon. Özellikle erkeklerde ve ergenlerde öfke ve sinirlilik olarak görünüyor.

Travma sonrası stres bozukluğu. Aşırı uyarılmışlık.

Kişilik örgütlenmesiyle ilgili tablolar.

Alkol ve madde kullanımı. Denetimi doğrudan azaltıyor ve riski artırıyor. Ancak nedeni değil.

Bazı nörolojik tablolar. Beyin travması sonrası dönem ve bazı ilerleyici tablolar. Ani ve yeni başlayan bir davranış değişikliğinde bu değerlendirilmeli.

Bu tablolardan birinin varlığı, tedaviyi gerektiriyor. Sorumluluğu ortadan kaldırmıyor.

Düşünce Örüntüleri

Bu bölüm, şiddetin sürdürülmesindeki asıl mekanizmayı gösteriyor.

Sahiplenme. Karşı tarafın bir kişi değil bir mülk gibi görülmesi.

Hak görme. “Bunu yapmaya hakkım var.”

Sorumluluk kaydırma. “Beni buna zorladı.”

Küçümseme. Yapılan davranışın önemsizleştirilmesi.

Kasıt atfetme. Karşı tarafın davranışlarının kötü niyetli okunması.

Onur ve saygı çerçevesi. Şiddetin bir hak savunusu olarak sunulması.

Kıskançlığın sevgiyle eşitlenmesi.

Bu düşünceler, davranışın kendi içinde tutarlı görünmesini sağlıyor. Bu nedenle değişim çalışması bu düşünceler üzerine kuruluyor.

Toplumsal Etkenler

Şiddetin olağanlaştırılması. “Her evde olur”, “biraz sert biri” gibi ifadeler.

Cezasızlık. Sonuç doğurmayan şiddet tekrar ediyor.

Toplumsal cinsiyet kalıpları. Erkekliğin denetim ve güçle tanımlanması.

Ekonomik zorluklar ve işsizlik. Doğrudan neden değil ancak riski artırıyor.

Yoğun stres ve yoksunluk koşulları.

Silaha erişim. Riski belirgin biçimde artırıyor.

Yalıtım. Hem uygulayanın hem maruz kalanın dış bağlantısının azlığı.

Riski Artıran Durumlar

Bu liste, güvenlik açısından önemli.

  • Şiddetin sıklığının ve şiddetinin artması
  • Tehditlerin somutlaşması
  • Boğazı sıkma davranışının olması, bu ayrıca yüksek risk göstergesi
  • Silah bulundurma
  • Ayrılık kararı sonrası dönem
  • Kıskançlık ve denetimin artması
  • Alkol ve madde kullanımının artması
  • Gebelik dönemi
  • Hayvanlara zarar verme
  • Kendine zarar verme ya da intihar tehditleri
  • Takip etme davranışı

Bu maddelerden birden fazlası varsa güvenlik planı yapılması gerekiyor.

Çocuklar Üzerindeki Etkisi

Şiddete tanık olan çocuklar doğrudan etkileniyor. Kendilerine yönelik bir şiddet olmasa da.

Etkiler: kaygı, uyku sorunları, okul başarısında düşüş, saldırganlık ya da aşırı içe kapanma, bedensel yakınmalar ve gerileme davranışları.

Ayrıca uzun vadeli bir etki var: tanık olmak, ileride şiddete başvurma ya da maruz kalma riskini artırıyor.

Bu döngü kaçınılmaz değil. Ancak müdahale edilmediğinde tekrar ediyor.

Değişim Mümkün mü

Mümkün ancak koşulları var.

Sorumluluğun kabul edilmesi. Bu, ilk ve vazgeçilmez koşul. “Beni zorladı” çerçevesi durduğu sürece hiçbir çalışma yürümüyor.

Yapılandırılmış ve uzun süreli program. Birkaç görüşme yeterli olmuyor.

Dış denetim. Kendi beyanına dayalı bir süreç güvenilir olmuyor.

Alkol ve madde kullanımının ele alınması.

Eşlik eden ruhsal tabloların tedavisi.

Somut davranış hedefleri. Niyet beyanı değil.

Şu iki şey değişim göstergesi değil: pişmanlık ifadeleri ve söz vermek. Bunlar şiddet döngüsünün olağan bir parçası ve tekrar dönemlerinden önce sıkça görülüyor.

Maruz Kalan Kişi İçin

Bu yazı nedenleri anlatıyor. Ancak şunu netleştirmek gerekiyor.

Nedenleri anlamak beklemek için bir gerekçe değil. “Çocukluğu zordu” bilgisi, güvenliğinizi ertelemenizi gerektirmiyor.

Değişim sizin sorumluluğunuz değil.

Şiddetin olduğu bir ilişkide çift terapisi uygun değil.

Öncelik güvenlik.

Ne yapılabileceğini psikolojik şiddete maruz kalıyorum yazısında ele aldım.

Terapiye Yaklaşımım

Bu başlıkta en çok dikkat ettiğim şey, açıklama ile mazeret arasındaki sınır. Bir davranışın nedenlerini anlamak onu kabul edilebilir kılmıyor ve bu ayrım bulanıklaştığında çalışma da işlevini kaybediyor. Şiddet uygulayan kişiyle çalışmanın ön koşulu sorumluluğun kabul edilmesi; bu yoksa süreci başlatmıyorum. Şiddetin olduğu ilişkilerde çift seansı yapmıyorum ve bu konuda esnemiyorum. Maruz kalan kişiyle çalışırken de önceliğim güvenlik oluyor, karşı tarafın değişip değişmeyeceği değil.

Ne Zaman Uzmana Başvurmalı

  • Öfkenizi davranışa dönüştürdüyseniz, bu durumda gecikmeden
  • Eşyaya zarar verme ya da fiziksel şiddet olduysa
  • Yakınlarınız sizden korkuyorsa
  • Şiddet sıklaşıyor ya da şiddetleniyorsa, bu durumda 112 ve 155
  • Tehditler somutlaştıysa
  • Alkol ya da madde kullanımı tabloya eşlik ediyorsa
  • Ani ve yeni başlayan bir davranış değişikliği varsa, bu durumda tıbbi değerlendirme
  • Çocuklar bu ortama tanık oluyorsa
  • Kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceleriniz varsa, bu durumda 112

Bu, hassas bir konu. Acil bir durumda 112’yi arayın.

Kendinizi kontrol etmekte zorlanıyor ve başkalarına zarar vermekten korkuyorsanız, bunu erteleyecek durum değil. İletişim sayfasından ulaşın.

Sıkça Sorulan Sorular

Şiddet öfkeden mi kaynaklanıyor?

Öfke bir duygu, şiddet ise bir davranış. Öfkelenen herkes şiddete başvurmuyor. Bu ayrım, sorumluluğun yerini belirlediği için önemli.

Şiddet uygulayan kişi hasta mı?

Çoğu durumda değil. Ruhsal bir tablo bulunabiliyor ancak şiddetin ana açıklaması bu değil. Ruhsal tablo, sorumluluğu ortadan kaldırmıyor.

Neden sadece evde şiddet uyguluyor?

Bu, denetim kapasitesinin var olduğunu gösteriyor. Davranışın seçici olması, kontrol kaybı açıklamasını zayıflatıyor.

Değişim mümkün mü?

Mümkün ancak koşulları var: kişinin sorumluluğu kabul etmesi, uzun süreli ve yapılandırılmış bir program ve dış denetim. Söz vermek yeterli değil.

Alkolün rolü ne?

Alkol denetimi azaltıyor ve riski artırıyor. Ancak şiddetin nedeni değil ve bir mazeret oluşturmuyor.

Şiddete tanık olan çocuklar etkileniyor mu?

Doğrudan etkileniyor. Ayrıca tanık olmak, ileride şiddete başvurma ya da maruz kalma riskini artıran etkenlerden biri.

Kaynaklar

  1. Dünya Sağlık Örgütü WHO, Violence Prevention (yeni sekmede açılır)
  2. Dünya Sağlık Örgütü WHO, Violence Against Women (yeni sekmede açılır)
  3. Amerikan Psikoloji Derneği APA, Violence (yeni sekmede açılır)
  4. Amerikan Psikiyatri Birliği, DSM-5-TR, 2022 (yeni sekmede açılır)

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Bu konudaki tüm yazılar Travma ve Dissosiyasyon 17 yazı

İlgili yazılar